SON DAKİKA
header-ad

Otomobile çarpıp yola savruldular

Antalya’nın Manavgat ilçesinde, park halindeki okul servisine çarpan motosikletteki 2 kişi yaralandı. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Çağlayan Mahallesi Hastane Caddesi Şelale istikametinden şehir merkezine seyir halindeki Mehmet Ali Y.’nin (16) kullandığı 07 BCB 607 plakalı motosiklet, yol kenarında park halindeki 07 J 74112 plakalı okul servisine arkadan çarptı. Kazada, çarpmanın şiddetiyle motosikletten yola savrulan motosiklet sürücüsü Mehmet Ali Y. ve motosiklette yolcu olarak bulunan Yahya N. (16) yaralandı. Yaralılar, 112 sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kaza anı ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.27 17:04:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Define avcıları tarihi eser bulamayınca taklit eser üretiyorlar

Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, tarihi eser kaçakçılığını vatana büyük bir ihanet olarak değerlendirdiğini söyledi.
Türkiye ve komşu ülkelerde antik çağlar boyunca yaşamış medeniyetlerin bıraktığı kültürel mirasa ait eserlerden bazılarının özellikle Osmanlı Devleti’nin son döneminden itibaren değişik suç işleme teknikleri kullanılmak suretiyle çalınarak yurt dışına kaçırıldığını söyleyen USKAD Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, “Ekonomik yönden ticari bir mal olarak kabul edilen kültür varlıkları; tarihi ve kültürel mekânlardan, sit alanlarından, ören yerlerinden, müzelerden, dinsel yapılardan, arkeolojik kazı alanlarından, koleksiyonculardan ve müzayede salonlarından çalınmış ve yurt dışına kaçırılmıştır” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığı vatana ihanettir
Eser kaçakçılığının vatana ihanet olduğuna dikkat çeken Karabayram, “Eserini satan vatanını satar” açıklamalarının bazı çevrelerce ağır ve abartılı olarak görülse de, bu ifadelerle anlatmak istediklerini ve kaçakçılık faaliyetlerinin nelere sebep olduğunu şu şekilde açıkladı:
“Tarihi eser kaçakçılığını iki sınıfa ayırarak değerlendirebiliriz. Bunlar, meraklı define avcıları ve bu faaliyetleri ticaret amaçlı yapan ve terör örgütleri ile bağlantılı gruplardır. Define meraklısı bilinçsiz grupların faaliyetleri sonucunda yıllardır birçok arkeolojik alan ve eser büyük tahribatlara uğratılmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle bilinçli ticari faaliyet amacıyla yapılan tarihi eser kaçakçılığının ülkenin güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne olumsuz anlamda tesir edebilecek birçok sonuçları ortaya çıkardığı görülmektedir. Yakın tarihlerdeki coğrafi komşularımızdan birisi olan ABD’nin operasyonunda Irak’ta İslami döneme ait eşsiz eserler ve müzeler tarumar edilip terör örgütleri tarafından yağmalanmıştır. Bu durum öyle bir boyuta ulaştı ki, özellikle terör örgütleri yağmaladıkları tarihi eserleri ticari bir hamle olarak kullandı ve elde edilen gelirler özellikle ülkemize karşı ekonomik ve silah gücü olarak kullanıldı. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki terör örgütleri tarihi eser kaçakçılığından önemli ölçüde beslenmektedir. Yine son yıllarda Suriye’de yaşanan iç savaş/karışıklık neticesinde Suriye kültür varlıklarının birbirleri ile savaşan gruplar tarafından yağmalandığı, yaşanan siyasi otorite boşluğu, savaş ve kargaşa ortamının Suriye topraklarında kültür varlığı yağmasına yol açarak eserlerin birçoğunun tahribatı kalanların ise çalıntı ve ticari faaliyetler sonucu terör örgütlerine ekonomik katkı sağlamasına sebep olduğu görülmüştür.”

"Devletimiz mücadele ediyor"
Türkiye’de kaçakçılık faaliyetlerine bilinçli ya da bilinçsiz şekilde dahil olan herkesin bu yapılan definecilik ve yağmacılığın büyük felaketlere çanak tutmak olacağını bilmesi gerektiğine dikkat çeken Karabayram, "Ülkemizin bu konuda, 1973 yılında yürürlüğe giren 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu’ndan itibaren 1983 ve 2004’te kapsamı daha da geliştirilen ve değiştirilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe konularak kültür varlıklarının korunması çalışmaları sürekli olarak devam etmiştir. Özellikle son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığımız ve Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğümüzün özverili çalışmaları ve kaçırılan eserlerimizin ülkemize geri kazandırılmasında gösterilen çabalar takdire şayandır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın İç İşleri Bakanlığı ve bağlı polis/jandarma birimleri ile iş birliği içinde planladığı ve sürdürdüğü bu çalışmalar başarılı bir şekilde devam ettiği sürece, bu konuda atılan adımlara vatandaşların da bilinçlendirilmesi ve destek vermesi teşvik edilirse, ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan kaçakçılık ve yağmacılık faaliyetlerinin son bulacağını umuyor ve gönülden inanıyorum” dedi.

"Gerçeğini bulamayınca taklidini üretiyorlar"
Definecilerin altın arama maceralarında boşluğa kürek sallayarak olmayacak hayaller peşinde birçok yapıyı tahrip ettiğini dile getiren Karabayram, define merakının kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Definecilerin altın bulma arzusunun, kumar oynayanların kazanma arzusuyla aynı olduğunu aktaran Karabayram, define avcılarının kazı başkanlarının düzenlediği panel ve sempozyumları kaçırmadıklarını söyledi. Bu kişilerin panellere katılma nedeninin bilimsel bilgi elde etmek olmadığını dile getiren Karabayram, katılış amaçlarının panelde verileri ve bölgeleri öğrenerek daha rahat kazı yapmak olduğunu kaydetti. Kaçakçıların dolandırıcılık yöntemi olarak gerçek eserleri yağmalama ve ticaretini yapma arzusunun yanında, taş üzerine belirli eskitme teknikleri ile orijinal eserlerin kopyalarını yaparak vatandaşları dolandırdıkları durumlarla da sıklıkla karşılaşıldığını söyleyerek, "Ayrıca, define avcıları define ve tarihi eser bulamadıkları durumlarda da taklit eser üretiyorlar. Bu da bir hastalık biçimidir” ifadelerine yer verdi.
Karabayram, son olarak internet sitelerinde definecilik faaliyetlerini özendiren ve teşvik eden paylaşım alanlarının kısıtlanmasının bu duruma çözüm olabilecek diğer bir husus olduğunu belirterek, internet sitelerinde yer alan detektör ve benzeri makine ve ekipmanların satışına kısıtlanma getirilerek gerekli önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 11:26:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Başkan Genç'e Kristal Elmas ödülü

Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç’in vizyon projeleri arasında bulunan 100 yataklı Döşemealtı Termessos Hastanesi, Uluslararası Kristal Elmas ödülüne layık görüldü. Başkan Genç İstanbul’da düzenlenen törende ödülü büyük bir gururla alırken, “Bu çok anlamlı ödülü tüm Döşemealtı’lı hemşehrilerim adına alıyorum” dedi.

Hayata geçirdiği projelerle Döşemealtı’na adeta altın çağını yaşatan Belediye Başkanı Turgay Genç’e bir ödül de İstanbul’dan geldi. Daha önce bir çok dalda bir çok projesiyle ödül alan Başkan Genç, 2021 Uluslar arası Kristal Elmas Ödülleri’nde “Döşemealtı Termessos” hastanesi projesi ile büyük bir gurur daha yaşadı.

İstanbul Ataşehir’de düzenlenen gecede iş, siyaset, sanat ve spor dünyasının bir çok başarılı ismi bir araya geldi. Kırmızı Halıdan geçen Başkan Genç ile sunucu-manken Ece Gürsel’e röportaj vererek hem hastane projesini hemde ilçede hayata geçirilen vizyon projeler ve kültürel zenginlikleri anlattı. Sunuculuğunu Burcu Esmersoy ve Ceyhun Yılmaz’ın yaptığı törende ödülünü alan Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç dakikalarca ayakta alkışlandı.

DOĞUM GÜNÜNDE GELEN BÜYÜK ÖDÜL

13 Ekim doğumlu olan Döşemealtı Belediye Başkanı Turgay Genç gecede iki ayrı mutluluğu bir arada yaşadı. Genç, hem Kristal Elmas ödülünü almanın gururunu üstlenirken hemde aynı zamanda doğum günü sevinci yaşadı. Başkan Genç ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada ise şunları söyledi, “Döşemealtı tarihiyle, doğasıyla, kültürel zenginlikleriyle Antalya’nın yeni yaşam alanı. Görevde olduğum 2 dönemde bir çok projeye imza atmış ve bir çok ödül almıştım ama bu ödül benim için çok daha özel ve önemli. Çünkü bir ilki başarmıştık. Bölgemizde yaptığımız anketlerde ilk sırada ihtiyaç tam teşekküllü bir hastaneydi. Yerel yönetim olarak görevimiz olmamasına rağmen bize düşen vatandaşımızın bu beklentilerini karşılamaktı. Bütün ekibimizle büyük bir özveriyle çalışarak 100 yataklı hastaneyi ilçemize kazandırdık. Son 1.5 yıldır yaşadığımız pandemi döneminde ne kadar doğru bir proje olduğu ortaya çıktı. Benim için çok özel ve anlamlı bu ödüle layık gördüğünüz için ben tekrar teşekkür ediyorum. Tüm Döşemealtı halkı adına bu ödülü alıyorum, herkese saygılar sunuyorum” diye konuştu. Gece sanatçı Demet Akalın’ın verdiği eşsiz konserle sona erdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.10.14 13:33:02
Son Düzenlenme Tarihi :