SON DAKİKA

logo

Vali Yazıcı'dan, Mehmet Akif Caddesi esnafına ziyaret

AESOB Başkanı Adlıhan Dere ile birlikte Mehmet Akif Caddesi esnafını ziyaret eden Vali Yazıcı; “bütün esnafımıza işlerinde kolaylıklar ve bereketli kazançlar diliyorum.” dedi.

Vali Ersin Yazıcı, Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası ve Antalya Emlak Komisyoncuları, Oto Galericileri ve İş Takipçileri Odası’nın yeni hizmet ofislerinin açılış törenine katıldı. Açılış kurdelesini kesen Vali Yazıcı; “Ülkemizin misafir odası Antalyamızda omuzlarımızda ağır bir sorumluluk var. Bu sorumluluğu asla unutmadan ülkemizin ve şehrimizin ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası ve Antalya Emlak Komisyoncuları, Oto Galericileri ve İş Takipçileri Odası’nın yeni hizmet ofislerinin açılış töreni gerçekleştirildi. İlk olarak Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası ofisi açılış törenine katılan Vali Ersin Yazıcı’ya Muratpaşa Kaymakamı Dr. Orhan Burhan, Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere ve Antalya Çiçekçiler Odası Başkanı İsmail Bakaç eşlik etti.

Antalyamız İçin Esnafımızla El Ele Çalışmaya Devam Edeceğiz

Kurdele kesimi sırasında açıklamalarda bulunan Vali Yazıcı; Antalya Çiçekçiler Esnaf Odamızın günümüz koşullarına uygun ve modern hizmet ofisinin açılışını Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere ve Antalya Çiçekçiler Odası Başkanı İsmail Bakaç ile birlikte gerçekleştirdik. Tüm esnafımızı bu şehre hizmet edenler, değer katanlar olarak görüyoruz. Bu şehrin insanlarına hizmet sunarken, şehrimizi güzelleştirerek dünyaya tanıtımı noktasında çok büyük katkılarınız var. Güzel şehrimiz Antalyayı daha da güzelleştirmek için esnafımızla el ele çalışmaya devam edeceğiz. Yeni ofisiniz hayırlı ve uğurlu olsun.” şeklinde konuştu.

Vali Yazıcı ve protokol üyeleri, Antalya Çiçekçiler Esnaf Odası’nın açılış töreninin ardından Antalya Emlak Komisyoncuları, Oto Galericileri ve İş Takipçileri Odası’nın açılış törenine geçti. Törende Vali Yazıcı’ya Antalya Milletvekili Cavit Arı, Kepez Kaymakamı Nusret Şahin, AESOB Başkanı Adlıhan Dere ve Antalya Emlak Komisyoncuları, Oto Galericileri ve İş Takipçileri Odası Başkanı İsmail Çağlar eşlik etti.

Bu Şehirde Turizmden Tarıma Her Şeyin En İyisi Ve En Kalitelisi Yapılıyor

Açılış töreninde konuşan Vali Yazıcı, odanın 5 bine yakın üyesinin olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “ 5 bine yakın üyesi olan Antalya Emlak Komisyoncuları, Oto Galericileri ve İş Takipçileri Odamızın yeni hizmet ofisinin açılışı için bir aradayız. Odamızın üyelerine bol ve bereketli kazançlar diliyorum. Şehrimiz bir dünya şehri. Şehrin gelişimine katkı sunuyorsunuz. Bunun her zaman devamını bekliyoruz. Burası ülkemizin misafir odası. Biz 85 milyonu temsil ediyoruz. Yurtdışından buraya gelen misafirimiz buradan ayrıldıktan sonra Antalyayı Türkiye olarak anlatıyor. Bu yüzden omuzlarımızda ağır bir sorumluluk var. Bu sorumluluğu asla unutmadan ülkemizin ve şehrimizinekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz. Bu şehirde turizmden tarıma her şeyin en iyisi ve en kalitelisi yapılıyor. Hemşehrilerime güveniyorum. Bu sorumluluğun bilincinde hareket ederek şehrimize katkı sunmaya devam edelim. Yeni ofis odamıza hayırlı olsun.”

Vali Yazıcı konuşmasının ardından açılış kurdelesini keserek yeni hizmet ofisinin açılışını gerçekleştirdi.

Mehmet Akif Caddesi Esnafı Ziyaret Edildi

Açılış törenlerinin ardından AESOB Başkanı Adlıhan Dere ile birlikte Mehmet Akif Caddesi esnafını ziyaret eden Vali Yazıcı; Mehmet Akif Caddesi esnafımızı Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Adlıhan Dere ile birlikte ziyaret ettik. Mübarek Üç Aylar’ın bereketini yaşadığımız bu günlerde, Antalyamızın her noktasındaki esnafımızı ziyaret etmeye, taleplerini ve önerilerini dinlemeye devam ediyoruz. Esnaf kalkınırsa ülke kalkınıranlayışıyla toplumumuzun temel direği olan esnafımızı ziyaret etmeye, hemşehrilerimizin hal hatırlarını sorarak taleplerini yerine getirmeye gayret gösteriyoruz. Mehmet Akif Caddesi esnafımıza içten ilgi ve alakalarından dolayı teşekkür ediyor, bütün esnafımıza işlerinde kolaylıklar ve bereketli kazançlar diliyorum.” dedi.

Esnafımızın Hamisi Antalya Valimiz

AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise Vali Yazıcı’nın esnafın yanında olmasının kendileri için çok değerli olduğunu söyleyerek; Esnafımızın Hamisi Antalya Valimiz Sayın Ersin Yazıcı ve Kepez Kaymakamımız Sayın Nusret Şahin ile birlikte Mehmet Akif Caddesinde esnaf ve sanatkârlarımızı işyerlerinde ziyaret ederek hayırlı işler bereketli kazançlar diledik.” diye konuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.29 17:19:55
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Çadır kentte tıp fakültesi hayali

Asrın felaketini Hatay’da yaşayan 17 yaşındaki Gökdeniz Aksaç, ailesi ile birlikte yerleştiği çadır kentte hayatı değişse de hayalini değiştirmeyerek kazanmak istediği tıp fakültesi için kütüphanede düzenli olarak çalışıyor.
Türkiye’yi yasa boğan Kahramanmaraş depremlerinin etkilediği 11 ilde yaşamın normale dönmesi için devlet-millet iş birliği ile başlatılan çalışmalar aralıksız devam ediyor. Her ilde olduğu gibi en fazla zararı gören Hatay’da da bir taraftan sosyal destekler veriliyor, bir taraftan da sahadaki çalışmalar sürüyor. Depremzedeler ise kurulan çadır kentler ile konteyner kentlerde yaşamlarını sürdürüyor. Depremde evi hasar gören Aksaç ailesi de yerleştikleri çadır kentte hayatına devam ediyor. Lise son sınıf öğrencisi Gökdeniz Aksaç ise, gönüllülerin çadır kentte kurduğu kütüphanede üniversiteye hazırlanıyor. Depremden sonra da tıp fakültesi kazanma hayalinden vazgeçmeyen Aksaç, her gün düzenli olarak kütüphanede çalışmasını yaparak hayaline kavuşmak istiyor.
Tek hayalinin tıp fakültesi okumak olduğunu belirten Gökdeniz Aksaç, "Evimiz bu depremde ağır hasar aldı, girilemez durumda. Şu anda çadırda kalıyoruz. Deprem gönüllülerinin bize yardımları sayesinde bu kütüphanedeyim. Şu an YKS’ye hazırlanıyorum, tıp okumak istiyorum. Ama bu şartlarda bakalım evdeki gibi olmuyor, internet yok, teknolojik aletler yok. Buradaki kitaplardan olduğu kadar çalışıyorum. Ben enfeksiyon tanı uzmanı olacağım. İki üniversite okumayı düşünüyorum Bir tane yazılım, bir tane tıp. Bakalım sınavdaki sıralama önce hangisini okuyacağımı belirleyecek" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 12:29:52
Son Düzenlenme Tarihi :





Gıda ve temiz su kıtlığı kapıda!

Dünyanın öncelikli problemleri arasında yer alan İklim Değişikliği ve Atık konusu, Alanya Üniversitesi’nde masaya yatırıldı. İklim krizi ve atık yönetimine dikkat çekilen seminerde, gıda ve temiz su kıtlığı uyarısı yapıldı, çözüm önerileri hakkında bilgiler verildi.

Antalya Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Çevre Mühendisi Dr. Nilgün Akbulut Çoban, Alanya Üniversitesi’nde, “İklim Değişikliği ve Sıfır Atık” konulu seminer düzenledi.  Küresel ısınma ve iklim krizinin zararlarına dikkat çeken Çoban, Türkiye’nin iklim krizine karşı gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında da bilgiler aktardı.  

 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İKLİM KRİZİNE DÖNÜŞTÜ 

 

Küresel ısınma sorunun çok büyük bir sorun olduğuna vurgu yapan Dr. Nilgün Akbulut Çoban, "Biz şu an seçimimizi yapmalıyız. Küresel sorun uzakta değil, yakınımıza kadar gelmiş durumda. Biz kendi türümüzle birlikte bu dünyadaki, bu ekosistemdeki hiçbir türün yok olmasına izin vermemeliyiz. Buradaki ana tema, 'ben tek kişiyim hiçbir şey yapamam' diyerek bu kendimizi bu işten alıkoymamalıyız. Kendi türümüzle birlikte diğer türleri yok etmemeyi tercih etmeliyiz. Artık iklim değişikliğinin etkilerini uzakta değil, hemen mahallemizde yaşanan sel felaketinde görüyoruz. Ülkemizde pek çok felaketler oluyor. Alanya’da da oldu. Hortumlar yaşanıyor, Kumluca’da çok yeni sel felaketi yaşadık. Bu yaşadığımız afetlerin önüne geçmek gerekiyor. Biz hep 'küresel ısınma' diyoruz ama kavramlar bunun ötesine geçti. Bugüne kadar 'iklim değişikliği' olarak adlandırılan durum, 'iklim krizi’ olarak adlandırılmaya başlandı” ifadelerini kullandı.  

 

"ENERJİ VE TARIM SEKTÖRÜ KÜRESEL ISINMAYI TETİKLİYOR" 

 

Küresel ısınmanın neden oluştuğuna ilişkin teknik bilgiler aktaran Dr. Nilgün Akbulut Çoban, kentleşme ile birlikte atmosfere salınan sera gazlarının arttığına dikkat çekti. Atmosferdeki sera gazlarının küresel ısınmayı tetiklediğini dile getiren Dr. Çoban, "Güneşten yer küreye inen ışınların bir kısmının tekrar uzaya yansıması gerekiyor. Ama kentleşme ile birlikte, atmosferin etrafını saran gazlardan dolayı, yer küreden uzaya belli bir ışın yansıması gerçekleştirilemiyor. Bu durum da küresel ısınmayı beraberinde getiriyor. ‘Dünyamızın etrafını saran, sera etkisi yaratan gazlar neler’ diye sorduğumuzda, ilk başta karbondioksit geliyor. ‘Ülkemizin sera gazı envanteri nedir, iklimlerin dengesini bozan kirleticilerin oranı nedir’ diye baktığımızda, Türkiye İstatistik Kurumu’na göre, birinci bileşenin yüzde 70 oranla karbondioksit olduğunu görüyoruz. Bu karbondioksit salınımlarının yüzde 70’inin enerji sektöründen kaynaklandığını görüyoruz.  Tarım sektöründen kaynaklanan sera gazı salınımı ise ikinci sırada yer alıyor. Atıkların yönetiminde sera gazlarının oluşumunda etkili olduğunu görüyoruz. Ülkemizde sera gazlarının durumuna baktığımızda, kentleşme ve sanayileşme ile birlikte atmosfere verdiğimiz emisyonlar devam ediyor. Kişi başı ürettiğimiz sera gazı emisyonları artıyor” diye konuştu.  

 

 

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ EYLEM PLANINDA ANTALYA ÖNCÜ KENTLERDEN 

 

Çevre Mühendisi Dr. Nilgün Akbulut Çoban, tarım ve atık sektöründe sürdürülebilir yaklaşımların olması gerektiğine dikkat çekti.  Antalya’nın bu konuda çok çaba gösterdiğine dikkat çeken Çoban, Antalya’nın bu konuda öncü kentlerden biri olduğunu anlattı. "İlimiz Antalya, Türkiye’deki birçok ile göre, sürdürülebilir enerji ve iklim değişikliği eylem hazırlama konusunda öncü kentlerden. Sürdürülebilir İklim değişikliği eylem planı ilk olarak 2012 yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından hazırlanmış ve en günceli 2022 yılı sonunda yapılmış durumda” ifadelerini kullanan Dr. Nilgün Akbulut Çoban, konuşmasına öyle devam etti: “Kentimizde sera etkisi yaratan gazlarda en fazla etkinin bina sektörü olduğunu görüyoruz. Binaların ısıtılması, soğultulması ve aydınlatılması gibi alt faktörler var. İkinci sırada ulaşım, bunu atıkların yönetimi takip ediyor.  Atık yönetiminde iklim değişikliğine sebep olan katı atık bertarafın iklim değişikliğine yüzde 70 oranda olumsuz etki yarattığını görüyoruz. Dolayısıyla ürettiğimiz bu atıkların akıllı bir şekilde sürdürülebilir yaklaşımlarla kontrol edilmesi gerekiyor ki iklim krizi ile mücadele edebilelim. İlk etapta çevre problemi olarak görülen durum, şu anda çevre probleminin ötesine gitti”  

 

"GIDA VE TEMİZ SU KITLIĞI YAŞANABİLİR” 

 

Olası bir iklim değişikliğinden dolayı Akdeniz havzasının olumsuz etkileneceğini söyleyen Çevre Mühendisi Dr. Nilgün Akbulut Çoban, tarım ve turizm sektöründe yaşanabilecek su krizine dikkat çekti. Dr. Çoban, "Akdeniz havzası, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölge. Bulunduğumuz kent de maalesef etkilerden en fazla etkilenecek illerden. Özellikle bir çeşitlilik bağlamında Özellikle biyo çeşitlilik bağlamında Adana’dan sonra en fazla endemik türün olduğu kentte yaşıyoruz. Attığımız adımlar, verdiğimiz kararların yönetimi sağlayacak şekilde olması gerekiyor. Sıcak bir kentte yaşıyoruz. Dolayısıyla kuraklık ve orman yangınları gibi sorunlara yol açabilecek bir durumdayız. Tarım, turizm iklim değişikliğinden olumsuz etkilenecek. Gıda ve temiz su kıtlığı kenti etkileyebilir. İklim değişikliği ile ilgili ilk adımlar, 1972 yılında Stockholm Konferansı ile başladı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sözleşmesi bu anlamda kilit rol oynuyor. Biz de ilk defa 2004 yılında BM İklim Değişikliği Protokolüne dahil olduk. 2009 yılında da Kyoto Protokolü’ne dahil olduk.  İklim değişikliği ile ilgili adımlarımız 2021 yılında Paris İklim Anlaşmasına dahil olduk. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız yeni pozisyonunu almış oldu. Uluslararası sözleşmelerde ülkemizin ayrı bir yeri var. Gelişmiş ve Gelişmekte olan ülkelere göre yapılan politika ve finansmanlardan ülkemizin BM ayrıcalıklı durumumuz var.  AB, 2030 yılına kadar karbon salınımını azaltmayı planlıyor. 2050 yılına geldiğinde sıfır karbon dönemine geçmeyi vadediyor. Kendi üye devletlerle ve ithalat ve ihracatta sınır ve düzenlemeler gelecek. AB ile ithalat ve ihracat olan bir ülkedeyiz. Buna göre çalışmalarımız devam ediyor. AB yeşil mutabakat eylem planı hazırlandıktan sonra bakanlığımız da hazırlanan mutabakata uyumlu mutabakatlar hazırlandı” ifadelerini kullandı. 

 

"2050 YILINDA DÜNYA BİZE YETMEYECEK" 

 

  

Antalya Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Çevre Mühendisi Dr. Nilgün Akbulut Çoban, kişi başı üretilen atık miktarları hakkında bilgiler aktardı. Atıkları yönetmenin çok önemli olduğunu söyleyen Çoban; “Atıkları yönetmek çok önemli. Kişi başı üretim miktarı arıtıyor. Bu tüketim alışkanlığı ile devam edersek maalesef 2050 yılına geldiğinde bu dünyamız bize yetmemeye başlayacak. İki tane daha böyle bir dünyaya ihtiyacımız olacak. Çok tüketeceğiz.  Maalesef çok fazla tüketim demek, çok fazla atık çok fazla emisyon demek. Bu da tüm dengelerin bozulması demektir. BM İnsani Gelişmiş İndeks Raporu’na göre; insanoğlu dünyaya geldiğinden beri ilk kez, dünyadaki tüm canlıların toplam ağırlığından fazla atık üretmeye başladı. Bu da gezegenimizde baskı yaratmaya başladı. Bizim ülkemiz bu konuda gelişmeye devam eden bir ülke. OECD ülkeleri arasında hem ekonomik gelişim hem de sera gazı emisyonu en fazla artan ülkelerden bir tanesi. Ülkemizde atıklar her geçen gün artıyor. Bu tüketim alışkanlıklarıyla gidersek, kentler için ayrılan düzenli atık depolama sahaları daha hızlı bir şekilde yaşam ömrünü tamamlayacak. O yetmediği için yeni düzenli depolama sahası açmak zorunda kalacağız. Bu da yeni bir ormanın, yeşil alanın yok olması demek. Bunun önüne geçmek gerekiyor. Bunu da atıkların geri dönüşümünü sağlıklı yaparak gerçekleştirebiliriz” dedi.  

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.03.30 12:38:43
Son Düzenlenme Tarihi :