SON DAKİKA
header-ad

Başkan Çandır: Felakete hazır olmadığımızı gördük

20 Şubat’ta da Hatay’da meydana gelen şiddetli depremlerde yine can kayıplarının olduğunu belirten ATB Başkanı Ali Çandır, “Sözün özü böyle bir felakete hazırlıklı olmadığımızı yaşayarak gördük” dedi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Şubat Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Meclis üyeleri, 6 Şubat’ta merkezi Kahramanmaraş olan ve 10 ilde büyük yıkım ve can kaybına neden olan depremde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

 

Yönetimin bir aylık çalışması hakkında meclis üyelerinin bilgilendirildiği Meclis’te, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci, depremde can kayıplarından duyduğu üzüntüyü dile getirirken, “Deprem ülkesi olduğumuz gerçeğinin hiçbir zaman unutulmamasını diliyorum. Herkesin şapkasını önüne koyup düşünmesini tavsiye ediyorum. Yapılarımızı sağlam zeminlerde kurallara uygun olarak inşa etmeli ve her aşamada sıkı denetimler uygulamalıyız” dedi. Ekinci, depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, aileleri, yakınları ve Türk milletine başsağlığı, yaralılara acil şifa dileğinde bulundu.

 

FELAKETE HAZIRLIKLI OLMADIĞIMIZI GÖRDÜK

ATB Başkanı Ali Çandır, depremin etkileri, yardımlar ve alınması gereken önlemlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. “6 Şubat’tan itibaren hepimiz, kelimelerin yetersiz kaldığı, tarifi olmayan üzüntüye ve acıya uğradık. Ülkemizin şiddetli deprem yeri olduğunu çok ağır bir bedelle hatırladık” diye sözlerine başlayan Başkan Çandır, 13 milyondan fazla insanımızı doğrudan ve derinden etkileyen iki şiddetli depremin 10 ilde eşi benzeri olmayan bir yıkıma neden olduğunu belirtti. 20 Şubat’ta da Hatay’da meydana gelen şiddetli depremlerde yine can kayıplarının olduğunu belirten Çandır, “Sözün özü böyle bir felakete hazırlıklı olmadığımızı yaşayarak gördük” dedi.

 

KÖTÜ MÜHENDİSLİK VE MÜTEAHHİTLİK ÖLDÜRDÜ

Depremin değil, kötü mühendislik ve müteahhitliğin öldürdüğü bir afeti yaşadığımızı ifade eden Çandır, şunları söyledi:

 

Yaşadığımız yıkım ve kayıplarımız o kadar büyük ki “bu bize ders olsun” sözü çok yetersiz ve yersiz kalmıştır. Bunun yerine “deprem öldürmez, kötü mühendislik ve kötü müteahhitlik öldürür” tespiti acı bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Kaybettiğimiz canlarımız, yerine konulamaz kayıplarımızdır. Allah’tan rahmet diliyorum. Acılı ailelerine ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Allah, yaralılarımıza şifalar versin. Tarifsiz acılar yaşayan kardeşlerimizin acılarını tüm kalbimizle paylaşıyoruz. Şimdi dayanışma zamanı, bu zor günleri dayanışma ile atlatacağız. Hep birlikte yaralarımızı sarmaya odaklanmalıyız. Deprem sabahından itibaren Antalya’mız, bir taraftan bölgeye insani yardım ve uzman ekiplerini gönderirken diğer taraftan da sonraki adımlar için destek faaliyetlerine bir bütün olarak başlamıştır. Kentimiz, bölgeden tahliye edilen afetzede kardeşlerimize en fazla kucak açan kent olmuştur.”

 

BİRLİKTE HAREKET ETTİK

Merkezi ve yerel yönetimler, sivil inisiyatif kurumları ile yardım seferberliğinin başlatıldığını belirten Çandır, yardımların yerine sağlıklı bir şekilde ulaşmasında koordinasyonun önemine dikkat çekti. Çandır, yardımların koordinasyonunu sağlamak için yapılan toplantılara katılarak görüş ve önerilerini dile getirdiklerini anlattı.

 

Eskiden olduğu gibi, ‘farklılıklarımız zenginliğimizdir’ ve “birlikte hareket etmek çözüm getirir” tespitlerinin hayata geçirilebileceğini söyleyen Ali Çandır, “Ortak amacımız ve paydamız bu büyük felaketi birlikte aşmaya çalışmaktır. Felaketin ilk anlarından itibaren Antalya’mızın tüm kurum ve kuruluşları bir bütün olarak var gücüyle hem kentimizde hem de felaket bölgesinde seferber olmuşlardır. Bu seferberlikte öne çıkan ve borsamıza düşen faaliyetleri yerine getirdik ve getirmeye devam edeceğiz.

Bu kapsamda felaketzede kardeşlerimizin neye ihtiyaçları olduğu bilgisine göre Antalya’daki oda ve borsalar olarak başlattığımız ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odamız koordinasyonunda organize ettiğimiz ayni yardım kampanyasına üyelerimiz ve hemşerilerimiz olağanüstü yakınlık göstermişlerdir. Toplanan yardımlar afetin ilk anından itibaren bölgeye ulaştırılmıştır. Üyelerimize, hemşerilerimize ve Antalya iş dünyamıza duyarlılığından dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

 

BORSA OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPACAĞIZ

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından, bir ay süreli bir maddi yardım kampanyası başlatıldığını anımsatan Başkan Çandır, iş dünyasını ve tüm hayırseverleri kampanyaya destek olmaya davet etti. TOBB’un deprem bölgesine kalıcı konut yapımıyla ilgili de kampanya başlattığını anımsatan Çandır, “Borsa olarak kurumsal açıdan kalıcı konut seferberliğinde de üzerimize düşeni yapacağız. Detayları önümüzdeki günlerde açıklanacak olan kampanyaya üyelerimizi ve kentimiz iş dünyasını destek olmaya davet ediyoruz. Gün bölgedeki insanımızın yanında olma ve yaralarımızı birlikte sarma günüdür. Allah bize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Dualarımızın kabulü için bizlerin de azimle, bilgiyle ve doğru biçimde çalışmamız gerektiği gerçeğini hiç aklımızdan çıkarmamalıyız” dedi.

 

DEPREM BÖLGESİNDE TARIM DESTEKLENMELİ

Başkan Ali Çandır, deprem bölgesinin tarım varlığıyla ilgili de bilgi verirken, yapılması gerekenleri söyledi. Ülkede bitkisel üretim değerinin yüzde 20’si, işlenen tarım alanlarının yüzde 14’ü, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 12’si, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 16’sını deprem bölgesindeki illerin oluşturduğunu söyleyen Çandır, “Rakamlardan da anlaşılacağı gibi bölge hem tarımsal üretim hem hayvancılıkta ülkemiz tarımı için önemli bir konumdadır” dedi.

 

Depremden hasar gören köylerde genel hayatı etkileyen yardım ve faaliyetlere ek olarak tarım ve hayvancılığın devamlılığı için 2023-2024 yıllarını kapsayacak şekilde, doğrudan gelir desteği, girdi, enerji, sulama, alet-ekipman ve mekanizasyon destekleri sunulması, iki yılı kapsayan BAĞ-KUR ve sigorta primlerinin kamu tarafından üstlenilmesi ve bankalara olan borçların silinmesini öneren Çandır, “Tarım alanları imara kesinlikle açılmamalıdır. Kalkınmayı hızlandıracak krediler ve hibeler sunulmalıdır. Kamu eliyle ortak ihtiyaca cevap verecek projeler uygulanmalıdır” dedi.

 

YEREL YÖNETİMLER DESTEKLENMELİ

Antalya’nın en çok depremzede ağırlayan kentlerin başında geldiğini söyleyen Çandır, resmi kayıtlara göre Antalya’ya yaklaşık olarak 150 bin depremzede geldiğini, oteller, öğrenci yurtları, misafirhanelerin depremzedelerin kullanımına sunulduğunu belirtti. Çandır, sayısını bilemediğimiz kadar depremzedenin de kendi imkanlarıyla Antalya’ya gelerek yakınlarının yanında ya da yine kendi imkanlarıyla şehirde kaldığını kaydetti.

 

Depremzedelerin günlük iaşeleri ve ihtiyaçlarının sürdürülebilir şekilde karşılanması için yerel yönetimlere hazine, bütçe ya da İller Bankası gibi kamu kurumlarından ilave maddi destek sağlanması gerektiğini kaydeden Başkan Çandır, şunları söyledi:

 

“Başta kentimiz olmak üzere pek çok kentte depremzede kardeşlerimize yardımcı olmak ve acılarını paylaşmak çabası hat safhadadır. İnsanlar ve kurumlar destek olmaya ve görev almaya çabalıyorlar. Ancak belirtmek gerekir ki yüzbinlerin ve milyonların günlük iaşeleri ve ihtiyaçları sürdürülebilir şekilde karşılanmalıdır. Bu konuda en büyük yük doğal olarak yerel yönetimlerin üzerindedir. İvedilikle ve yeterlilikle başta deprem bölgesindeki yerel yönetimlerimiz olmak üzere depremzede ağırlayan tüm yerel yönetimlere hiçbir ayırım yapmaksızın hazine, bütçe ya da İller Bankası gibi kamu kurumlarından ilave maddi destek sağlanmalıdır. Bu kapsamdaki kaynak aktarımlarının kamu ile sürekli paylaşılması şarttır. Bu paylaşım hepimize ilave motivasyon sağlayacaktır. Hangi kaynaktan ne kadar kaynak nereye aktarıldı bilmek hepimize şevk verecektir. Bakın sizinle bir örnek paylaşayım; 2021 yılında Almanya’da bir sel felaketi oldu ve 186 kişi hayatını kaybetti. Olayı hatırlarsınız. Alman Hükümeti, birkaç gün içinde ‘federal bütçeden ve eyaletlerin bütçelerinden acil ihtiyaçlar için 35 milyar Avro aktardık’ dedi. Eminim bizim hazinemizin de bütçemizin de acil ihtiyaçlar için böyle bir gücü vardır.”

 

BÖLGENİN ÜRETİM GÜCÜ AYAKTA TUTULMALI

Depremden etkilenen illerin boşaltılmaması gerektiğini vurgulayan Başkan Çandır, gerek tarım gerekse sanayide ekonomik potansiyeli yüksek olan bölgenin üretim gücünün ayakta tutulması gerektiğini ifade etti. Çandır, şu değerlendirme bulundu:

 

“Nüfusu 13.5 milyon olan deprem bölgesinde, bu nüfusun yaklaşık üçte birinin, büyük ölçüde kalıcı olarak diğer illere dağılması bekleniyor. Gerek tarım gerekse sanayide ekonomik potansiyeli yüksek olan bölgenin üretim gücü ayakta tutulmalıdır. Bölgede güvenli yaşam alanları oluşturulmalı, zemini sağlam tüm yerleşim yerlerine yaygınlaştırılmış konteyner kentler ve kalıcı konutlar inşa edilmeli, insanlarımız yaşadıkları yerlerden koparılmamalıdır. Yerleşik hafızayı unutmalarına yol açılmamalıdır. Kentlerimiz, tarihi ve medeniyet zenginliği itibariyle kadim kentlerdir. Hiçbirinin yalnızlaştırılmasına ve yabancılaştırılmasına izin verilmemelidir.”

 

KAMU ÖNCÜ OLMALI, HERKES HAZIRLIĞINI YAPMALI

Artık deprem ve benzeri doğa olaylarını aklımızdan ve faaliyetlerimizden çıkarmamamız gerektiğini vurgulayan Çandır, bunun hayati bir zorunluluk haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Kamudan şirketlere toplumun her kesiminin afet hazırlığını yapması gerektiğini kaydeden Çandır, “Kamu yönetimi, bu konuda tavizsiz düzenlemeler ve benzeri çalışmalar yapmalıdır. Bizler de doğal afetlere her an hazırlıklı olma konusunda yeni bir tutum sahibi olmalıyız. Aileden ve evimizden başlayan sokağımızdan mahallemize genişleyen bir kapsamla mutlaka afet anlarında yapmamız gerekenlerle ilgili bir afet eylem planına ve hareket kabiliyetine sahip olmalıyız. Şirketlerimiz de bu kapsamdaki acil eylem planlarına sahip olmalı ve bir afet anında hepimiz görevlerimizi eksiksiz uygulayabiliyor olmalıyız. Bunun için yerel yönetimler hepimize yol gösterici olmalı ve kolaylaştırıcı adımlar atmalıdır” dedi.

 

Merkezi ve yerel yönetimlerin etkili ve gerçekçi düzenlemeleri ile toplumun duyarlılığını artırması, herkesin birbirini olumlu yönde etkilemesi ve motive etmesini isteyen Çandır, “Yani afete duyarlılığı, yeni bir insani itibar kaynağı olarak kabullenmeliyiz. Afete hazırlıklı olma konusunun bizler için en canlı göstergesi, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olarak ezberimize almamızdır. Bunu başarabilirsek ancak o zaman bu tür afetlerdeki kayıplarımızı en aza indirmemiz mümkün olacak ve birbirimize çok daha etkili destek olabileceğiz diye düşünmekteyim” diye konuştu.         

 

ANTALYA’DAKİ BİNALARIN DURUMU DEĞERLENDİRİLMELİ

Her ne kadar 2.derece deprem bölgesi olsa da Antalya’da özellikle şehir merkezinde ömrünü tamamlamış binaların tedirginlik yarattığını belirten Başkan Ali Çandır, “Antalya’daki binaların depreme dayanıklılık durumu değerlendirilmeli,  olası bir depremde can kaybı olmadan afeti atlatmamız sağlanmalıdır. Bu konuda hazırlanacak Deprem Master Planı yol göstericimiz olacaktır” dedi.

 

GEREKLİ ADIMLAR ATILMALI

Yaşanan deprem felaketinin unutulmayacağını söylerken, “Şubat ayı, hepimiz için tarifi imkansız acılarla tarihteki yerini alıyor. Bu yaşadıklarımızı unutmayacağız. Allah, bir daha böylesi acıları milletimize yaşatmasın inşallah. Fakat biz de artık gerekli adımları zamanında ve doğru bir biçimde atmayı öğrenmeliyiz ve bu konuda çalışmalıyız” dedi.

 

Meclis’te üyeler, sektörlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.22 20:21:37
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Satış sorumlusuna yarım milyon liraya mal olan satış, dekontun sahte olduğu ortaya çıkınca anlaşıldı

Antalya’da su sporu araçları satan bir firma çalışanı, 580 bin TL’ye Seabob (deniz scooterıu) satıp sahte dekontla dolandırıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. “Dekontun sahteliğini bankadakiler bile başta anlayamadı. 2 bin lira da fazla göndermiş” diyen çalışan, “Sattığım Seabob’u bana satmaya çalıştılar” diyerek şikayetçi olduğunu ifade etti.
Olay, 23 Temmuz günü gerçekleşti. Antalya’da su spor araç ve aletleri satan bir firmada satış sorumlusu ve teknik servis personeli olarak çalışan Ender Aslan (33) ile Marmaris’ten bir kişi Seabob almak için irtibata geçti. WhatsApp uygulaması üzerinden görüşen taraflar, 580 bin TL’ye anlaştı. Karşı taraf, Cuma günü saat 17.04’de ödemeyi gerçekleştirdiğini belirtip, EFT’den dolayı ödemenin Pazartesi günü hesaba geçeceğini söyleyerek dekontu Aslan’a yolladı. Bunun üzerine Aslan, Pazar günü ürünü karşı tarafa yolladı. Pazartesi günü bankada herhangi bir ödeme göremeyen Aslan, bankaya gidip dekontu sorguladığında sahte olduğu bilgisini aldı. Ardından scooterın başka kişilere satıldığını da öğrenen Aslan, dolandırıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

“2 bin TL’de fazla göndermiş”
Mağdur olduğunu belirten Ender Aslan, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Kızının doğum gününe Seabob (deniz scooterı) almak istediğini söyledi. Diğer müşterilere yardımcı olduğum gibi ona da yardımcı oldum. Beyefendiye konuşmasından ve kızının doğum günü olduğunu söylediğinden dolayı bir istisna gösterdik. Ürünün teslim ettik. Cuma günü ödemeyi yapıp dekontu göndereceğini söyledi. O gün geldiğinde saat 17.00’de EFT geçtiğine dair dekont gönderdi. İlk başta bankanın fatura sorduğu için ödemenin geçmediğini söyledi ama inanmadım. Yine de proforma fatura hazırladım. Pazar günü de o tarafa sevkiyatımız olduğu için biz ürünü güvenip teslim ettik. Pazartesi günü olduğunda ödemeyi göremeyince beyefendiyle iletişime geçtim. Çok özür dilediğini, ilgilenip halledeceğini söyledi. Bankayla iletişime geçtiğimde havuzda bir ödeme olmadığını öğrendim. KDV dahil 580 bin liraydı, dekontta hatta 2 bin TL fazlası vardı. Yanlışlıkla 2 bin TL fazla gönderdiğini söylemişti. Salı günü de ödeme gelmeyince ve paranın neden gelmediğini sorduğumda, ‘Şirketle sıkıntı yaşadım, bu parayı çıkaramayacağım ürününü geri göndereceğim, 3 saate orada’ dedi. Akşam saat 19.00’a kadar gelmeyince ertesi gün bankaya gittim. Dekontu bankaya gösterdiğimde onlar da sahte olduğunu anlayamadılar. Anca, dekontun hangi şubeden havale yapıldığına baktıklarında, gönderen bölümündeki şirketin olmadığını teyidini alınca dekontun sahte olduğunu anladık.”

“Sattığım Seabob’u bana satmaya çalıştılar”
Karşı tarafla iletişime geçmesine rağmen sonuç alamadığını belirten Aslan, “Ardından kendisiyle tekrar görüştüm, dolandırıcılık yaptığını söylediğimde beni mahkemeye vermekle tehdit etti. Kesinlikle ürünün çalıntı olmadığını söyledi. Her şey gayet normalmiş gibi konuştu benimle. İki gün sonrası başka bir su sporu tarafından ürünümün fotoğrafı geldi. Ürünümün başkasına satıldığını görmüş oldum. 320 bin TL’ye satmış. Bu ürünün o fiyata alınması imkansız. Garanti belgesi yok, sertifikası yok. Bu kişiler bana satmaya çalıştılar. İlk defa böyle bir problem yaşıyorum. Bundan sonra ödemeyi almadan ürünü teslim etmem” ifadelerini kullandı.

“Suç duyurusunda bulunduk”
Aslan’ın avukatı Şafak Baysal ise, özel belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından suç duyusunda bulunduklarını söyledi. Baysal, “Müvekkilimiz gelen bir dekonta güvenerek, ürününü teslim etmiş. Ama ortada gerçek bir dekont yok, para hiç yok. Burada hileli davranışlarla bu ürününün alınmaya çalışıldığı belli. Ayrıca ürün hemen satılarak el değiştirmiş durumda. Burada maksadın en başından dolandırıcılık faaliyeti amacıyla ürünü kişiden alıp iş yapmak olduğu belli. Müvekkilimle karşı taraf konuşuyor ve o kadar rahatlar ki, bu işte hiçbir sorun yaşamayacaklarına inanıyorlar. Hukukun onları koruyacaklarını sanıyorlar. Aslında tam tersi. Ortada müvekkilin iradesi dışında elinden çıkmış bir üründen bahsediyoruz. Ortada evet gerçek bir dekont olsa ya da aralarında şu tarihte parası verilecek bir sözleşme olsa ve verilmese hukuki ilişkiden bahsedebiliriz. Ama buradaki fotoğrafa baktığımızda kişiye dekont atılıyor, dekonta göre de paranın geldiğinden, daha sonra havuzda olduğunu, ardından da bakılıyor ki böyle bir hesap hiç yok. Oyalama gerçekleşiyor ve sonrasında bakıyoruz ki ürün el değiştirilmiş. O kişilerle de irtibata geçilince de son derece rahat bir şekilde ürünün alındığını ve herhangi bir sorun yok şeklinde davranışları oluyor. Böyle bir durumda üçüncü kişinin de suç konusu eşyayı aldığı da ortada. Bizim kanunumuz ‘iyi niyetli üçüncü kişiyi korur’ deriz. Belki de deriz ki; ‘kişi nereden bilebilir bu ürünün suç eşyası olabilir’ ama ortalama 600 bin bandında olan bir ürünü siz 300-350 bin bandında satabiliyorsanız, üstüne üstlük kişiler sizle temasa geçip biz dolandırıldık diyorsa, buna rağmen hala bizlik sıkıntı yok deniliyorsa, burada bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Gerekli müracaatlarımızı yaparak suç duyurusunda bulunduk. Hukukun tecelli edeceğini düşünüyoruz” dedi.

“Dekontu teyit edin”
Ticaretle uğraşan vatandaşlara da uyarılarda bulunan Baysal, “Bir dekont gelirse bu dekontu teyit edin. Bankaya gidin sorun. Bunun teyidini almadan o dekonta göre işlem yaparsanız, böyle bir tabloya siz de katılabilirsiniz” ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.31 14:18:38
Son Düzenlenme Tarihi :





Ali Kayası Cam Terası ağustosta açılıyor

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, “Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi, ağustos sonu itibarıyla tamamlanmış ve şehrimizin hizmetine sunulmuş olacak” dedi.
Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi inşaat alanında incelemelerde bulunan Başkan Güngör, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası aksaklıklar yaşandığını ve kısa sürede çalışmaların yeniden başlatıldığını ifade etti. Üç etaptan oluşan turizm rotası ile bölgeyi vatandaşların beğenisine sunacaklarını ifade eden Başkan Güngör, “Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi, üç etaplı bir proje. Mesafe olarak şehrimize son derece yakın bir konumda bulunuyor. Ayrıca termal turizm merkezimiz Ilıca’ya da çok yakın bir alan. Kahramanmaraş’ımızın doğa turizmine çok büyük katkı sağlayacak bir proje. Projenin birinci etabında cam teras, yeme içme mekânı ve yürüme parkurları inşa ediliyor. Bölgeye 2 tane de otopark kazandırıyoruz. İkinci aşamada, buradaki iki kaya arasına bir cam köprü inşa edeceğiz. Üçüncü aşamada ise Menzelet Barajı’ndan buraya tekneyle bağlantı sağlayacağız. Yine bölgede doğaseverler için kamp alanları oluşturacağız. Ağustos ayı itibarıyla ilk etap çalışmalarını tamamladıktan sonra Ali Kayası ile Edebiyat Yolu’nu birbirine bağlayan 17 kilometrelik güzergahın asfaltını yaparak ulaşımı kolaylaştıracağız. Projemizin devamında Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi ile Ilıca arasında yeni bir bağlantı oluşturacağız” dedi.
“Kahramanmaraş’ımızın turizm potansiyelini ve ziyaretçi sayısını artırmak için Büyükşehir Belediyesi olarak projelerimizi hayata geçirmeye devam ediyoruz” diyen Başkan Güngör, “Şehrimizin en güzel mekânlarından birisi olan Yeşilgöz Mesire Alanı’nda başlattığımız ikinci etap çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu projemizi de Eylül ayına kadar tamamlayıp şehrimizin hizmetine sunacağız. Şairler Tepesi’nde son aşamaya geldik. Önemli bir kısmı hizmet vermeye başladı. Şu an şehrimizin en fazla ziyaretçi alan alanlarından birisi. Kadıoğlu Konağı ve Hayrigül 1-2 evlerinde başlattığımız restorasyon çalışmalarını da yıl sonuna kadar tamamlayarak butik otel restoran olarak hizmete alacağız. Kaplıca turizmi için son derece önemli bir merkez olan Ilıca’ya ulaşım sağlayan yolumuzu geçtiğimiz sene yeniledik. Buraya ulaşım sağlayan diğer yolların yenilenmesi için de bakanlıklarımızla görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Ilıca’ya bir de otel ve kongre merkezi kazandırarak turizm tesisimizin katma değerini artıracağız. Dünyanın hiçbir şehrine nasip olmayacak güzelliklerden bir tanesi de Fırnız. Buranın da tahsisinde son aşamaya geldik. İnşallah yakın zamanda Fırnız’ın disipline edilmesi ve turizme kazandırılması için çalışmaya başlayacağız” dedi.
Ağustos sonu itibarıyla Ali Kayası ve Turizm Tesisi’nin vatandaşların hizmetine sunacaklarını ifade eden Başkan Güngör, “Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin doğa turizmine hizmet edecek Ali Kayası’nda başlattığımız Cam Teras ve Turizm Tesisleri projemiz devam ediyor. Öngördüğümüz hedef, bu yıl nisan ayı sonu itibarıyla bu projemizi hizmete almaktı. Ancak 6 Şubat’ta yaşadığımız afetler bu süreçte aksamalara neden oldu. Deprem sonrası tekrar bu projemize devam ediyoruz. İnşallah Ali Kayası Cam Teras ve Turizm Tesisi, ağustos sonu itibarıyla tamamlanmış ve şehrimizin hizmetine sunulmuş olacak” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.18 21:54:10
Son Düzenlenme Tarihi :