SON DAKİKA
header-ad

Asfalt betonu agregası satın alınacaktır

MURATPAŞA BELEDİYESİ DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ

2023 YILI MUHTELİF CİNS VE MİKTARDA ASFALT BETONU AGREGASI mal alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

 Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 07.12.2022 - 10:00'da: Komisyon Toplantı Salonu adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.11.16 19:09:00
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Üşüttüğünü düşünürken kalp krizi geçirdiğini öğrendi, ameliyatsız yöntemlerle 3 damarı açıldı

Antalya’da soğuk aldığını düşünürken kalp krizi geçirdiğini öğrenen Mustafa Avcıl, ameliyatsız yöntemlerle 3 damarı da tamamen açılarak, tüm şikayetlerinden 1 buçuk saatlik işlem sayesinde kurtuldu ve sağlığına kavuştu.
37 yaşındaki Mustafa Avcıl 2 haftadır geçmeyen nefes darlığı şikayeti ile ..

Antalya’da soğuk aldığını düşünürken kalp krizi geçirdiğini öğrenen Mustafa Avcıl, ameliyatsız yöntemlerle 3 damarı da tamamen açılarak, tüm şikayetlerinden 1 buçuk saatlik işlem sayesinde kurtuldu ve sağlığına kavuştu.
37 yaşındaki Mustafa Avcıl 2 haftadır geçmeyen nefes darlığı şikayeti ile hastaneye başvurduğunda, kalp krizi geçirdiğini öğrendi. Kapsamlı bir merkeze başvurması gerektiği söylenen Avcıl, Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Davran Çiçek ile görüştü. 3 damardan biri yüzde 100, diğeri yüzde 95, üçüncüsü de yüzde 85 tıkalı olduğu belirlenen ve bypass olmak istemeyen Avcıl, hemen anjiyoya alındı. Ameliyatsız yöntemlerle 3 damarı da tamamen açılan Mustafa Avcıl tüm şikayetlerinden kurtuldu ve sağlığına kavuştu.

Nefes darlığı kalp sorununa işaret etti
Küçük yaşlardan itibaren aile işi olan oto galericide çalışan Mustafa Avcıl 2 hafta süren nefes darlığı şikayeti yaşamaya başladı. Avcıl soğuk aldığını düşündü ve durumu pek önemsemedi ancak son 2 gün nefes darlığı ciddi boyutlara ulaştığında bir sağlık kuruluşuna gitti. Yapılan tetkiklerde troponin değeri yüksek saptanan ve kalp krizi geçirdiği anlaşılan Avcıl’a kapsamlı bir merkeze başvurması gerektiği iletildi. Ailesinde de kalp hastalığı öyküsü olan Avcıl, Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Davran Çiçek’e başvurdu.

3 damarın tamamı yakını tıkalı çıktı
Memorial Antalya Hastanesi’nde de yenilenen tetkiklerinde Avcıl’ın kalp krizi geçirdiği ve 3 damarının birinin yüzde 100, diğerinin yüzde 95, üçüncüsünün de yüzde 85 tıkalı olduğu görüldü. 37 yaşında olan Avcıl genç olduğu için bypass ameliyatı olmak istemedi ve anjiyoya alındı. Prof. Dr. Davran Çiçek’in gerçekleştirdiği ameliyatsız işlemlerle neredeyse 3’ü de tıkalı olan damarları tamamen açıldı ve Avcıl tüm şikayetlerinden 1 buçuk saatlik girişimsel işlem sayesinde kurtuldu.

37 yaşında bypass olmayı istemedi
Ailesinde de birkaç kişide kalp krizi öyküsü olduğu için 3 damarının tıkalı olduğunu öğrendiğinde şaşırmadığını belirten Mustafa Avcıl, “Damarlarımın tıkalı olması beni korkutmadı. Bir gün benim de başıma geleceğini biliyordum ama şimdi beklemiyordum. İki haftadır yaşadığım nefes darlığında son iki gün beni çok rahatsız etti ve ben üşüttüğümü, ciğerlerimde bir sorun olduğunu düşünerek doktora gittim ancak durum farklıymış. Yaşım genç olduğu için bypass olmayı da istemedim. Hocam ile iyi ki karşılaşmışız. Çok şanslıyım” dedi.

“Ameliyatsız işlemlerle 3 damarı da açtık”
Ameliyatsız işlemlerle 3 damarın tamamen açılmasını sağlayan Prof. Dr. Davran Çiçek ise, “Tam tıkalı olan damar CTO yani daha önceden tıkanmış bir damardı. Bu damarı Japonya’dan gelen bir takım teller, ABD’den getirtilen mikrokateter gibi malzemeler yardımıyla özel bir teknikle açtık. Sağ damarını açtıktan sonra diğer 2 damarın yine farklı teknikler ile açılmasını sağladık. 1 buçuk saat süren işlem sonrasında tüm damarlardaki tıkanıklığı giderdik. Hastamızın ilaç tedavisini düzenleyerek ertesi gün taburcu ettik. 1 hafta sonraki kontrolünde hastamızın tam sağlığına kavuştuğunu gördük. Hastamızın sağlıklı beslenerek kilo kontrolünü sağlaması, spor yapması, ilaçlarını düzenli şekilde alması, doktor kontrollerini ihmal etmemesi ve en önemlisi sigara içmemesi sağlığını koruması açısından çok önemli. Dileğimiz uzun yıllar boyunca sağlıklı bir şekilde hastamızın takibini yapmak” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 11:28:59
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da Yörükler yaylalara yerleşmeye başladı

Antalya’nın Akseki, Manavgat, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerinde yaşayan Yörükler, havaların ısınmasıyla yaylalara göç etmeye başladı. Yörükler her yıl çıktıkları yaylalardaki obalarına yerleşmeye başladı. Yaylaya çıkan Yörüklerin bazıları taş ile çevrili obalarda kalırken, bazıları ise ata gelenekle..

Antalya’nın Akseki, Manavgat, Gündoğmuş ve Alanya ilçelerinde yaşayan Yörükler, havaların ısınmasıyla yaylalara göç etmeye başladı. Yörükler her yıl çıktıkları yaylalardaki obalarına yerleşmeye başladı. Yaylaya çıkan Yörüklerin bazıları taş ile çevrili obalarda kalırken, bazıları ise ata gelenekleri olan kıl çadırlarda kalıyor.
Antalya’nın çeşitli köylerinde yaşayan ve hayvancılık dışında geçim kaynakları bulunmayan Yörükler, havaların ısınması üzerine daha serin olan yaylaların yolunu tuttu. Yaz mevsimini Akseki’nin 2 bin 200 rakımlı Göktepe ve Gündoğmuş ilçesinin Eğrigöl Yaylası’nda geçirecek Yörüklerin ana geçim kaynağı olan keçiler ise çobanlar tarafından otlatılarak götürülüp getiriliyor. Bazı Yörükler ise hayvanlarını kamyonlara yükleyerek yaylalarına getiriyor. Yörükler, yaklaşık 4 - 5 ay burada kalıyor. Yaylanın temiz havası ve muhteşem doğasında hayvanlarını besleyen Yörükler, atalarının mirasını yaşatıyor.

Hayvancılık ata mesleği
Manavgat ilçesi Gebece Mahallesi’nde yaşayan Duran Topaça (71) hayvancılık mesleğinin atalarından kaldığını söyledi. Hayvanlarını yaylaya çıkararak obalarına yerleştiklerini anlatan Topaça, "Hayvancılık baba mesleğimizdir. Çocuk yaştan bu yana hayvancılık yapıyorum. Her geçen yıl bu meslekte zorlaşıyor. Çocuklarımın da kıl keçileri bulunmaktadır. Hep birlikte keçilerimizi otlatmak için yaylaya çıkmak zorundayız. Hava şartlarına göre her yıl mayıs ayı sonlarında, hayvanlarımızla beraber Akseki’nin Yarpuz Mahallesi yakınlarındaki Kaklıktaş Yaylası’na çıkıyoruz. Şu an obalarımıza yerleştik. Yine hava şartlarına göre eylül ayı sonunda, kasım ayı başlarında ise tekrar köyümüze döneceğiz" diye konuştu.
Topaça, keçilerin sütünden yoğurt ve peynir yaptıklarını dile getirerek, hayvanlarının yaylada doğal ortamda beslendiklerini, peynir ve yağının oldukça lezzetli olduğunu, bunları yaylaya kadar gelen özel müşterilere sattıklarını belirtti.

Yağmurlar nedeniyle bu yıl geç çıktılar
Bu yıl bahar yağmurlarının fazla yağmasından dolayı yaylaya 15 gün geç çıktıklarını anlatan Topaça, "Eskiden yaylaya bundan 15 gün önce çıkardık. Bu yıl bahar yağmurları oldukça fazla yağdı. Biz yüksek rakımlı yaylada kaldığımız için yıldırım düşmelerine karşın yaylaya geç çıkmak zorunda kaldık. Yağmurlar ile birlikte Yaylalarda bu yıl ise çok güzel ot var" diye konuştu.

"Böyle gelmişiz böyle gidiyoruz"
Yörüklerden Hatice Uçar ise, Toroslar’ın zirvesinde hayvanlarıyla geçimlerini sağlamak için yazın yaylaya çıkmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hayvancılığın ata meslekleri olduğunu ve geleneklerini sürdürerek dağlarda kıl çadırda kaldıklarını anlatan Uçar, "Yaylada bizim evimiz, kıl çadırdır. Bizim mutfağımız, her şeyimiz dağlardır. Zorda olsa alıştık. Bize artık zor gelmiyor. Su sorunumuz olmasa daha iyi ama su sorunumuz var. Suyu tankerlere doldurup geliyoruz. Yaşam şartlarımız bu. Yaylaya çıkmak zorundayız. Yapmasak olmuyoruz. Böyle gelmişiz böyle gidiyoruz. Mecburen yapıyoruz. Yapacağımız başka bir işimiz yok. Göçer yaşamın zorlukları çok" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 11:29:12
Son Düzenlenme Tarihi :