SON DAKİKA

logo

Antalya Kaş'ta 13.134 m² bahçe icradan satılık

Kaş ilçesi, İslamlar M., Pınarbaşı mevkii, 103 ada, 52 parsel, 13.134,03 m2 yüzölçümlü, Bahçe nitelikli taşınmaz.

bilirkişi raporunda özetle:Taşınmazın bir kısmı tarımsal amaçlı olarak kullanılmakta, diğer kısımlarında ise herhangi bir kullanım ve kültür bitkisi bulunmamakta, üzerinde yaklaşık 5 dekar kadar alanda çoğunluk zeytin ve üzüm olmak üzere az sayılarda da elma, ceviz, incir, dut gibi meyve ağaçları ve kavak ağaçları bulunmakta, dağınık halde çam ağaçları bulunmakta, üzerinde teraslama duvarları haricinde herhangi bir yapı bulunmamakta, killi-tınlı, az taşlı, derin bir toprak yapısına sahip, %25-30 eğime sahip bir zemin ve topoğrafyaya sahip, ekonomik olarak sulanabilme imkanı olan tarım arazisi, yoğun yerleşim yeri dışında ancak villa turizmi açısından büyük öneme sahip bir bölgede, taşınmaza ait kadastro paftasında yol olmasına rağmen zeminde ulaşım yolu bulunmamakta, elektrik, su gibi alt yapı hizmetleri ulaşabilecek konumda, çok uzaktan Akdeniz manzarasına sahiptir, denilmiştir.Adresi: İslamlar M., Pınarbaşı Mevkii, 103 Ada, 52 Parsel Kaş/Antalya
Yüzölçümü: 13.134,03 m2 Kıymeti : 2.955.156,75 TL KDV Oranı: %8
İmar Durumu:1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmamaktadır.

Kaydındaki Şerhler: Tapu Kaydındaki Gibidir.
Artırma Bilgileri

1.Artırma

Başlangıç Tarih ve Saati : 22/03/2023 - 15:00
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bitiş Tarih ve Saati : 29/03/2023 - 15:00

2.Artırma

Başlangıç Tarih ve Saati : 26/04/2023 - 15:00
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bitiş Tarih ve Saati : 03/05/2023 - 15:00



Kaynak : BİK.GOV.TR
Ekleme Tarihi : 2023.01.22 15:40:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Define avcıları tarihi eser bulamayınca taklit eser üretiyorlar

Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, tarihi eser kaçakçılığını vatana büyük bir ihanet olarak değerlendirdiğini söyledi.
Türkiye ve komşu ülkelerde antik çağlar boyunca yaşamış medeniyetlerin bıraktığı kültürel mirasa ait eserlerden bazılarının özellikle Osmanlı Devleti’nin son döneminden itibaren değişik suç işleme teknikleri kullanılmak suretiyle çalınarak yurt dışına kaçırıldığını söyleyen USKAD Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, “Ekonomik yönden ticari bir mal olarak kabul edilen kültür varlıkları; tarihi ve kültürel mekânlardan, sit alanlarından, ören yerlerinden, müzelerden, dinsel yapılardan, arkeolojik kazı alanlarından, koleksiyonculardan ve müzayede salonlarından çalınmış ve yurt dışına kaçırılmıştır” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığı vatana ihanettir
Eser kaçakçılığının vatana ihanet olduğuna dikkat çeken Karabayram, “Eserini satan vatanını satar” açıklamalarının bazı çevrelerce ağır ve abartılı olarak görülse de, bu ifadelerle anlatmak istediklerini ve kaçakçılık faaliyetlerinin nelere sebep olduğunu şu şekilde açıkladı:
“Tarihi eser kaçakçılığını iki sınıfa ayırarak değerlendirebiliriz. Bunlar, meraklı define avcıları ve bu faaliyetleri ticaret amaçlı yapan ve terör örgütleri ile bağlantılı gruplardır. Define meraklısı bilinçsiz grupların faaliyetleri sonucunda yıllardır birçok arkeolojik alan ve eser büyük tahribatlara uğratılmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle bilinçli ticari faaliyet amacıyla yapılan tarihi eser kaçakçılığının ülkenin güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne olumsuz anlamda tesir edebilecek birçok sonuçları ortaya çıkardığı görülmektedir. Yakın tarihlerdeki coğrafi komşularımızdan birisi olan ABD’nin operasyonunda Irak’ta İslami döneme ait eşsiz eserler ve müzeler tarumar edilip terör örgütleri tarafından yağmalanmıştır. Bu durum öyle bir boyuta ulaştı ki, özellikle terör örgütleri yağmaladıkları tarihi eserleri ticari bir hamle olarak kullandı ve elde edilen gelirler özellikle ülkemize karşı ekonomik ve silah gücü olarak kullanıldı. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki terör örgütleri tarihi eser kaçakçılığından önemli ölçüde beslenmektedir. Yine son yıllarda Suriye’de yaşanan iç savaş/karışıklık neticesinde Suriye kültür varlıklarının birbirleri ile savaşan gruplar tarafından yağmalandığı, yaşanan siyasi otorite boşluğu, savaş ve kargaşa ortamının Suriye topraklarında kültür varlığı yağmasına yol açarak eserlerin birçoğunun tahribatı kalanların ise çalıntı ve ticari faaliyetler sonucu terör örgütlerine ekonomik katkı sağlamasına sebep olduğu görülmüştür.”

"Devletimiz mücadele ediyor"
Türkiye’de kaçakçılık faaliyetlerine bilinçli ya da bilinçsiz şekilde dahil olan herkesin bu yapılan definecilik ve yağmacılığın büyük felaketlere çanak tutmak olacağını bilmesi gerektiğine dikkat çeken Karabayram, "Ülkemizin bu konuda, 1973 yılında yürürlüğe giren 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu’ndan itibaren 1983 ve 2004’te kapsamı daha da geliştirilen ve değiştirilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe konularak kültür varlıklarının korunması çalışmaları sürekli olarak devam etmiştir. Özellikle son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığımız ve Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğümüzün özverili çalışmaları ve kaçırılan eserlerimizin ülkemize geri kazandırılmasında gösterilen çabalar takdire şayandır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın İç İşleri Bakanlığı ve bağlı polis/jandarma birimleri ile iş birliği içinde planladığı ve sürdürdüğü bu çalışmalar başarılı bir şekilde devam ettiği sürece, bu konuda atılan adımlara vatandaşların da bilinçlendirilmesi ve destek vermesi teşvik edilirse, ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan kaçakçılık ve yağmacılık faaliyetlerinin son bulacağını umuyor ve gönülden inanıyorum” dedi.

"Gerçeğini bulamayınca taklidini üretiyorlar"
Definecilerin altın arama maceralarında boşluğa kürek sallayarak olmayacak hayaller peşinde birçok yapıyı tahrip ettiğini dile getiren Karabayram, define merakının kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Definecilerin altın bulma arzusunun, kumar oynayanların kazanma arzusuyla aynı olduğunu aktaran Karabayram, define avcılarının kazı başkanlarının düzenlediği panel ve sempozyumları kaçırmadıklarını söyledi. Bu kişilerin panellere katılma nedeninin bilimsel bilgi elde etmek olmadığını dile getiren Karabayram, katılış amaçlarının panelde verileri ve bölgeleri öğrenerek daha rahat kazı yapmak olduğunu kaydetti. Kaçakçıların dolandırıcılık yöntemi olarak gerçek eserleri yağmalama ve ticaretini yapma arzusunun yanında, taş üzerine belirli eskitme teknikleri ile orijinal eserlerin kopyalarını yaparak vatandaşları dolandırdıkları durumlarla da sıklıkla karşılaşıldığını söyleyerek, "Ayrıca, define avcıları define ve tarihi eser bulamadıkları durumlarda da taklit eser üretiyorlar. Bu da bir hastalık biçimidir” ifadelerine yer verdi.
Karabayram, son olarak internet sitelerinde definecilik faaliyetlerini özendiren ve teşvik eden paylaşım alanlarının kısıtlanmasının bu duruma çözüm olabilecek diğer bir husus olduğunu belirterek, internet sitelerinde yer alan detektör ve benzeri makine ve ekipmanların satışına kısıtlanma getirilerek gerekli önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 11:26:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Vali Ersin Yazıcı: “Kadınları her alanda desteklemeye devam edeceğiz”

Antalya Valisi Ersin Yazıcı Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi Antalya Pazarlama Ağı Toplantısı’na katıldı. Yazıcı, “Kadınların üretimden pazarlamaya her alanda öncü olmasını destekliyoruz” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen toplantıya, Vali Ers..

Antalya Valisi Ersin Yazıcı Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi Antalya Pazarlama Ağı Toplantısı’na katıldı. Yazıcı, “Kadınların üretimden pazarlamaya her alanda öncü olmasını destekliyoruz” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen toplantıya, Vali Ersin Yazıcı’nın yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Güler Ustaoğlu, Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Çalışkan, Tarım ve Orman İl Müdürü Gökhan Karaca, Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan, ve Kadın Kooperatiflerine üye kadınlar katıldı.

“İlimizde 42 tane kadın kooperatifimiz var”
Vali Yazıcı Antalya’da Kadın Kooperatiflerine sahip çıktıklarını vurgulayarak; “Kadınların üretimden pazarlamaya her alanda öncü olmasını destekliyoruz. Bizler Kadın Kooperatiflerine destek olmaya onların moral ve motivasyonlarını artırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sağladığı imkânlar kadın kooperatiflerini ayakta tutmaya ve sayılarını çoğaltmaya yardımcı oluyor. Şu an ilimizde 42 tane kadın kooperatifimiz var. Bu kooperatiflerimizin yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Valilik imkânlarıyla da yanlarında olduğumuzu göstermeye gayret ediyoruz. İçinizde de buradaki kooperatiflerimizden arkadaşlarımız var. Onlar bizim bulunmadığımız alanlarda destek olup olmadığımızı zaten misafirlere de söyleyecektir. Zaman zaman kadın kooperatifleriyle bir araya geldim ya da beni ziyarete gelenler oldu. Sahip çıkmaya çalıştık, çalışıyorum. Belediyelerimizin sizlere yardımcı olmasını ısrarla ve inatla söylüyorum” dedi.

“Sizi destekleyip yanınızda olacağız”
Günümüzde üretilen üründen çok pazarlamanın önem kazandığını vurgulayan Vali Yazıcı; “Pazarlama çok zor bir iş. Artık öyle bir devre geldik ki ne ürettiğinizin bir önemi kalmamaya başladı. Pazarlayamıyorsanız, ürettiğiniz ürünün hiçbir önemi yok. Sadece kooperatifler için söylemiyorum. Çok kaliteli bir ürün yaptığınızda iyi tanıtamıyor, pazarlayamıyorsanız piyasada hâlihazırda ürettiğiniz ürün varsa sizin onları ekarte edip yerine geçmeniz çok da kolay değil. Ama yerel ölçekte bizler tüm samimiyetimizle gayret edeceğiz. Sizi destekleyip, sizin yanınızda olduğumuzu göstermek adına her türlü faaliyette bulunuyorum. Şunu biliyorum ki kadının elinin değdiği her şey güzelleşir. Dolayısıyla sizin elinizin değdiği her alan güzeldir” ifadelerini kullandı.

“Kadınlarımız hayatın her alanında olmalı”
Valiliğin görev tanımının içinde fakruzaruret içerisinde bulunan insanlara yardımcı olmanın ilk şartlarından biri olduğunu söyleyen Vali Yazıcı; “Bu benim en temel görevlerimden biri. Özellikle ekonomik durumu kötü olan ailelerin, kadınları evin bütün yükünü omuzluyor. Ne yazık ki bu bir gerçek, erkekler o sorumluluğu çok fazla omuzlanmıyor. Annenin sahiplenme duygusu yüzünden belki de bütün sorumluluk annede oluyor. Bizler Aile Bakanlığı olarak Sosyal Yardımlaşma olarak onlara destek vermeye çalışıyoruz. Ama o hanımefendilerin birçoğundan şunu duyuyorum. Biz de bir şeyler üretsek bize destek olsanız, biz kendimizi daha iyi hissedeceğiz diyorlar. Sürekli yardımlarla geçinmenin onları rahatsız ettiğini söylüyorlar. Kadınlarımızın güçlü ve dimdik olmasını istiyoruz. Şuna inanıyorum kadın dimdik ayaktaysa aile de dimdik ayaktadır. Kadınlarımız güçlü olmalı. Kadınlarımız hayatımızın her alanında olmalı. Elinizin değdiği her şey güzelleşiyor bu güzellikleri oluşturmaya devam edin. Bizler devlet olarak elimizden gelen desteği vermeye gayret edeceğiz. Bunun sözünü veriyoruz. Allah yar ve yardımcınız olsun. Kolaylıklar diliyorum” şeklinde konuştu.
Kadın kooperatiflerine ilişkin örnek teşkil eden uygulamaların tanıtıldığı toplantının sonunda kadın kooperatifleri tarafından yürütülen çalışmalar hakkında sunum yapıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.09 14:52:33
Son Düzenlenme Tarihi :