SON DAKİKA

logo

Yerel Harikalar Dolabı AKS Kaleiçi Evi’nde açıldı

2020 yılında VAHA programı kapsamında Antalya Kültür Sanat ve Kültür Rotaları Derneği işbirliğiyle oluşan ve bu sene uluslararası ortaklarla devam eden VOYN! Kültür Topluluğu’nun sergisi “Yerel Harikalar Dolabı” AKS Kaleiçi Evi’nde açıldı.

“Yerel Harikalar Dolabı” sergisi, Antalya ve çevresindeki, özellikle kırsal bölgede yer alan kültür ve tabiat varlıklarının peşine, sanatsal bir ifade yoluyla düşmeyi amaçlıyor. Sergide yer alan objelerin arasında, geçmişten günümüze dek sürdürülen yerel zanaatler, elle hasatın yapıldığı dönemden kalan yavaş tarım aletleri gibi somut kültür varlıklarının yanı sıra, bölgemizdeki sistematik ve ekolojik yıkıma karşı direnen aktivistlerin direniş öyküleri; ya da kilometrelerce uzaktan Likya Yolu’nu yürümeye gelmiş yürüyüşçülerin izlerini metaforik anlamda temsil eden, tasarlanmış hazır nesneler, sanat yapıtları ve bir adet ses peyzajı bulunuyor.

 

Sergideki objeler bir “yerel harikalar dolabı”nda izleyiciyle buluşuyor. Yapısı itibariyle klasik bir sergiden ayrılan ve bir hazine sandığını andıran bu sergileme yöntemi, izleyiciyi kendi başına keşfetmeye ve objelerle bir etkileşim kurmaya davet ediyor. Dolap, ilerleyen günlerde Likya Yolu üzerindeki çeşitli köyler de de sergilenerek bir nevi gezici bir sergiye dönüşecek.

 

Yerel Harikalar Dolabı 21 Haziran 2022 tarihine kadar AKS Kaleiçi Evi’nde ziyaret edilebilir.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.06.17 10:22:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Her 8 günde 1, 48 yılda 2 bin eser ortaya çıkardı

Antalyalı sanatçı Salih Yön, resim öğretmenliği görevinden emekliliğine bir yıl kala istifa ederek kendisini sanata adadı. Salih Yön, 48 yıllık sanat hayatında bugüne kadar 2 binden fazla eser yaptı.
Muratpaşa ilçesinde yaşayan Sanatçı Salih Yön, sanat yaşamına 48 yıl önce resim defterine yaptığı çalışmalar ile başladı. Uzun bir süre Amasya’da resim öğretmenliği görevini yerine getiren Yön, emekliliğine 1 yıl kala istifa etti. Sanat yaşamıma 1975-1976 öğretim yılında ilkokul çağlarında resim defterime yapmış olduğum resim ile başlayan Yön, 48 yıllık kesintisiz bir sanat yaşamı oldu.

“Sanatı tercih ettim”
İşinden istifa ederek sanatı tercih ettiğini söyleyen Yön, “Kendi özgür irademle sanatta yol alabileceğim, kendimi ifade edebileceğim şekilde sanatı tercih ettim ve uzun bir süredir sanat yolculuğum hiç kesintisiz devam etti. Tabi ki sanat yolculuğumun yanı sıra bunun içinde profesyonel olarak sanat yapmamın dışında koleksiyonerlik de yapmaya başladım. Ayrıca yaklaşık 20 yıldan uzun bir süredir biriktirdiğim etnografik eserler ile de müzecilik alanına girdim. Müzecilik alanında şuanda belki de Antalya bölgesinde en büyük çeşitliliğe sahip etnografik eserler koleksiyonuna sahip oldum. Bu çabamda nihayetinde hem resim müzesi, hem etnografya müzesi, sanat galerisi ve sanat atölyesi ile bir kompleks olarak toplumla buluşturmak çabası içerisinde çalışmalarıma devam ediyorum” dedi.

“Çok sayıda sergi açtı”
48 yıllık sanat serüveninin olduğunu anlatan Yön, “48 yıllık kesintisiz süren sanat yaşamımda şimdiye kadar 38 kişisel sergi açtım. 200’den fazlada karma sergilere iştirak ettim. Ayrıca bulunduğum kentte 8 yıl boyunca ulusal sanatçı buluşmalarına, 4 yıl uluslararası sanat çalıştayları ve diğer sanat birliktelikleri gerçekleştirdim” ifadelerine yer verdi.

“2 binden fazla eser ortaya koydum”
Sanat hayatında yaklaşık 2 bin eser ortaya koyduğunu söyleyen Yön, “Yaklaşık yarım asırdır devam eden bu kadarlık süre içerisindeki sanat çalışmalarımda şu ana kadar 2 binden fazla eser ortaya koydum. Eserlerimin büyük bir ekseriyatı koleksiyonerlerin elinde koleksiyon olarak tutulmaktadır. Sanat yaşamımdaki şu anda geldiğim noktada resimlerime bakıldığı zaman sadece sarı resim gören insanlarda olmaktadır. Tabi ki resmin gerçekten incelendiğinde o resimlerin tamamen sarı ton olmadığını ana rengin sarı olup, sarının tonlarıyla oluşturulmuş kırmızının, mavinin yeşilin ve sarının her türlü rengin belirli bir armonik bir yapı içerisinde yapıldığını, bir süzgeçten geçirildikten sonra daha doğrusu benim yüreğimin duygu süzgecinden geçtikten sonra bu şekilde çıkmaktadır. Tabi ki bu ilkokuldan bu tarafa, 48 yıldır yaptığım çalışmalar en başından beri bu şekilde olmadı. Belirli bir çalışmadan sonra insan belirli bir sanat felsefesine ve belirli bir olgunluğa ulaştığı noktada artık kendi DNA’sında mevcut olan bilgilere ulaşıyor. O ulaştığı bilgiler neticesinde kendi duygu süzgecinden geçirdikten sonra ortaya çıkan sanat eseri oluyor. Değilse herhangi bir şeyi zaten boyadığınız noktada resim olur” dedi.

“Ayak bastığım noktaları tuallerime aktarıyorum”
Yön, konuşmasına şöyle devam etti: “Yapmış olduğum çalışmaları geçtiğim, gördüğüm, ayak bastığım, oradaki yaşanmışları teneffüs ettiğim ve hissettiğim noktada tuallerime aktarıyorum. Tabi ki bunun birkaç yöntemi var. Benim için önemli olan gidip orada küçük bir eskize sadece kompozisyon çıkarmaktır. Değilse onun rengi, yeşili mavisi değil. Çünkü benim duygu süzgecimden çıkacak renkler farklı. Gittiğim yerde fotoğraflama yapıyorum. Daha sonra Atölyede önce kafamda tasarlama yapıyorum. Kafamda eğer yapmamışsam, tualin başına oturmuşsam o resim bitmez. Önce kafamda tasarladığım noktada yarısını bitirmiş oluyorum. Tualin başına oturduğum noktada ise günün çalışma biçimine göre gelen giden misafirlerim olmazsa tuale başladığım aynı gün bitiriyorum. Misafirlerim gelirse 2-3 günde tamamlıyorum."

“Sanat benim yaşam biçimim”
Sanatı bir yaşam biçimi ve yaşadığı yeri sanat adına yaşanır hale getirmek felsefesini edindiğini söyleyen Yön, “Sanat benim bir yaşam biçimim. Çünkü sanatın bir bireye kattığı değerleri çok iyi bilen insanım. Sanat özünde sevgiyi, hoşgörüyü ve barışı barındırır. Çünkü evren frekanslarla işliyor. Her bir rengin frekansı var. Her bir duygunun frekansı var. Dolayısı ile kötü düşünen bir insan kötü duygu sahibi olur. Kötü duygu sahibi olan bir insan kötü hareket eder ve sonuçta kötü olur. Ama sanat her zaman söylediğim gibi topluma kazandırılması, bireylerin bu işin içine dahil olması ve toplumun barış ve huzur içinde yaşaması için en gerekli olan şeyler içinde olduğunu çok iyi bilen biriyim. Sanat insanı ve bireyleri farklı kılar. Farklı bilgili bireyler olarak toplumda yer almalarını sağlar. Diğer bireylerden farklı olmasını sağlar. Bundan sonra benim yapacağım tek şey bu güne kadar olduğu gibi sanata adanmış bir hayat olacak. Hayatımın sonuna kadar son nefesime kadar sanatla yaşıyor olacağım” açıklamasına yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 10:56:05
Son Düzenlenme Tarihi :





Bakan Soylu: “Hatay’da 21 bin 391 enkazın 14 bini kaldırıldı”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay’da 21 bin 391 enkazın şu ana kadar 14 bininin kaldırıldığını söyledi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hatay Afet ve Acil Durum Yönetimi Merkezi’nde katıldığı değerlendirme toplantısının ardından basın açıklamasında bulundu. "Hem geçici barınma merkezlerindeki standartlar yükseltilmeye çalışılıyor hem de geçici barınma alanındaki vatandaşlarımızın taleplerini en üst seviyede karşılamak için büyük bir gayret gösteriyoruz" diyen Bakan Soylu, “Bir taraftan çadır kentler, diğer taraftan da konteyner alanlar var. Hatay’da şu ana kadar konteyner alanlarına indirilen 14 binin yaklaşık 6 bin tanesinde vatandaşlarımız yaşıyorlar. Önümüzdeki hafta sonuna doğru, yani bayram olmadan 10 bin aileyi konteyner alanlarına geçirmiş olacağız” dedi.

“21 bin 391 enkazın 14 bini kaldırıldı”
Hatay genelinde 21 bin 391 enkaz bulunduğunu ifade eden Bakan Soylu, “Bu 21 bin 391 enkazın şu ana kadar 14 bini kaldırıldı. Hem acil yıkılacak hem de aynı zamanda enkaz halinde olanları kaldırdık ve döküm sahalarına getirildi. Hatay’da günde ortalama 14 bin kamyon sefer yapıyor. Bölgenin hemen hemen yüzde 40’ında çalışmalar devam ediyor. Başta söylediğim gibi diğer illerin bayrama kadar biteceğini değerlendiriyoruz. Ancak, Hatay’da 10 günlük daha sürecimizin olduğu konusunda tespitimiz, öngörümüz var. Bayramdan sonra 10 günlük sürecimiz var” ifadelerini kullandı.

“Hatay’a yönelik bilgi kirliliği ve kafa karışıklığı oluşturulmaya çalışılıyor”
Kentte bulunan ve depremden etkilenen tarihi yapılara dair de açıklamalarda bulunan Bakan Soylu, “Yine bunun yanı sıra özellikle hem enkaz alanını ilgilendiren, hem de yıkım alanını ilgilendiren tarihi miraslarımız var. Özellikle Habib-i Neccar Camii’nin etrafında oluşan bir durum var. Buraya Kültür Turizm Bakanımız da geldiler ve gerekli değerlendirme ile tespitlerini yaptılar. 5 Nisan’da burası Turizm Bakanlığı tarafından riskli alan ilan edildi. Maalesef Hatay’a yönelik bir takım bilgi kirliliği ve kafa karışıklığı bilerek oluşturulmaya çalışılıyor. Çünkü oluşturmaya çalışanların bu meseleyi bizden de daha iyi bildiğini ve takip ettiğini biz de biliyoruz. Birincisi; o bölgede öncelikle tespitler yapıldı ve o bölge risk alanı ilan edildi. Orada yollar da dahil olmak üzere ciddi derecede bir yıkıntı var. Bu yıkıntıya şu ana kadar çok az müdahale edildi. Hatay’daki Kültür Bakanlığımızla birlikte kazı başkanı, Valilik, AFAD, Çevre Şehircilik hep beraber bir çalışma içerisindeler. Kazı başkanının başkanlığında yürütülen o tarihi mirasa ait bir süreç söz konusu. O da şu; ilk önce o Habib-i Neccar Camii etrafındaki alanla ilgili yolları kapatan taşlar numaralandırılacak ve ardından onlar bir alana taşınacak. Orada tarihi mirasımız olan ve tarihi mirasımız olmayan yapılar var. Elbette ki bütün bu yapıldıktan sonra tarihi mirası olan yapılar duracak ama tarihi mirası olmayan yapılar oradan kaldırılacak enkaz olarak. Birinci süreç böyle işleyecek” diye konuştu.

“Riskli alan ilan edilmesinin sebebi tarihi mirasımızı korumak”
İşleyecek olan ikinci süreçle ilgili de bilgi veren Bakan Soylu, “Burası bir risk alanı olduğu için herhangi bir yerine de dahil olmak üzere bir şey yapılma imkanı varsa da yapılamayacak diye bir tezvirat oluşturuyor. Bu da doğru bir bilgi değil. Bu da yanlış bir bilgi. Maalesef üretilen bir bilgi olarak değerlendirmek zorundayız. Tam anlamıyla riskli alan ilan edilmesinin sebebi tarihi mirasımızı korumak. Yani oradaki diğer meseleleri veya diğer yapılanları korumak tarihi mirasımızı korumak ve o hassasiyetle çalışmak. O iş planı içerisinde çalışmak. Burada gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Önümüzdeki günlerde yine valimizin başkanlığında, vali vekilimizin başkanlığında gerekli bilgilendirmeler yapılacak. Buradaki süreçte bu şekilde yürümüş olacak. İnşallah bayram hazırlıkları yapılıyor. Kadir Gecesi hazırlıkları yapılıyor. Bütün bunlarla birlikte burada depremzede hemşerilerimizin sonuna kadar yanında olacağız. Onları yalnız bırakmayacağız. Kalıcı konutların yapımı devam ediyor. Burada Sağlık Bakanlığımız tarafından yapılan hastanelerin de yapımı devam ediyor. Temelleri atılmaya devam ediyor” diyerek konuşmasını tamamladı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.14 17:54:03
Son Düzenlenme Tarihi :