SON DAKİKA

logo

Halil Öztürk: Bir tane delikanlı çıkabildi mi ?

Kamuoyunda rant meydanı olarak adlandırılan ve İkiz Kule olarak bilinen binalara kardeş gelen Kent Meydanı’ndaki rezidansların bulunduğu inşaat eleştirilmeye devam ediyor. Belediye Başkanı Halil Öztürk, eleştirilere karşı sözkonusu projenin Elmalı’nın en güzel projesi olacağını iddia ederken, şu andaki değerinin 300 milyon lirayı bulduğunu söyledi. Kent Meydanı projesinin rant meydanı olmadığını kaydeden Başkan Halil Öztürk, “Keşke orası rant meydanı olsaydı da belediyemize daha fazla birşeyler alabilseydik” dedi.

Haziran ayı meclis toplantısında Halil Öztürk’ün, “ Adam niye buraya (kent meydanına)  300 milyon lira harcasın” sözlerine tepki gösteren Ak Parti Büyükşehir ve Elmalı Belediye Meclis Üyesi İsmail Demir’in, “Niye harcamasın. Burada belediyenin bir tane bile dairesi yok, hepsini müteahhit almış ” sözlerine sinirlenen Başkan Halil Öztürk, “Ben bu ihaleyi iptal edeceğim. Getirin bana bir tane 30 metrekare fazla dükkan. Elmalı’daki müteahhitlere söyledim, Türkiye’deki müteahhitlere söyledim. Bir tane delikanlı çıkıpta , cesaret edipte başkanım ben sana 30 metrekare değil 50 metrekare dükkan vereyim demedi. Bir tane delikanlı çıkabildi mi ?” derken, Kent Meydanı’ndaki daire fiyatları da 1 milyon 400 bin liradan başlıyor, 74 daireden ise sadece 4’ü proje içinde daireleri, olan kişilere verilmek üzere belediyenin.
                               * İsa KAVLAK

Kaynak : İsa KAVLAK
Ekleme Tarihi : 2022.06.05 23:06:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Milyonlarca liraya konut satılan 16 katlı rezidansın son bloğu da yerle bir oldu

Depremin vurduğu Hatay’da 16 katlı devasa rezidansın son bloğu da ekiplerin başarılı çalışmasıyla dinamit kullanılarak yıkıldı, o anlar drone kamerasına yansıdı.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük hasar Hatay’da meydana gelmişti. Defne ilçesinde depremde hasar gören yapıların yıkımları da hız kesmeden devam ediyor. Defne ilçesi Çekmece Mahallesi’nde bulunan 16 katlı devasa rezidansın 3. ve son bloğunun yıkımı dinamitle patlatılarak gerçekleştirildi. Kontrollü olarak gerçekleştirilen yıkımda herhangi olumsuzluk yaşanmadı. Drone kamerası ile görüntülenen yıkımın ardından milyonlarca liraya daire satılan rezidanstan geriye enkaz kaldı.
Enkaz kentte dinamitle yıkım gerçekleştiren Abdülaziz Yıldız, iş makineleriyle inmeyen binaları dinamit kullanarak yıktıklarını ifade ederek “Bu gün rabbim kısmet ederse 16 kat, eksi 2 konutlu binayı dinamitledik ve yıkacağız. Burada 4 blok bulunan bir rezidans vardı, üçünü indirdik. Makinelerle inmeyen binaları, dinamitleyip indiriyoruz” dedi.
“Patlatma usulüyle yıkılan 50. binamız olacak”
Şantiye şefi Hasan Türkmen, dinamitle patlatma yöntemiyle 50. binayı yıkacaklarını ifade ederek, “Arkamızda gördüğünüz binalar, çok yüksek katlı olduğu için patlatma usulüyle yıkmaya başladık. Bu şekilde devam ediyoruz. Ekskavatör, makine veya makasla yıkımlar çok zor ve tehlikeli olduğu için biz bu usulü seçtik. Patlatma usulüyle bu gün 50. binamız olacak. 220 bin metrekare alan yıktık, patlatma usulüyle. Devamı da gelecek” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.30 20:15:00
Son Düzenlenme Tarihi :





COP-16 toplantısına Antalya'da ev sahipliği yapacak

(İHA) - Türkiye’de biyokaçakçılıkla mücadele çerçevesinde 2007 yılından bugüne kadar 21 farklı ülkeden 156 kişi hakkında işlem yapılarak, yaklaşık 5,6 milyon lira idari para cezası uygulandı. 
  Dünyada biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla 22 Mayıs 1992 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin kabul edilişinin yıl dönümü olan 22 Mayıs, her yıl tüm dünyada Biyolojik Çeşitlilik Günü olarak kutlanıyor. 
  Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nde, yerkürenin doğal yaşam çeşitliliğinin korunması ve geliştirilmesi hedefiyle, BM tarafından her yıl belirlenen tema çerçevesinde etkinlikler düzenleniyor. 
  BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı, geçen yıl aralık ayında Kanada’da düzenlenmiş, Türkiye’yi toplantıda Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci temsil etmişti. COP-15 toplantısında, Çin ve Kanada'daki iki ev sahibi şehirden dolayı "Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi" adıyla sözleşme imzalanmıştı. Sözleşme ile üye ülkeler biyoçeşitlilik kaybını 2030'a kadar tersine çevirmek konusunda anlaşmaya varmıştı. İmzalanan bu çerçeve sözleşme, biyolojik çeşitliliğin korunmasının üye ülkeler nezdinde güçlü bir kabul görmesi sebebiyle tarihi bir başarı olarak kabul ediliyor. 
  BM, bu nedenle Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki temasını COP 15'te ulaşılan tarihi başarıya dayanarak “Anlaşmadan Eyleme: Biyoçeşitliliğin Yeniden İnşa Edilmesi” olarak belirledi. Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi (Anlaşma) sebebiyle hızla eyleme geçilmesinin önemine dikkat çekilmesi amaçlandı. 
 
  Türkiye COP 15’e aktif katılım sağlamıştı 
  Bakan Kirişci'nin de bir konuşma yaptığı COP 15’e Türkiye aktif bir katılım sağlamıştı. 2024 yılında düzenlenmesi planlanan COP-16 toplantısına Antalya'da ev sahipliği yapacak. Türkiye, bu doğrultudaki çalışmalarını en üst düzeyde sürdürüyor. 
  Aynı zamanda Türkiye son yıllarda, biyoçeşitliliğin sürdürülebilir yönetimini ve sürdürebilir gelişmeyi ülke politikası haline getirerek, ekolojik zenginliği korumaya yönelik pek çok adımlar attı. Türkiye bir yandan her alanda kalkınma hamlelerini yaparken, bir yandan da biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilirliğini sağlayacak çalışmaları birlikte gerçekleştiriyor. 
  Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından biyokaçakçılıkla mücadele kapsamında, 2007 yılından bu güne kadar ülkemizde toplam 86 vakada 21 farklı ülkeden 156 kişi hakkında işlem yapılarak yaklaşık 5,6 milyon lira idari para cezası uygulandı. 
  Biyokaçakçılık vakaları özellikle Doğu Karadeniz, Güneydoğu ve Doğu Anadolu ile Akdeniz Bölgelerinde yoğunlaşıyor. Son beş yılda başta orkide (salep) türleri olmak üzere yumrulu ve soğanlı bitki türleri, yabani buğday, kelebekler, böcek türleri, engerek türleri, semender türleri, turna gagası, kara kaplumbağası, meşe sürgünleri, defne, sandal ve bazı mantar türlerinin yurt dışına kaçırılmak istendiği tespit edildi. 
  Aynı zamanda, biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımına hizmet edecek envanter ve izleme çalışmalarının ulusal düzeyde gerçekleştirilmesi, biyolojik çeşitliliğe ilişkin veri tabanları oluşturulması, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağlayacak geleneksel kullanım yöntemlerinin tespiti ve geliştirilmesinin yanı sıra pek çok proje de hayata geçirildi. Bu projelerle ülkemizin biyolojik çeşitliliğindeki nice cevherler gün ışığına çıkarılacak. Uluslararası arenada da taraf olunan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Türkiye'de 14 Mayıs 1997 yılında yürürlüğe girdi. Türkiye, biyolojik çeşitliliği uluslararası ölçekte koruma çabalarına katkı sağlamak bilinciyle, yükümlülüğünü en iyi şekilde yerine getirme gayreti içinde çalışmalar yürütüyor. 
  Bu çerçevede yürütülen önemli çalışmalardan bazıları şu şekilde: 
  Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi (UBENİS): UBENİS Projesi kapsamında, ülkemizin biyolojik çeşitliliği kayıt altına alınarak bugüne kadar yaklaşık 1 milyon 900 bin veri girişi Nuh’un Gemisi Veri Tabanı’na işlendi. 
  Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilginin Kayıt Altına Alınması Projesi: Bu proje kapsamında hem genetik kaynaklar hem de nesiller boyunca aktarılarak günümüze kadar gelen, kaybolmasına izin verilmeyen genetik kaynaklarla bağlantılı geleneksel bilgiler kayıt altına alınarak korunuyor. Projeden elde edilen çıktılar kısıtlı erişime tabi olarak “Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi”ne aktarılıyor. 
  Sistemde yaklaşık 105 bin biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilgi kayıt altına alındı. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.22 11:53:48
Son Düzenlenme Tarihi :