SON DAKİKA

logo

Büyükşehir’den tarihin izinde doğa yürüyüşü

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya’nın popüler kayak merkezi Saklıkent yolu üzerinde yer alan Doyran bölgesinde “Tarihin izinde doğa yürüyüşü” etkinliği düzenledi. Etkinliğe katılanlar yürüyüş güzergahı üzerinde bulunan Bizans dönemi dağ manastırına ev sahipliği yapan bölgeyi rehberler eşliğinde gezd

Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na  bağlı Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü sağlıklı yaşam için çalışmalarına devam ediyor. 

Toroslar Doğa Sporları Kulübü (TODOSK) rehberlerinin öncülüğünde gerçekleştirilen “Tarihin İzinde Doğa Yürüyüşü”  kapsamında Doyran’ın Kisle Çukuru Mevkiinde yer alan Doyran Manastırı ve Neopolis Antik Kenti de gezildi. Toplam 9 kilometrelik yürüyüş etabına katılan vatandaşlar, 11 ve 12. yüzyıllardan kalan tarihi eser yapılara da tanıklık ederek yürüyüşün tadını çıkardı.

İlk kez böyle bir etkinliğe katıldığını söyleyen yürüyüşçülerden Burak Samur “Bu benim katıldığım ilk etkinlikti. Çalışan arkadaşlar yürüyüş öncesi ve esnasında bize çok yardımcı oldu. Doğayla vakit geçirme fırsatı buldum. Çok eğlenceliydi emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.01.30 12:02:15
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Depremzede Asel bebek, Adana’da hayata tutundu

Hatay’da deprem sonrasında zor şartlarda prematüre ve kalbinde delikle dünyaya gelen Asel bebek, Medical Park Seyhan Hastanesindeki 1 aylık yoğun bakım sürecinin ardından yaşam mücadelesini kazanarak taburcu oldu.
Hatay’da meydana gelen deprem sonrası zor şartlar altında doğum yapan anne ve bebeğinin yaşam mücadelesi mutlulukla sonlandı. Prematüre ve kalbinde delik olan Asel bebek, deprem sonrasında Medical Park Seyhan Hastanesine kaldırıldı. Bebek yoğun bakımda geçirdiği 1 aylık bir tedavi sürecinin ardından, sağlığına kavuşmuş bir şekilde ailesine teslim edildi.
Bebeklerini sağlıklı bir şekilde kucaklarına almanın sevincini yaşayan Salih-Emine Karakuş çifti, bu zorlu süreçte kendileriyle yakından ilgilenen Yenidoğan Yoğun Bakım Hekimleri Uzm. Dr. İhsan Yüksekkaya’ya, Uzm. Dr. Günay Mirzayeva’ya, Sorumlu Hemşire Özlem Gündüz’e ve tüm servis personeline teşekkür etti.

“Hem prematüreydi hem de kalbinde delik vardı”
Konuyla ilgili bir açıklama Yenidoğan Yoğun Bakım Hekimi Uzm. Dr. İhsan Yüksekkaya, "Deniz Asel, ülkemizi 6 Şubat 2023’te acılara boğan depremden yaklaşık 2 hafta kadar sonra dünyaya gözlerini açmıştı. Belki de annesinin yaşadığı stres, travma ve zor şartlar yüzünden olması gerekenden erken doğmuştu. Deprem sebebiyle gelişen olumsuz çevresel şartlar ve prematüre doğmanın getirdiği yük ve zorlukların yanı sıra, kalbinde de problem vardı. Bu sebeplerden dolayı hastanemize sevk edilmişti. Kalpten çıkan 2 büyük damar arasında duktus dediğimiz bir yapı vardır. Anne karnındaki yaşamda açık olan bu yapının, bebek doğduktan sonra kapanması gerekir. Deniz Asel’in ise, duktusu kapanmamış, bu durum kalbine ek yük binmesine sebep olmuş, buna paralel olarak da zaten erken doğum yüzünden mevcut olan solunum sıkıntısı artmıştı. Ayrıca kan tetkiklerinde enfeksiyon değerleri de yüksekti. Bebeğimizi tedavinin başlarında solunum cihazına alarak solunum yükünü azalttık” şeklinde konuştu.

“Önce solunum cihazından sonra da oksijen desteğinden ayrıldı”
Antibiyotik tedavileri düzenledikten sonra bebeğin kalbindeki deliğin küçülmesi ve kapanması için ilaç tedavileri verdiklerini belirten Uzm. Dr. İhsan Yüksekkaya, şunları söyledi:
“Asel bebeği başlarda hortumla azar azar besleyebildik. Tedaviye yanıt aldıkça solunum sıkıntısı geriledi. Önce solunum cihazından, takiplerinde oksijen desteğinden ayırdık. Minik ve yorgun kalbi rahatladıkça bebeğimizi ağızdan beslemeye başladık. Zaman içinde beslenmesini her gün artırarak serum ihtiyacını da ortadan kaldırdık. Tamamen ağızdan beslenmeye geçtik. Kontrolümüz sonrasında kalp ekokardiyogramında kalbindeki deliğin küçülmüş ve kapanmak üzere olduğunu, artık kalbine ek yük bindirmediğini tespit ettik. Sorunlu doğan bebekler için tam donanımlı yenidoğan yoğun bakım üniteleri son derece önemli. Hastanemizin Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde bebeğimizin normal gelişimini sağlamak için ekibimizle beraber üstün çaba sarf ettik. Bu çabamız da sonuç verdi. Bebeğimiz sağlıklı bir şekilde ailesine kavuştu. Bu sevinci paylaşmanın mutluğunu yaşıyoruz" dedi.
Baba Salih Karakuş ise, bebeklerinin sağlığına kavuşması için çaba sarf eden doktor, hemşire ve yardımcı personele teşekkür etti.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.29 12:58:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Sabahları artan baş ağrısı beyin tümörü belirtisi

Beyin tümörünün en önemli ve en sık görülen belirtisinin “sabahları artan baş ağrısı” olduğuna dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahı Dr. Mansur Mammadov, her hastalıkta olduğu gibi, beyin tümörlerinde de erken teşhisin hayat kurtarıcı bir rol oynadığını söyledi.
Acıbadem Adana Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Mansur Mammadov, beyin tümörlerinin, beyin cerrahisinde (Nöroşirürji) önemli bir hastalık grubunu oluşturduğunu belirterek, “Beyin dokusundan kaynaklanan tümörlere birincil (primer) beyin tümörü denilir. İkincil (sekonder) beyin tümörü ise beyin dışı bir kanserin beyne yayılması ile oluşur. Genel olarak beyin tümörlerini malign (kötü huylu) ve benign (iyi huylu) olarak sınıflandırabiliriz” dedi.
Santral sinir sisteminin, özellikle de beynin, çok sıkı korunan kapalı bir kutunun (kafatası) içinde olduğundan basınç değişikliklerine çok hassas olduğuna değinen Dr. Mammadov, bu nedenle kanser hücresi içermemelerine rağmen bazı iyi huylu tümörlerin de önemli yapılara baskı yaparak hayati tehlikeye neden olabileceğini dile getirdi.

“Teşhisi çok kolay ve hızlı konuluyor”
Beyin tümörü belirtilerinin kafa içi basıncının artması ile seyrettiğini ifade eden Dr. Mammadov, en sık görülen belirtileri “Özellikle sabahları artan baş ağrısı , hareket ve mimiklerde yavaşlama, bulantı ve ani kusmalar, epileptik nöbetler, kişilik değişiklikleri, hatırlama bozuklukları, yazı yazma gibi bazı özelliklerde aksamalar, çift görme, bulanık görme, denge ve yürüme bozuklukları, kollarda ve bacaklarda hissizlik, karıncalanma veya güç kaybı, erken puberte, el ve ayaklarda büyüme, adet bozuklukları, kortizol yetmezliği veya fazlalığı gibi hormonal bozukluklar ve buna bağlı belirtiler” olarak sıraladı.
Günümüzde beyin tümörü teşhisinin çok kolay ve çabuk konulduğu bilgisini veren Dr. Mammadov, belirti gösteren kişilerde hastalık öyküsünün alınması, genel veya nörolojik muayene yapılmasının teşhiste oldukça önemli olduğuna vurgu yaptı. Beyin tomografisi (BT) ve beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi test yöntemleri ile beyin tümörü yerleşimi, cinsi, hakkında ve büyüklüğü hakkında kısa sürede bilgi alınabileceğini sözlerine ekledi.
Beyin tümörlerinin tedavisinin, tümörün büyüklüğü, tipi ve yayılımı gibi faktörlere bağlı olduğunun altını çizen Dr. Mammadov cerrahi, kemoterapi ve radyoterapinin temel tedavi yöntemlerinden olduğunu söyledi.

“Nöronavigasyon ile kitlenin sınırları kesin olarak belirleniyor”
Cerrahi müdahalenin, tümörün çıkarılmasına veya azaltılması için yapıldığını belirten Dr. Mammadov, “Bu yöntemde maksat, beyin dokusuna hasar vermeden tümörün çıkarılmasıdır. İyi huylu tümörlerde tümörün tamamı çıkarılarak yüzde yüz başarı sağlanmaktadır. Tümörün tamamı çıkarılmaya çalışılır, bunun için mikro cerrahi teknik, endoskopi, haritalama, uyanık cerrahi, navigasyon gibi cerrahiye destek teknolojik yöntemler tümörün yeri ve konumuna göre ek olarak kullanılmaktadır” diye konuştu.
Adana Acıbadem Hastanesi’nde kendilerinin de tümör ameliyatları ve endoskopik tümör ameliyatlarını nöronavigasyon yardımıyla yaptıklarını kaydeden Dr. Mammadov, nöronavigasyon ile operasyon sırasında kitle sınırlarının net bir şekilde belirlendiğini ve tümörün tamamının çıkarılmasına imkan sağladığını dile getirdi.
Mammadov nöronavigasyon tekniğinin faydalarını ise “daha küçük ve iyi merkezli bir kemik pencere açılması, daha az kan kullanılması, ameliyatın daha kısa sürede yapılması, yaranın daha hızlı iyileşmesi, hastanede yatış süresinin kısalması, gündelik hayata daha hızlı dönülmesi” olarak sıraladı.

“Hastanın ertelemeden doktora başvurması gerekir”
Dr. Mammadov, endoskopik yöntemlerin kafatası açılmadan beyin tümörü ya da uygun hastalarda çok küçük açıklıklardan endoskopik ventriküliçi tümör ameliyatları yapılmasına yardımcı olduğunu, cerrahi müdahale sonrasında, dokuların patolojik analizinin yapılarak ek tedaviye gerek olup olmadığına karar verildiğini anlattı.
Yüksek enerjili ışınlar kullanılarak kanser hücrelerinin öldürülmesi için kullanılan bir tedavi yöntemi olan radyoterapinin, tümörün küçültülmesi veya çıkarılmasından sonra kullanıldığını belirtti. Kemoterapinin ise, kanser hücrelerinin büyümesini engellemek için kullanılan bir tedavi yöntemi olduğunu ve genellikle radyoterapi ile birlikte kullanıldığını ifade etti.
Hayati tehlikesi olan her hastalıkta olduğu gibi, beyin tümörlerinde de erken teşhisin hayat kurtarıcı bir rol oynadığının altını çizen Dr. Mammadov hastanın kendisinde görülen değişiklikleri iyi gözlemlemesi, fark etmesi ve hiç beklemeden, ertelemeden doktora başvurmasını tavsiye etti.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.12 18:44:41
Son Düzenlenme Tarihi :