SON DAKİKA

Madeni yağ satın alınacaktır

MURATPAŞA BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

2023 Yılı Madeni Yağ Alımı mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır. 

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 22.11.2022 - 10:00'da: Komisyon Toplantı Salonu adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.10.25 18:02:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Rektör Özkan: "MATSO Turizm Fakültesi’nde İngilizce ve Rusça dillerinde eğitim planlıyoruz"

Manavgat’ta yapımına devam edilen turizm fakültesinde incelemelerde bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, "Manavgat’ın turizm potansiyeline uygun olarak bir Yabancı Diller Fakültesi/Bölümü kurmak istiyoruz. Bölgenin ihtiyacına uygun olarak İngilizce ve Rusça dillerinde eğiti..

Manavgat’ta yapımına devam edilen turizm fakültesinde incelemelerde bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Özlenen Özkan, "Manavgat’ın turizm potansiyeline uygun olarak bir Yabancı Diller Fakültesi/Bölümü kurmak istiyoruz. Bölgenin ihtiyacına uygun olarak İngilizce ve Rusça dillerinde eğitim verilmesini planlıyoruz”dedi.
Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Manavgat ve Serik ilçelerinde yer alan fakülte ve meslek yüksekokullarını ziyaret etti. Rektör Özkan, Manavgat’ta eski Dışişleri Bakanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ve Antalya Milletvekili Tuğba Vural Çokal ile birlikte inşaat çalışmaları devam eden üniversite binasında incelemede bulundu. Hayırsever Gülten Çağıran’ın bağışı ve devamında Manavgat Yüksek Öğretim Vakfı (MAYÖV) koordinasyonunda süren çalışmaları yerinde gören heyet, çalışmalarla ilgili bilgi aldı.
"Açılış sürecine gelindi"
İnceleme ziyaretinin ardından Manavgat MATSO Turizm Fakültesi’nde MAYÖV üyelerinin de katılımıyla konuyla ilgili bir toplantı yapıldı. Toplantıda konuşan Rektör Özkan, inşaat çalışmalarının uzun süredir devam ettiğini belirterek artık açılış yapma aşamasına gelinmiş olunduğunu söyledi. Binanın işleviyle ilgili de bilgi veren Özkan, “Öncelikle Manavgat MATSO Turizm Fakültesi binasında eğitim öğretim faaliyetlerine devam eden Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültemizi yeni binaya taşımak istiyoruz. Ayrıca yeni bir fakültenin kurulması için de YÖK ile görüşmelere başladık. Manavgat’ın turizm potansiyeline uygun olarak bir Yabancı Diller Fakültesi/Bölümü kurmak istiyoruz. Burada bölgenin ihtiyacına uygun olarak İngilizce ve Rusça dillerinde eğitim verilmesini planlıyoruz” açıklamasında bulundu.
Mevlüt Çavuşoğlu’na üniversitenin talep ve ihtiyaçları konusunda verdiği destek için teşekkür eden Rektör Özkan, “ Bakanımızın desteğini her zaman yanımızda hissettik. Yine onun da destekleriyle şehrimize ve Manavgat’a değer katacak çalışmalara imza atacağız” ifadelerini kullandı.
"Hayırsever katkısı önemli"
Hayırsever Gülten Çağıran’a ve ailesine de teşekkür eden Rektör Özlenen Özkan, “Antalya’mız hayırsever konusunda gerçekten şanslı bir şehir. Gönlü bol insanlarımız var. Gülten hanımın öğrencilerle fakülte bahçesinde buluşma hayalini biliyorum. Bunu en yakın zamanda gerçeğe dönüştürmeyi yürekten istiyorum.” dedi. Rektör Özkan, Akdeniz Üniversitesi’nin Antalya’nın bir değeri olduğunu vurgulayarak, hayırseverlerin desteklerini beklediklerini de sözlerine ekledi.
MANAVGAT VE SERİK’TE AKADEMİSYENLERLE BULUŞTU
Rektör Özkan daha sonra Manavgat MATSO Turizm Fakültesi, Manavgat Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Manavgat Meslek Yüksekokulu ve Serik Gülsün Süleyman Süral Meslek Yüksekokulu’nda akademik ve idari kadro ile bir araya geldi. Ziyaretlere Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gülbin Arıcı, Genel Sekreter Ali Evren İmre, fakülte dekanları, meslek yüksekokulu müdürleri ve akademisyenler eşlik etti. Fakülte ve MYO’larda akademisyenlerin istek ve talepleriyle de yakından ilgilenen Rektör Özkan, yeni eğitim öğretim döneminde herkese başarılar diledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.20 12:16:18
Son Düzenlenme Tarihi :





Bir kıvılcım geleceğimizi yakmasın, ormanlarımız hep yaşasın!

Türkiye’nin bazı bölgeleri günlerdir aşırı rüzgarın etkisi altında kalırken, bugünden itibaren ise içerisinde Antalya’nın da bulunduğu bazı şehirlerde aşırı sıcak hava uyarısı yapıldı.
Ülkemizde orman yangınları açısından en riskli dönemin temmuz-eylül ayları arasında olduğunu hatırlatan TEMA Vakfı, iklim krizinin de etkisiyle, küçük bir kıvılcımın çok büyük orman yangınlarına dönüşebilme tehlikesine dikkat çekiyor. 
Orman yangınlarının %88’inin insan kaynaklı olduğunun altını çizen Vakıf, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm vatandaşları dikkat göstermeye çağırıyor.
TEMA Vakfı’nın, Türkiye’deki orman yangınlarının çok büyük bir kısmının insan kaynaklı olduğu gerçeğinden hareketle geçen yıl başlattığı Orman Yangınları Farkındalık Projesi 2’nci yılında da devam ediyor. Başarılı 1 yılı geride bırakan projede bu yıl, orman yangınlarının daha çok yaşandığı yaz aylarında insanların ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklanan yangınların önüne geçmek için farkındalığın artırılması hedefleniyor.
Projenin yeni döneminde hazırlanan “Cam Şişe”, “Mangal Ateşi” ve “Anız” konulu 3 adet film bulunuyor. Yangın temalı şarkılarla başlayan filmlerin sonunda  ‘Bu yaz yangınlar şarkılarda kalsın, doğaya cam şişe bırakma/ ormanda ve yakınında ateş yakma/anız yakma ormanlarımız hep yaşasın’ mesajı veriliyor ve izleyenler yangın öncesinde alınması gereken önlemlerin hatırlatıldığı DahaYanmadan.com web sayfasına yönlendiriliyor.
“Proje büyük ilgi gördü, farkındalık arttı”
Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nin ilk yılında yoğun ilgi gördüğüne değinen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Geçen yıl #DahaYanmadan çağrısıyla başlattığımız projede, televizyon, radyo ve dijital platformlarda yaygın iletişim çalışmaları gerçekleştirdik. Proje kapsamında hazırlanan farkındalık filmlerimiz ile gerçekleştirdiğimiz TV kampanyası ile yaklaşık 24 milyon kişiye eriştik, basında geniş yer aldık.
Yine proje kapsamında hayata geçirdiğimiz DahaYanmadan.com web sayfası üzerinden paylaştığımız bilgilendirme metinleri, görseller ve farkındalık filmleri ile orman yangınlarının önlenmesi için bireylere, kurumlara ve yetkililere düşen sorumlulukları hatırlattık. Tüm bu çalışmalarımızla çok sayıda insana ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kampanyamız ile ilgili aldığımız çok sayıda olumlu dönüşler sonucunda da kamuoyunda büyük bir farkındalık yarattığımıza inanıyoruz. Tüm bu güzel sonuçların ışığında daha fazla insana ulaşabilmek adına projemize ikinci yılında da devam ediyoruz ” ifadelerini kullandı.
Orman yangınlarının %88’i insan kaynaklı
Orman yangınlarının büyük bölümünün önlenebilir yangınlar olması nedeniyle Orman Yangınları Farkındalık Projesi’nde insan kaynaklı yangınların azaltılmasına odaklandıklarını belirten Deniz Ataç, “Ülkemizde, son 25 yıldaki orman yangınlarının çıkış sebebinin % 12’sinin doğal, %88'sinin ise kasıt, ihmal ve kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması yangınlarda insan etkisinin büyük olduğunu kanıtlıyor. Orman yangın istatistikleri göstermektedir ki; her yıl çıkan orman yangınları doğrusal olarak artıyor. 2000-2010 yıllarında yılda ortalama yaklaşık 2.000 orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze bu sayı %28 artarak 2.600’ü aştı. Bu artış da hiç şüphesiz yangın sezonunda orman-insan etkileşiminin artıyor olmasından kaynaklanıyor. Orman varlıklarımızın %60’ı yangın riskinin en yüksek olduğu yerlerde yer alıyor. Bu durum da ülkemiz için hayati olan ormanların korunması adına yangınlara karşı çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak bu dikkati yeterince gösteremediğimiz ne yazık ki çok açık” diye konuştu.
Ormanlarımız hep yaşasın
İklim krizinin orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığına vurgu yapan Ataç, “Artık Bir kıvılcım çok büyük orman yangınlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle çok daha dikkatli olunmalı, ormanlarımızın korunması için yangın riski yüksek dönemlerde bırakın ormanda ateş yakmayı, bir kıvılcım bile çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; ormanlar sadece ağaç topluluğu değil, bir ekosistemdir. Orman yangını sadece ormandaki bitkileri yakmıyor, içinde barındırdığı çok sayıda canlıyı da yok ediyor. Karbon yutağı olan ormanlarımız, yangınlar nedeniyle karbon salımı yapar hale dönüşüyor. Mevcut karbon depolama kapasitelerine ulaşabilmeleri için ise onlarca yıl gerekiyor” şeklinde konuştu.
Orman yangınlarına sebep olmamak için izmarit ve cam şişe atma, anız yakma, mangal ateşini söndür!
“Ormana ya da ormana yakın alana atılan bir izmaritin çevresindeki otları ve bitkileri yakmaya başlayacağı, iyi söndürülmemiş bir mangal ateşinin rüzgarın etkisiyle tekrar tutuşabileceği, ormana atılan bir cam şişenin ya da benzer özelliklerdeki bir atığın, güneş ışınlarının mercek etkisi ile ateş oluşturabileceği unutulmamalı. Aynı şekilde anız yakılmasının da orman sınırına yakın alanlarda yapıldığında, bir orman yangınına dönüşebildiği göz önünde bulundurulmalı” diyen Ataç, “Bu sebeple orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş yakılmamalı, ormanlarda izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı, yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndürüldüğünden emin olunmalı ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı, ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına, ormana yakın alanlara sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı, anız yakmaktan vazgeçilmeli. Yangın riski görülen durumlarda ise hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalı” diyerek orman yangınlarının önlenmesi için vatandaşlara düşen sorumlulukları hatırlattı.
Ataç “TEMA Vakfı olarak küçük ihmallerin felaket getirdiğini hatırlatıyor, havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm halkımızı dikkat göstermeye çağırıyoruz” dedi.
* TEMA Vakfı

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:30:19
Son Düzenlenme Tarihi :