SON DAKİKA

Nuri Şahin Antalyaspor ile hedeflerini anlattı

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ANTTALKS etkinliği kapmasında bir konuşma yapan Antalyaspor teknik direktörü Nuri Şahin, ilham veren başarı hikayesini anlattı.

Antalya’yı çok seven bir insan olarak dinleyicilerin karşısına çıktığını belirten Nuri Şahin, hayatında başardığı her şeyin hikayesinin başlangıcının dedesi olduğunu kaydetti. 4 yaşında futbola başladığını kaydeden genç teknik adam, dedesinin ölmeden önce ailesine “Nuri, ne isterse o yapılacak. Okumak isterse okutulacak, futbolcu olmak isterse futbolcu olacak” şeklinde bir vasiyette bulunduğunu söyledi. Henüz 11 yaşında Dortmund’a transfer olduğunu söyleyen Nuri Şahin, dedesini ilham kaynağı alarak bugünlere geldiğini belirtti.

Birçok insan gibi kendisinin de hayal kırıklıkları olduğunu belirten Şahin,” Her hayal kırıklığında durursak, bir şey başaramayız. Maç kaybettik. Antalyaspor 8 haftadır kaybediyor, ben gülümseyerek tesise giriyorum. İlk zamanlar geldiğimde herkes “bu adam neden gülüyor?” diye bakıyorlardı. Niye gülmeyeyim? Deniyoruz... Hayal kırıklığı da yaşıyoruz ama orada durursak o zaman Antalyaspor’u bir yere de getiremeyiz. Hayal kırıklıkları olmadan hayallerimize ulaşamıyoruz. Antalyaspor 8 hafta kazanamadı mı? Sonraki 8 hafta kazanabilir. Ve şükürler olsun biz 16 hafta maç kaybetmedik. Şimdi üç maç kaybediyorsun; Fenerbahçe’ye karşı oynadığımız oyunu izlediniz hepiniz. “Hakeme tepki göster” deniyor. Göstereyim tamam ama puan gelmeyecek. Ben oyuncularıma şunu dedim maçtan sonra, “Tamam haklısınız, ben de çok üzüldüm. Daha fazlasını hak etmiştik. Bundan sonra 2-0 yapıp o duruma kendimizi getirmeyeceğiz. Hatayı kendimizde arayacağız.” Dedi.

Kariyerinde en büyük hayallerinden birisinin Real Madrid’e transfer olmak olduğunu ve bunu gerçekleştirdiğini ancak transfer olduktan sonraki ilk antrenmanda sakatlandığını kaydeden genç çalıştırıcı, “6 senelik bir kontrat imzalıyorum, herhalde birkaç kez Şampiyonlar Ligi’ni kazanırım diye düşündüm. Şampiyonlar Ligi benim en büyük hayalim. Halâ öyle. Futbolcu olarak gerçekleştiremedim. Futbolculuğum bittiği için Şampiyonlar Ligi’ni kazanamam diye bir dünya yok. Nuri Şahin, teknik direktör olarak Şampiyonlar Ligi’ni kazanmak için elinden gelen her şeyini yapmaya mecbur. Bu benim her zaman motivasyonum olacak.” Diye konuştu.

“Benim hedeflerimden birisi, Antalyaspor Stadyumu’nu full görebilmek. Hatta Aziz Çetin başkanıma da her zaman şaka yollu söylerim, “başkanım lütfen, beni göndereceksen de stadyumu full görmeden gönderme” diye. Stadı full gördük çok şükür, bu hedefimize ulaştık. Biz Napoli maçı oynadık burada. Kulübede doktorumuz Burhan hoca vardı. Burhan hocaya “sen ölmeden ben burada bir Şampiyonlar Ligi maçı oynatsam nasıl olur?” dedim. O cümle çok hoşuma gitti, beraber güldük kulübede. Yeni bir hedef koymazsak hayatın bir anlamı kalmaz.” Dedi. “Ben Antalya ile çok güzel şeyler yaşamak istiyorum” diyen Nuri Şahin, şu an bulunduğu konumunun, bulunabileceği en güzel yer olduğunu belirterek, Antalyaspor ile hedeflerinin olduğunu ve 5-10 sene gibi uzun vadeye yayılan bu hedefleri gerçekleştirdikten sonra yeni hedeflere yürümek istediğini kaydetti.

Hatayspor karşısında 0-0 berabere kaldıklarını hatırlatan genç teknik adam, “Hepimiz aldığımız puana sevindik. Ama ben içimde, taktiğimin yanlış olmasının verdiği hayal kırıklığını yaşadım.” Dedi.


Haber: Salih Özgünsür

Not: Haberin tamamının ya da bir bölümünün izinsiz alıntılanması yasaktır.  


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.01.10 17:56:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Tekneler Yeni Sezona Hazırlanıyor

Antalya Setur Marina'da Tekneler Yeni Sezona Son Sürat Hazırlanıyor


Antalya Setur Marina’da Tekneler Yeni Sezona Son Sürat Hazırlanıyor. Karada Kışlayan Birçok Teknede Yenileme ve Temizlik Yapılıyor. Zehirli Boyaların Ardından Denize İnecek Olan Tekneler Yeni Sezonda Sahiplerine Ve Turistlere Güzel Zaman Geçirtecek.





Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.09 18:11:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya’da ekoturizm ele alındı

Akdeniz Üniversitesi Manavgat Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Çinbilgel, her doğa temelli turizmin ekoturizm faaliyeti olmadığı belirterek, "Bu faaliyetlerin kitlesel turizme dönüşmemesi için belirli kurallar çerçevesinde yapılması gerekir. Antalya’ya özellikle Türkiye’de neredeyse bütün sınırları ile korunması gereken bir il olarak bakılabilir" dedi.
Antalya’nın İbradı ilçesinde kardelenlerin değerini vurgulama, ormanlardaki ve doğadaki biyolojik çeşitliliğin öneminin ortaya konulması konulu panel düzenlendi. Panel sonrası Karamıklı Yaylası’nda bulunan bitkilerin doğal yaşam alanlarında keşif yapıldı.
İbradı’nın lokasyon olarak ekoturizme çok uygun bir bölge olduğunu söyleyen Isparta Uygulamalı Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Leyla Akbaş, “Düğmeli evleri, Altınbeşik Mağarası, trenging rotaları, yayla turizmi konusunda İbradı ciddi anlamda değerlere sahip ve bu sahip olduğu değerler de geliştirilebilir değerler. Bölge halkına da büyük katkılar sağlayabilecek değerler. Bizler de bu bağlamda İbradı halkına ekoturizm rotalarının pazarlanması noktasında eğitimler verdik. Bu eğitimler sayesinde umuyoruz ki İbradı çok daha iyi yerlere gelecek ve çok daha iyi işler yapacak” dedi.
Uzun süredir bölgede araştırmalar gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Manavgat Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü Öğretim üyesi Doç. Dr. İlker Çinbilgel, İbradı ve çevre bölgesinin bitki örtüsü ve bitki çeşitliliği ile ekoturizm kuralları açısından değerlendirerek yerel kalkınma ve insanlara faydası, ülkeye faydası ile ilgili bir etkinlik gerçekleştirmiş olduklarını dile getirdi.

"Her doğa temelli turizm faaliyeti ekoturizm değildir"
Çinbilgel, “Bu etkinlikte ülkemizin bitki örtüsü, bitki çeşitliliğinden başlayarak Antalya’nın bitkiler bakımından ne kadar önemli olduğunu halk ile paylaştık. Bu bakımdan çok memnunum. Halkla bilimsel bilginin paylaşılmasının insanları mutlu ettiğini gördüm. Aynı zamanda burada küçük çaplı uygulama gezisi de düzenlemiş olduk. Ekoturizminin kurallarının anlaşılması gerektiğini vurguladık. Her doğa temelli turizm faaliyetinin ekoturizm faaliyeti olmadığı ve faaliyetlerin kitlesel turizme dönüşmemesi için belirli kurallar çerçevesinde yapılması gerektiğini anlattık. Antalya’ya, özellikle Türkiye’de neredeyse bütün sınırları ile korunması gereken bir il olarak bakılabilir. Ama tabii ki doğanın korunması güç bir durum, imkanları oldukça zorlamaktadır. Bunun için de yerel yönetimler, kamu kuruluşları ve üniversiteler beraber çalışarak hem korunan alanlara katkı sağlamak hem de diğer doğal ve belirli alanların korunmasının sağlanmasına yönelik birtakım iş birlikleri ve etkinlikler düzenliyoruz. Ayrıca burada halkın da katılımıyla birlikte ülkemiz için faydalı bir etkinlik düzenlemeye çalıştık. Bu nedenle oldukça memnun ve mutluyum” diye konuştu.

“Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki çeşidi bulunmaktadır”
Türkiye’de yaklaşık 12 bin bitki çeşidi bulunduğunu söyleyen Çinbilgel, “Ülkemizde yaklaşık 12 bin bitki çeşidi bulunurken, Antalya sınırları içerisinde de yaklaşık 2 bin 500 dolaylarında bitki olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemiz bitkilerinin yaklaşık üçte biri endemiktir. Bu ülkemiz bitkilerinin sayısı neredeyse Avrupa kıtasının bitki çeşitliliğine denktir. Benzer coğrafyalarda etrafımıza bakacak olursak Türkiye’nin bitki çeşitliliği, bitki zenginliği oldukça fazladır. Bu bize aslında bir avantaj sağlıyor. Bitkilerin olduğu yerde yaşam kaynaklarının da oldukça fazla olduğunu söyleyebiliriz. Antalya’yı Türkiye’deki bitki çeşitliliğinin en yoğun olduğu bölge olarak ifade edebiliriz. Burada endemizm oranı da, yani dar yayılışlı ve kapalı yayılışlı olan bir alana özgü veya ülkemize özgü olan bitkilerin de oldukça fazla olduğunu görüyoruz. O yüzden Antalya koruma öncelikli bir ildir. Bu bakımdan bakacak olursak doğanın korunması ve sürdürülebilir şekilde nesillere aktarılması da bu bakımdan önem kazanıyor. Biz bu farkındalığı ve eğitimleri artırarak hem doğanın kazanması, hem yerel kalkınma, hem de koruma özelliklerini geliştirerek insanlara ve ülkemize faydalı olmak amacındayız. Yine bu bölgede Gembos havzası özellikle soğanlı bitkiler, sert soğan, rizomlu ve yumrulu bitkiler bakımından oldukça zengin bir bölgedir. Bu bakımdan korunması gerekir" şeklinde konuştu.

“İbradı bölgesinde yaklaşık bin 200 bitki”
Bitki çeşitliliği bakımından İbradı bölgesinin oldukça zengin olduğunu söyleyen Çinbilgel, "İbradı baktığımızda yaklaşık bin 200 civarında bitkisi olan bir yerdir. İngiltere’nin neredeyse 2 bin bitkisi olduğunu düşünürsek İbradı bölgesinde bitki çeşitliliğinin oldukça fazla olduğunu ifade edebiliriz. O yüzden burası çok önem kazanıyor. Bu alanlarda doğaya zarar verilmeyecek şekilde faaliyetlerin yürütülmesi gerektiği göz önünde bulundurulması gerekiyor. Bunun için de çeşitli kuruluşlar ile birlikte çalışmalarımız sürüyor. Dünya Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) 1999 yılında Avrupa’nın biyoçeşitlilik bakımından en değerli ve acil olarak korunması gereken 100 orman alanını belirlemiş ve ’Avrupa Ormanları’nın sıcak noktaları’ olarak tanımlanan ve dokuzu Türkiye’de bulunan bu alanlardan birisinin de İbradı-Akseki çevresindeki doğal alanlarımız olduğunu belirledi” ifadelerini kullandı.
Çinbilgel, ayrıca hem ulusal hem de uluslararası bir çok mevzuat ve sözleşmeyle buradaki doğal alanların koruma statüsünde ve önceliğinde bulunduğuna dikkat çekti.
Panele, Akdeniz Üniversitesi Manavgat Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü Öğretim üyesi Doçent Doktor İlker Çinbilgel, Isparta Uygulamalı Bilimleri Üniversitesi Öğretim Görevlisi Leyla Akbaş, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, Alternatif Turizm İhtisas Başkanı Mikail Köroğlu, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.18 12:11:13
Son Düzenlenme Tarihi :