SON DAKİKA

logo

Namluya sürülü silah elindeyken kovalamacada yakalandı, sokağa attığı çantadan 5,5 kilo eroin çıktı

Antalya’da polis ekiplerinin durdurmak istediği bir şahıs, sırtındaki çanta ve ceplerindeki malzemeleri yere atarak kaçmaya başladı. Kovalamaca sonucu elinde namluya sürülü vaziyetteki silahla yakalanan şüpheli gözaltına alınırken, sokağa attığı çantadan 5,5 kilo eroin ve 6 paket halinde narkotik madde olduğu değerlendirilen malzemeler çıktı.
Olay, 10 Nisan Pazartesi gecesi 01.00 sıralarında Kepez ilçesi Habipler Mahallesi’nde yaşandı. Devriye görevi yapan, Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelendikleri K. A’yı durdurmak istedi. Sırtındaki çantayı ve ceplerindeki malzemeleri yere atıp bir anda kaçmaya başlayan K. A. ile ekipler arasında kovalamaca yaşandı. Bir süre sonra ekipler, K. A.’yı, elinde namluya sürülü vaziyette dolu şarjörlü silahla yakaladı.
Şüphelinin yere bıraktığı çantadan yaklaşık 5.5 kilo ağırlığında eroin, 6 paket halinde narkotik madde olduğu değerlendirilen malzemeler ele geçirildi.
“Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek Bulundurmak ve Kullanmak, Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık, Mala Zarar Verme, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme” suçlarından toplamda 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile arandığı belirtilen K. A., sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.12 13:55:12
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Vali Yazıcı’dan şehidimiz Murat Günay’ın ailesine ziyaret

Vali Ersin Yazıcı, 1993 yılında Bingöl’de şehit olan Er Murat Güney’in Alanya’da yaşayan ailesini ziyaret etti. Ziyarette konuşan Vali Yazıcı; “Vatan, millet ve bayrak uğrunda canlarını feda eden şehitlerimize minnettarız ruhları şad, makamları âli olsun.” dedi.

Vali Ersin Yazıcı, 1993 yılında Bingöl’de bölücü terör örgütlerince konvoya pusu kurulması sonucu şehit olan Er Murat Güney’in Alanya Kestel’de yaşayan annesi Rabiye Güney ve Babası Mehmet Güney’i ziyaret etti.

Alanya Kaymakamı Fatih Ürkmezer, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yavuz Özfidan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Alanya Belediye Başkanı AdemMurat Yücel’in eşlik ettiği ziyarette Vali Yazıcı şehide Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu.

Şehidimizin Ruhu Şad Mekânı Cennet Olsun

Ziyarette şehidin annesi Rabiye Güney ve babası Mehmet Güney’in hatırını sorarak yakından ilgilenen Vali Ersin Yazıcı; “Önce vatan diyerek şehit olan tüm şehitlerimizden biz razıyız. Rabbim de razı olsun. Bugün şehidimizin kıymetli ailesiyle bir araya geldik. Şehidimizin değerli anılarını yâd ettik. Gencecik yaşında vatanı uğruna anadan, yardan, serden geçen yiğitlerin olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Biz bu yüzden güçlüyüz, bu yüzdende yıkılmayız. Ben bugün yurdu için düşünmeden canını vermiş bir kahramanı ailesinden dinleyerek yakından tanıdım. Bu yüzden onur ve gurur duydum. Şehidimizin ruhu şad mekânı cennet olsun.” dedi.

Devlet ve Millet Olarak Her Zaman Yanınızdayız

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin her şartta şehit ailelerinin yanında olduğunu vurgulayan Vali Yazıcı; “Şehitlerimiz biliyorlar ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti daima şehit ailelerinin yanındadır. Bizler sizlerin emrine amadeyiz. Bunu sakın unutmayın lütfen. Bizler ne yapsak sizlere ve değerli şehidimize olan borcumuzu ödeyemeyiz. Vatanı için varlığını feda eden bir kahramanın hakkı nasıl ödenebilir ki? Bu yüzden sizler bize emanetsiniz.  Devlet ve millet olarak her zaman yanınızdayız. Devletimiz şehitlerimizin emanetlerine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkmaya devam edecek. Devletimizin tüm imkânları sizlerin hizmetindedir.Sizlere sabırlar diliyorum." diye konuştu.

Vali Yazıcı ve protokol üyeleri şehit ailesi ile sohbetin ardından aileye Türk Bayrağı hediye ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2022.08.12 11:51:50
Son Düzenlenme Tarihi :





Her 8 günde 1, 48 yılda 2 bin eser ortaya çıkardı

Antalyalı sanatçı Salih Yön, resim öğretmenliği görevinden emekliliğine bir yıl kala istifa ederek kendisini sanata adadı. Salih Yön, 48 yıllık sanat hayatında bugüne kadar 2 binden fazla eser yaptı.
Muratpaşa ilçesinde yaşayan Sanatçı Salih Yön, sanat yaşamına 48 yıl önce resim defterine yaptığı çalışmalar ile başladı. Uzun bir süre Amasya’da resim öğretmenliği görevini yerine getiren Yön, emekliliğine 1 yıl kala istifa etti. Sanat yaşamıma 1975-1976 öğretim yılında ilkokul çağlarında resim defterime yapmış olduğum resim ile başlayan Yön, 48 yıllık kesintisiz bir sanat yaşamı oldu.

“Sanatı tercih ettim”
İşinden istifa ederek sanatı tercih ettiğini söyleyen Yön, “Kendi özgür irademle sanatta yol alabileceğim, kendimi ifade edebileceğim şekilde sanatı tercih ettim ve uzun bir süredir sanat yolculuğum hiç kesintisiz devam etti. Tabi ki sanat yolculuğumun yanı sıra bunun içinde profesyonel olarak sanat yapmamın dışında koleksiyonerlik de yapmaya başladım. Ayrıca yaklaşık 20 yıldan uzun bir süredir biriktirdiğim etnografik eserler ile de müzecilik alanına girdim. Müzecilik alanında şuanda belki de Antalya bölgesinde en büyük çeşitliliğe sahip etnografik eserler koleksiyonuna sahip oldum. Bu çabamda nihayetinde hem resim müzesi, hem etnografya müzesi, sanat galerisi ve sanat atölyesi ile bir kompleks olarak toplumla buluşturmak çabası içerisinde çalışmalarıma devam ediyorum” dedi.

“Çok sayıda sergi açtı”
48 yıllık sanat serüveninin olduğunu anlatan Yön, “48 yıllık kesintisiz süren sanat yaşamımda şimdiye kadar 38 kişisel sergi açtım. 200’den fazlada karma sergilere iştirak ettim. Ayrıca bulunduğum kentte 8 yıl boyunca ulusal sanatçı buluşmalarına, 4 yıl uluslararası sanat çalıştayları ve diğer sanat birliktelikleri gerçekleştirdim” ifadelerine yer verdi.

“2 binden fazla eser ortaya koydum”
Sanat hayatında yaklaşık 2 bin eser ortaya koyduğunu söyleyen Yön, “Yaklaşık yarım asırdır devam eden bu kadarlık süre içerisindeki sanat çalışmalarımda şu ana kadar 2 binden fazla eser ortaya koydum. Eserlerimin büyük bir ekseriyatı koleksiyonerlerin elinde koleksiyon olarak tutulmaktadır. Sanat yaşamımdaki şu anda geldiğim noktada resimlerime bakıldığı zaman sadece sarı resim gören insanlarda olmaktadır. Tabi ki resmin gerçekten incelendiğinde o resimlerin tamamen sarı ton olmadığını ana rengin sarı olup, sarının tonlarıyla oluşturulmuş kırmızının, mavinin yeşilin ve sarının her türlü rengin belirli bir armonik bir yapı içerisinde yapıldığını, bir süzgeçten geçirildikten sonra daha doğrusu benim yüreğimin duygu süzgecinden geçtikten sonra bu şekilde çıkmaktadır. Tabi ki bu ilkokuldan bu tarafa, 48 yıldır yaptığım çalışmalar en başından beri bu şekilde olmadı. Belirli bir çalışmadan sonra insan belirli bir sanat felsefesine ve belirli bir olgunluğa ulaştığı noktada artık kendi DNA’sında mevcut olan bilgilere ulaşıyor. O ulaştığı bilgiler neticesinde kendi duygu süzgecinden geçirdikten sonra ortaya çıkan sanat eseri oluyor. Değilse herhangi bir şeyi zaten boyadığınız noktada resim olur” dedi.

“Ayak bastığım noktaları tuallerime aktarıyorum”
Yön, konuşmasına şöyle devam etti: “Yapmış olduğum çalışmaları geçtiğim, gördüğüm, ayak bastığım, oradaki yaşanmışları teneffüs ettiğim ve hissettiğim noktada tuallerime aktarıyorum. Tabi ki bunun birkaç yöntemi var. Benim için önemli olan gidip orada küçük bir eskize sadece kompozisyon çıkarmaktır. Değilse onun rengi, yeşili mavisi değil. Çünkü benim duygu süzgecimden çıkacak renkler farklı. Gittiğim yerde fotoğraflama yapıyorum. Daha sonra Atölyede önce kafamda tasarlama yapıyorum. Kafamda eğer yapmamışsam, tualin başına oturmuşsam o resim bitmez. Önce kafamda tasarladığım noktada yarısını bitirmiş oluyorum. Tualin başına oturduğum noktada ise günün çalışma biçimine göre gelen giden misafirlerim olmazsa tuale başladığım aynı gün bitiriyorum. Misafirlerim gelirse 2-3 günde tamamlıyorum."

“Sanat benim yaşam biçimim”
Sanatı bir yaşam biçimi ve yaşadığı yeri sanat adına yaşanır hale getirmek felsefesini edindiğini söyleyen Yön, “Sanat benim bir yaşam biçimim. Çünkü sanatın bir bireye kattığı değerleri çok iyi bilen insanım. Sanat özünde sevgiyi, hoşgörüyü ve barışı barındırır. Çünkü evren frekanslarla işliyor. Her bir rengin frekansı var. Her bir duygunun frekansı var. Dolayısı ile kötü düşünen bir insan kötü duygu sahibi olur. Kötü duygu sahibi olan bir insan kötü hareket eder ve sonuçta kötü olur. Ama sanat her zaman söylediğim gibi topluma kazandırılması, bireylerin bu işin içine dahil olması ve toplumun barış ve huzur içinde yaşaması için en gerekli olan şeyler içinde olduğunu çok iyi bilen biriyim. Sanat insanı ve bireyleri farklı kılar. Farklı bilgili bireyler olarak toplumda yer almalarını sağlar. Diğer bireylerden farklı olmasını sağlar. Bundan sonra benim yapacağım tek şey bu güne kadar olduğu gibi sanata adanmış bir hayat olacak. Hayatımın sonuna kadar son nefesime kadar sanatla yaşıyor olacağım” açıklamasına yer verdi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 10:56:05
Son Düzenlenme Tarihi :