SON DAKİKA

logo

ASAT’dan bir değil İKİ YANLIŞ !

ASAT, kanalizasyona bağlı olmayan ve atık sularını Antalyalıların “zerzemin” diye bildiği yeraltına aktaran siteden kanalizasyon bağlantısı olmadığı halde atık su parası tahsil ediyor. İşin ilginç yanı site içerisinde bazı abonelere ait faturalarda atık su parası yer almazken, bazı abonelerden ise kullandıkları su faturaları içinde atık su bedeli de bulunuyor ve tahsil ediliyor.

Sitede yaşanan ve bir kişinin “biz atık su parası ödemiyoruz, kanalizasyon sistemine bağlı değiliz” demesinin ardından, bir çok abone ellerine ulaşan son su faturasına baktıklarında kendilerinden atık su parası tahsil edildiğini gördüler.
Aynı site içerisinden farklı abonelerden atık su parası tahsil edilmezken, bazı abonelerden ise atık su parası alınarak çifte standart uygulandığı gibi alınmaması gereken bir paranın yıllardır alındığı belirlendi. Sadece atık su parası değil aynı zamanda hizmet verilmeden tahsil edilen atık su parasının KDV’si de ödeniyor. Bir aboneye 50 lira atık su parası faturalandırılsa bunun KDV’si ise 4 lira.
Daha önce alınan bazı mahkeme kararlarında, Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı yerde atık su bedelinden bahsedilemeyeceğine dikkat çekilen kararda, “Tarifeler yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca, kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemenin davanın kabulüne yönelik direnme kararı yerindedir. Mahkeme hükmünün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir” ifadeleri alınan atık su ücretlerinin abonelere iadesini gerekli kılıyor.
NE KADAR SÜREDİR 
FATURALANDIRILDIĞI BELLİ DEĞİL
Aksu Kemerağzı’nda bir sitede oturup atık su parası ödeyenlerden bu bedelin kaç yıldır tahsil edildiği bilinmiyor. Vatandaşların kendilerine bırakılan su faturalarını saklamamaları, bir çoğunun bankadan kayıtlı sistemle ödemesi, otomatik ödeme talimatları vermesi kaç yıldır fazla para ödediklerinin de bilinmemesine neden oluyor.
ASAT’ın elektrik maliyetlerinin sürekli artması nedeniyle aylık zam yapması su faturalarının çok yüksek oranlarda artmasına neden olurken, suyun tonunun bugün için 16 lira olması nedeniyle de yüksek su faturaları, KDV ve atık su bedelinin de yükselmesine neden oluyor. * FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.12.22 09:20:48
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Antalya’da zehir tacirlerine jandarmadan darbe

Antalya’da jandarmanın gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonlarında yüklü miktarda uyuşturucu ve tütün ele geçirildi. 41 adet uyuşturucu ve kaçakçılık olayına müdahale eden ekipler, 76 şüpheli hakkında adli işlem başlattı.
Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin uyuşturucu madde i..

Antalya’da jandarmanın gerçekleştirdiği uyuşturucu operasyonlarında yüklü miktarda uyuşturucu ve tütün ele geçirildi. 41 adet uyuşturucu ve kaçakçılık olayına müdahale eden ekipler, 76 şüpheli hakkında adli işlem başlattı.
Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ve İlçe Başsavcılıklarının talimatıyla Antalya İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından bir dizi operasyon düzenlendi. Geçen hafta icra edilen operasyonlar sonucunda; 3 kilo 727 gram esrar, 103 gram skunk, bin 35 uyuşturucu hap, 540 gram metamfetamin, 23 gram bonzai, 274 kök kenevir, 9 sigara dolum makinesi, 18 bin adet dolu makaron, 160 bin boş makaron, 9 elektronik sigara, 110 kilogram tütün, 1 tabanca, 9 fişek ve suç gelirinden elde edilen 6 bin 800 TL paranın ele geçirildiği belirtildi. Ayrıca meydana gelen olaylarda 589 aranan şahsın yakalandığı, 41 adet uyuşturucu ve kaçakçılık olayına müdahale edilerek, 76 şüpheli hakkında adli işlemlere başlanıldığı bilgisi verildi.
Antalya İl Jandarma Komutanlığının, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarına ara vermeden devam edileceği vurgulandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.28 11:31:25
Son Düzenlenme Tarihi :





Deri kanserindeki artış alarm veriyor

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, cilt kanserine yakalananların sayısındaki artışa dikkat çekerek, Antalya’da haftada artık 4-5 vaka gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Ömer Özkan ise güneşin etkisine ve bağışıklık sistemindeki değişikliklere dikkat çekti.
Akdeniz Üniversitesi’..

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, cilt kanserine yakalananların sayısındaki artışa dikkat çekerek, Antalya’da haftada artık 4-5 vaka gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Ömer Özkan ise güneşin etkisine ve bağışıklık sistemindeki değişikliklere dikkat çekti.
Akdeniz Üniversitesi’nde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ın katılımıyla alanında uzman hekimlerin ve asistan hekimlerin katıldığı melanoma bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, "BRAF+Adjuvan Melanom Tedavisinde Plastik Cerrahinin Rolü: Cerrahi Yaklaşımın Tedavideki ve Eksizyon Kriterleri" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Deri kanseri sıklığı arttı
Toplantıda Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın yaptığı tespit dikkat çekti. Cilt kanseri sayısındaki artışa dikkat çeken Prof. Dr. Özkan, “Özellikle Antalya genelinde ben asistanken hafta bir görürken veya hiç görmezken bu vakaları şu an haftada 4-5 görüyoruz. Bunu merak ediyorum, bence deri kanseri (melanom) artışları incelenmeli" ifadelerini kullandı.

İlk şüpheli güneş etkisi
Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise artışta güneşin etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Özkan, “Bunda ozon tabakasının incelmesi ile insanların güneşten gelen UV ışınlarından daha fazla etkilendiği düşünülmektedir. Güneş ışığına maruz kalma deri kanseri oluşumunda en önemli sebeplerdendir. Yine bu nedenle deri kanseri en sık olarak baş, boyun, kollar gibi en fazla güneş gören bölgelerde gelişir. Açık tenliler, kolay çillenme olanlar, çok fazla sayıda nevüsü (beni) olanlar, nevüs boyut ve şeklinde değişiklik olanlar, ailesinde deri kanseri bulunanlar, çok fazla güneş ışığına maruz kalanlar,
iyileşmeyen yarası olan hastalar, radyoaktif ışın tedavisi alanlar daha çok risk taşımaktadır” dedi.

"İmmün sistemi değişmesi etkili olabilir"
Ancak vücutta güneş olmayan birçok yerde de melanomun göründüğünü söyleyen Prof. Dr. Ömer Özkan, “Bu tespit de güneşe bağlamaktan ziyade daha çok immün (bağışıklık) sistemiyle ilgili bir şey gibi geliyor. Yediğimiz, içtiğimiz, yaşantımız immün sistemimizi etkiliyor. Artışta insanların immün sistemindeki değişiklik de etkili olabilir. Bildiğimiz mikrobiyal bir hastalık değil ama bakteri, virüs gibi anında kendisini değiştirebiliyor bence” ifadelerini kullandı.

Ciltteki değişikliğe dikkat
Deri kanserlerinin çok geniş bir spektrumda karşımıza çıkabildiklerini söyleyen Özkan, “Vücutta oluşan farklı lezyonlardan da kanser açısından şüphelenilmesi gerekmektedir. Bunlar pembe renkli küçük bir kitle şeklinde veya çukur şeklinde, beyaz renkli, üzeri pullu veya kabuklu biçimde, iyileşmeyen yara biçiminde de ortaya çıkabilmektedirler. Deride sonradan oluşan bu tür farklı lezyonların değerlendirilmesi gerekir. Daha önceden var olan bir nevüste ise sonradan ortaya çıkan büyüme, asimetri, kenar düzensizliği, renginde, kıllanmasında farklılık, kanama ve kaşıntı, kızarıklık ve kabuklanma dikkatten kaçmamalı ve kanserleşme açısından değerlendirilmelidir. Bu değişikliklerin olması benlerin cerrahi olarak çıkarılıp patolojide incelenmesi için sebep olarak kabul edilir” ifadelerini kullandı.

Erken teşhisin önemi
Bazal hücreli kanser (BCC), skuamöz hücreli kanser (SCC), malign melanoma (MM) ismiyle üç tipi olduğunu söyleyen Özkan, “BCC; en sık olarak görülen deri kanseri tipidir. İlerlemesi yavaştır, yıllar sürebilir, lokal olarak etrafındaki dokuya yayılır, metastaz yapmaz. SCC; sık rastlanan diğer bir deri kanseri tipidir. Dudaklar, yüz ve kulaklarda sık rastlanır. Hem etrafındaki dokulara doğru lokal olarak ilerleyerek hem de lenf bezleri yolu ile uzak organlara kadar yayılabilir. Erken teşhis önemlidir. Erken teşhis ile tamamen tedavi edilmesi mümkün iken tedavi edilmediğinde hayatı tehdit eder. MM; daha nadir görülen ancak deri kanserleri arasında en tehlikeli tiptir. Erken teşhis çok önemlidir, sadece erken evrede tespit edilirse tam olarak tedavi edilebilir. Bu sebeple vücutta MM şüphesi olan lezyonların gecikmeden biyopsi alınarak değerlendirilmesi önerilmektedir” şeklinde konuştu.

Tedavi yöntemleri
Güncel tedavi seçenekleri arasında cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapinin yer aldığını söyleyen Özkan, “Tedavi cerrahi işlemle kanserin vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Tedavinin kapsamı kanserin yerine, büyüklüğüne ve başka organlara yayılım olup olmamasına göre değişmektedir. Eğer küçük bir lezyon ise lokal anestezi ile sadece lezyonun çıkarılması yeterlidir. Eğer yayılım varsa daha geniş olarak lezyonun bulunduğu alanın çıkarılması, bazen kalan boşluğu doldurmak için doku nakli yapılması, radyoterapi ya da kemoterapotik ilaçlarla antikanser tedavisi gerekebilmektedir” şeklinde konuştu.
Toplantıda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karaca "BRAF+ Adjuvan Melanom Hastalarında Tafinlar+Mekinist Tedavisi" başlıklı, Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Akman "BRAF+ Adjuvan Melanom Tedavisinde Dermatolojinin Rolü: Dermatolojik Muayene ve Ben Taramasının Önemi" başlıklı sunumlar gerçekleştirdi. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Karaca, “Malign melanom ülkemizde ve dünyada görülme insidansı artan kanserler içerisinde yer almakta olup, bu agresif seyirli cilt kanserine erken dönemde yakalanan hastalarda 5 yıllık sağkalım sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. O yüzden kişiler ciltlerinde meydana gelen her türlü değişiklikte vakit kaybetmeden dermatoloji ve plastik cerrahi polikliniklerine başvurmaları gerekmektedir. Malign melanom isimli agresif seyirli cilt
kanseri çok hızlı yayılan bir cilt kanseri olmasına rağmen önce 2010 yılında akıllı hedefe yönelik tedavilerin daha sonra 2015 yılında immunoterapi tedavilerinin ortaya çıkmasıyla birlikte bu ilaçlar bu kanser türünde çok aktif bir şekilde kullanılmakta, hastalarımız açısından da yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır” dedi.
Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yer alan onkoloji merkezinde Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın kanser tedavisine verdiği önem neticesinde kurulan onkoloji genetik inceleme laboratuvarında malign melanom hastalarının önce genetik olarak ayrıntılı incelemesi yapılıp (NGS yöntemi ile), ardından uygun olan hastalara akıllı hedefe yönelik ilaç ya da immunoterapi ilaçları verildiğini söyleyen Karaca, “Merkezimizde de bu ilaçlar uzun zamandır uygulanmakta olup, yapılan başarılı nakiller ile organ naklinde dünyada sayılı merkezler arasında gösterilen üniversitemiz kanser hücrelerinin ayrıntılı genetik incelenmesine yönelik yapılan yatırımlar ile baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı onkoloji alanında da en yeni tedavilerin uygulandığı sayılı merkezler arasında yer edinmiştir” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.14 10:58:53
Son Düzenlenme Tarihi :