SON DAKİKA

Gazipaşa’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü töreni

Gazipaşa’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi dolayısıyla tören düzenlendi.
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108’inci yıldönümü nedeniyle Cumhuriyet Meydanı’nda resmi tören düzenlendi. Törene Gazipaşa Kaymakamı Orhan Altun, Cumhuriyet Savcısı İbrahim Sakin, Belediye Başkanı Mehmet Ali Yılmaz, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, gaziler, öğretmen ve öğrenciler ile vatandaşlar katıldı. Gazipaşa Kaymakamlığı çelenginin Atatürk büstüne sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Günün anlam ve önemini belirten konuşma ise, Jandarma Astsubay Üstçavuş Halil Kapusuz tarafından yapıldı. Kapusuz, “Bugün burada vatanına göz diken düşmanlarına karşı en güç şartlarda savaşarak ölümlerin en büyük mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizi anmak, onlarla övünmek, onlarla Türk milletinin ölümsüzlüğünü bir defa daha dünyaya haykırmak ve ebedileşen adları önünde saygıyla eğilmek için toplanmış bulunuyoruz” dedi.
“Türk’ün ulusal mücadele tarihine altın harflerle yazılan Çanakkale Zaferi’nde ve mukaddes vatanımız için canlarını seve seve feda eden şehitlerimizin şehitler gününü idrak etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktayız” diyerek konuşmasını sürdüren Jandarma Astsubay Üstçavuş Halil Kapusuz, şöyle devam etti:
“Çanakkale Zaferi, dünya literatüründe bir dönüm noktasının yaşandığı, güç dengelerinin tamamen değiştiği, olayların akışı üzerinde Türk milletinin belirleyici ve aktif rol oynadığı ve de kurtuluş mücadelemizin ilk meşalesinin tutuşturduğu yüce Türk milletinin başkomutanımız Kemal Atatürk önderliğinde kahramanlık ve fedakarlıkların zirve noktasına ulaştığı bir prestij ve azmin mücadelesi olmuştur. Tarih boyunca gurur, inanç ve istekle mücadele ederek şu anlaşan katan bir devir açıp bir devir kapayan, Milletin sinesinde ölümsüzleşen, Kalplerin imanla ve sorumluluk aşkıyla dolu olarak vatan ve hürriyet uğruna Pilevne, Dumlupınar, Çanakkale, Sakarya, saymakla bitmez daha nice vatan toprağında canlarını seve seve feda eden aziz şehitlerimiz rahmet ve minnetle anıyoruz. Bağımsızlığımızı ve hürriyetimi şehitlerimize borçluyuz. Şehitler olmayan bir ülkenin geçmişi olmadığı gibi geleceği de olamaz. Biz de aziz şehitlerimizin bıraktığı eserleri sonsuza kadar yaşatacağımıza söz veriyoruz. Andolsun ki dünya var olduğu müddetçe Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Sizleri hayatımız boyunca severek ve sizlere layık olmak için ömrümüzü feda etsek, yine de hakkınızı ödeyemeyiz. Aziz şehitlerimiz. Sizler bayrağımıza renk oldunuz, bu toprakları kanlarınızla sulayarak bizlere vatan yaptınız. Ölümsüzleşen adlarınız tarihe yazıldı. Bugün gönlümüzde oluşan duygu; yas ve üzüntü değil, gururdur iftihardır, mutluluktur. Sizler ölmediniz daima içimizde yaşayacaksınız. Ruhlarınız şad olsun. Kutsal vatan topraklarını, canları pahasına müdafaa ederek şehitlik mertebesine ulaşan aziz şehitlerimiz, yattıkları yerlerde şunu hissetmelidir ki; temiz kanlarıyla sağladıkları kutsal vatan toprakları, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk gençliği ve tüm Türk ulusu tarafından en kutsal emanet olarak müdafaa ve muhafaza edilecektir.”
Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan resmi törenin ardından Antalya Büyükşehir Belediyesi Gazipaşa Kültür Merkezi’nde anma programı düzenlendi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Gazipaşa Fen Lisesi tarafından hazırlanan 18 Mart Tratoryosu, salonda bulunanlar tarafından ilgiyle izlendi.
Programın ardından protokol üyeleri tarafından Korubaşı Mahallesi Canavarcık Mezarlığı’nda iehit Süleyman Gür’ün ve Beyobası Mahallesi Karakısık Mezarlığı’nda şehit Ahmet Şen’in kabirleri ziyaret edildi. Kabirleri sulayıp, çiçek bırakan protokol üyeleri, şehitler için dua etti.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.19 11:07:09
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Düzen: “Savaş değil, seçim yapıyoruz”

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde adayların çoğunluğu elde edememeleri nedeniyle 28 Mayıs’ta tekrar yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda  bulundu. Düzen, “Savaş değil, seçim yapıyoruz…” dedi.

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde adayların çoğunluğu elde edememeleri nedeniyle 28 Mayıs’ta tekrar yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin açıklamalarda  bulundu.

Savaş değil, seçim yapıyoruz diye açıklama da bulunan Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan Düzen,  Seçim kazanmak uğruna toplumu dinli-dinsiz, vatansever-hain, illet-zillet ya da darbeciler şeklinde ayırıma tabi tutmak kabul edilemez diyerek; “ Nitekim tüm kamu imkânlarını ve resmî kurumlarını dahi seferber ederek hukuka aykırı bir şekilde yürüttükleri seçim çalışmalarında, iftira ve montaj videolarla yaptıkları kara propagandalarına rağmen istedikleri başarıyı elde edemediler. 2. tur seçimlerine az bir zaman kaldı. Yeniden sandık başına gideceğiz. İnanıyoruz ki halkımız, kara propagandalara, yandaş medya ve trollerin linç kampanyalarına, iftira ve sahte video görüntülerine aldırmadan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na cumhurbaşkanı olarak görev verecek ve liyakatin, adaletin, hukukun ve istişarenin esas alındığı bir yönetime evet diyecektir” diye konuştu.

Kriz, kaos, kargaşa, şiddet, terör, kutuplaşma, adaletsizlik, liyakatsizlik, rüşvet, yolsuzluk, ahlâkî tahribat, ekonomik yıkım anlamında kendilerinin neden olduğu sorun olarak ortaya çıkan ne varsa tamamının faturasını muhalefete kesen bir siyaset anlayışının bu ülke yönetiminde söz sahibi olması en ciddî bekâ sorunu olduğunu belirten Düzen, Sorunların odağında iktidarın bizzat kendisi vardır. Sorunların nedeni olanlar sorunlara çare olamazlar diye açıklarında belirterek; “Hazineden sorumlu bakanın kendi ifadesiyle bu ülkede kazananlar kahir ekseriyet dar gelirli değil, iktidara yakın çevreler müteahhitler, çeteler, faiz lobileri ve üçer beşer yerden maaş alan, servetlerine servet katan vicdansızlardır. Toplumsal çözülmeye ve çürümeye bağlı olarak son kalemiz aile tehlikededir. Huzur ve barış gittikçe bozulmaktadır. Fuhuş, uyuşturucu kullanımı ve madde bağımlılığı, ateizm, deizm ve benzeri sapkın akımlar, astronomik borçlar, güvenliğimizi, geleceğimizi tehdit edecek boyuttadır. Fakat belli bazı konularda toz pembe tablolar çizip ‘uçuyoruz, şahlanıyoruz’ diye algı yaparak ya da muhalefete ‘bunlar terörist, bunlar hain, bunlar dinsiz’ iftiraları atarak sorun yokmuş, her şey yolundaymış gibi hareket ederek çirkin bir kampanya yürütseler de artık mızrak çuvala sığmıyor.” İfadelerinde bulundu.

28 Mayıs’ta yapılacak olan seçimin önemine değinen ve eleştirilerde bulunan Düzen’in açıklamasının devamında, Sn. ERDOĞAN cumhurbaşkanı sıfatı ve kamu imkanlarıyla, aday gösterdiği bakanlar ise bakanlık sıfatı ve kamu imkanlarıyla şehir şehir dolaşıp millet ittifakı ve millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Sn. KILIÇDAROĞLU aleyhinde akla hayale gelmeyecek iftiralar ve yakıştırmalar yaptılar. Hiç utanmadan, sıkılmadan, Allah’tan korkmadan sahte/montaj bir videoları hakikat diyerek millete izlettirdiler.

Halbuki gerek Fetö, gerekse HDP ve terör yapılanmalarının odağında kendileri vardır. Yıllarca Fetö’ye istediklerini verdiler. Bir taraftan dini sembol ve kavramlarımıza vurgu yaparlarken diğer taraftan da İslam’ın bazı hükümlerinin artık uygulanamayacağını ileri sürerek güncellemekte ve kavramlarımızın içini boşaltmakta bir sakınca görmediler. Yıllarca okyanus ötesine selam yolladılar. PKK ve tüm terör unsurlarını koruyup kollayan, İslam ülkelerini yağmalayıp milyonlarca Müslümanı katleden ABD ve diğer koalisyon güçlerine destek vermekten geri durmadılar. ABD ile stratejik dost ve müttefik olup İsrail ile normalleştiler.

Şanlı Ay yıldızlı bayrağımızı İslam ve insanlık düşmanı terör devleti İsrail’in bayrağı ile yan yana getirip kahraman askerlerimize taşıttılar. İmralı canisinin görüşlerini benimsediklerini ve bu katilin İmralı’daki konforunu artırıp hayata dahil ettiklerini, apo posterini ve pkk bayraklarını sallamanın suç olmaktan çıkarıldığını, HDP’ye bir rol verip büyüttüklerini bizzat kendileri resmî olarak açıkladılar. Terör unsurlarını üstelik pide ısmarlayarak ülkemiz topraklarından güvenle yolcu ettiler. Şanlı ordumuza işgalci diyen terörist şarkıcıyı davet edip megri megri türkülerini beraber seslendirdiler. Fakat ne yazık ki kontrollerine aldıkları görsel ve basılı medyayı kullanarak yalan ve iftiralarına devam etmekten çekinmediler. Medya üzerinden trollerini salarak tam bir linç kampanyası yürüttüler. Biz terörün her türlüsüne lanet ediyoruz. Bugün Öcalan’dan bir mektup daha getirilse, birisi yine İmralı’ya destek için tekrar gönderilse, ya da kırmızı bültenle aranan terörist katiller cumhur ittifakı lehine TRT’ye çıkarılsa bunu sorun etmeyecek kişiler bugün kalkmış bize vatanseverlik dersi veriyor. Bizim inancımıza, mukaddesatımıza, vatanımıza, milletimize olan sevgimizi tartmak kimsenin hakkı ve haddi değildir. Tarihi bir seçime gidiyoruz. Bu seçimde yalnızca ülkemizin 13. Cumhurbaşkanını seçmeyecek, aynı zamanda çocuklarımızın geleceğine ve ülkemizin gidişatına yönelik de çok büyük bir karar vermiş olacağız.

Gayemiz, Türkiye’yi ve tüm dünyayı herkesin insan onuruna yaraşır şekilde geleceğe umutla baktığı, toplumsal barış, güven ve huzurun tesis edildiği adil paylaşımın olduğu insanca yaşanabilir hale getirmektir.” sözlerine yer verdi. -parti bsn.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.24 12:32:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalyalı ev hanımları, imece usulü yufka ekmek geleneğini yaşatıyor

Antalya’da gelenek haline gelen kışlık yufka ekmek yapımı telaşı başladı.
Akseki ilçesinde kadınlar, sofraları vazgeçilmek lezzetlerinden yufka ekmekleri imece usulü yapıyor. Kadınların yardımlaşarak yaptığı yufka ekmekler, sofralarda büyük bir lezzetle tüketiliyor.
“Önce hamurlar yoğruluy..

Antalya’da gelenek haline gelen kışlık yufka ekmek yapımı telaşı başladı.
Akseki ilçesinde kadınlar, sofraları vazgeçilmek lezzetlerinden yufka ekmekleri imece usulü yapıyor. Kadınların yardımlaşarak yaptığı yufka ekmekler, sofralarda büyük bir lezzetle tüketiliyor.
“Önce hamurlar yoğruluyor, sonra ateşler yakılıyor”
Akseki’nin Alaçeşme Mahallesi’nde sabahın erken saatlerinde bir araya gelen kadınlar, imece usulü hava kararıncaya kadar yufka ekmeği pişiriyor. Herhangi bir katkı maddesi kullanılmadan un, tuz ve su ile yoğrulan hamurlar, maharetli ellerde beze haline getiriliyor. Diğer kadınların oklavalarında incecik açılıp yufkaya haline getiriliyor ve daha sonra odun ateşi üzerindeki saçta pişirilerek yufka ekmek halini alıyor. Evlerin serin yerlerinde ve depolarda muhafaza edilen yufka ekmekler, bayatlamadan kış boyunca tüketiliyor.
“Yufka ekmek vazgeçilmezimiz”
Ev hanımı 55 yaşındaki Şükran Arıcı, yufka ekmek yapmayı çocukluğunda annesinden öğrendiğini hatırlayarak, "Kış hazırlıklarına başladık. Komşularımız ile birlikte toplanıp vazgeçilmezimiz olan yufka ekmek yapıyoruz. 5-6 arkadaş toplanıp komşulara iki gün süre ile yufka ekmek yapıyoruz. Senede iki kez, bazen 3 kez ekmek yapıyoruz. Bazen arada yaptığımız günlerde oluyor. Bazen arkadaşlara ödünç ekmek yapıyoruz. Bazen de ücretle yevmiyeye gideriz. Günde 2 çuval yufka yapıyoruz. İki günde ise 4 çuval undan ekmek yapıyoruz. Gücümüzün yettiği kadar yapıyoruz. Sonbahara kadar bu ekmeği yiyoruz. Sonbaharda ise yazın yiyeceğimiz ekmekleri yeniden yaparız. Bu ekmekler kesinlikle bayatlamaz. Zaten kuru bir şekilde saklıyoruz. Yiyeceğimiz kadar alıp sulayıp tüketiyoruz. Daha sağlıklı, mayası yok. Sadece tuz, un ve sudan oluşuyor. Yufka ekmek bizim vazgeçilmezimiz” dedi.
“Bir çuval undan 500 yufka”
Yufka ekmeğin çok bereketli olduğunu söyleyen Arıcı, “50 kilo gramlık 1 çuval undan yaklaşık olarak 500 yufka ekmek çıkıyor. Biz yufkayı yapmak zorundayız. Hazıra dağlar dayanmaz. Biz yufkaya alışkınız. Allah eksikliğini göstermesin. Çarşıdan ekmek alsak ta o bizim ihtiyacımızı karşılamıyor. İşimiz aşımız yufka yapmaktır” diye konuştu.
“İmece usulü yapılıyor”
Ev hanımlarından Durdu Kabakcı, komşulara arkadaşları ile birlikte olup sırayla yufka ekmek yaptıklarını anlattı. Kabakcı, “Biz yılda 2 defa ilkbahar ve sonbaharda yufka ekmek yapıyoruz. Şu anda kışlık ekmeklerimizi yapıyoruz. Bizim evimiz bakkala uzak, her zaman gidip ekmek alamıyoruz. Evimizde yufkamızın hazır olması lazım. İstediğimiz saat sulayıp ıslatıyoruz yiyoruz. Yufka köy yerinde olmazsa olmazımızdır. Yufkayı yapmak zorundayız. Köy yerinde imkanlar kısıtlı. O yüzden evimizde hazır bir katığın bulunması lazım. Komşularım ile birlikte birleşip yapıyoruz. Bazen yevmiye usulü, bazen imece usulü bir birimize yardımlaşıp hep birlikte yapıyoruz. Zaten ekmek fiyatları çok fazla. Herkes köy yerinde ekmeğe zaten ulaşamıyor. O yüzden yufka bizim için çok karlı. Hem de hazır bir katık. Yazın arttırıyoruz. Kışın yiyoruz. Yani köy yerinde olmazsa olmaz yufka. Hemen hemen her evde yufka yapılır. Çok az insan yapmaz. Şu anda kışa hazırlık yapıyoruz. İhtiyaçları ölçüsünde bir iki gün insanlar kışlık yufkalarını yaparlar. Bu ekmekler bahara kadar yeniliyor. Bitince ilkbaharda yeniden yapıyoruz. Aile ekonomisine ise iyi bir katkı sağlıyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.17 11:20:30
Son Düzenlenme Tarihi :