Son günlerde mevcut borçlarının artmasıyla sıkça gündeme gelen Antalyaspor’da yüksek performans gösteren ve başta İstanbul kulüplerinin yanı sıra yurt dışından bir çok talipleri olan Haji Wright, Bünyamin Balcı ve Fernando Martins’in satılma ihtimalinin gerçekleşmesiyle kırmızı beyazlılar hem rekor transfer geliri elde edip hem de borçlarının 5’te 3’ünden fazlasını ödeyebilir.
Geride bıraktığımız devre arası transfer döneminin gözdesi olan Haji Wright için işlerin yaz transfer döneminde daha da fazla kızışması bekleniyor. Sakatlığının ardından sahalara gollerle dönen Haji Wright, yine bir çok takımın iştahını kabartıyor. Transfermarkt adlı sitede 6 milyon euroluk piyasa değeri olmasına karşın Antalyaspor’un eski başkanı Aziz Çetin’in “10 milyon euro’dan aşağı bırakmak istemiyorum” sözleri sonrası ABDli golcünün piyasası adeta tavan yaparken, yeni başkan Sabri Gülel de çıtayı bir adım yükseltti. “Gönlümden geçen 20 milyon euroya satmak” diyen Gülel, Haji Wright’ın kendisine göre dünyadaki en iyi 5 forvet içerisinde olduğunu söylemişti.
Devre arasında Haji Wright için teklif gönderen kulüplerin ligin bitimiyle birlikte Antalyaspor’un tekrar kapısını çalması beklenirken, ABDli golcünün yeni talipleri de hem kırmızı beyazlıları hem de Haji Wright’ı ikna etmeye çalışacak.
Sakatlık dönüşü gösterdiği “bol gollü performansı” sezon sonuna kadar devam etmesi halinde piyasa değerini artıracak Haji Wright ‘tan 12-13 milyon euro bandında net bir gelir bekleniyor.
Antalyaspor’un piyasa değeri en yüksek ikinci oyuncusu konumunda olan Bünyamin Balcı için de Antalyaspor’ın kapısı bir hayli aşınacak. Türkiye Futbol Federasyonu’nun 08.07.2020 tarihinde ilan etmesine karşın pandemi sebebiyle bir yıl ertelemeli olarak işlemeye başlayan yabancı kuralı, önümüzdeki sezonlarda daha da daralarak devam edecek. Süper Lig kulüplerinin bir değişiklik olmaması halinde 2023/24 sezonunda en fazla 10 yabancı futbolcuyu tescil edebilecek olmasının yanında bu 10 oyuncudan yalnızca 6’sının aynı anda sahada yer alabilecek olması, hiç şüphesiz yerli oyuncu piyasasını da artıracak. Yaşıtlarına nazaran çok daha fazla maç tecrübesi bulunan Bünyamin Balcı için bir çok kulübün, yaz transfer döneminde Antalyaspor’un kapısını çalması bekleniyor. Kırmızı beyazlı forma ile 111 Süper Lig ve 16 Türkiye Kupası maçına çıkan, Türkiye A Milli Futbol Takımı’nının 2022 Dünya Kupası elemeleri sırasında A Milli Takım’a da dahil edilen 2000 doğumlu oyuncu için her ne kadar çeşitli sitelerde piyasa değeri 4 milyon euro gözükse de Bünyamin Balcı’yı transfer etmek isteyen kulüplerin bu bandı aşması gerekecek.
Süper Lig’deki yerli mevkidaşları arasında da en iyi ikinci sağ bek oyuncusu olan Bünyamin Balcı’nın önünde bulunan tek isim Ferdi Kadıoğlu. Fenerbahçe’nin sezon sonunda büyük oranda satmayı düşündüğü Ferdi için yerine Bünyamin Balcı’yı istediği de uzun zamandır biliniyor.
Kırmızı beyazlıların Brezilyalı orta sahası Fernando Martins için de yine bazı kulüplerin yaz transfer döneminde Antalyaspor’un kapısı çalmasına kesin gözüyle bakılıyor. 1,5 milyon euroluk serbest kalma bedeli özellikle Türkiye’den bir çok kulübün iştahını kabartmasına karşın Brezilyalı oyuncu için Arap yarım adası daha cazip duruyor.
Haji Wright, Bünyamin Balcı ve Fernando Martins’in sezon sonunda satılmalarıyla birlikte Antalyaspor, sadece kendisinin değil, Süper Lig’de yer alan Anadolu kulüplerinin de rekorunu kırabilir. Üç oyuncunun birlikte satılması halinde minimum 17,5 milyon euroluk bir transfer geliri elde etme ihtimali bulunan Antalyaspor, mevcut kur ile birlikte 360 milyon liranın üzerinde bir bedeli kasasına koyabilir.
Haber: Salih Özgünsür
40 yıl önce köydeki markette kurduğu hayalini şehirde gerçekleştirmenin gururunu taşıyor
Antalya’da yaşayan kuyumcu Halil Güvençoğlu, 40 yıl önce dedesinin işlettiği markette hayalini kurduğu mesleği yapmanın gururunu yaşıyor. Antalya’da aileye ait iki kuyum şubenin başına geçen Güvençoğlu için meslekte en önemli şey ise devamlılık ilkesi oldu.
Antalya’da yaşayan kuyumcu Halil Güv..
Antalya’da yaşayan kuyumcu Halil Güvençoğlu, 40 yıl önce dedesinin işlettiği markette hayalini kurduğu mesleği yapmanın gururunu yaşıyor. Antalya’da aileye ait iki kuyum şubenin başına geçen Güvençoğlu için meslekte en önemli şey ise devamlılık ilkesi oldu.
Antalya’da yaşayan kuyumcu Halil Güvençoğlu (55) ticaret hayatına 15 yaşında dedesinin sahibi olduğu markette başladı. Dedesinin 1962 yılında kurduğu markette uzun süre çalışan ve burada kuyumcu dükkanı açma hayali kuran Güvençoğlu, bir süre sonra ailesi ile birlikte Antalya’ya taşındı. Güvençoğlu, hayalini kurduğu kuyumcu sektörüne Antalya’da girmeye karar verdi. Güvençoğlu, dedesi ve babasının da desteğini alarak Antalya’da açılan iki şubenin başına geçti. Güvençoğlu bugün iki kuyumcu dükkanı ile çocukken kurduğu hayalini gerçekleştirmenin huzurunu yaşıyor.
“Köyde şartlar yeterli değildi, sonunda hayalim gerçek oldu”
Ticaret hayatını anlatan Halil Güvençoğlu, “Şirketimizi 1962’de dedem kurdu, dedem önce market işletiyordu, babam da yanında çalışıyordu. Okulu bitirdikten sonra ben de markette çalışmaya başladım. Bayrağı dedemden ben devraldım. İlk ticaretimi markette öğrendim. Ardından Antalya’ya taşındık, buraya gelince çocukluk hayalim olan kuyumcu sektörüne girdim. Köyde şartlar yeterli değildi, sonunda hayalim gerçek oldu. 25 yaşında bu sektöre girdim. İşimi severek yapıyorum şuanda 2 tane dükkanım var. Bu süreçte dedem ve babamın her zaman desteğini gördüm. İşimin bu kadar büyümesinde devamlılık ilkesini düstur edindim. Devamlılık olduğu zaman tanınırlık artıyor. Burada da ilkeli duruş topluma her zaman güven verdi” dedi.
“Altın her zaman en doğru yatırım limanıdır”
Tecrübeli bir kişi olarak son zamanlarda altında yaşanan dalgalanmaları da değerlendiren Halil Güvençoğlu, “Altının dalgalanması global bir olay. Altın her zaman en doğru yatırım limanıdır. Biz müşterilerimize yatırımı tavsiye ediyoruz; 3 ay değil en az 6 ay hedef konularak yatırım yapılmalıdır. Vatandaşımız altını daha çok paraya ihtiyacı olduğu zaman satıyor. Yastık altında altını bulunan vatandaşlarımız bunu bankalara teslim ederse ekonomimiz için ciddi anlamda bir katkıda bulunur” şeklinde konuştu.
“Çeyrek altın tahtından oldu”
Altın fiyatlarının artması ile çeyrek altının tahtından indiğini sözlerine ekleyen Güvençoğlu, “0,25 ve 0,50 gibi altınlara talep arttı. Düğünlerde artık bu takılar takılıyor. Fırsatını bulan bunları alıyor” sözlerine yer yerdi. Turizm kenti Antalya’ya gelen turistlerden şehir merkezinde bulunan kuyumcuların yeteri kadar yararlanamadığını belirten Güvençoğlu, “Daha çok alışveriş merkezleri bu turistleri çekiyor. Burada haksız bir rekabet de var. Üzülüyoruz” açıklamasına yer verdi.
Vatandaşların otomobil yerine altına yatırım yaptığını belirten Güvençoğlu, “Vatandaşlarımızın elinde bulunan küçük mevduatlarla otomobil alamıyor. Bunun yerine küçük mevduatları altında değerlendiriyor. Bizim toplumumuzda tasarruf bir kültürdür” ifadelerini kullandı.
Antalya’da yaşayan kuyumcu Halil Güvençoğlu (55) ticaret hayatına 15 yaşında dedesinin sahibi olduğu markette başladı. Dedesinin 1962 yılında kurduğu markette uzun süre çalışan ve burada kuyumcu dükkanı açma hayali kuran Güvençoğlu, bir süre sonra ailesi ile birlikte Antalya’ya taşındı. Güvençoğlu, hayalini kurduğu kuyumcu sektörüne Antalya’da girmeye karar verdi. Güvençoğlu, dedesi ve babasının da desteğini alarak Antalya’da açılan iki şubenin başına geçti. Güvençoğlu bugün iki kuyumcu dükkanı ile çocukken kurduğu hayalini gerçekleştirmenin huzurunu yaşıyor.
“Köyde şartlar yeterli değildi, sonunda hayalim gerçek oldu”
Ticaret hayatını anlatan Halil Güvençoğlu, “Şirketimizi 1962’de dedem kurdu, dedem önce market işletiyordu, babam da yanında çalışıyordu. Okulu bitirdikten sonra ben de markette çalışmaya başladım. Bayrağı dedemden ben devraldım. İlk ticaretimi markette öğrendim. Ardından Antalya’ya taşındık, buraya gelince çocukluk hayalim olan kuyumcu sektörüne girdim. Köyde şartlar yeterli değildi, sonunda hayalim gerçek oldu. 25 yaşında bu sektöre girdim. İşimi severek yapıyorum şuanda 2 tane dükkanım var. Bu süreçte dedem ve babamın her zaman desteğini gördüm. İşimin bu kadar büyümesinde devamlılık ilkesini düstur edindim. Devamlılık olduğu zaman tanınırlık artıyor. Burada da ilkeli duruş topluma her zaman güven verdi” dedi.
“Altın her zaman en doğru yatırım limanıdır”
Tecrübeli bir kişi olarak son zamanlarda altında yaşanan dalgalanmaları da değerlendiren Halil Güvençoğlu, “Altının dalgalanması global bir olay. Altın her zaman en doğru yatırım limanıdır. Biz müşterilerimize yatırımı tavsiye ediyoruz; 3 ay değil en az 6 ay hedef konularak yatırım yapılmalıdır. Vatandaşımız altını daha çok paraya ihtiyacı olduğu zaman satıyor. Yastık altında altını bulunan vatandaşlarımız bunu bankalara teslim ederse ekonomimiz için ciddi anlamda bir katkıda bulunur” şeklinde konuştu.
“Çeyrek altın tahtından oldu”
Altın fiyatlarının artması ile çeyrek altının tahtından indiğini sözlerine ekleyen Güvençoğlu, “0,25 ve 0,50 gibi altınlara talep arttı. Düğünlerde artık bu takılar takılıyor. Fırsatını bulan bunları alıyor” sözlerine yer yerdi. Turizm kenti Antalya’ya gelen turistlerden şehir merkezinde bulunan kuyumcuların yeteri kadar yararlanamadığını belirten Güvençoğlu, “Daha çok alışveriş merkezleri bu turistleri çekiyor. Burada haksız bir rekabet de var. Üzülüyoruz” açıklamasına yer verdi.
Vatandaşların otomobil yerine altına yatırım yaptığını belirten Güvençoğlu, “Vatandaşlarımızın elinde bulunan küçük mevduatlarla otomobil alamıyor. Bunun yerine küçük mevduatları altında değerlendiriyor. Bizim toplumumuzda tasarruf bir kültürdür” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.06.01 12:13:35
Son Düzenlenme Tarihi :
Afrika sıcaklarında 60 derecede muz hasadı yapıldı
Türkiye’nin yaş meyve ve sebze üretim merkezlerinden Mersin’in Silifke ilçesinde Afrika sıcaklarında serada 60 dereceyi bulan sıcaklıkta muz hasadı yapıldı.
Meteorolojinin son verilerine göre Türkiye’de sıcaklıklar son zamanlarda normalin 6-7 derece üzerinde seyrederken, Afrika sıcaklarıyla birlikte bu oran 6-10 derece üzerinde olacak. Ayrıca yer yer sıcaklık rekorları kırılacak. Afrika’dan gelen sıcak hava kütlesinin etkisinde kalacak olan kentler arasında olan Silifke’de 60 derecede muz hasadı yapıldı.
İlçede örtü altında 5 bin dönüm alanda hasadı yapılan muzdan 40 bin ton ürün elde edilmesi bekleniyor. Örtü altı domatese alternatif olarak 10 yıl önce üretimine başlanan muz, tarlada kilogramı 14 liradan alıcı buluyor. Seralardan hasadı yapılan muz, özel muz işleme tesislerinde belli aşamalardan geçtikten sonra paketlenerek iç piyasaya sürülüyor.
Yıllık Silifke bölgesinde 5 bin dönüme yakın muz üretimi yapıldığını belirten tüccar Aydın Baydar, “Silifke’de ortalama 40 bin ton ürün elde edilmektedir. 1 dönüm seradan ortalama 7-8 ton civarında ürün elde etmekteyiz. Şu anda muz kilogram tarlada 14 liradan alıcı buluyor” dedi.
Muz hasadının normalde Eylül ayında başlayıp, Aralık ayında bittiğini ifade eden üretici Halil Seno, “Afrika sıcaklarında serada 60 dereceyi bulan sıcaklıkta hasat yapmaktayız. Üretim sıcak hava dinlemiyor. Sabah erken seraya girip, öğlen sonuna kadar hasat yapıyoruz. Silifke’de 12 ay sürekli muz hasadı yapılmaktadır. Muz üretimini her ay hasat yapabileceğimiz şekilde üretiyoruz” dedi.
Meteorolojinin son verilerine göre Türkiye’de sıcaklıklar son zamanlarda normalin 6-7 derece üzerinde seyrederken, Afrika sıcaklarıyla birlikte bu oran 6-10 derece üzerinde olacak. Ayrıca yer yer sıcaklık rekorları kırılacak. Afrika’dan gelen sıcak hava kütlesinin etkisinde kalacak olan kentler arasında olan Silifke’de 60 derecede muz hasadı yapıldı.
İlçede örtü altında 5 bin dönüm alanda hasadı yapılan muzdan 40 bin ton ürün elde edilmesi bekleniyor. Örtü altı domatese alternatif olarak 10 yıl önce üretimine başlanan muz, tarlada kilogramı 14 liradan alıcı buluyor. Seralardan hasadı yapılan muz, özel muz işleme tesislerinde belli aşamalardan geçtikten sonra paketlenerek iç piyasaya sürülüyor.
Yıllık Silifke bölgesinde 5 bin dönüme yakın muz üretimi yapıldığını belirten tüccar Aydın Baydar, “Silifke’de ortalama 40 bin ton ürün elde edilmektedir. 1 dönüm seradan ortalama 7-8 ton civarında ürün elde etmekteyiz. Şu anda muz kilogram tarlada 14 liradan alıcı buluyor” dedi.
Muz hasadının normalde Eylül ayında başlayıp, Aralık ayında bittiğini ifade eden üretici Halil Seno, “Afrika sıcaklarında serada 60 dereceyi bulan sıcaklıkta hasat yapmaktayız. Üretim sıcak hava dinlemiyor. Sabah erken seraya girip, öğlen sonuna kadar hasat yapıyoruz. Silifke’de 12 ay sürekli muz hasadı yapılmaktadır. Muz üretimini her ay hasat yapabileceğimiz şekilde üretiyoruz” dedi.

