SON DAKİKA

logo

Üniversite’de yurt muamması

Bir çok üniversiteli öğrenci yüz yüze eğitim talep ederek, Antalya’da Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarının depremzedelere tahsis edilenlerin dışında bazı yurtların boş olduğunu iddia etti. Yüz yüze eğitim görmek isteyen öğrenciler boş yurtları kullanmak istiyor.

Öğrencilerin isyanı nasıl başlamıştı
Çeşitli büyük kentlerden, öğrenci toplulukları, kulüpleri ve gençlik örgütleri, öğrenci topluluklarının çağrısıyla uzaktan eğitim ve KYK yurtlarının boşaltılmasına karşı “Yüz yüze eğitim koşulları sağlansın” başlıklı imza kampanyası başlatmıştı.
43 üniversiteden 487 öğrenci bileşeni kampanyaya imza atarken, birçok üniversitede açıklamalar yapılmıştı. Üniversiteli bazı öğrenci guruplarının taleplerine rağmen YÖK uzaktan eğitimde ısrar ederken, öğrenci toplulukları YÖK’e tepki göstererek, taleplerinin arkasında olduğunu yinelemiş, üniversitelerde tepkiyi sürdürme çağrısı yapmıştı.
Öğrenciler ve depremzedeler birarada
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem felaketinin ardından Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı öğrenci yurtlarının depremzede vatandaşlara tahsis edilmesine karar verildi. Üniversitelerdeki eğitim uzaktan devam ederken depremin yaraları sarılıp depremzede vatandaşlara çadır ve konteyner evler tahsis edilince KYK yurtlarının üniversite öğrencilerine tahsisi gündeme geldi.
Konuya ilişkin son açıklama ise Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'dan geldi. Bakan Kasapoğlu, KYK yurtlarının hem depremzedelerin hem de öğrencilerin hizmetinde olacağını açıkladı.
Eğitim Sen tepki gösterdi!
Eğitim Sen Antalya İl Başkanı Nurettin Sönmez, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ün yüz yüze eğitim ile ilgili aldığı karara tepki gösterdi. Başkan Sönmez; “Yükseköğretim Kurulu, (YÖK) en başından beri üniversiteler için uzaktan eğitim kararı ile en büyük hatayı yaptı. Uzaktan eğitim her zaman için problem teşkil ediyor. Bu örneği pandemi döneminde de yaşadık. Eğitimin her zaman yüz yüze devam etmesi gerekiyor” dedi.
“Başka bir yol haritası çizilmeli”
Sönmez; “Olası her türlü afetlerde afetzede ve Kahramanmaraş merkezli son yaşanılan ve 11 ilimizi etkileyen ve bizi derinden sarsan depremde zarar görmüş depremzede vatandaşlarımıza Devletin artık başka bir yol haritası çizerek, onların barınmasını sağlaması gerekiyor” şeklinde konuştu.
“Altyapı sorunu var”
Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere Yüksek Öğretim Kurumu ile tüm yetkili kurumların koordinesiz iş yapması sonucu afetzede ve depremzedelerin büyük sorunlar yaşamakta olduğunu belirten Nurettin Sönmez; “Aynı zamanda bu sorunlardan depremzede olmayan öğrenciler de etkilenmektedir. Yurtların depremzedelere tahsis edilmesi milyonlarca öğrenciyi mağdur etti” dedi.
“Eğitimde eşitsizlik söz konusu”
Mevcut yüz yüze eğitim sisteminde ise eşit eğitimin olmadığını dile getiren Eğitim Sen Antalya İl Başkanı Nurettin Sönmez, “Özel yurtların açılması ve Devlet yurtlarının ise günümüzde faaliyet göstermeyerek bir çok öğrenciyi özel yurtlara teşvik etmesi eğitimde eşitsizliğe neden oluyor. En önemlisi eşit eğitimi sağlayabilmektir” ifadesinde bulundu.
“Başka çözümü olmalı”
Sönmez konuşmasının devamında; “Bir tarafta Devlet yurtlarının bazıları faal bir taarfta mağdur edilen üniversiteli öğrencilerimiz. Hala yurtsuz kalan öğrencilerimiz mevcut. Şu an depremzedeler ile iç içe yurtların paylaştırılması bile büyük sorun teşkil ediyor. Depremzede ve öğrenciler ayrı tutulmalı ve Devletin bir an önce başka çözüm bulması gerekiyor. Depremzedelere yeni bir yaşam alanı sunulmalı, konteynır kentler çoğaltılmalı, kalıcı çözüm odaklı alanların daha fazla oluşturulması gerekiyor. Bu ve buna benzer bir çok konuda sınıfta kaldık diyebiliriz, çözüm odaklı altyapı ve önceden belirlenmiş afet strateji planları olmadığı için bugün depremzede vatandaşlarımız ile öğrencilerimiz en zor dönemini yaşadı” dedi.
Alınan son karar ne olacak?
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK)’ün, üniversitede yüz yüze eğitim ile ilgili aldığı son kararı mı uygulayacağı yoksa yeni kararlarını mı açıklanacağı merak konusu haline geldi.
 Esin KÜMBETLİOĞLU Özel Haberi

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.06 19:24:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kemer’de Norveç milli bayramı kutlandı

Norveç’in Milli Bayramı “Anayasa Günü”, Kemer’de yaşayan ve tatil yapan Norveçliler tarafından kutlandı.
Ellerinde Norveç bayraklarıyla restorana gelen Kemer’deki yerleşik yaşayan ve tatilini sürdüren Norveçliler, Norveç dilinde bayramlarını kutladı. Norveçlilerle bir araya gelerek bayramların..

Norveç’in Milli Bayramı “Anayasa Günü”, Kemer’de yaşayan ve tatil yapan Norveçliler tarafından kutlandı.
Ellerinde Norveç bayraklarıyla restorana gelen Kemer’deki yerleşik yaşayan ve tatilini sürdüren Norveçliler, Norveç dilinde bayramlarını kutladı. Norveçlilerle bir araya gelerek bayramlarını kutlayan Belediye Başkan Yardımcısı Emin Gül, Norveçlileri tebrik etti. Başkan Yardımcısı Gül, yaptığı konuşmasına, Norveç dilinde bayramınız kutlu olsun (Gratulerer med ferien) diyerek başladı. Norveçli misafirleri Kemer’de ağırlamaktan her zaman mutluluk duyduklarını belirten Gül, Norveçlilerin milli bayram sevinçlerine ortak olmaya çalıştıklarını kaydetti.
Gül, konuşmasının ardından Norveçlilere çiçek takdim etti.
Restoran’da düzenlenen programa Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Emin Gül ve Norveçliler katıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.17 17:41:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya'daki Çarpık Yapılaşma

Antalya, Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde yer alan güzel bir şehirdir. Doğal güzellikleri, antik kalıntıları ve güzel plajları ile tanınır. Ne yazık ki, son yıllarda şehir plansız yapılaşma sorunuyla boğuşuyor. Bu yazımızda Antalya'daki plansız yapılaşma konusunu ve bunun şehrin geleceğine etkisini ele alacağız.

Plansız inşaat, uygun planlama, tasarım veya izinler olmadan yeni binaların veya yapıların geliştirilmesi olarak tanımlanır. Bu tür inşaatlar genellikle gelişme için imar edilmemiş alanlarda meydana gelir ve çevresel bozulma, altyapının zorlanması ve artan trafik sıkışıklığı gibi bir dizi soruna yol açabilir.

Antalya'da plansız inşaat sorunu özellikle şiddetlidir. Şehir, son birkaç on yılda nüfusta önemli bir artış yaşadı ve bunun sonucunda konut talebi hızla arttı. Geliştiriciler, uygun izinler veya gözetim olmadan yeni yapılar inşa ederek bu talepten yararlandı.

Antalya'da plansız yapılaşmanın etkisi çeşitli şekillerde görülebilir. İlk olarak, şehrin doğal çevresi önemli ölçüde bozulmuştur. Geliştiriciler, yeni binalara yer açmak için geniş orman alanlarını temizledi, bu da toprak erozyonuna, biyolojik çeşitliliğin kaybına ve artan hava kirliliğine yol açtı.

İkincisi, şehrin altyapısı üzerindeki baskı ezici bir hal aldı. Antalya'da yollar mevcut trafik seviyesini karşılayacak şekilde tasarlanmamıştır ve bunun sonucunda trafik sıkışıklığı önemli bir sorun haline gelmiştir. Ayrıca, şehrin su ve kanalizasyon sistemlerinin artan talebi karşılayacak donanıma sahip olmaması su kıtlığına ve kirlenmeye yol açıyor.

Son olarak, plansız yapılaşma kentin kültürel mirası üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Antalya birçok antik kalıntıya ve tarihi alana ev sahipliği yapmaktadır, ancak kontrolsüz yapılaşma bu alanları ele geçirmiş, zarar vermiş veya tamamen yok etmiştir.

Türkiye hükümeti, Antalya'daki plansız inşaat sorununu çözmek için adımlar attı. 2018 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı şehir için yeni bir imar planını hayata geçirdi. Bu plan, Antalya'daki gelişmeyi düzenlemeyi ve çevreye ve altyapıya daha fazla zarar gelmesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Yeni imar planında ayrıca belirli alanlar tarihi bölge olarak belirlenerek kentin kültürel mirasının korunması amaçlanıyor. Bu bölgeler katı düzenlemelere tabidir ve içlerindeki herhangi bir gelişme özel bir komite tarafından onaylanmalıdır.

Yeni imar planı doğru yönde atılmış bir adım olsa da uygulanması zor olabilir. Pek çok geliştirici zaten uygun izinler olmadan yapılar inşa etti ve bunları kaldırmak zor olacak. Ayrıca, Antalya'da inşaat sektöründe önemli miktarda yolsuzluk vardır ve bu da mevzuata uyulmasını zorlaştırabilir.

Sonuç olarak, Antalya'daki plansız yapılaşma sorunu, üstesinden gelinmesi ciddi çaba gerektirecek önemli bir sorundur. Şehrin doğal çevresi, altyapısı ve kültürel mirası risk altındadır ve bu sorunu çözmek için harekete geçilmelidir. Yeni imar planı olumlu bir adım ama Antalya'nın geleceğinin sürdürülebilir ve parlak olması için daha yapılacak çok iş var.

Kaynak : Haber Merkezi

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.22 18:00:00
Son Düzenlenme Tarihi :