SON DAKİKA

Virajı alamayan otomobilin direğe çarptı: 1 yaralı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde virajı alamayan otomobilin direğe çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı. Kaza anıysa güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Kaza, Sorgun Mahallesi Titreyengöl Caddesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Kemal Yıldırım’ın kullandığı 31 AIS 468 plakalı otomobil, viraja geldiği sırada sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kaldırımda bulunan betonarme aydınlatma direğine çarptı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada otomobilde yolcu olarak bulunan Duygu Akman yaralandı.
Duygu Akman, sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 09:56:52
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bahar yorgunluğunu önlemek için 8 öneri

Diyetisyen Berna Ertuğ, bahar yorgunluğunu; kahvaltı ve düzenli beslenme alışkanlığı, düzenli su tüketimi, alkol tüketimine sınır, kontrollü kafein, C vitamini besinlerden karşılama, düzenli uyku ve aktif bir yaşama geçerek önlenebileceğini bildirdi.
Memorial Antalya Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Berna Ertuğ, kış mevsiminin ardından heyecanla beklenen güneşli bahar günlerinin yorgunluk hissini de beraberinde getirdiğini belirtti.
Metabolizmada gerçekleşen bazı değişimlerin kişilerde halsizlik, eklem ağrıları, sürekli uyku hali gibi şikayetlere neden olabildiğini dile getiren Ertuğ, baharın başlangıcıyla aynı zamana denk gelen birtakım ruh hali, fiziksel veya davranışsal değişikliklerle baş etmenin yolunun ise doğru beslenmeden geçtiğine dikkat çekti. Berna Ertuğ, metabolizmanın bahar aylarına uyumu için yapılması gerekenleri ise 8 başlık altında sıraladı.

"Kahvaltıyı atlamayın, düzenli beslenin"
Günün en önemli öğünü olan kahvaltının kesinlikle atlanılmaması uyarısı yapan Ertuğ, "Beyaz undan yapılmış besinler yerine; kepek, çavdar, tam buğdaydan yapılmış tahıllı besinleri tercih edin. Her gün 1 yumurta tüketmeye özen gösterin. Besin çeşitliliği oluşturarak tek tip beslenmekten kaçının. Bir öğünde bütün besin gruplarını içeren bir tabak hazırlayın. Örneğin kıymalı sebze yemeği veya tavuklu salata, 1 su bardağı ayran ve 1 dilim ekmek tüketerek besin çeşitliliğini sağlanabilir. Düzensiz tüketilen öğünler, uzun süren açlıklar kan şekerinin dengesiz düşmesine ve yükselmesine neden olabileceği için bahar yorgunluğu belirtileri daha kötü hale gelebilir. Dolayısıyla günde 3 ana, ihtiyaca göre 1 veya 3 ara öğün olacak şekilde az az ve sık sık öğün tüketmeye çalışın. Kendinizi 4-5 saatten fazla aç bırakmamaya özen gösterin. Tükettiğiniz miktarlara yani porsiyonlarınıza dikkat etmeye çalışın" diye konuştu.

"Günde 10-15 bardak su için"
Havaların ısınmasıyla oluşabilecek su kayıplarını önlemek ve mevsimsel değişikliğe bağlı dolaşım problemlerinden kurtulmak için bol bol su tüketilmesini tavsiye eden Ertuğ, susamadan su içmenin alışkanlık haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ertuğ, günlük 2-3 litre (10-15 su bardağı) su tüketilerek dolaşım sistemini daha düzenli hale getirilebildiğini ve toksinlerden kurtulmanın sağlanacağını belirtti.

"Alkolü azaltın, kafeini kontrol altında tutun"
Mevsim geçişlerinde yüksek miktarlarda tüketilen alkolün, problemlerin daha da artmasına neden olduğunu işaret eden Ertuğ, "Bu nedenle alkol tüketimini minimuma indirmeye çalışın. Ayrıca tercihlerinizin hafif alkollü içecekler olmasına ve 1-2 kadehten fazla tüketmemeye özen gösterin. Gün içerisinde yorgunluğu atmak, uyanık kalmak için sıkça tükettiğimiz çay, kahve gibi kafeinli içecekleri kontrol altında tutun. Yüksek miktarlarda alınan kafein, kalp çarpıntısına ve vücutta su kaybına neden olabileceği için özellikle mevsim değişikliğindeki sıkıntıları tetiklememek adına kafein alımını minimumda tutmaya özen gösterin. Kahve, çay, asitli içecekler gibi kafeinli içecekler yerine rahatlatıcı özelliğinden dolayı bitki çaylarını tercih edebilirsiniz" ifadelerini kullandı.

"C vitamini ve uykunun önemi"
Gün içerisinde özellikle C vitamini içeren sebze ve meyve tüketiminin önemine değinen Berna Ertuğ, beslenmeye brokoli, ıspanak, yeşil sivri biber, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzeler, portakal, kivi, kuşburnu, greyfurt gibi meyveler eklenilmesi gerektiğini bildirdi.
Uykusuzluk ve düzensiz uyumanın yorgunluğa neden olduğunu ifade eden Ertuğ, enerjik olmak için günde en az 6-8 saat uyumanın gerekli olduğunu işaret etti.

"Aktif yaşama geçin"
Haftada 3 gün yapılan tempolu yürüyüş, yüzme, gevşeme egzersizlerinin yorgunluğa karşı koruyucu olduğunun altını çizen Ertuğ, "Eğer ’vaktim yok’ diyorsanız en azından aktif yaşam tarzı için yürüyerek gidebileceğiz yerlere arabasız gitme, asansör yerine merdivenleri tercih etme gibi küçük aktivitelerle de yaşam tarzınızı değiştirebilirsiniz" ifadelerine yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 12:11:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Temeli kayıp çatlayan evlerde korku içinde yaşıyorlar

Antalya’da seneler önce su kanallarının geçtiği zeminin doldurulması sonrası yumuşak zemine inşa edilen gecekondular zamanla yan yatmaya başlayınca ortaya korkunç görüntüler çıktı. Evlerde bir kolun girebileceği büyüklükte çatlaklar oluşurken, Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, “Allah korusun burada ..

Antalya’da seneler önce su kanallarının geçtiği zeminin doldurulması sonrası yumuşak zemine inşa edilen gecekondular zamanla yan yatmaya başlayınca ortaya korkunç görüntüler çıktı. Evlerde bir kolun girebileceği büyüklükte çatlaklar oluşurken, Mahalle Muhtarı Mustafa Yılmaz, “Allah korusun burada deprem olsa, en ufak sarsıntıda yerle bir olur hepsi” dedi.
Antalya’nın Muratpaşa ilçesine bağlı Kızıltoprak Mahallesi’nde, ’Yediarıklar’ diye bilinen bölgeden geçen su kanallarının kurumasının ardından 1965 yılında yumuşak zeminde yapılaşma başladı. Zemindeki çökmeler nedeniyle alanda bulunan 200 civarındaki gecekondudan birçoğu, göçükten etkilenerek yana ve öne doğru yatmaya başladı. Zaman ilerledikçe evlerdeki eğim de artarak neredeyse yıkılacak duruma geldi. Bir bölümü tapu tahsis belgeli olduğu belirtilen gecekondulardaki vatandaşlardan bazıları evlerinde oturmaktan vazgeçti, bazıları ise hayatını sürdürmeye ediyor.

Kolun girebileceği çatlaklar oluştu
Çökme nedeniyle tek katlı gecekonduların birçoğunda çatlaklar oluştu. Bazı gecekondularda bir kolun girebileceği büyüklükte çatlaklar oluştu.

“En ufak sarsıntıda yerle bir olur hepsi”
Bölgede 200’e yakın gecekondu olduğunu belirten Kızıltoprak Muhtarı Mustafa Yılmaz, yaklaşık 50 gecekonduda oturulmadığını kaydetti. Daha önce bölgede 7 su kanalının olduğunu ve zamanla vatandaşların bu kanalları doldurarak üzerine gecekondu yaptığını aktaran Yılmaz, “Zamanla o toprak oturunca evler yan yattı. Evler göçüyor ve çatlaklar oluşuyor. Allah korusun burada deprem olsa, en ufak sarsıntıda yerle bir olur hepsi. İçinde yaşayanlar da kendini kurtaramaz. Buradaki vatandaşlar tapu istiyor. Bazılarının tapu tahsis belgeleri var. Tapuları olmadığı için bir şey de yapamıyorlar. İmar planında günü birlik mesire alanı görünüyor. En az 60-70 yıllık evler var burada. Kimse buraya çözüm bulamıyor” diye konuştu.

“Burada kalmak büyük cesaret ister”
Burada kalmanın çok tehlikeli olduğunu belirten Yılmaz, “Yan yatmış, çamura batmış. Elinizi soktuğunuz zaman çatlaklardan içeriye giriyor. Burada kalmak mümkün değil. Ateş üstünde yatmak bu. Burada kalmak büyük cesaret” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, bölgedeki vatandaşların mağdur edilmeden toplu konutlara geçmesi gerektiğini ve belirtilen alana millet bahçesi yapılabilir düşüncesinde olduğunu da sözlerine ekledi.

“Su çekilince evler yan yattı”
Bölgedeki gecekondularda uzun süredir yaşayan Kemal Çetin de, “Su çekilince evler yan yattı. O günün zamanında kafamızı sokacak bir yer lazımdı, bu zamana kadar bu şekilde geçti. Bizimkinde çok şükür çok fazla bir şey yok ama başka yerlerde var. Bunlar tek katlı, yüksek katlı olsaydı daha tehlikeli olurdu” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 18:18:26
Son Düzenlenme Tarihi :