SON DAKİKA

logo

Kitap Fuarı için geri sayım

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 21-30 Ekim 2022 tarihleri arasında bu yıl 12’ncisi gerçekleştirilecek Antalya Kitap Fuarı’na tüm Antalyalıları davet etti. Başkan Muhittin Böcek, 215 yazar ve 220 ulusal ve uluslararası yayınevinin kitap fuarına katılacağını belirterek, “Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelecek olan binlerce kitapseverlerle buluşup sözlerin, sözcüklerin, kitapların büyülü dünyasına yolculuk edeceğiz” dedi

    Başkan Böcek, Kitap Fuarı’nın bu yılki onur konuğunun ise Camdaki Kız, Kral Kaybederse gibi romanlarıyla ses getiren Gülseren Budayıcıoğlu olduğunu açıkladı. 

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, 21-30 Ekim 2022 tarihleri arasında düzenlenecek 12. Antalya Kitap Fuarı için basın toplantısı düzenledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda Bartın’da meydana gelen maden kazasında hayatını kaybeden madenciler ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulup İstiklal marşı okundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, konuşmasına Bartın’da hayatını kaybeden maden şehitlerine başsağlığı dileyerek başlarken, madenci ailelerin çocuklarına eğitim bursu desteği sağlayacakları söyledi. 

BELEDİYE ELİYLE YAPILAN EN BÜYÜK FUAR

    Başkan Muhittin Böcek, belediye eliyle yapılan Türkiye’nin en büyük kitap fuarında buluşacaklarını belirterek, “2009 yılında Konyaaltı Belediye Başkanlığım döneminde, korsan kitap satışını önlemek için okumayı seven şehrimize çok yakışacağını düşündüğüm kitap fuarının ilkini gerçekleştirmiştik. 2010 yılında,  kent meydanında bir çadırda başlattığımız fuarın aradan 12 yıl geçti ve fuarımız şehrimizin en önemli kültür etkinliklerinden biri oldu. Geçtiğimiz yıl, pandemi nedeniyle dünyanın durduğu bir dönemde biz durmadık. Bütün etkinliklerimize ve festivallerimize devam ettik. Kitap fuarımız da onlardan biriydi. 589 bin 786 kitap severin ziyareti ile kitap fuarımızı başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştik” dedi. 

HAYATA OKUYARAK DEVAM 

    21 Ekim’de kapılarını açacak olan 12. Antalya Kitap Fuarının mottosunun ‘Hayata Okuyarak Devam’ olduğunu belirten Başkan Muhittin Böcek, “30 Ekim’e kadar Cam Piramit Kongre Merkezinde, sabah saat 10 ile akşam saat 20 arasında ziyaretçilerimize hizmet sunacağız. 215 yazarımızı, 220 ulusal ve uluslararası yayınevini ağırlayacağız. Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelecek olan binlerce kitapseverlerle buluşup sözlerin, sözcüklerin, kitapların büyülü dünyasına yolculuk edeceğiz. Okuyarak iyileşecek, bilginin gücüne tanıklık edeceğiz” diye konuştu. 

ONUR KONUĞU GÜLSEREN BUDAYICIOĞLU

    12. Antalya Kitap Fuarı’nın bu yıl ki onur konuğunun kitapları aylarca en çok okunanlar listesinde kalan, “Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı, Camdaki Kız” gibi en çok izlenen dizilerle ekranlara taşınan Gülseren Budayıcıoğlu olduğunu açıklayan Başkan Böcek konuşmasında şöyle sürdürdü: “Türk ve dünya edebiyatının önde gelen isimlerinin şehrimizde buluşacağı fuarımızda; Rusya’nın en çok okunan yazarlarından Chingiz Abdullayev, Ayşe Kulin, Üstün Dökmen, Sevil Atasoy, Altan Aymen, Enver Aysever, Osman Pamukoğlu,  Levent Gültekin, Serhan Asker, Sinan Akyüz, Talat Kırış, Dr. Mustafa Karataş, Naim Babüroğlu, Ahmet Şafak, Koray Yersüren, Ayfer Yavin gibi pek çok yazar imza günü ve söyleşi etkinlikleri yapacak.”

BAŞKAN BÖCEK’DEN İKİNCİ KİTAP MÜJDESİ

    Konuşmasını bir müjdeyle noktalayan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, önümüzdeki günlerde ikinci kitabının çıkacağını açıkladı. Başkan Muhittin Böcek, “Her iki kitabımla birlikte her gün fuarımızda misafirlerimizle buluşacağım. Yeni kitabımla ilgili 19 Ekim’de siz değerli basın mensuplarıyla bir kez daha bir araya geleceğiz ve tüm bilgileri ilk kez sizlerin aracılığıyla aktaracağım. “Hayata Okuyarak Devam” etmek için 12. Antalya Kitap Fuarında buluşmak dileğiyle” dedi. 

    21-30 Ekim tarihleri arasında Cam Piramit Kongre Merkezinde gerçekleşecek olan fuar, her gün saat 10.00 ile 20.00 arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek. Geçtiğimiz yıl 600 bine yakın ziyaretçi ağırlayan fuar için, bu yıl yine Büyükşehir Belediyesi tarafından tüm ilçelerden ulaşım imkanı sağlanacak. 







Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.10.17 21:42:45
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Su içseniz bile yarıyorsa nedeni metabolizma hızınız olabilir

Bazal metabolizma hızının kimi bireylerde oldukça düşük olabileceğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, “Bu kişilerin yediklerine dikkat etmeleri ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerine rağmen kilo almalarının sebebi metabolizma hızlarının yavaş olmasıdır” dedi.
Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, aşırı kilonun kişide diyabet, kalp ve koroner damar hastalıkları, erken yaşta hipertansiyon, estetik, psikolojik ve sosyal sorunlar ile kanser riskine yol açabildiğini belirterek, obezite ile mücadelede yapılması gerekenleri anlattı. Şişmanlığın ‘Vücut Kitle İndeksi’ ölçümüne göre hesaplandığını kaydeden Doç. Dr. Aktaş, “Kişinin kilogram cinsinden terazide ölçülen kilosu, boyunun metre cinsinden karesine bölünüyor. Eğer kişinin vücut kitle indeksi 18,5-25 arasındaysa ideal kiloda, 25-30 arasındaysa kilo fazlası olduğu anlamına geliyor. 30-40 arası obez ya da şişman olarak kabul edilirken, vücut kitle indeksi 40’ın üzerindeyse morbid obez şeklinde tanımlanıyor” dedi.

Genetik yatkınlığa dikkat
Genetik yatkınlık, metebolizmanın yavaş olması, hormonal problemler, stres, yanlış beslenme ve hareketsizlik gibi faktörlerin bireylerin kilo durumlarını etkileyerek obeziteye kapı aralayabildiğini ifade eden Doç. Dr. Aktaş, “Bireyde söz konusu faktörler varsa yağ dokusu hızla artarak şişmanlık problemi ortaya çıkabiliyor. Özellikle genetik yatkınlığı olan kişiler, yaşam tarzlarına dikkat etmemeleri halinde zaman içerisinde sürekli şişmanlayacaklardır. Bundan dolayı bu kişilerin sağlıklarını korumak için normal bireylere göre çok daha özenli bir hayat tarzına sahip olmaları gerekir” diye konuştu.

"Metabolizmanız yavaş olabilir"
Toplumda sıkça karşılaşılan ’Su içsem bile yarıyor’ diyen bireylerin varlığına değinen Doç. Dr. Aktaş, “Bazal metabolizma hızı kimi bireylerde oldukça düşük olabilir. Bu kişilerin yediklerine dikkat etmeleri ve hareketli bir yaşam tarzını benimsemelerine rağmen kilo almalarının sebebi metabolizma hızlarının yavaş olmasıdır. Şu anda olmasa bile ileride obezite sorunu yaşamamaları için gerekli testleri yaptırarak bir hekim ve beslenme uzmanı desteği almaları önerilir” şeklinde konuştu.
Yaş ve cinsiyet gibi değiştirilemez faktörlerin yanında beslenme alışkanlığı, fiziksel aktivite yapmak gibi kişilerin müdahale edebileceği faktörler de bulunduğunu söyleyen Aktaş, “Bireylerin kendi değiştirebilecekleri bu faktörler yardımıyla metabolizmanın hızlandırılması sonucu daha fazla enerji üretimi ve yapıtaşı kullanımı gerçekleşir. Bu sayede de vücuttaki kas kütlesi artarken yağ miktarı azalır ve hızı artan metabolizma ile bir yandan kilo verilebilirken, bir yandan da sağlıklı bir vücut elde edilebilir” dedi.

"İnsülin direncini gözden kaçırmayın"
Kimi bireylerin ise ’Herkesten az yiyorum, spor yapıyorum ama asla kilo veremiyorum. Üstelik zor verdiğim kiloları da hızla geri alıyorum’ şeklinde yakındıklarını dile getiren Aktaş, “Sağlıklı beslenmenize ve spor yapmanıza rağmen kilo veremiyor, hatta alıyorsanız sebebinin insülin direnci olması muhtemeldir. İnsülin çok fazla salgılandığında gıdaların yağ olarak depolanmasına neden olur. Bu da kilo artışına veya kilo verememe gibi sorunlara yol açar. İnsülin direnci yaşam kalitesini düşüren, bu nedenle kontrol altına alınması gereken ciddi bir sorundur ve tespit edilmesi durumunda gerekli tedaviye vakit kaybetmeden başlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Aktaş, insülin direncinin kırılmasına yönelik ilaç tedavisi, kalorisi hesaplanmış kişiye özel bir diyet programı ve düzenli egzersiz yapılması gerektiğine dikkat çekti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.08 22:31:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzman Diyetisyen Gündüz: “D vitamini seviyesini besinlerle yükseltmek pek mümkün değil”

Ülkemizde D vitamini eksikliğinin yaygın görüldüğüne dikkat çeken Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, “D vitamini seviyesini besinler ile yükseltmek pek mümkün değildir. Eğer D vitamini eksikliği yaşıyorsanız, halsizlik ve yorgunluktan yakınıyorsanız mutlaka hekiminize danışınız” dedi.

    Acıbadem Adana Hastanesi Uzman Diyetisyen Çisem Gündüz, kış aylarında güneş ışınlarına daha az maruz kalmamızla beraber D vitamini seviyelerinin düştüğüne değinerek yaz aylarında güneş kremi kullanmanın, kolları ve bacakları kapayacak şekilde kıyafet giymenin, yaşlılarda güneş görme süresinin azalmasına bağlı olarak da D vitamini eksikliğinin artabileceğini belirtti.
    D vitamininin başlıca görevinin, kalsiyum metabolizmasını düzenlemek olduğunu dile getiren Gündüz, “D vitamini ülkemizde olduğu gibi dünyada da sık görülen eksikliklerden biridir. D vitaminin sentezi ve emilimi, güneşlenme süresi, yaşanılan coğrafya, deri pigmentasyon miktarı, yaş ve hastalıklar gibi birçok faktörden etkilenmektedir” dedi.
    D vitamininin yumurta sarısı, peynir, somon balığı, tuna balığı, moringa balığı gibi gıdalarla alınabileceğini ifade eden Gündüz, “Ancak D vitamini seviyesini besinler ile yükseltmek pek mümkün değildir. D vitamininin temel kaynağı güneştir. Ancak gerek giydiğimiz kıyafetler gerekse çalışma ortamımızda yeterince güneş ışınlarından faydalanamayabiliriz. Eğer D vitamini eksikliği yaşıyorsanız mutlaka hekiminize danışınız” diye konuştu.

“6 ayda bir rutin ölçüm ile takip edilir”
    Vücuttaki D vitamini eksikliğini tespit etmek için ise rutin yapılan kan tahlillerine bakılması gerektiğini vurgulayan Gündüz, “Kişinin eğer D vitamini düşükse; halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı, kemik ve eklemlerde ağrı, depresyona meyilli ruh hali, kilo vermede güçlük gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Ancak şunu da belirtmeliyim ki kişinin geçmeyen halsizlik ya da güçsüzlük problemine dayanarak bunun D vitamini eksikliğinden kaynaklandığını söyleyemeyiz. Mutlaka hekim izlemi ve kan tahlilleri esastır” dedi.
    Gündüz, hekimin takviye ürün önermesi halinde belirtilen süre kullanıldıktan ve ideal D vitamini seviyesine geldikten sonra 6 ayda bir rutin ölçümler yaptırmanın yeterli olduğunu sözlerine ekledi.
    Vücut ağırlığı ile D vitamini arasındaki ilişkiye işaret eden Gündüz şunları söyledi: “Obezitede sadece D vitamini düzeyi değil, D vitamininin biyoyararlılığı da azaldığı bilinmektedir. D vitamin düzeyi eksik hafif kilolu ve obez bireyler üzerinde yapılan bir çalışmada 3 ay boyunca D vitamini kullanan bireylerin vücut ağırlıklarının azaldığı görülmüştür. Bunun yanında bel çevrelerinde de incelme görülmüştür.”

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.03 18:01:09
Son Düzenlenme Tarihi :