SON DAKİKA

Laboratuvar hizmeti alınacaktır

İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

ATATÜRK DEVLET HASTANESİ PUAN KARŞILIĞI CİHAZ HİZMETİ ALIMI (6 AYLIK) hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecek olup, teklifler sadece elektronik ortamda EKAP üzerinden alınacaktır.

Basın İlan Kurumu’nun ilan portalı ilan.gov.tr’de yer alan ilana göre İhale 20.03.2023 - 10:30'da: Antalya İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonu - Hüsnü Karakaş Mah. 3506. Sk. No:1 Kepez Devlet Hastanesi Yerleşkesi KEPEZ / ANTALYA adresinde yapılacaktır. * DETAYLAR İÇİN TIKLAYIN



Kaynak : BİK.GOV.TR
Ekleme Tarihi : 2023.02.27 17:01:41
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bir defada binlerce yumurta bırakıyor, hayvan ve insanın kanını emerken anestezi uyguluyor

Kene sezonunun açıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Türkiye’de 50’ye yakın kene çeşidinin bulunduğunu ve büyük bir kısmının köpek kenesi olduğunu bildirdi. Bu türün özelliklerinden de bahseden Çetin, “İnsan ve hayvan vücuduna..

Kene sezonunun açıldığını belirten Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, Türkiye’de 50’ye yakın kene çeşidinin bulunduğunu ve büyük bir kısmının köpek kenesi olduğunu bildirdi. Bu türün özelliklerinden de bahseden Çetin, “İnsan ve hayvan vücuduna tutunmak için, tutunacakları bölgeye anestezik maddeler salgılarlar. Biz bunu hissedemeyiz. Yatıştırıcı ve uyuşturucu maddeler salgılıyorlar. Ayrıca kan emecekleri için kanın pıhtılaşmasını engelleyen antikoagülan maddeler salgılarlar. Bu kan emme sırasında kanın rahat bir şekilde hayvanın vücuduna akmasını sağlar. Yine uyuşturucu madde de bizim onu hissetmememizi sağlar. Çoğu insan bunu fark etmez” dedi.
Türkiye’de kene sezonu açıldı. Özellikle yaz aylarında hayvanların yanı sıra vatandaşların da korkulu rüyası olan keneler hakkında Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çetin, önemli bilgiler paylaştı. Türkiye’de 50’ye yakın kene türü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Hüseyin Çetin, bunların büyük bir kısmının insanları ve hayvanların kanını emen cinslerden oluştuğunu kaydetti. Türkiye’de genelde kedi ve köpeklerde görülen kene cinsinin var olduğunu belirten Çetin, “Türkiye’de 4 türle temsil edilen köpek kenesi bulunuyor. Daha çok köpeklerin kulaklarının içi, göz ve baş kısmı ya da başka kısımlardan kan emerek besleniyor. Hayvan kan emmesini bazen birkaç gün, bazen birkaç haftada tamamlıyor. Bu tutunma olayı da birkaç haftaya kadar sürüyor. Kene kan emmesini tamamladıktan sonra düşüyor ve yumurtlamaya başlıyor” diye konuştu.
Kenenin hayvanlar üzerindeki tahribatında bahseden Çetin, eğer bir hayvanı yüzlerce kene emerse bunun kansızlık problemine yol açabileceğini, kenenin hastalık taşıması halinde ise bu durumun emilen hayvana da bulaştığını kaydetti.

Emerken anestezi uyguluyor
Çetin, köpek kenesinin hayvan ve insanlardan kan emerken anestezik işlemler uyguladığını aktararak şu bilgileri paylaştı:
“Keneler insan ve hayvan vücuduna tutunmak için, tutunacakları bölgeye anestezik maddeler salgılarlar. Biz bunu hissedemeyiz. Yatıştırıcı ve uyuşturucu maddeler salgılıyorlar. Ayrıca kan emecekleri için kanın pıhtılaşmasını engelleyen antikoagülan maddeler salgılarlar. Bu kan emme sırasında kanın rahat bir şekilde hayvanın vücuduna akmasını sağlar. Yine uyuşturucu madde de bizim onu hissetmememizi sağlar. Çoğu insan bunu fark etmez. Bazıları sivilce sanıp ‘bu nereden çıktı’ der. Köpeklerde bu uyuşturucu maddeler kısmi felç oluşmasına sebep olabiliyor. Hayvanın hareketini bozabiliyor.”

“Kene sizin gözle görünmeyecek bir yerinize de tutunabiliyor”
Sahipli, sahipsiz hayvanların genellikle park alanlarında kenelere maruz kalabileceğini belirten Çetin, aynı durumun insanlar için de geçerli olduğunu vurguladı. Çetin, “Bu tutunma olayı birkaç saat sonrasında başlıyor. Bazen siz hayvanı severken vücudunuza bu keneyi alabiliyorsunuz. Kene sizin gözle görünmeyecek bir yerinize de tutunabiliyor. Hastanelerin genelde acil servislerine bu tür de vakalar çok sıklıkla geliyor. Her kene ısırması hastalık anlamına gelmiyor. Çevremizde çok kene tutunması olmuş ama problem olmayan insanı görüyoruz. Bu türdeki insanların kene tutunmasını fark ettiği zaman bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyor. Kenenin doktor ya da sağlık çalışanı tarafından çıkartıldıktan sonra bir kan sayımı yapılıyor” ifadelerine yer verdi.

“1 defada 10 bin yumurta bırakabiliyor”
Kenelerin kan emme işlemi sonrası çiftleşme evresine geçtiğinde oldukça yüksek miktarda yumurtalama gerçekleştirdiğini de aktaran Çetin, “Dişi kene çok kan emip çiftleştikten sonra bir defada binden fazla yumurta bırakabiliyor. Bazen bu sayı bazı türlerde 10 bine kadar çıkabiliyor. Bizim köpek kenesi olarak belirttiğimiz tür, yaklaşık bin 500 ile 4 bin arasında yumurta bırakabiliyor. Bu sayı kanı ne kadar emdiği ve ne kadar beslendiğine bağlı bir durum. Ve bir kene kan emdiğinde normaldeki büyüklüğünün 10-15 katına kadar ulaşabiliyor. Kan emdikten yaklaşık 2-3 hafta sonrası yumurtlama başlıyor ve daha sonrası bu yumurtalardan 2 hafta sonra larva bireyler çıkmış oluyor. Dişi yumurtlamayı genelde toprakta güvenli bölgelerde gerçekleştirir. Kendi vücudunun 3-4 katı büyüklükte yumurta bırakabilir” şeklinde konuştu.

“Kan emmiş bir keneye kesinlikle dokunmamak lazım”
Çetin, son olarak kenelere çıplak elle temas edilmemesi gerektiğini vurgulayıp, “Vatandaşlarımızın arasında köpek, kedi ve ineklerin üzerindeki kedileri çıplak elle tutarak atılması ile ilgili yanlış bir davranış var. Kan emmiş bir keneye kesinlikle dokunmamak lazım. Çünkü kan yoluyla bulaşabilecek hastalıklar var. Siz keneye dokunduğunuz zaman elinize kan bulaşır ve hastalık da bulaşabilir. Mümkün olduğunca hayvanları veteriner hekime götürmelisiniz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 11:41:03
Son Düzenlenme Tarihi :





Almanya’dan geldiler, baba ocağının enkazında hatıra aradılar

Almanya’da yaşayan iş adamı Recep Adan, Hatay’da çocukluğunun geçtiği, annesi, babası ve kardeşinin sağ çıktığı 5 katlı apartmanın enkazında ailesiyle birlikte hatıralarını aradı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremler 11 il içinde en büyük yıkımı Hatay’da meydana getirdi. Kentte ağır hasarlı binaların yıkım ve enkaz kaldırma çalışmaları ise devam ediyor. Bazı Hataylılar yıkım çalışmalarını takip ederken, bazıları da kaldırılan enkazın yerinde küçükte olsa bir hatıra arıyor. Adan ailesinin depremde Antakya ilçesi Ürgenpaşa Mahallesi’ndeki 5 katlı aile apartmanı da yıkıldı. 45 yıldır Almanya’da yaşayan iş adamı 2 çocuk babası Recep Adan’ın annesi, babası ve kardeşi ise enkazdan hafif yaralı olarak kurtarıldı. Ailesini yakınlarının desteğiyle Almanya’ya götüren Adan, ilk fırsatta ise doğup büyüdüğü baba ocağı Antakya’ya geldi. Adan ve ailesi, kaldırılan enkazın yerinde bir anı bulabilmek için büyük çaba sarfetti. Adan’ın depremden bir gün önce Almanya’ya dönmesinin yıkılan salonda annesi, babası ve kardeşinin hayatını kaybetmesini önlediği öğrenildi.

“Belki bir hatıra buluruz”
57 yaşındaki Recep Adan, depremde anne, babası ve kardeşinin yaşadığı 5 katlı apartmanın çöktüğünü söyledi. Aile apartmanından hayatını kaybedenin olmadığını fakat ailesinin yaklaşık 8 saat sonra enkazdan çıkarıldığını aktaran Adan, “Ailemin Almanya’ya yanımıza gelmelerini sağladık, tedavilerine orada devam ediyoruz. Almanya’da bir akrabamız vefat etti, onun defin işlemleri için Türkiye’ye geldik. Bu esnada doğup büyüdüğümüz topraklara geldik. Belki hatıramız veya bir eşyamızı buluruz diye bakınıyoruz. Birkaç resim, banka cüzdanı, bir saat bulduk. Onlar bize hatıra kalacak. İleride buralar düzene girerse binamızı buraya dikmek istiyoruz. Yaşlandığımızda emekliliğimizi şehrimizde geçirmek istiyoruz” dedi.

“Gittikten bir gün sonra deprem oldu”
Sık sık memleketi Hatay’a geldiğini ve kentten 5 Şubat’ta ayrıldığını anlatan Adan, “Bir gün sonra da deprem oldu. Verilmiş bir sadakam varmış, eğer dönmemiş olsaydım, annem babam vefat etmiş olabilirdi. Çünkü onlar bana yatak odalarını veriyorlar, kendileri salonda yatıyorlardı. Ben döndüğüm için tekrar yatak odalarına geçmişler. Allah’a şükürler olsun onlar sağ salim kurtuldular. Salon diye bir yer kalmadı, birinci kat yok oldu. Eğer ben geri dönmemiş olsaydım annem, babam ve kardeşim vefat etmiş olacaktı. Allah bize onları bağışladı. Bundan sonrası için önümüze bakacağız. Bizim burası anamızın babamızın toprağı, buraya geri geleceğiz. Antakyalı hiçbir zaman toprağını terk etmez” dedi.

“1 dakika 40 saniyede her şey tükendi”
Doğup büyüdüğü, çocukluğunun geçtiği yerleri böyle görmenin çok üzüntü verici olduğunu ifade eden Recep Adan, “Annem babam yıllarca Almanya’da ağır işlerde çalıştı. Babam biriktirdiği paralarla bu arsayı aldı ve aile apartmanı yaptırdı. Sonra buraya temelli geldiler. Ama 1 dakika 40 saniyede her şey tükendi gitti. Antakya’da dükkan ve evlerimiz vardı, hepsi yıkıldı. 1 dakika 40 saniyede varlığımız tükendi. Ama çok şükür ana-babamız sağ. Her şey yeniden olur. Önemli olan sağ olmaları” diye konuştu.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.30 16:56:00
Son Düzenlenme Tarihi :