ASAT, kanalizasyona bağlı olmayan ve atık sularını Antalyalıların “zerzemin” diye bildiği yeraltına aktaran siteden kanalizasyon bağlantısı olmadığı halde atık su parası tahsil ediyor. İşin ilginç yanı site içerisinde bazı abonelere ait faturalarda atık su parası yer almazken, bazı abonelerden ise kullandıkları su faturaları içinde atık su bedeli de bulunuyor ve tahsil ediliyor.
Sitede yaşanan ve bir kişinin “biz atık su parası ödemiyoruz, kanalizasyon sistemine bağlı değiliz” demesinin ardından, bir çok abone ellerine ulaşan son su faturasına baktıklarında kendilerinden atık su parası tahsil edildiğini gördüler.
Aynı site içerisinden farklı abonelerden atık su parası tahsil edilmezken, bazı abonelerden ise atık su parası alınarak çifte standart uygulandığı gibi alınmaması gereken bir paranın yıllardır alındığı belirlendi. Sadece atık su parası değil aynı zamanda hizmet verilmeden tahsil edilen atık su parasının KDV’si de ödeniyor. Bir aboneye 50 lira atık su parası faturalandırılsa bunun KDV’si ise 4 lira.
Daha önce alınan bazı mahkeme kararlarında, Kanalizasyon sisteminin bulunmadığı yerde atık su bedelinden bahsedilemeyeceğine dikkat çekilen kararda, “Tarifeler yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca, kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Mahkemenin davanın kabulüne yönelik direnme kararı yerindedir. Mahkeme hükmünün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir” ifadeleri alınan atık su ücretlerinin abonelere iadesini gerekli kılıyor.
NE KADAR SÜREDİR
FATURALANDIRILDIĞI BELLİ DEĞİL
Aksu Kemerağzı’nda bir sitede oturup atık su parası ödeyenlerden bu bedelin kaç yıldır tahsil edildiği bilinmiyor. Vatandaşların kendilerine bırakılan su faturalarını saklamamaları, bir çoğunun bankadan kayıtlı sistemle ödemesi, otomatik ödeme talimatları vermesi kaç yıldır fazla para ödediklerinin de bilinmemesine neden oluyor.
ASAT’ın elektrik maliyetlerinin sürekli artması nedeniyle aylık zam yapması su faturalarının çok yüksek oranlarda artmasına neden olurken, suyun tonunun bugün için 16 lira olması nedeniyle de yüksek su faturaları, KDV ve atık su bedelinin de yükselmesine neden oluyor. * FERUDUN ÖZGÜNSÜR
ANTALYA'DAN BAKÜ'YE DİREKT UÇUŞ
(İHA) - Yıllar boyunca Türkiye’den en çok turist alan ülkeler arasında yer alan Azerbaycan, tarihi yerleri ve kültürel zenginliği ile Türk turistlerin gözdesi haline geldi.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki turizm ilişkisi, her geçen yıl daha da güçleniyor. Her yıl Azerbaycan'ı ziyaret eden binlerce Türk vatandaşı bu ülkenin tarihi ve kültürel mirasını keşfederken, kardeş ülkenin de bu konuda attığı adımlar seyahatleri daha cazip kılıyor. Türkiye’ye de oldukça yakın bir konumda bulunan Azerbaycan, son yıllarda turizm sektöründe attığı adımlar ile her mevsim Türk turistlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor. Zengin kültürel mirası ve doğal yapısıyla her mevsim bir başka güzel olan Azerbaycan’ın başkenti Bakü, yaz tatilinde de eşsiz plajları, keyifli ve modern şehir hayatının yanı sıra tarihi ve kültürel noktaları ile mükemmel bir tatil seçeneği sunuyor. Bakü’de öncelikle Kafkasların en büyük şehri denilince akıllara ilk olarak İçerişehir, surları ile birlikte Şirvanşahlar Sarayı ve Kız Kulesi geliyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil olan birçok yapının yer aldığı bölgede ziyaretçiler, adeta tarihe yolculuk yapıyor.
Şirvanşahlar Sarayı
Bakü’nün kalbinde bulunan Eski Şehir tarihi mekanlarına yürüyüş mesafesindedir. Bu bölgede ilk olarak 15. yüzyılda inşa edilmiş Şirvanşahlar Sarayı’nı gezerek başlayabilirsiniz. Şirvanşahlar Sarayı, Orta Çağ'da hüküm süren Şirvanşah hanedanının eski konutudur. Sarayın yanı sıra bir cami, türbe, hamam, Divankhana olarak adlandırılan köşk, kapılar ve rezervuar içeren çarpıcı bir mimari kompleksten oluşmaktadır. UNESCO aracılığıyla 2000 yılında kültür mirası sayılarak dünyanın tanınmış sarayları arasında yer alan Şirvanşahlar Sarayı, Bakü ziyaretinizde görülmesi gereken yapıların başında geliyor.
UNESCO Kültürel Mirası olan Azerbaycan’ın Kız Kulesi
Sarayı ziyaret ettikten sonra Eski Şehir’in Arnavut kaldırımlı dar sokaklarında ilerlediğinizde Kız Kulesi tüm heybetiyle misafirlerini karşılıyor. Kulenin tasarım amacı hakkında çeşitli efsaneler söylense de 8 kattan oluşan bu tarihi mimari yapı, 1000 yıllık geçmişinin tüm ihtişamıyla gezilmesi gereken yerler listesinde olmayı kesinlikle hak ediyor.
Tarihe Yolculuk: Gobustan Kayalıkları
Öte yandan Azerbaycan’ın antik dönemlerinden günümüze kadar tarihini yansıtan mimari örnekleriyle tarihin geçmişine de yakın bir tanıklık yapabilirsiniz. Gobustan Kayalıkları, Çukur Gebele’deki kalıntılar ile eşsiz bir gezi deneyimi yaşayabilirsiniz.
7 binden fazla antik petrogliften oluşan şaşırtıcı bir koleksiyonun tarihi yaşam biçimlerini gösterdiği Gobustan Kayalıkları, Bakü'nün yaklaşık 60 kilometre güneyinde yer alıyor. Aynı zamanda Yukarı Paleolitik'ten Orta Çağ'a kadar yaşam belirtilerini yansıtan mağara ve diğer yerleşim yerlerinin yanı sıra mezarlıkların kalıntılarına da ev sahipliği yapıyor.
Gebele
Yaklaşık 14 asır boyunca Büyük İpek Yolu üzerinde ticaret merkezi rolünü oynamış şehirlerden biri ve aynı zamanda kadim Kafkas Albanyası (MÖ. IV - MS. VIII) devletinin başkenti olmuş Gebele şehri de tarihi kalıntılara ev sahipliği yapıyor. Modern Gebele bölgesinin 15 kilometre güneybatısında yer alan Çukur Gebele’de eski su temin sistemi, madeni paralar ve seramikler, mezar alanları ve çeşitli tarihi dönemlere dayanan bina kalıntılarını bulabilirsiniz.
Kafkas Dağları'nın büyüleyici manzarası ile çevrelenmiş bir diğer meşhur dağ tatil merkezi ise Gebele şehrinde yer alan Tufandağ. Aynı anda 3 bin kişiyi ağırlayabilen komplekste kayak sporunu öğrenmek isteyenler için profesyonel eğitmenler bulunuyor. Merkezde sadece kayak severler değil, doğa tutkunları da dağların güzelliğini keşfetme imkânı bulabiliyor. Karla kaplı restoranlarda yerel lezzetleri tatma imkânı olabiliyor.
Bakü ile Gebele arasında hızlı trenle yolculukta yapabilirsiniz. Yolculuk 3 saat 20 dakika sürüyor. Cumartesi günü Bakü'den ayrılan hızlı tren, pazar günü Gebele'den dönüyor. Biletler web sitesinden veya gişe istasyonundan satın alınabiliyor.
Şeki
İpek Yolu'nun enfes kültürel deneyimlerini keşfetmek için Azerbaycan'da bir yolculuğa çıkın. Bu tarihi ticaret yolunun zenginliğini miras alan Azerbaycan, dünyanın en büyüleyici kültürel deneyimlerinden bazılarına ev sahipliği yapmaktadır. Bu deneyimlerden biri, cömertçe dekore edilmiş Şeki Hanları Sarayı'na sahip olan UNESCO Dünya Mirası Alanı ve ulusal mimari koruma alanı olan Şeki'nin tarihi merkezinde bulunabilir. Şehrin kuzey kesiminde, Kafkas Dağları'nın eteğinde yer alan bu harika bölge, Arnavut kaldırımlı sokakları, kendine özgü evleri, kervansarayları ve otantik yerel el sanatları yapan birçok zanaatkârıyla sizi İpek Yolu'na geri götürecek.
Kafkas Albanyası devrinin izlerini görebileceğiniz diğer bir yer Şeki şehrine 5 kilometre uzakta yer alan Kiş köyünde. Burada bulunan ve zarif bir tarzda inşa edilmiş Alban kilisesi bölgedeki en eski kiliselerden biri. Şu anda Kafkas Albanyası'nın tarihini yansıtan müze olarak işlev görüyor.
Türk Dünyası 2023 Turizm Başkenti: Şamahı şehri
Öte yandan Azerbaycan’ın Şamahı şehri Türk Devletleri Teşkilatı'nca "Türk Dünyası 2023 Turizm Başkenti" seçilirken, Azerbaycanlı turizm yetkilileri bu yıla özel Şamahı’da çok özel etkinlikler düzenleneceğini ifade ederek, Türk turistleri buraya da davet ediyor. Şamahı’da Azerbaycan’ın en eski vamisi Cuma Camii de yer alıyor. Cuma Camii, 743 yılında inşa edildi. Mevcut yapı 2013'te yeniden inşa edilirken, en eski versiyonu MS 743'te inşa edildi. Bu da burayı Kafkasya'daki en eski ikinci ve Azerbaycan'daki en eski cami yapıyor. Tarihi ve dini önemini keşfetmenin yanı sıra, sitenin keyfini çıkarabilirsiniz. Cami Azerbaycan’ın tarihi ve kültürel mirası içerisinde önemli yere sahip.
Bir sonraki durağınızda tüm çevresine pozitiflik yayan Şamahı Alpaka Çiftliği'ne dönün. Hayvanlarla sadece birkaç saat geçirmek, kendinizi sevgi ve enerji dolu bir tedavi seansı geçirmiş gibi hissetmenizi sağlayacaktır. Şamahı'yı Azerbaycan'daki seyahat programınıza eklemenizin ailenizin tüm üyeleri için mutluluk ve huzur kaynağı olacağına eminiz.
Şamahı yolu üzerinde Diri Baba Masouleum'a uğranabilir. Diri Baba Türbesi'nin çok ilginç bir tarihi var. Gezginlere göre Orta Çağ'da bu türbede saygın bir şeyh yaşamış. 14. yüzyılın sonunda türbe olarak kabul edilen yeri her yıl binlerce kişi ziyarete geliyor.
Vize, pasaport yok, ulaşımı kolay
Sadece geçen yıl Türkiye'den 311 bin gezgin Azerbaycan'a seyahat ederken, çipli yeni kimlik kartı ile 30 günü aşmamak kaydıyla Azerbaycan’a vizesi seyahat edilebiliyor. Ankara, İstanbul, İzmir, Bodrum, Antalya, Dalaman ve Alanya'dan Bakü'ye direkt uçuş yapılabiliyor.
Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.28 12:39:18
Son Düzenlenme Tarihi :
ATSO Başkanı Çetin: Antalya özel olarak ele alınmalı
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, COVİD-19 virüsünün sektörlere ve istihdama etkilerinin yayımlanan resmi istatistiklere yansımaya başladığını, bu veriler ışığında pandemiden etkilenme oranına göre il ve sektör bazında teşvik sistemine geçilmesi gerektiğini ifade etti.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından açıklanan Nisan ayı verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Davut Çetin Covid-19 pandemisinin istihdama ve Antalya ekonomisine etkilerinin resmi verilere de yansımaya başladığına dikkat çekti.
Antalya ekonomisi %22 daralma riski ile karşı karşıya
Pandeminin olumlu ve olumsuz senaryolara göre Antalya ekonomisine olası etkilerini tespit edebilmek adına Nisan ayında bir çalışma başlattıklarını kaydeden Başkan Çetin "maalesef son açıklanan veriler Mayıs ayında dile getirdiğimiz olumsuz ekonomik senaryo yönünde gelişmektedir. Hazırladığımız raporla pandeminin ekonomik olarak en fazla Antalya'yı etkileyeceğini, Antalya ekonomisinin olumlu senaryoya göre %15, olumsuz senaryoya göre %22 oranında daralma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve il-sektör bazında seçici teşvik sistemine geçilmesi gerektiğini açıklamıştık.
BAKA ve Odamızın desteğiyle hazırlanan bilimsel çalışma, turizmde ve yiyecek-içecek hizmetleri sektöründe 1 TL gelir kaybının çarpan etkisi ile ekonomimizin genelinde 1,7 TL toplam kayba yol açacağını öngörmektedir." dedi.
Antalya'da 4a zorunlu sigortalı istihdam kaybı İstanbul'un 2,2 katı
Güncel verilerin hazırlanan rapordaki öngörüleri doğruladığını belirten Başkan Çetin açıklamasını şöyle sürdürdü:
"SGK verileri maalesef biraz geç açıklanabiliyor. Elimizdeki en güncel veri Nisan ayına, yani normalde turizm sezonunun öncesi veya başlangıç dönemine ait. Buna rağmen açıklanan son veriye göre Antalya'da SGK'ya kayıtlı 4a zorunlu sigortalı çalışan sayısı 2019 Nisan ayına göre %19 oranında azalarak 478 bin kişiye düşmüştür. Antalya, 113 bin istihdam kaybıyla çalışan sayısının en fazla azaldığı il olmuştur. İstanbul gibi devasa bir metropolde bile istihdam kaybı 51 bin düzeyindeyken Antalya'da 2 katından daha fazla azalış yaşanması durumun vahametini net şekilde ortaya koymaktadır. Aylık bazda oransal istihdam kaybında da Antalya %7 düşüşle ilk sıradadır. Nisan ayında turizm sezonu öncesi başlayan bu etkinin içinde bulunduğumuz günlerde artarak devam ettiğini görüyoruz.
İstihdam desteklerine rağmen 378 bin SGK'lı işini kaybetti
Hükümetin istihdam destekleri sayesinde, Türkiye genelinde SGK'lı 4a zorunlu sigortalı sayısında Nisan ayında yıllık ve aylık düşüş %3 düzeyinde kalmış, buna rağmen 378 bin SGK'lı çalışan işini kaybetmiştir. İstihdam kaybı özellikle konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri sektörü, konaklama sektörüne bağlı hizmet sektörleri ve inşaat sektörü kaynaklıdır. Konaklama sektörü istihdamı Nisan ayı itibariyle bir önceki yıla göre %33 oranında azalmıştır.
Tüm Türkiye'nin istihdam kaybının %30'u Antalya'dan
Pandeminin etkilerinin il ve sektör düzeyinde farklılaştığı açıktır. Rakamlar bize tüm Türkiye'deki SGK'lı 4a kategorisindeki zorunlu sigortalı azalışının %30'unun Antalya'da gerçekleştiğini söylüyor.
Mevcut koşullar altında kısa çalışma ödeneği, kredi ödemelerinin ötelenmesi gibi desteklerin gelecek sezona kadar uzatılması, borç yapılandırmalarında kolaylık sağlanması gibi tedbirlerin il-sektör özelinde değerlendirilmesi işletmelerimiz ve istihdamın korunması için hayati önemdedir.
Bu nedenle turizmde ve istihdamda geldiğimiz nokta da dikkate alınarak Antalya'nın durumunun Hükümetimiz tarafından özel olarak ele alınmasını bekliyoruz."
Antalya ekonomisi %22 daralma riski ile karşı karşıya
Pandeminin olumlu ve olumsuz senaryolara göre Antalya ekonomisine olası etkilerini tespit edebilmek adına Nisan ayında bir çalışma başlattıklarını kaydeden Başkan Çetin "maalesef son açıklanan veriler Mayıs ayında dile getirdiğimiz olumsuz ekonomik senaryo yönünde gelişmektedir. Hazırladığımız raporla pandeminin ekonomik olarak en fazla Antalya'yı etkileyeceğini, Antalya ekonomisinin olumlu senaryoya göre %15, olumsuz senaryoya göre %22 oranında daralma riskiyle karşı karşıya olduğunu ve il-sektör bazında seçici teşvik sistemine geçilmesi gerektiğini açıklamıştık.
BAKA ve Odamızın desteğiyle hazırlanan bilimsel çalışma, turizmde ve yiyecek-içecek hizmetleri sektöründe 1 TL gelir kaybının çarpan etkisi ile ekonomimizin genelinde 1,7 TL toplam kayba yol açacağını öngörmektedir." dedi.
Antalya'da 4a zorunlu sigortalı istihdam kaybı İstanbul'un 2,2 katı
Güncel verilerin hazırlanan rapordaki öngörüleri doğruladığını belirten Başkan Çetin açıklamasını şöyle sürdürdü:
"SGK verileri maalesef biraz geç açıklanabiliyor. Elimizdeki en güncel veri Nisan ayına, yani normalde turizm sezonunun öncesi veya başlangıç dönemine ait. Buna rağmen açıklanan son veriye göre Antalya'da SGK'ya kayıtlı 4a zorunlu sigortalı çalışan sayısı 2019 Nisan ayına göre %19 oranında azalarak 478 bin kişiye düşmüştür. Antalya, 113 bin istihdam kaybıyla çalışan sayısının en fazla azaldığı il olmuştur. İstanbul gibi devasa bir metropolde bile istihdam kaybı 51 bin düzeyindeyken Antalya'da 2 katından daha fazla azalış yaşanması durumun vahametini net şekilde ortaya koymaktadır. Aylık bazda oransal istihdam kaybında da Antalya %7 düşüşle ilk sıradadır. Nisan ayında turizm sezonu öncesi başlayan bu etkinin içinde bulunduğumuz günlerde artarak devam ettiğini görüyoruz.
İstihdam desteklerine rağmen 378 bin SGK'lı işini kaybetti
Hükümetin istihdam destekleri sayesinde, Türkiye genelinde SGK'lı 4a zorunlu sigortalı sayısında Nisan ayında yıllık ve aylık düşüş %3 düzeyinde kalmış, buna rağmen 378 bin SGK'lı çalışan işini kaybetmiştir. İstihdam kaybı özellikle konaklama, yiyecek-içecek hizmetleri sektörü, konaklama sektörüne bağlı hizmet sektörleri ve inşaat sektörü kaynaklıdır. Konaklama sektörü istihdamı Nisan ayı itibariyle bir önceki yıla göre %33 oranında azalmıştır.
Tüm Türkiye'nin istihdam kaybının %30'u Antalya'dan
Pandeminin etkilerinin il ve sektör düzeyinde farklılaştığı açıktır. Rakamlar bize tüm Türkiye'deki SGK'lı 4a kategorisindeki zorunlu sigortalı azalışının %30'unun Antalya'da gerçekleştiğini söylüyor.
Mevcut koşullar altında kısa çalışma ödeneği, kredi ödemelerinin ötelenmesi gibi desteklerin gelecek sezona kadar uzatılması, borç yapılandırmalarında kolaylık sağlanması gibi tedbirlerin il-sektör özelinde değerlendirilmesi işletmelerimiz ve istihdamın korunması için hayati önemdedir.
Bu nedenle turizmde ve istihdamda geldiğimiz nokta da dikkate alınarak Antalya'nın durumunun Hükümetimiz tarafından özel olarak ele alınmasını bekliyoruz."

