SON DAKİKA

logo

Tarihi köprüde çirkin görüntü

Antalya’nın Serik ilçesinde daha önce duvar yazıları temizlenen tarihi Aspendos Köprüsü’nde yine aynı manzara oluştu.
Serik ilçesine bağlı Belkıs Mahallesi’nde ilk olarak Roma döneminde inşa edilen tarihi Aspendos Köprüsü, Roma dönemindeki depremler dolayısıyla yıpranmasının ardından 13. yüzyılda Selçuklular tarafından tekrar inşa edildi. Köprünün bugünkü hali ise görenleri üzüyor. Araç trafiğine kapalı 225 metre uzunluğundaki köprünün her tarafına boyalarla yazılan yazılar ve yakılan ateşlerin bıraktığı siyah görüntü görsel kirliliğe neden olurken, ziyaretçilerin de tepkisini çekiyor.

"Bizim bildiğimiz Türk gençliği bunu yapmaz”
Yazıların kaldırılmasını isteyen Hüsamettin Cindoruk, “Bu yazılar çok canımızı sıktı. Bu tür yerlerde bu yazıların olmaması gerekir” dedi.
Mustafa Ünal ise, “Tarihimize sahip çıkalım. Bu yüz yıllar önce yapılan bir köprüdür. Tarihi korumamız lazım, gençlerimiz yapmayınız. Bizim bildiğimiz Türk gençliği bunu yapmaz” diyerek tepki gösterdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.26 13:56:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Annelerinin terk ettiği 3 çocuk ve babaya pembe boyalı ev kiralandı

Adana’da anneleri tarafından terk edilen ve derme çatma bir evde babalarıyla birlikte yaşayan 3 çocuk ve babaya, hayırseverler tarafından odaları pembeye boyanmış ev kiralandı. Çocukları yeni evlerine taşıyan hayırsever Ogün Sever Okur, “Onların pespembe bir hayatları olmasını istiyoruz” derken, evin tadilatını yaptırmasına katkı sağlayan Turgut Geyik, “Eşime 17. evlilik yıl dönümü hediyesi olarak bu çocukların evinin tadilatının bir kısmını yaptırdım” dedi.
Suriyeli Melek El Ahmet (26) ve Abdulkadir Elbedir (28) 5 sene önce Suriye’nin Haseki kentinde evlendi. Çiftin bu evlilikten Suad (4), Zehra (3) ve Yasemin (2) isimli 3 çocukları dünyaya geldi. Çift, Suriye’de süren iç savaştan kaçarak 2021 yılında önce Hatay’a, oradan da Adana’ya gelerek Sarıçam Konaklama Merkezi’ne yerleşti. Ancak iddiaya göre Melek El Ahmet, burada tanıştığı biriyle kaçtı. Uzun bir süre eşini arayan genç adam, sonunda eşinin Antalya’da olduğunu ve kampta tanıştığı şahısla evlendiğini öğrendi.
Bunun üzerine Abdulkadir Elbedir, çocukları Suriye’deki ailesinin yanına göndermek istedi, ancak bu sefer de anne Melek El Ahmet imza vermedi ve genç adam 3 çocuğuyla bir başına kaldı.

İHA’nın haberi ses getirdi
İhlas Haber Ajansı’nın geçtiğimiz hafta yaptığı, ‘Kızlarıyla bir başına kalan çaresiz baba, eşine seslenip eve dönmesini istedi’ başlıklı haber üzerine Adanalı hayırsever Ogün Sever Okur devreye girdi. Okur, önce çocuklar için yardım topladı ve ardından merkez Yüreğir ilçesine bağlı Koza Mahallesi’nde yeni bir ev tuttu. Yardımlarla evin 2 yıllık kirasını ödeyen Okur, evin tadilatı için de iş insanı Turgut Geyik’e ulaştı.

En güzel evlilik yıl dönümü hediyesi
Turgut Geyik bunun üzerine, Okur’a ‘Eşim Zeynep ile 17. evlilik yıl dönümümüz. Ben ona hediye almak yerine çocukların evinin tadilatını yaptırıp çocuklara burs vereceğim. Eşim daha çok mutlu olur’ dedi. Bunun üzerine Geyik, evin tadilatını yaptırmaya destek olurken, Ogün Sever Okur da evin eksiklerini tamamladı.

Oda pembeye boyandı
Ayrıca Ogün Sever Okur, 3 kız çocuğunun kalacağı odayı pembeye boyatıp yataklarını ve dolaplarını da pembe aldı.

Evlerine taşındı
Çocukların eski evlerine giden Ogün Sever Okur, önce çocuklara yeni kıyafetlerini giydirdi, ardından da yeni evlerine götürdü. Yeni evlerine kavuşan çocukların ve babanın mutluluğu gözlerinden okunurken, eşinin hediyesi karşısında Zeynep Geyik duygu dolu anlar yaşadı.

“Hayatları çok daha güzel olacak”
İhlas Haber Ajansı’na konuşan Ogün Sever Okur, “Bu çocukların pespembe hayalleri olsun diye odayı böyle boyattık. Onları ilk öyle görünce çok duygulandım. Birçok yardım geldi ve çocukların bütün ihtiyaçları karşılandı. Bundan sonra da yardımlarımız sürecek. Babaya iş bulduk, çocuklar için de bakıcı ile anlaştık. İnşallah bundan sonraki hayatları çok daha güzel olacak” dedi.
Abdulkadir Elbedir ise çok mutlu olduğunu, kızlarının çok sevindiğini söyledi.

“Eşim çok daha mutlu oldu”
Çocukların evinin tadilatını yaptırmaya katkı sağlayan Turgut Geyik, “Eşime hediye almak yerine böyle bir şey yapmak istedim. Eşim çok daha mutlu oldu. Çocuklara artık desteklerimiz hep sürecek. İnşallah onların ablası, ağabeyi olacağız” diye konuştu.

“Çok duygulandım”
Eşinin hediyesi karşısında duygulanan Zeynep Geyik, “Hediye karşısında çok mutlu oldum ve duygulandım. Buradan herkese şunu söylemek istiyorum. Eşinize böyle hediyeler alarak daha mutlu edebilirsiniz onları” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.15 09:57:17
Son Düzenlenme Tarihi :





12 Eylül mağduru o günleri anlattı: "Bizleri cezalandırdılar"

12 Eylül 1980 darbesi birçok insanın hayatını hayatlarını olumsuz yönde etkiledi. Onlardan biri de Kahramanmaraş’ta yaşayan 63 yaşındaki Ahmet Bağcı oldu. Dönemin mağdurları, yaşadıkları acımasız süreci, çektikleri işkence ve zulümleri anlattı.
12 Eylül 1980 tarihinin üzerinden 43 yıl geçmesine rağmen bazı acılar halen ilk günkü gibi duruyor. Darbe yönetiminin o günlerde uyguladığı insanlık dışı muamele ve antidemokratik uygulamaları birçok hayatı olumsuz yönde etkiledi. Askeri yönetimin başa geçmesinin ardından birçok vatandaş işkencelere maruz kalmış, bazıları ise hayatlarının baharında hayatı boyunca unutamayacağı psikolojik travmalar geçirmişti. O dönemde ortaokul yıllarında Ülkü Ocakları’na giren Ahmet Bağcı, İstanbul’da 1980 darbesi öncesinde büyük bir yürüyüş düzenlediklerini ve Kahramanmaraş’tan mehter takımı ile gittiklerini söyledi.

“Arkadaşımızı suçsuz yere idam ettiler”
Askeri darbe öncesinde yaşanan olayları anlatan Ahmet Bağcı, “Dönüşte bizi topladılar. Bana zorla 28 dosya imzalattılar, ben bu 28 dosyanın 8’indan ceza aldım, 20’sinden beraat ettim. Asla eylemlere karıştım diyemem ama yapmadığımız bir sürü dosyayı da işkence ile bize üzerimize yıktılar. Kenan Evren ihtilalinden sonra birçok arkadaşımız şehit oldu. Ahmet Kerse arkadaşımız lise yıllarında sık sık Maraş’a gelir giderdi. Çok yakın tanışırdık ve tekrardan yollarımız Adana Cezaevi’nde kesişti. Ahmet’in adı bir eyleme karışmış ama eylemi gerçekleştiren kendisi değildi. Biliyordu kimin yaptığını ama arkadaşını kıyıp ismini vermiyordu. Sonunda idam kararı çıktı Ahmet’e, dışarıda asıl eylemi yapan kişi idamdan önce bu eylemi ben yaptım diye teslim olduğu halde bu arkadaşımızı bile bile idam ettiler. Yani 12 Eylül zulmünün en bariz örneği Ahmet Kerse’de sembolleşmiştir” dedi.

“Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar”
Askeri darbenin ülkeyi her anlamda geriye götürdüğünü söyleyen Bağcı, “Çanakkale’den sonra Türk milletinin, Türk gençliğinin katledildiği, yok edildiği en büyük operasyondur 12 Eylül. Yüz binlerce tutuklama bunların birçoğu idam oldu, evlerde, karakollarda işkencelerden ölenlerin hesabı yok. Öyle kıymetli gençlerimiz gitti ki, hesabı kitabı tutulmaz. Yetişmiş Türk gençliğinin Türk kadrolarının yok etmekle Türkiye’yi 50 yıl 100 yıl geriye vurdu bunlar. Bu ihtilalin zararı sadece işkencede şunda bunda değil, ekonomik olarak da yetişmiş insan kadrosu bakımından da bizi 50 yıl geriye vurdular çünkü bunların hepsi istikbalinden oldular” diye konuştu.

“Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı”
İnsanlara zulüm yapanların mahkeme kararlarını dinlemeden işkence yaptıklarını ifade eden Bağcı, “Eğer onların başına iş gelmeseydi Türkiye’nin en önemli insanlarıydı ve Türkiye’yi ekonomik olarak, siyaset olarak muhasır medeniyetler seviyesine çıkaracak insanlardı. Bunlar bir garez ile böyle bir nefretle saldırdılar. Mahkeme kararlarını dinlemediler, bir kinle saldırdılar bize. Türkçülerin, Turancıların yazgısı bu olmamalıydı. Ben dünyada hiçbir ülkede o ülkenin milliyetçilerinin Türkiye’deki kadar ezildiğini horlandığına şahit olmadım. O dönemde psikolojini kaybeden, davranış bozukluğu sergileyen günlük hayatını idame ettiremeyen binlerce arkadaşımız tedavi gördü” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.12 17:55:29
Son Düzenlenme Tarihi :