SON DAKİKA

Trafik polislerinden 1182 sürücüye ceza

Antalya’da trafik düzeninin ve güvenliğin sağlanması amacıyla gerçekleştirilen trafik denetimleri tüm hızıyla devam ediyor. İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince helikopter ve drone destekli gerçekleştirilen trafik denetlemelerinde kurallara uymayan sürücülere ceza kesildi.

Antalya Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince helikopter ve drone destekli trafik kontrolü gerçekleştirildi. Antalya İl Emniyet Müdürlüğünden alınan bilgilere göre 30.05.2022 ile 06.06.2022 tarihleri arasında farklı saatlerde trafik ekiplerince havadan helikopter ve drone destekli emniyet kemeri, radar, yük ve yolcu taşımacılığı, kırmızı ışık denetimi, hatalı sollama gibi konularda denetim yapıldı. Trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla denetim faaliyetlerinin etkin bir şekilde devam edeceği belirtilen açıklamada özellikle sürücülerde denetim duygusunun üst düzeyde tutulmasının hedeflendiği belirtildi.

Antalya’nın birçok noktasında geniş kapsamlı gerçekleştirilen trafik denetlemelerinde eksiği görülen araç ve sürücülerine cezai işlem uygulanırken, sürücüler, trafik kurallarına uymaları konusunda uyarıldı. Antalya İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada havadan helikopter ve drone ile yapılan denetimler haricinde, şehirlerarası yolcu otobüslerine yönelik denetimlerin de devam ettiği bilgisi verildi.

Gerçekleştirilen denetimler sonucu; helikopter–drone denetiminde 548 sürücüye trafik idari para cezası uygulanmıştır. "Yaşam Tüneli Eğitim Çadırı’nda 35 araç ve 270 yolcu olmak üzere toplam 335 yol kullanıcısına eğitim verilmiştir. Yük taşıyan araç denetimi kapsamında 2.244 araç denetlenmiş olup 224 sürücüye idari para cezası tatbik edilmiştir. Alkol ve uyuşturucu madde denetimi kapsamında 1.254 araç denetlenerek 76 sürücüye Trafik idari para cezası tatbik edilmiştir. Radarla hız denetimi kapsamında ise 334 araç denetlenmiş olup 334 sürücüye trafik idari para cezası tatbik edilmiştir.

Antalya’da trafik ekiplerince trafik düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerin yoğun şekilde devam edeceği öğrenildi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.07 12:37:59
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Ali Bahar’dan başpehlivana ‘El ense’

ATSO Başkanı Ali Bahar, 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Başpehlivan olan Yusuf Can Zeybek’i ağırladı. Başkan Bahar, altın kemer sahibi başpehlivana ‘El ense’ çekerek, ‘Nasıl sert mi güçlü mü denemek istedim. Sertmiş, tutulacak gibi değil” diyerek espri yaptı.
Ata sporumuz olan yağlı ..

ATSO Başkanı Ali Bahar, 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde Başpehlivan olan Yusuf Can Zeybek’i ağırladı. Başkan Bahar, altın kemer sahibi başpehlivana ‘El ense’ çekerek, ‘Nasıl sert mi güçlü mü denemek istedim. Sertmiş, tutulacak gibi değil” diyerek espri yaptı.
Ata sporumuz olan yağlı güreş sporunda Antalyalı yörükleri temsil ederek 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde başpehlivan unvanını alıp altın kemeri Antalya’ya kazandıran Yusuf Can Zeybek, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bahar’ı ziyaret etti. Ziyarette başpehlivana anasponsoru Veli Demir ile birlikte Ali Demir, Atilla Uğur, Mustafa Batu Güreç ve Osman Ayas eşlik etti. Buluşmada ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri Murat Totoş ve Mustafa Yayla’da yerini aldı.
Ziyaret sırasında ata sporumuz yağlı güreşlerin gençlere ve çocuklara özendirilmesi konusundaki hassasiyete dikkat çeken Başkan Bahar, yapılabilecek çalışmaları özetledi. Yusuf Can Zeybek bir Antalyalı yörük olarak ismini er meydanına yazdırmıştır bununla da gurur duyuyoruz diyen Başkan Ali Bahar, “Yusuf Can Zeybek, Kırkpınar’da gücünü göstererek Altın Kemer’i Antalya’mıza getirdi. Tarihi Kırkpınar’da mücadele eden bütün güreşçilerimize, ata sporumuzun yaşatılması ve geleceğe taşınmasında verdikleri mücadeleden dolayı teşekkür ediyorum ve Yusuf Can kardeşimi bir kez daha kutluyorum” dedi.

“ATSO ve OSB olarak ata sporumuzu destekliyoruz”
Antalya olarak gündemimizde spor var üstelik sporların en güzeli olan ata sporumuz yağlı güreş var diyerek konuşmasını sürdüren ATSO Başkanı Ali Bahar, “Başpehlivanımızı ağırlıyoruz. Çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Ata sporumuz güreşe ne tür yatırımlar yapabiliriz sorusunu kendimize soruyoruz. Gerek ATSO gerekse OSB olarak gençlerimizi yetiştirebiliriz, çocuklarımızı bu spora özendirebiliriz üzerine sohbet gerçekleştirdik. Yusuf Can Zeybek kardeşimin destekçisi olan Veli Demir’i de buradan kutlamak istiyorum. Yağlı güreşe gönül veren ve katma değer kazandıran bir isim” diye konuştu.

Pehlivana ‘el ense’
Buluşmada başpehlivan Yusuf Can Zeybek ile şakalaşarak, bir güreş terimi olan ‘El ense’ çeken ATSO Başkanı Bahar, “Ben denemek istedim yeterince iyi mi diye, ama fena değilmiş” diyerek yaptığı espri gülüşmelere neden oldu.

“Cumhuriyetin 100. yılında başpehlivanlığı kuşanmak onur verici”
ATSO Başkanı Ali Bahar’ı ziyareti sırasında konuşan altın kemer sahibi Başpehlivan Yusuf Can Zeybek, “Çok mutluyum. Cumhuriyetin 100. yılında başpehlivanlığı kuşanmak benim için onur ve gurur verici. Buradan başkamıza da teşekkür ediyorum. Ata sporumuz güreş için güzel projeler ortaya koyacağını düşünüyorum” dedi.

“Antalyalı Yörüklerin temsilcisi”
Yusuf Can Zeybek inşallah üç kez üst üste alarak altın kemeri alarak Antalya’mıza kazandırır diyen Veli Demir, “Acizane bir yörük beyi olarak başpehlivanımızın beyefendi duruşunu bozmadan bir Antalya yörüğünü temsil ettiğini unutmadan başarılarının devamını diliyorum" diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.14 10:48:07
Son Düzenlenme Tarihi :





Ülkemizde 2 milyon kadının sorunu!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor.

Endometriozis, halk arasındaki yaygın ismiyle ‘çikolata kisti’ normalde rahmin içini kaplayan endometrium dokusuna benzer dokuların rahim dışında büyümesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Ülkemizde üreme çağındaki yaklaşık 2 milyon kadın, bir başka deyişle her 10 kadından biri, endometriozis ile mücadele ediyor. Endometriozis bazı hastalarda hiçbir belirti vermezken, bazılarında ise karın ile kasık ağrısı ve bağırsak problemleri gibi pek çok hastalıkta görülebilen belirtilerle gelişebiliyor. Ayrıca ağrılı adetin olağan bir durum olarak düşünülmesi nedeniyle hekime başvurulmakta gecikilebiliyor. Bu etkenler nedeniyle endometriozise tanı konulması 6-7 yıl gibi uzun bir süreyi alabiliyor. Teşhis ve tedavideki gecikme ise tablonun daha da ciddileşmesine neden olabiliyor. Örneğin infertilite ve böbrek kaybıyla sonuçlanması gibi! Acıbadem Altunizade Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, bu nedenle erken teşhis ve tedavinin endometriozis hastalığında büyük bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Tanı ve tedavideki gecikmeyi önlemek için öncelikle hastalığın sinyalleri iyi tanınmalı ve zamanında hekime başvurulmalıdır. Özellikle ağrılı adet görme, ağrılı cinsel ilişki ve adet döneminde ağrılı dışkılama varsa, akla mutlaka endometriozis gelmelidir.” diyor. 

 Nedeni henüz bilinmiyor 

Endometriozis hastalığının oluşum sebebi hala bilinmemekle birlikte pek çok teori öne sürülüyor. Üreme çağındaki kadınlarda rahim her ay hamilelik için hazırlanıyor ve rahmin iç tabakası kalınlaşarak embriyonun yerleşmesi için hazır hale geliyor. Hamilelik oluşmazsa bu tabaka adet kanamasıyla birlikte vücuttan atılıyor. En çok kabul gören teoriye göre; bazı durumlarda adet sırasında endometrial doku (rahmin en iç tabakasındaki bebeğin hamilelikte yerleştiği zar) peritoneal boşluğa, yani karın boşluğuna geri akıyor. Endometriozis en sık yumurtalıklar, tüpler ve rahim üzerinde oluşuyor. Nadiren de olsa bağırsaklar, mesane, eski ameliyat yeri, tırnak, meme, diyafram, göz ve burun gibi pelvik dışındaki bölgelere de yerleşebiliyor. Endometriozis lezyonlarının yol açtığı bu kistlere ‘çikolata kistleri’ deniyor. 

 Özellikle 3 belirtisi çok önemli! 

Endometriozisin en sık görülen belirtisi, adet döngülerinde artan pelvik ağrıları oluyor. Kadınlarda adet kanaması sürecinde endometrium dokusunda da kanama meydana geldiği için adet ağrısı çok daha şiddetli bir seyir izleyebiliyor. Ayrıca normalden daha ağrılı kramplar gelişebiliyor. Adet döngüsünün uzadığı durumlarda bel ve karın ağrısı da oluşabiliyor. Cinsel ilişki sırasında ve sonrasında gelişen ağrı ile adet dönemi boyunca ağrılı dışkı olması da endometriozisin diğer iki önemli belirtilerinden. Adet döneminde aşırı miktarda kanamanın yanı sıra nadiren de olsa adet döneminde yorgunluk, ishal, kabızlık, şişkinlik ya da aşırı bulantı gibi semptomlar da görülebiliyor. 

 Tanı için hastanın detaylı öyküsü şart

Endometriozis tanısında en önemli aşamayı hastanın detaylı alınan öyküsü oluşturuyor. Normal bir pelvik muayene, kist ya da skar dokusunu kolaylıkla belirleyebilse de çikolata kisti teşhisinde yeterli olmayabiliyor. Tam teşhis için sıklıkla ultrason, ihtiyaç halinde de Magnetik Rezonans gibi görüntüleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Ultrason genellikle tanıda yeterli geliyor. Ultrason ile hastalığın ne durumda olduğu, ne kadar yaygın olduğu, komşu organlarda tutulum olup olmadığı tespit edilebiliyor. 

 Ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir

Endometriozisin zamanında teşhis ve tedavi edilmemesi durumunda ciddi sağlık sorunları gelişebiliyor. Geç teşhis edildiğinde yumurtalıkların fonksiyonelliği ve yumurta rezervleri (yumurta sayısı) olumsuz etkilenebiliyor ve bunun sonucunda infertilite (kısırlık) oluşabiliyor. Öyle ki çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınların yaklaşık yüzde 40’ında endometriozis tespit ediliyor. Prof. Dr. Taner Usta, “Erken teşhis ve tedavi edildiğinde ise endometriozis sorunu yaşayan pek çok kadın çocuk sahibi olmayı başarabiliyor" diyor. Endometriozisin yol açtığı bir başka önemli sağlık problemi ise böbrek kaybı! Çünkü iyi huylu ama kötü seyirli olabilen çikolata kisti, idrar yollarına giden borucuğu daraltarak sessiz böbrek kaybına neden olabiliyor. Bunların yanı sıra derin endometriozisin bağırsağı tıkaması sonucu bağırsak tıkanıklığı tablosu gelişebiliyor. Ayrıca yapılan çalışmalar endometriotik dokuların zamanla kansere dönüşebileceğini de ortaya koyuyor. Hastalık ilerlemesine rağmen tedavi edilmezse cerrahi operasyonla yumurtalıkların ve rahmin alınması noktasına da gelinebiliyor. 

 Tedavi edilebilen bir hastalık

Endometriozis günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık. Tedavisinde bazı durumlarda ilaç kullanımı yeterli olurken, bazen cerrahi tedavi gerekebiliyor. Hastalığın evresi, ağrının şiddeti, semptomlar ve hastanın çocuk isteği gibi etkenler tedavinin yaklaşımını belirliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Taner Usta, cerrahi yöntemin genellikle yumurtalık ve rahim gibi pelvik organlarında anatomik bir sorun oluştuğunda ya da idrar yolları veya bağırsaklar tıkandığında tercih edildiğine işaret ederek, sözlerine şöyle devam ediyor:

“Endometriozis cerrahisi tüm dünyada kapalı şekilde yapılıyor. Çoğunlukla yumurtalık dokusu ile rahmin korunduğu, yani sadece endometriotik dokuların vücuttan çıkarıldığı koruyucu yöntem tercih ediliyor. Çocuk sahibi olmak istemeyen veya tekrarlayan endometriozis cerrahisi geçiren daha ileri yaşlardaki hastalarda ise rahmin alınması ameliyatı olan histerektomi, özellikle dokuların rahimde tutunduğu hastalarda yapılabiliyor. Bazı durumlarda yumurtalıkların alınması gerekebiliyor. Cerrahi tedavide edinilen tecrübeler ve yaşanan gelişmeler sayesinde çikolata kistlerinin ameliyat sonrasında tekrar etme riski günümüzde deneyimli merkezlerde oldukça düşük oranda seyrediyor.”

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.14 08:46:58
Son Düzenlenme Tarihi :