SON DAKİKA

logo

Kepez’den deprem bölgesine yardım yağdı

Kepez Belediyesi, 152 personel, 37 araç, 30 bin kişiye yemek imkanı sunan 8 sahra mutfağı ile afet bölgesinde depremzede vatandaşlarımıza hizmet veriyor. Gıda, giyim, hijyen malzemesi, ısıtıcı, ekmek ve su gibi temel besin gıdalarının yer aldığı tır, kamyon ve kamyonetten oluşan 204 yük aracı ile bölgeye insani yardım malzemesi gönderildi.

    Kahramanmaraş merkezli, 10 ilde meydana gelen can ve mal kayıplarına neden olan depremin yaraları el birliğiyle sarılmaya çalışılıyor. Pazarcık ve Elbistan merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde iki depremin ardından Kepez Belediyesi, tüm imkanlarıyla seferber oldu.  İlk etapta, bölgeye Arama Kurtarma ekipleri ve iş makineleri sevk edildi. Afet bölgesinde 37 araç, 152 personel  ile hizmet vermekte olan  Kepez Belediyesi, depremzedeler içinde Osmaniye’de 3, İskenderun’da 2, Elbistan’da 2 ve Antalya’da 1 olmak üzere toplam 8 sahra mutfağı kurdu. Günlük 30 bin kişiye sıcak yemek ikramı yapan sahra mutfakları 24 saat boyunca hizmet veriyor.

     Gıda, giyim, hijyen malzemesi, ısıtıcı, ekmek ve su gibi temel besin gıdalarının yer aldığ tır, kamyon ve kamyonetten oluşan 204 yük aracını deprem bölgesine ulaştıran  Kepez Belediyesi, Antalya’da misafir edilen depremzedelere de desteklerini sürdürüyor.

     Antalya’daki 22 bin 420 afetzede vatandaşımıza bugüne kadar kıyafet, kişisel bakım ürünleri, çocuk ürünleri(Bebek bezi vs.)yorgan, battaniye, hijyen malzemesi, gıda kolisi, ısıtıcı, ayakkabı gibi temel ihtiyaç malzemesi desteği sağlandı.

    Kepez Belediyesi’nin Sağlık Merkezi bünyesinde çalışan 10 Uzman Hekim ve 75 sağlık personeli de Antalya'daki tesislere yerleşen depremzelersa sağlık hizmeti veriyor.

    Çocuklara uzmanlar eşliğinde psikolojik destek proğramları sunan Kepez Belediyesi, Antalya’da misafir edilen depremzede çocuklara da “Gezici Çocuk Atölyesi” etkinlikleri düzenliyor. Kepez Belediyesi’nin Nasreddin Hoca Kreş ve Gündüz Bakım Evlerinde de depremzede çocuklar için “Oyuncak Toplama Kampanyası” başlatıldı.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.02.26 19:02:04
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kanser Tedavisinde İmmunoterapi ve Radyoterapi Kullanımının Yararları

Her geçen gün kanser tedavisinde önemli yeni gelişmeler oluyor. 100 yıldan fazla süredir kanser tedavisinde kullanılan ve adeta vazgeçilemez, çok önemli bir tedavi yöntemi olan Işın Tedavisi (Radyoterapi)’nin daha da başarılı olması için uygun başka tedavilerle birlikte kullanılması üzerinde duruluyor.

En önemli kanser tedavileri olan kemoterapi ve radyoterapide temel olarak “doğrudan kanser hücresini öldürmek” amaçlanır. Bu nedenle, normal sağlıklı hücrelere de bir miktar zarar vermek, yan etki oluşturmak kaçınılmazdır. Kanserin Bağışıklık sistemi üzerinden tedavisi ile ilgili olan ve “Biyolojik Tedavi” veya “Biyoterapi” diye de bilinen immunoterapiyönteminde ise kanser hastasının bağışıklık sistemi adeta “yeniden programlama”ya tabi tutulur. Özellikle, vücudun T Hücreleri dediğimiz bağışıklık hücreleriyle tümörü yoketmeyi amaçlayan ve “Programlanmış Hücre Ölümü” denen yararlı bağışıklık reflekslerini sabote eden/durdurabilen tümör hücrelerinin bu gücünü İmmunoterapi ile sonlandırmak söz konusudur.

 Laboratuar çalışmalarında, radyoterapi ve immunoterapinin birlikte kullanımı ile tümör hücrelerince PD-L1 denen bağışıklık kontrol noktası blokajı kaldırılarak, tümör hücrelerinin “programlanmış hücre ölümü” hızlandırılmış ve radyoterapiye dirençli tümörlerin bile tedavisinde başarı artırılmıştır.

Dünyanın en büyük radyasyon Onkolojisi Kongresi sayılan Amerikan Radyasyon Onkolojisi Derneği (ASTRO)’nun son kongresinde sunulan önemli bir çalışmada en ileri evre olan, akciğer ve karaciğerlerinde yaygın metastazları olan 100 civarındaki hastalarda radyoterapiyeimmunoterapi de eklenmesi sayesinde % 60’a varan oranlarda kanser yayılımının durdurulduğu gösterildi. ABD’nin Houston şehrindeki MD Anderson Kanser merkezi’nde gerçekleştirilen bu çalışmada, Karaciğer ve Akciğerlerindeki metastazlara Stereotaktik Vücut Radyoterapisi uygulanan ve bununla beraber 4 kür “ipilumab” isimli immunoterapi ilacıalan hastalara bu immunoterapi sayesinde vücudun bağışıklık sisteminin  güçlendirildiği ve tümörlerin büyümesinin durduğu belirtildi.

Benzer şekilde, Dünyanın en büyük Klinik Onkolojisi Derneği sayılan Amerikan Klinik Onkoloji Kongresinin Derneği (ASCO)’nunson İmmuno-Onkoloji toplantısında, Karaciğer ve Akciğerlerindeki metastazlara Stereotaktik Vücut Radyoterapisi uygulanan ve bununla beraberanti-programlanmış hücre ölümü protein 1 (anti-PD1) immutoterapi ilacı olan “pembrolizumab”alan hastalarda da benzer oranlarda başarı elde edildiği bildirildi.

Her iki çalışmada da bu hastalarda İmmunoterapininradyoterapiye eklenmesinin gayet emniyetli olduğu, en ileri evre hastalarca bile iyi tolere edildiği ve en ilginci de hastaların çoğunun tedaviden birkaç ay sonra bile iyi durumda olduğu (hastalıklarında herhangi bir ilerleme gözlenmediği) saptandı. Bu durum, tümörleri küçülmese veya kaybolmasa bile, immunoterapinin katkısı ile hiç olmazsa tümörlerin sabit kalabilmekte olduğunu düşündürüyor.

Öte yandan, diğer önemli bir konu, hangi hastaların radyoterapiye veya immunoterapiye veya ikisinin beraber kullanılmasına daha iyi cevap verebileceğinin genetik/genomik yöntemlerle önceden belirlenebilmesi. Son çalışmalarda, vücudun bağışıklık sisteminin laboratuarortamındak bir tümör tipine verdiği cevaba bakılarak radyoterapiyeve/veya immunoterapiyenasıl bir cevap verebileceği, bu tedavilerle hastalığın nüks ve sağkalım ihtimalleri de önceden kestirilebilmekte.

Günümüzde,biz doktorlar için hangi kanser hastasına, hangi en uygun dozlarda,hangi en uygun tedavi veya tedavileri vereceğimize önceden karar verebilmek giderek çok daha fazla önem kazanmış durumda.  Şahsen, önümüzdeki yıllardan itibaren, sadece ileri evre ve metastatik kanser hastalarına değil, daha erken evreli ve daya iyi performansı olan hastalarda da radyoterapi ile birlikte immunoterapinin daha fazla kullanılacağına, ve bu sayede daha iyi tedavi sonuçları elde edebileceğimize inanmaktayım.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2018.06.02 03:03:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Adana’da 105 bin ton yer fıstığı rekoltesi bekleniyor

Adana’da bu yıl 105 bin ton yer fıstığı rekoltesi beklendiği bildirildi.
Türkiye’nin yer fıstığı üretiminin yarısını karşılayan Adana’da ova kesimlerde birinci ürün olarak ekimi yapılan yer fıstığında şu sıralar hummalı bir hasat dönemi yaşanıyor. İlk hasatların yapıldığı Karataş ilçesi Tuzla bölgesinde bir yandan tarladaki yer fıstığının sökümünü yapan üreticiler bir yandan da üç ile beş gün tarlada kurumaya bıraktıkları fıstığın patozlama işlemi ile uğraşıyor.
Ülkemizde bitkisel yağ kaynağı olarak üretilen yağlı tohumlu bitkiler arasında, üretim miktarı açısından dördüncü sırada yer alan yer fıstığında geçen yıl Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre 186 bin ton olan üretimin 92 bin tonunu Adana üretti.
Karataş ilçesi Tuzla ve Tabaklar Mahallelerinde üreticilerle bir araya gelen ve yer fıstığı hasadını yerinde inceleyen Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Muhammet Ali Tekin, yer fıstığında Türkiye üretiminin yarısının Adana’dan karşılandığını ve ilin fıstık üretiminde birinci sırada yer aldığını ifade etti. Adana’da bu yıl 250 bin dekar alanda yer fıstığı ekiminden 106 bin ton üretim beklediklerini ifade eden Tekin, “Üretilen fıstıklarımız genelde iç piyasada tüketiliyor. Zaman zaman ihracata da konu oluyor. Verimlerimiz bu yıl gayet iyi. Ortalama 500 kilogram verim alınıyor. Fiyat olarak da fıstık 60-70 lira bandında satılıyor. Yer fıstığı üretiminin tercih edilmesinin sebebi diğer ürünlere göre getirisinin daha yüksek olması. Üreticilerimiz verimden ve fiyattan memnun.” dedi.
Yer fıstığının yağının çıkarılmasının sanayide önem arz ettiğini de vurgulayan Tekin, çerezlik olarak değerlendirilemeyen yer fıstığının sanayide yağ hammaddesi olarak kullanıldığını da sözlerine ekledi.
Karataş Aydınlar Mahallesi çiftçilerinden Süleyman Gül ise 62 dekara alanda yer fıstığı üretimi yaptığını belirterek, 55-65 lira arasında olan fiyatın üretici için iyi bir rakam olduğunu belirterek, “Verimlerimizde bu yıl. Üretimden memnunuz.” şeklinde konuştu.
Adana genelinde karpuz hasadı sonrasında ikinci ürün olarak ekimi yapılan yer fıstıklarının da Ekim ayı başında hasadının yapılması bekleniyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.08 19:49:04
Son Düzenlenme Tarihi :