SON DAKİKA

logo

Antalya-Konya karayolunda kar yağışı başladı

Antalya’yı Konya’ya bağlayan Akseki-Seydişehir karayolu üzerindeki 1825 rakımlı Alacabel mevkiinde kar yağışı etkili oluyor.
Akseki’nin Yarpuz Mahallesi’nde saat 01.00 sıralarında başlayan kar yağışı, Karayolları Alacabel ekiplerini harekete geçirdi. Ekipler Akseki-Seydişehir karayolunda trafik akışında aksama yaşanmaması için çok sayıda iş makinesi ile yolda biriken karları temizleme ve tuzlama çalışması başlattı. Şu ana kadar karayolunda herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığı ve yolun açık olduğu bildirildi.
Yarpuz Mahallesi’nde kar kalınlığının 10 santimetreye, Alacabel mevkiinde ise 15 santimetreye ulaştığı bildirilirken, Karayolları Alacabel ekibi yolun trafiğe açık tutulmasını sağlıyor. Akseki Bölge Trafik ve Karayolları ekipleri, yolu kullanacak sürücülere zincirlerini yanlarında bulundurmaları uyarısında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.29 11:14:26
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






MEÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin, ’TÜBİTAK 1601 Projesi’ kabul edildi

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar’ın talimatları doğrultusunda 3 Nisan 2023 tarihinde açılan ’TÜBİTAK 1601 TTP (Teknoloji Transfer Profesyoneli) Çağrısı’ üzerine çalışmalara başlayan MEÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin proje başvurusu kabul edildi.
MEÜ’den yapılan açıklamaya göre, yaklaşık iki ay süren TÜBİTAK değerlendirmesi sonucunda projenin fonlanmasına karar verildi. 3 Temmuz 2023 tarihinde destek sürecinin başlatılmasına karar verilen proje sözleşmenin imzalanması ise 1 Ağustos 2023 tarihi itibariyle başlayacak. Temel olarak, Mersin TTO’nun kurumsal alt yapısının, üniversite-sanayi etkileşiminin güçlendirilmesini ve fikri ve sınai mülkiyet haklarının ticarileştirilmesi üzerine odaklanan; iki yıllık bir süreci içeren ve üniversite projelerini geliştirme, yönetme, değerlendirme ve iyileştirme başlıkları altında çeşitli alt hedefleri olan projeyle, Ar-Ge ve yenilikçilik temelinde MEÜ’nün performansının artırılması amaçlanıyor.
Projede üst hedef olarak ise araştırma-teknoloji geliştirme ve yenilik projelerini TÜBİTAK odaklı kamu-üniversite ve sanayi iş birliğini geliştirme, üniversitede üretilen bilgi ve yapılan buluşları ’Fikri Sınai Mülkiyet’ (FSM) çerçevesinde koruma altına alma ve uygulamaya aktarma (ticarileştirme) adına Mersin TTO’nun hizmet alt yapısının güçlendirilmesi yer alıyor.
Proje ile Mersin TTO yeniden yapılanacak ve ilgili tüm taraflara profesyonel hizmet veren bir ara yüz haline dönüştürülecek. Bu doğrultuda MEÜ akademisyenlerinden oluşan Mersin TTO Yürütme Kurulu da kuruldu. Yine aralarında Almanya ve Finlandiya’dan gelen profesyoneller ile Mersin’in güçlü kurum ve kuruluşlarından oluşan Mersin TTO Danışma Kurulu oluşturulurken, bu kurul TÜBİTAK’a sunulan yıllık performans programı doğrultusunda çalışmalarına devam ediyor.
Proje ile kamu, sanayi ve üniversite ’projeler ara yüzü’ konumunda olan ve ’iş birliğinin katı hali’ şiarı ile çalışmalara başlayan Mersin TTO, bölgesel, ulusal ve uluslararası proje alt yapılarına entegre olan, bu alt yapılardan beslenen ve bu alt yapıları besleyen bir yapıya dönüşüyor. Temel önceliği; yürütme ve danışma kurulları, MEÜ akademisyenleri ve bölgesel aktörlerle Mersin inovasyon uzayını oluşturmak ve üniversitenin bir araştırma üniversitesine dönüşmesine katkı vermek olan Teknoloji Transfer Ofisi, Mersin Üniversitesi’ni, ’Girişimci ve Yenilikçi Üniversiteler’ endeksinde üst sıralara yükseltmeyi hedefliyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.20 15:58:32
Son Düzenlenme Tarihi :





MAKÜ, Medya Etiği Bağlamında Olağanüstü Dönemlerde Doğru Habercilik Paneli’ne Katıldı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından “Medya Etiği Bağlamında Olağanüstü Dönemlerde Doğru Habercilik Paneli” düzenlendi.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi (KİMER) çalışanlarının da katıldığı panele, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Anadolu Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Özhan başta olmak üzere üniversite rektörleri, dijital medya temsilcileri, üniversitelerin kurumsal iletişim birimi çalışanları ile basın mensupları katıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması ile başladı. Panel açılış konuşmaları ile devam etti.  TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, “Teyitli bilgi paylaşımı, kamu yararı ve toplumsal gözetme, olağanüstü hallerde sağduyulu ve sorumlu davranma gibi medya etik ilkelerinin, sosyal medya mecraları için de geçerli olması hayatidir.” dedi. Sobacı konuşmasının devamında şunları söyledi: “Çoğunlukla bilinçli olarak gerçekleştirilen doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin paylaşılmasıyla korku ve endişe iklimi oluşturulmaya çalışılıyor. Üzerine bir de etkileşim merakı ve iyi niyetli insanların bir şey yapma gayesiyle paylaşımlarını artırması eklenince kaotik ortam derinleşiyor. Oysa sosyal medyanın afet dönemlerinde hızlı haber akışını sağlamak, organize olmayı kolaylaştırmak, seferberliği genişletmek ve mobilize olmak için güçlü bir iletişim zemini oluşturabilme potansiyelini sağlıyor. Bu potansiyeli kullanılamaz hale getiren ise yalanı hakikatten ayrılamaz kılan yoğun dezenformasyon ve duygusal gerçeklikler silsilesidir. İçeriği paylaşan kaynağın kendini açıkça belirtmediği bir ortamda başka bir kaynağa atıf yapması ve bunun güvenilir olabilmesi mümkün değildir.”
İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise doğru haberin önemine vurgu yaptı. Altun Konuşmasında “Bir haber, doğası gereği zaten doğru olmalıdır. Doğru değilse, bunun adı haber değildir. Habercilik de doğruluktan başka bir zeminde yapılmamalıdır. Doğruluk yoksa yalan varsa, çarpıtma varsa, zaten bu yapılan habercilik değildir. Dolayısıyla doğruluk, başlıca medya etiği standartları ve basın ahlak ilkeleri açısından vazgeçilmez bir değerdir. Toplumun haber alma hakkını eksiksiz ve sağlıklı bir şekilde karşılamak, ancak ve ancak doğrulukla yapılan habercilikle mümkündür. Bu ana ilkeyle birlikte, haberin birtakım teknik kurallarının, temel gerekliliklerinin olduğu hepimizin malumudur.” ifadelerine yer verdi. 
Altun, habere ve bilgiye erişim anlamında muazzam imkânlar sunan dijitalleşmenin, aynı zamanda insanlığın en büyük imtihanlarından biri haline geldiğine işaret ederek, “Medya etiğine ilişkin sorunlar ve tartışmalar, konvansiyonel medyanın sınırlarını aşarak internet medyası ve sosyal medyanın hız ve yaygınlık kazanmasıyla farklı bir boyuta taşındı. İçinde yaşadığımız hakikat ötesi çağda dijitalleşme, sunduğu fırsatların yanı sıra kitle iletişim süreçlerinde büyük bir dejenerasyonu da beraberinde getirdi. Nitekim dijital dönüşümün en önemli risklerinden biri olan maksatlı, yalan bilgi, yani dezenformasyon, gerçekliğin yitimine sebep oldu. Dezenformasyon bugün bireysel, toplumsal ve ulusal güvenlik açısından bir tehdit olarak her geçen gün daha fazla karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz üzere Türkiye, maksatlı yalan bilgiye, dezenformasyona dünyada en fazla maruz kalan ülkelerin başında geliyor. Türkiye’nin son 20 yıldır gösterdiği büyüme ve gelişmeyi durdurma çabaları, sistematik dezenformasyon siyasetiyle de kendini gösteriyor. Ülkemizi ve kurumlarımızı yıpratma girişimleri, siyasetten medyaya birçok alanda çok boyutlu saldırılarla yürütülüyor.” diye konuştu.
Açılış konuşmalarının ardından program, “Medya ve Etik: Dezenformasyon, Mahremiyet ve Kurgusal Gerçeklik” ile “Yeni Nesil Medyada Haber Etiği” konulu oturumlarla devam etti.

-HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 13:50:33
Son Düzenlenme Tarihi :