SON DAKİKA
header-ad

Sa­na­yi üre­ti­mi yıl­lık %8,2 azal­dı

Sa­na­yi­nin alt sek­tör­le­ri in­ce­len­di­ğin­de, 2023 yılı Şubat ayın­da ma­den­ci­lik ve taş ocak­çı­lı­ğı sek­tö­rü en­dek­si bir ön­ce­ki yılın aynı ayına göre %18,2, ima­lat sa­na­yi sek­tö­rü en­dek­si %8,2 ve elekt­rik, gaz, buhar ve ik­lim­len­dir­me üre­ti­mi ve da­ğı­tı­mı sek­tö­rü en­dek­si %4,5 azal­dı.
Sa­na­yi üre­ti­mi aylık %6,0 azal­dı
Sa­na­yi­nin alt sek­tör­le­ri in­ce­len­di­ğin­de, 2023 yılı Şubat ayın­da ma­den­ci­lik ve taş ocak­çı­lı­ğı sek­tö­rü en­dek­si bir ön­ce­ki aya göre %11,2 ve ima­lat sa­na­yi sek­tö­rü en­dek­si %6,6 aza­lır­ken, elekt­rik, gaz, buhar ve ik­lim­len­dir­me üre­ti­mi ve da­ğı­tı­mı sek­tö­rü en­dek­si %1,4 arttı.
* HABER MERKEZİ 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.11 10:51:07
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Bakan Ersoy: “Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı Kriterleri oluşturarak, bu kriterlere uyulmasını zorunlu hale getirdik”

ANTALYA (İHA) – Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’ni gezen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy basın mensuplarına yaptığı açıklamada, tüm konaklama tesisleri için Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı Kriterleri oluşturduklarını ve bu kriterlere uyulmasını zorunlu hale getirildiklerini belirterek, “2006’dan bugüne kadar Bakanlık ve Valilik tarafından bölgeye 4,5 milyon liranın üzerinde ödenek aktarıldı” dedi.
Bakanlık olarak en önemli sorumluluklarından bir tanesinin kültür varlıklarının korunmasını sağlamak olduğunu dile getiren Ersoy, “Bugüne kadar birçok kültürel miras projesine imza attıklarını belirterek, “Side’de, Alanya’da, Perge’de ve Patara’da olduğu gibi Olympos’ta da kültürel mirasa değer katacak çalışmaları bir bir hayata geçiriyoruz. Olympos’ta 1990’lı yıllarda Antalya Müzesince başlanan kazı ve çevre düzenleme çalışmalarını Pamukkale Üniversitesinden Doç. Dr. Gökçen Öztaşkın’ın devam ettirdiğini anımsatan Ersoy, 2006’dan bugüne kadar Bakanlık ve Valilik tarafından bölgeye 4,5 milyon liranın üzerinde ödenek aktarıldığını kaydetti.

“Antik kent siluetini ayağa kaldırmış olacağız”
Ersoy, geçen yıl uzun vadeli kazı, yenileme ve konservasyon projeleri için çalışma başlattıklarına dikkati çekerek "Olympos’ta ilk aşamada 26 farklı alanda kazı, yenileme ve konservasyon çalışması yürüteceğiz. Sadece kazılar için ilk aşamada 38 milyon lira üzerindeki bir bütçeyi bloke ederek kazı başkanımızın kullanımına tahsis ettik. Daha sonra kazılarını tamamladığımız alanlarda yenileme uygulamalarını hayata geçirerek antik kent siluetini ayağa kaldırmış olacağız" dedi. Bu yıl özellikle Nekropol Caddesi, Piskoposluk Sarayı, Roma Tapınağı, Tapınak Caddesi, Freskolu M13 Yapısı, Güney Stoa Yapısı, 3 Nolu Kilise, antik kentin çeşitli noktalarındaki anıtsal mezarlarda, konut yapıları ile Kuzey Kent Limanı’ndaki 10 farklı alanda çalışmalar yapılacağını vurgulayan Ersoy, "Hocamız, meslektaşlarıyla kazı ve restorasyon çalışmalarını yürüteceği gibi ören yeri yürüyüş güzergahında da ziyaretçi deneyiminin artırılmasına yönelik iyileştirme çalışmalarını gerçekleştirecek." bilgisini verdi. Ersoy, yakın bir zamanda Olympos Örenyeri Karşılama Merkezi’nin ihalesini de yaparak alanda çok daha keyifli bir gezi ve işletmeyi tesis edeceklerini aktardı.

"Antalya’da yatak kapasitesi ihtiyacımız yok”
Antalya’da kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir turizmin önemli bir unsuru olarak kullanılması konusunda yatırımlar yaptıklarını anlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kültürel miras alanları ile ilgili attığımız adımların önemli ve stratejik hedefleri var. Antalya’da turizmle bağlantılı bir kültürel miras koridoru oluşturmak, sürdürülebilir olarak kültürel mirasın hem korunmasını hem de turizmin içinde vazgeçilmez bir unsur, nitelikli bir turizm ürünü olarak yer almasını sağlamak istiyoruz. Böylelikle esas ihtiyaç duyduğumuz, 12 ay devam eden turizm hareketliliğini arzu ettiğimiz seviyelere çıkarmak adına önemli adımlar atmış oluyoruz. 12 ay turizm olgusu sadece turizm tesisleri için değil, turizmin tüm paydaşları ve tedarikçileri için de önemli bir unsur. "Ersoy, özellikle nitelikli personel istihdamı, tarımın ve tedarik zincirlerinin sürdürülebilirliğinin, turizmin sürdürülebilir olmasıyla doğrudan alakalı konular olduğuna işaret ederek "Özellikle Antalya’da yatak kapasitesi ihtiyacımız yok. Nitelikli turizm yapmaya, rakiplerimizden ayıran kültürel ve doğal mirasımızı sürdürülebilir şekilde korumaya ve bunları en doğru ve güvenli biçimde yönetmeye ihtiyacımız var. Biz son yıllarda tamamen bu politikayı güdüyoruz" ifadelerini kullandı.

“Kriterlere uyulmasını zorunlu hale getirdik”
Olympos ve Çıralı’nın da içinde bulunduğu konaklama tesislerini Bakanlıktan belgeli hale getiren kanuni düzenlemeyi 2021’de yaptıklarını aktaran Ersoy, bunu bölgelerdeki kapasiteyi öğrenmek, niteliklerini analiz etmek, sonra ise nitelikleri artıracak önlemleri alarak konaklama tesislerinin standartlarının yükselmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirdiklerini dile getirdi. "Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı kriterleri oluşturduk. "Bakan Ersoy, salgın döneminden sonra Turizm Geliştirme Ajansının (TGA) dinamik yapısı sayesinde çok önemli bir çıkış yakaladıklarını söyledi. Özellikle Güvenli Turizm Sertifika Programı’nı Sürdürülebilir Turizm Programı’na dönüştürerek uzun vadeli planlamalara devam ettiklerini belirten Ersoy, "Bu süreçte, dünyanın en üst çevre ve sürdürülebilirlik platformu olan Global Sürdürülebilir Turizm Konseyi ile çalışıyoruz. Tüm konaklama tesisleri için Türkiye Sürdürülebilir Turizm Programı Kriterleri oluşturarak, bu kriterlere uyulmasını zorunlu hale getirdik. Bu sayede 2030’a kadar Paris Anlaşması’ndan doğan taahhütlerimizi yerine getirmiş oluyoruz. Böylesine detaylı bir çalışmayı dünyada yapan ilk ülkeyiz" şeklinde konuştu.

“Tanıtım kampanyalarımızla 200’den fazla ülkeye ulaşıyoruz”
Ersoy, Global Sürdürülebilir Turizm Konferansı’nı (GSTC 2023 Antalya) Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TGA öncülüğünde, 9-11 Mayıs’ta Antalya’da düzenleyeceklerini bildirdi. TGA’nın kuruluşundan bu yana yürütülen tanıtım ve pazarlama çalışmalarının meyvesini aldıklarını ve almaya devam ettiklerini vurgulayan Ersoy, "Bugün tanıtım kampanyalarımızla, 200’den fazla ülkeye ulaşıyoruz. Tanıtım filmlerimizin, kampanyalarımızın bu 200’den fazla ülkenin geleneksel ve dijital medyasında yer alması, Olimpos ve Likya Yolu gibi önemli kültürel miras destinasyonlarımızın CNN International, BBC World, Al Jazeera gibi dünyanın önde gelen haber kanallarında görünür kılınması tabii ki tesadüflerin değil, TGA ile belirlediğimiz stratejiler çizgisinde yaptığımız ve yapmaya devam edeceğimiz gayretli çalışmaların sonucudur" dedi. Ersoy, bu çalışmalarla çok kısa vadede ören yerlerinde ziyaretçileri şaşırtacak sonuçlara ulaşılacağını söyleyerek sözlerini sonlandırdı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.30 19:45:32
Son Düzenlenme Tarihi :





İYİ Parti’den ‘ZAM’lara ortak tepki!

İYİ Parti Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan, “AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır” dedi. 

İYİ Parti tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak ‘Zam fırtınası’ konusunda açıklama yapıldı. İktidarın yanlış ekonomi politikalarının sebep olduğu sonuçlara sessiz kalmayacaklarını belirten İYİ Parti Antalya İl Başkanı Vahdet Afşin Karacan, il binasında gerçekleştirdiği basın açıklamasında “Millet için milletle beraber” anlayışıyla demokratik mücadelemizi her alanda sürdüreceğiz. Bugün 81 İl Başkanlığımızın yaptığı ortak açıklamayla her zaman olduğu gibi yine milletimizin gür sesi olacağız” ifadeleriyle seslendi. İl Başkanı Karacan açıklamasının devamında şu cümlelere yer verdi:

“FATURAYI DAR GELİRLİYE KESEN BİR YOKSULLAŞTIRMA POLİTİKASI UYGULANDIĞI GÖRÜLMEKTE”

“AKP iktidarının yanlış ekonomi programı ve politikaları sonrası millet olarak yeni bir zam dalgasıyla karşı karşıyayız. Uzun yıllar boyunca uygulanan hatalı politikalar sonucunda, seçim sürecinde atılan sloganlarla popülist vaatlere karşı rasyonel bir zeminin varlığından söz edebilmek mümkün değil. Bunun yerine, bütün faturayı dar gelirliye kesen, vatandaşın cebindeki son kuruşa da el atan bir yoksullaştırma politikasının sert bir şekilde uygulandığı görülmektedir. Üstelik AKP iktidarı dar bir kesime bankacılık sistemi üzerinden kepçe ile rant dağıtırken, toplumun geniş kesimlerinden kaşıkla bu parayı toplamaktadır. Sabundan, kitaptan, çocuk bezinden ek vergi alınıyor ancak servetten elde edilen kazançtan vergi alınmamaktadır. Vatandaşa kemer sıkma tavsiye edilirken; küçük, yandaş ve ranta dayanan bir kesimin zenginleşmesine hiçbir kemer dayanmamaktadır. AKP iktidarının bu ülkeye zamlardan ve yoksulluktan başka verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. 

“DELİ DUMRUL İKTİDARI GARİBANIN KANINI EMMEYE DEVAM ETMEKTEDİR”
Bugün Türkiye’de adı konmamış bir IMF programı uygulanmaktadır. Yıllarca geçmiş iktidarları aynı konuda eleştiren AKP iktidarının, bugün IMF reçetelerini savunduğu, uyguladığı ve en adaletsiz vergi olan enflasyon vergisiyle milletin cebinde bir şey kalmayıncaya kadar bu düzeni sürdüreceği anlaşılmaktadır. Memura ve emekliye yapılan cüzi zammın birkaç hafta içinde eriyip gitmesi bir yana, son olarak uygulanan akaryakıttaki ÖTV oranlarına yapılan zamla birlikte milletimiz derin bir yoksulluk çukuruna gömülmek istenmektedir. İki ay önce, seçimin arifesinde 19.58 TL olan ABD Doları bugün 26.90 TL’ye gelmiştir. Yine iki ay önce, seçimlerin arifesinde benzinin litre fiyatı 21.14 TL’yken bugün litre fiyatı 35.90 TL olmuş ve iki ay içindeki artış oranı yüzde 70’i bulmuştur. Bu yağma düzeninin dünyada başka bir örneği yoktur. Deli dumrul iktidarı, vatandaşın gırtlağına çökmüş, garibanın kanını emmeye devam etmektedir. Kendi vatandaşını ezen, yoksullaştıran fakat bir yandan da servet sahiplerinin servetini katlamasını sağlayan bu vurguncu düzene karşı mücadelemiz devam edecektir. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın, bütün kadrolarımızla birlikte milletimizin sesi olacağız.”

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.18 17:58:25
Son Düzenlenme Tarihi :