SON DAKİKA

logo

Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda acil durum tatbikatı

Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda ‘Geniş Katılımlı Acil Durum Planı’ muhteviyatında gece tatbikat düzenlendi. Tatbikatta senaryo gereği piste iniş sırasında kaza kırıma uğrayarak, yangın çıkan uçağa müdahale edildi.
2023 yılı ‘Geniş Katılımlı Acil Durum Planı’ muhteviyatında Gazipaşa-Alanya Havalimanı’nda gece saat 00.30 sıralarında tatbikat düzenlendi. Gazipaşa Kaymakamı ve Havalimanı Mülki İdare Amiri Orhan Altun’un sevk ve idaresiyle yapılan tatbikatta senaryo gereği piste iniş sırasında kaza kırıma uğrayarak, yangın çıkan uçağa müdahale edildi. Acil durum senaryosunda uçakta söndürme, soğutma ve kurtarma çalışmaları da canlandırıldı. Katılımcı kurum, kuruluş ve Gazipaşa Havalimanı’nda görev yapan işletmeciler ile birlikte gerçekleştirilen tatbikatta bu yıl diğerlerinden farklı olarak şartlar daha zorlu hale getirilerek gece saatleri tercih edildi. Alanında uzman ekipler gerçeğe uygun senaryoyu sahada eksiksiz bir şekilde uygulayarak pratik deneyimlerini arttırdı ve geniş katılımlı acil durum tatbikatları tamamlandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.23 14:15:03
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






’Burada Turizm Çok’ panelinde Antalya turizmi mercek altına alındı

Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 bir artış yakaladıklarını belirterek, "Bu sene 3,5 milyon Rus turist gelirse güzel bir sezon geçirdik deriz. Kaynak pazarlarımızdan 1 ve 3 numara hala kendi arasında savaşıyor, bu gözle bakıldığında Ukrayna pazarı yüzde 90’la kayboldu. 3,5 milyon Rus turist kente getirilirse 15 milyon rakamını yakalarız" dedi.
Türkiye ve dünyanın önde gelen turizm destinasyonlarından olan Antalya’da düzenlenen Mesut Yar ile ’Burada Turizm Çok’ isimli panel ve www.tourismjournal.com.tr haber sitesinin Yaza Merhaba Lansman Partisi sektör temsilcilerini bir araya getirdi.
Antalya Sherwood Exclusive Kemer Otel’de düzenlenen etkinliğin düzenleyicisi Tourism Journal Genel Yayın Yönetmeni Aşkın Koç, sektörün desteklenmesi ve çeşitlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

"10 dilde yayın"
Turizm sektörünün deneyimli isimlerinden gazeteci ve tourismjournal.com.tr sitesinin genel yayın yönetmeni Aşkın Koç, sitenin şu anda Türkçe, İngilizce ve Rusça olarak hizmet verdiğini, 6 ay içinde bu rakamı 10’a yükseltmek istediklerini belirtti.
Sitenin sade ve haber odaklı bir tasarıma sahip olduğunu dile getiren Aşkın Koç, “Tourismjournal.com.tr, bir reklam kalabalığı olmayan ve haber odaklı yapıya sahip. Türkiye’deki turizm destinasyonlarından günlük ve anlık olarak içerik üreten bir haber sitesi. Türkiye turizmi, dünya sıralamasında ön sıralarda yer alıyor. Haber sitemizi çok dilde yaparak, Türk turizminin dünyada hak ettiği yeri sağlamayı misyon edindik. Bu etkinliğimizle sektör temsilcilerini bir araya getirerek daha neler yapılabilir diye konuştuk. En önemli turizm destinasyonları arısındayız çünkü gerek yatırımlar gerekse de hizmet kalitesiyle önemli bir güce sahibiz ve bunu dünyaya daha çok duyurmalıyız” diye konuştu.

"Kaynak pazarımızdan 1 ve 3 birbiriyle savaşıyor"
AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Antalya’ya gelen turist sayısının 2 milyonu geçtiklerini belirterek, hedeflerinin yıl sonunda 15 milyonu bulmak olduğunu kaydetti.
Rekor bir nisan ayı geçirdiklerini ifade eden Kavaloğlu, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 bir artış var. Bu sene 3,5 milyon Rus turist gelirse güzel bir sezon geçirdik deriz. Kaynak pazarlarımızdan 1 ve 3 umara hala kendi arasında savaşıyor. Bu gözle bakıldığında Ukrayna pazarı yüzde 90’la kayboldu. 10 bin Ukraynalı geldi Antalya’ya 30 Nisan’a kadar, bunlar da yerleşik hayata geçenler diye düşünüyorum. Rusya ilk kez Almanya pazarının altına düştü. 3,5 milyon Rus turist kente getirilirse 15 milyon tamamını yakalarız” şeklinde konuştu.

"İngiltere pazarı 1,5 milyonu görebilir"
Rusya pazarının eksiğini kapatabilecek bir pazar olmadığının altını çizen Kavaloğlu, “Artı görünen 1 milyonu geçen İngiltere pazarı var. Bu pazarda 1,5 milyon kişinin gelme durumu var. Almanya ve İngiltere’den dünya turizmine 55-60 milyon paket çıkışı var. Biz daha İngiltere pazarında çok yol katetmeliyiz. Antalya ve Türkiye dünya turizmi resort turizmi olamaz. İngiliz turlarının konsantre olduğu bir bölge Antalya” ifadelerini kullandı.
Antalya için iç turizmin olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, yurt içi pazarının da yurt dışı pazarıyla paralellik göstermesi gerektiğini işaret etti.

"Otellerin yüzde 90’ı her şey dahil"
Antalya’nın Bodrum gibi bir destinasyon olmadığına değinen Kavaloğlu, “Bodrum da benim bölgem. Bizim sistemimizde otellerin yüzde 90’ında her şey dahil. Maliyetlerin yükseldiği ortamda her şey dahilin içini çok fazla doldurduk. Pastane kalitesinde bir dondurmayı biz her şey dahilin içinde veriyoruz. Bizim tasarrufa gitme lüksümüz de yok. Bu hizmetin toplu karar alınarak içinin bir parça boşaltılması gerekir” dedi.

"Rusya beklenmeyen bir durumdu"
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, sezonun ilk 3 ayının iyi başlamasına Mayıs’ın durağan geçtiğini belirtti. Bu ay da özellikle Rusya pazarında ciddi düşüş olduğunu işaret eden Bağlıkaya, “Yıl sonunda bu rakamların toparlayacağını düşünüyorum. 2019 rakamlarına göre kıyaslandığında bu ay sonunda belli olur. Avrupa pazarı için bir bekleme süreci var gibi görünüyor. Türkiye sunduğu ürünler ve rekabetçi fiyatlarıyla öne çıkıyor. Rusya’da savaştan yaşanan durum beklenmeyen bir durumdu. Rus turist Türkiye için 2-3 saatlik bir uçuşla ve uygun ulaşım bedeli öderken, şimdi uçuş 5 saate çıktı ve fiyat yükseldi. Fiyat yükselmesi ve ambargo Rus turistin destinasyonları için Türkiye avantajı ortadan kalktı. Rus turist 5 saatte Dubai’ye yada başka ülkelere gidiyor. Böyle bir türbülasyon yaşıyoruz. Birkaç sene sonra bu yaraların sarılacağını süreçten geçiyoruz” ifadelerine yer verdi.

"Bebek bir sektörüz"
Türkiye’nin rekabet edilmesi çok zor bir ülke olduğunun altını çizen Kavaloğlu, ”Doğasıyla, kültürüyle, gastronomisiyle, sağlık ve spor imkanlarıyla önce çıkıyor. Fiyatı birazcık kaçırmaya başladık. Her şeyiyle rakiplerinden önde bir ülkeyiz. Birtakım ülkelerle, birtakım ülkelerin kendi içinde seyahat ediyor olması var. Aynı para birimi, birbirine yakın kültür olması dolayısıyla onların bizden sayısal olarak önde, gelir olarak öndeler. Türkiye de iyi bir yol aldı. İspanya ve İtalya’da 50 sene önce başlamış turizm, bizde gerçek anlamda kitle turizmi 1984’lerde başladı. Bebek bir sektör sayılırız” dedi.

"Rezervasyonlar hemen kesildi"
Depremin ilk gününden itibaren ciddi organizasyonlar yaptıklarını hatırlatan Bağlıkaya, “Yardım konvoyları, mutfak kurulmasından depremzedelerin daha güvenli bölgesine taşınmasına kadar. Rezervasyonlar bıçak gibi kesildi, yurt dışı yansımasına. Turizm keyifli bir iş, dertli, sıkıntılı yerden doğal olarak uzak durmaya çalışır. Türkiye’de deprem olmuş, sürekli İstanbul’a geldi geliyor deniliyor. İstanbul’da rezervasyonlar hemen kesildi. 20-25 gün durdu. Depremle ilgili konuyu pozitife çevirmeye çalıştık” diye konuştu.

Erken rezervasyon tavsiyesi
Fiyat artışlarının maliyetlerle doğru orantılı olduğunun altını çizen Firuz Bağlıkaya, “Burada en masum olanlar, bu fiyatları uygulamak zorunda kalanlardır. Yerli turist için fiyatın fazlalığı rekabet ettiği ülkelerle ilgili. Erken rezervasyondan yeteri kadar yararlanılmadığını düşünüyorum. Alman, kasım ayında paketini satın alıyor. Onu taksitle az ödüyor. Erken rezervasyon bizim için çok kritik bir şey. Otellerin, seyahat acentelerinin planlama yapması için önemli. Türkiye’de kasım, aralık ayında satın alıyorsun 12 taksit. Böyle almazsanız temmuzda, ağustosta bunun 3 mislini alırsınız” diye konuştu.

"İç turizm hareketli olmalı"
İç turizm hareketi kuvvetli olmayan ülkelerin dış turizm hareketinin de iyi olmadığını vurgulayan Bağlıkaya, “Biz kendi vatandaşımızı seyahat ettiremiyorsak, dışarıya yaptığımız hiçbir şeyin sürdürülebilir olması mümkün değil. Bunun için devlete sektöre düşen şeyler var. Otellerin yerli kontenjanı için vergi indirimi yapılabilir, KDV alınmayabilir. Gergin bir ülkeyiz tatil yapmak zorundayız” açıklamasını yaptı.
Turizm yatırımcıları, turizm profesyonelleri, ulusal ve yerel basın temsilcileri, influencer’lar, STK temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı panelde; Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar “Antalya ve Turizm” konusunu Mesut Yar ile masaya yatırdı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya ise Mesut Yar ile ’Türkiye ve Turizm’ konulu bir oturum gerçekleştirdi.
Sherwood Resorts & Hotels YKB Hasan Ali Ceylan ve Gloria Otelleri Yönetim Kurulu Üyesi/ATSO Başkan Yardımcısı Fatih Kabadayı “Resort Turizmi” oturumunda Mesut Yar’ın sorularını yanıtladı. Etkinlikte ayrıca “Havacılık ve Turizm”, “Turizm Sektöründe İnsan Kaynakları ve Eğitim” konularında oturum gerçekleştirildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.08 15:03:49
Son Düzenlenme Tarihi :





LGS’ye girecek çocuğunuza ‘güven hissi’ aşılayın

Eğitim uzmanları yaklaşan Liseye Geçiş Sınavı LGS öncesi adaylara ve velilere sınavda başarı için tüyolar verdi. Adayların sınava girerken soğukkanlı ve yüksek moralli olmaları gerektiği belirtilirken, bu zor süreçte velilerin ise sınava girecek çocuklarına ‘güven hissi’ aşılaması gerektiği vurgulandı.

1 milyona yakın öğrenci 2 Haziran Cumartesi Günü Liseye Geçiş Sınavı’na (LGS) girecek. Öğrenciler kadar velileri de bir nevi etkileyen sınav öncesi Eğitimci Yasemin Pakkan ve Ebeveyn Koçu Zeynep İşman sınav stresi ve uygulamaları hakkında önemli detaylar verdiler. Adayların sınava yüksek moral ve soğukkanlılıkla girmelerinin altı çizildi. Sınav öncesi velilere de bazı görevler düşüyor. Özellikle ebeveynlerin sınava girecek çocuklarına güven hissi aşılamaları gerektiği vurgulandı.

 

Eğitimci Yasemin Pakkan, sınav sisteminin yıl içinde değişmesinin öğrencilerin motivasyonunu bozduğunu belirterek, “2 Haziran Cumartesi Günü 8’inci sınıflar sınava girecekler. Tabi biliyorsunuz sınav sistemi bu yıl çok değişiklik gösterdi. Önce Kasım’daydı sonra birden iptal oldu. Çocukların motivasyonları da bozuldu. Önceleri bir Kasım bir de Nisan sınavı oluyordu. Şimdi sadece Haziran olunca açıkçası motivasyonları biraz kayboldu ama toparladılar diye düşüyorum. Hepsi için bir dönüm noktası, sakin olup soğukkanlı bir şekilde sınava girmeleri çok önemli” dedi.

 

Bu yıl sınavın çok zor olmayacağını düşündüğünü aktaran Pakkan, “Sınava 980 binin üzerinde öğrencinin gireceği söyleniyor. Bu kadar çok çocuk sınava gireceği için zannediyorum ki çok zor bir sınav olmayacak. Ben çocukların moralle, soğukkanlılık sınava girmelerini öneriyorum. Sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diliyorum” diye konuştu.

 

“Sakinliğe bürünmek bence sonucu çok etkileyecek”

 

Eğitimci Pakkan, sınav öncesi aileleri önemli uyarılarda da uyardı. Pakkan, “Bazı aileler sınavdan önceki son birkaç günde aşırı heyecanlanıyorlar ve farkında olmadan da çocukları etkileri altına alıyorlar. ‘Gıdaya dikkat edelim zihni açılsın, balık verelim bu hafta başka bir şey yemesin ya da sınavdan bir gün önce çok erken yatıralım iyi dinlensin’ gibi düşünceler çok yanlış.  Bence herşey olduğu gibi sakin, sanki bir deneme sınavına gidiyormuş gibi bir sakinliğe bürünmek bence sonucu çok etkileyecek” şeklinde uyarılarda bulundu.

 

Öğrencilere ‘ara’ uyarısı

 

Eğitimci yasemin Pakkan, sınavda verilecek 45 dakikalık arada çocuklara sorular hakkında konuşmamaları konusunda uyarıda bulundu. Pakkan, adayların verilen arada sınavda bir hata yaptıklarını öğrenmesinin ikinci bölüme moralsiz bir şekilde gireceklerine neden olacağını söyledi. Pakkan, “Geçtiğimiz sene TEOG’da her dersin sınavından verilen ara çocukları strese soktu. Bu sınavda da ilk bölümden sonra 45 dakika ara verilecek. Çocuk araya çıktığında bir arkadaşıyla konuşursa ve o sınavda bir hata yaptığını anlamış olursa sonraki bölüme moralsiz girecektir. ‘Ben zaten hatalar yaptım şimdi hepsini yapsam da bir anlamı yok’ diye düşünecektir. Çocuklara tavsiyem sınav arasında sorularla ilgili konuşmasınlar. Verilen arada dinlenin, müzik dinleyin ne yaparsanız yapın ama sorular hakkında konuşmayın” diye konuştu.

 

Önce aileler stresle baş etmeliler

 

Ebeveyn Koçu Zeynep İşman ise sınavda velilerin yapmaları gerekenler konusunda bilgi verdi. Her sınav öncesi yaşanan en büyük problemlerden olan stresin aslında belli bir miktara kadar yararlı olduğunu belirtti.

 

İşman, “Stres kavramından bahsetmek istiyorum. Strese her zaman kötü ve olumsuz bir olgu olarak bakıyoruz. Fakat aslında stresin belli bir miktarı iyidir. Stres insanı harekete geçiren ve motive eden ve vücudumuzun bir savunma mekanizmasıdır. Hele ki hayatlarının geri kalanını etkileme olasılığı olan böyle bir sınavda çocuğun strese girmesi çok doğaldır. Dolayısıyla ailelerin önce bir böyle bakması lazım. ‘Çocuğum strese giriyor’ diye daha fazla kaygılanıyorlar. Bir de herşeyde olduğu gibi anne ve babanın stresle nasıl baş ettiği çok önemli. Strese giren bir annenin çocuğuna ‘sakin kal canım’ demesinin hiçbir anlamı olmuyor” dedi.

 

“Çocuğunuza her koşulda destek vereceğinizi hissettirin”

 

Zeynep İşman’a göre anne ve babalara üşen en önemli şey; sınav gibi yoğun stresli dönemlerde çocuğun her koşulda yanında olduklarına ve destek vereceklerini hissettirmek. Konuyla ilgili olarak İşman, “Bu bir ebeveynlik yaklaşımıdır. Çocuk sınavda başarılı da olabilir, başarısız da olabilir. Ne olursa olsun ‘Seni seviyorum, yanındayım, desteğim sana, sınavlar gelir geçer ama sen her zaman bakisin’ duygularını sözle değil daha çok davranışlarla hissettirmek önemlidir” ifadelerini kullandı.

 

Zeynep İşman, ailelerin yapmaması gereken davranışlar hakkında şöyle konuştu:“Asla başka çocuklar arasında kıyaslama yapılmamalıdır ya da geleceğe dair felaket senaryoları çizmemek, çocuğun yanında olumsuz olasılıklardan bahsedilmemelidir. Bunlar yapılmadığı takdirde çocukların stresi artacaktır. Çocukları doğru dinlemek çok önemlidir. Mesela çocuğumuz bu hafta sürekli ‘sınav çok mu zor olacak acaba, sınavda ne yapacağım’ şeklinde söylemlerine anne baba olarak ‘nereden bileyim sınav zor mu olacak girmedim ki daha önce’ denilmesi veya ‘çalışırsa zor olmaz’ şeklinde verilen cevaplar hiçbir işe yaramayacağı gibi bütün iletişimi de kapatacaktır. Çocuk orada aslında başarısızlık durumunda karşılaşacağı tepkileri öğrenmek istiyor. Ebeveynler olarak bunları anlayabilmek çok önemli. Bu gibi durumlarda çocuklara güven ve destek hissi verilmelidir.”


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.06.02 02:51:59
Son Düzenlenme Tarihi :