SON DAKİKA

logo

Yaya ve sürücünün tartışmasında mermiler havada uçtu

Antalya’da yaya ile motosikletli sürücünün tartışmasında mermiler havada uçtu. Olayda yaralanan olmazken, bölgedeki bir işyeri ile otomobile isabet etmiş 6 adet merminin kovanı bulundu.
Antalya’nın Serik ilçesinde iddiaya göre yaya ve motosikletli iki şahıs arasında tartışma çıktı. Tartışma sonrası yaya olan şahıs, motosikleti ile kaçan şahsın arkasından kurşun yağdırdı. Olay sonrası ihbar üzerine polis ekipleri sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri yaptığı incelemede, biri otomobile, diğerleri iş yerine isabet etmiş 6 adet mermi kovanı buldu. Olayda şans eseri can kaybı ve yaralanan olmazken, mahalle sakinleri korku dolu anlar yaşadı. Polis ekipleri, olayla ilgili soruşturma başlattı.
Olayın görgü tanıklarından Zekeriya Durmaz, "Saat 23:30 sıralarında stüdyoda albüm çalışması yaparken, dışardan 6 el silahla ateş edildi. Bir şeylerin kırıldığını hissettim ama hemen dışarıya çıktım. Yan tarafta ki komşumda çalışıyordu. Hemen baktım bir sıkıntı görünmüyordu. Sonra olay yeri inceleme geldi. Motosikletli birine ateş edilmiş galiba. Kurşunlar, berberin müşterisinin otomobiline, benim stüdyomun camına isabet etti. Yaralanan kimse olmadı, çok şükür" dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 11:55:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz’in her yanı düzenli temizleniyor

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, vatandaşların temiz ve sağlıklı bir kent ile doğa hakkını korumak ve sürdürmek için 30 bin hektarı aşan görev ve sorumluluk sahası içinde kalan 65 mahalleye, haftanın 7 günü ve 24 saat hizmet sunuyor.
Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, Akdeniz’de 283 personel ve 34 çöp toplama aracı ile 2 bin 800 sokağın yanı sıra, toptancı hali, bulvarlar, cadde ve meydanlar, kamu kurum ve kuruluşları ile 132 okula hizmet sunarak her gün ortalama 350 ton evsel atıp ve çöpü depolama alanına taşıyor. Birimin faaliyetlerini anlatan Çevre Koruma ve Kontrol Müdürü Sevinç Gündüz, ilçe sakini vatandaşlara temiz ve sağlıklı bir kent ve doğa sunmak için 7 gün 24 saat hizmet verdiklerini söyledi. Akdeniz’in 65 mahallesine temizlik hizmeti verdiklerini anlatan Gündüz, “İlçemizde, 283 personel ve 34 çöp toplama aracı ile 2 bin 800 sokak, toptancı hali, bulvar, cadde ve meydanlar, kamu kurum ve kuruluşları ile 132 okulda her gün yaklaşık 350 ton evsel atıp ve çöpü toplayıp depolama alanına taşınıyor. Tabi temiz ve sağlıklı bir kent ve çevre için vatandaşlara da sorumluluk düşüyor. Bu konuda vatandaşlarımızdan da destek ve hassasiyet bekliyoruz. Mahallelerimizde temizlik bilincinin yükselmesi için mahalle muhtarlarıyla da görüşüyoruz” dedi.

"Günde ortalama 300-350 ton çöp toplanıyor"
Kent merkezinde, trafik hareketliliğinin en düşük olduğu saatlerde envanterdeki çöp taksiler yardımıyla atıkların alındığını belirten Gündüz, "Sabit ekiplerimizce de süpürge araçları desteğiyle 05.30 ile 14.00 saatleri arasında her gün en az bir defa olmak üzere bütün sokaklarımız temizleniyor. Akdeniz’de 8 bin adet konteyner ile 34 adet sıkıştırmalı çöp kamyonu yardımıyla günde ortalama 300-350 ton çöp toplanıp depolama alanına taşınırken, sokak veya boş arazilere dökülen, 2 tona kadar hafriyat atıkları da ekiplerimizce toplanıyor” diye konuştu.
Gündüz, ilçe genelindeki çöp konteynırlarının özellikle yaz aylarında yıkama ekiplerince sinek, sivrisinek ve benzeri haşerelere karşı basınçlı su ile yıkanıp dezenfekte edildiğini de belirterek, “Ekiplerimiz, talep üzerine okulların bahçelerini de temizleyip basınçlı su ile yıkıyor. Yaz aylarında aşırı tozun engellenmesi için her gün yaklaşık 30 sokak ve cadde arazözler yardımıyla yıkanıyor. Akdeniz’in mahallelerine kurulan semt pazarları akşam saatlerinde süpürülüp tonlarca çöp ve atık toplanıp, sonrasında yine basınçlı su ile yıkanıyor. Akdeniz’de 6 adet büyük süpürge aracı ile 2 adet mini süpürge aracı yardımıyla her gün cadde ve sokaklar süpürülüyor. İlçe Milli Eğitim ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, sivil toplum kuruluşları ve üniversite öğrencileri ile birlikte, koruma altındaki deniz kaplumbağalarının da yumurta bıraktığı Kazanlı, Karaduvar ve Adanalıoğlu sahillerinin temizliğini periyodik bir şekilde yapıyoruz. Akdeniz’de Sıfır Atık projesi çerçevesinde pilot olarak seçilen okullardaki çocuklarımızda temizlik ve çevre bilincinin yükseltilmesi için sunumlar, animasyon ve video gösterimleri yapıyor, geri dönüşüm temalı resim yarışmaları düzenleniyor, dereceye giren çocuklarımıza tablet bilgisayar ve kırtasiye setleri hediye ediyoruz” şeklinde konuştu.
Çöplerin yoğun olduğu bölgelere yerüstü konteynırları yerleştirip, çevreye duyarlı ve geri dönüşümü destekleyen sistemi yaygınlaştırmaya çalıştıklarını da vurgulayan Sevinç, yine bu sistemin yaygınlaştırılıp toplam 60 adet 3 bin litrelik yerüstü konteynırın, vinçli araç ile rutin olarak toplandığını anlattı. Kırsal mahallelerin temizliğinin de mobil ekipler eliyle dönüşümlü yapıldığını aktaran Gündüz, konteynır yıkama aracı ile ekiplerin, her gün ortalama 200 ile 250 adet arası, ayda ortalama 5 bin adet konteynırı ilaçlı su ile dezenfekte ettiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 11:56:23
Son Düzenlenme Tarihi :





ALKÜ’de afet sürecinde kadın olmak konuşuldu

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetlerde kadınların rolü ve işlevlerini temel alan “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konusu ele alındı. ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Türkiye bir afet ülkesidir. Afetlerde kadınların dezavantajlı duruma düşmemesi için afetlerden ders çıkarmalıyız” dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgeye yardım ve destek sağlamakta tek yürek olan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), deprem ve afetlerde neler yapılması gerektiğini yönünde bilimsel çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede; Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜKAM) tarafından Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy moderatörlüğünde “Afet Sürecinde Kadın Olmak” konulu video konferans gerçekleştirildi. Video konferansa; Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, Sinop Üniversitesi Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz katılarak sunumlar yaptılar.

"Deneyimlerden ders çıkarabilmek afet yönetiminde büyük başarı sağlar"
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansın açılış konuşmasını yapan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nilgün Tatar, “Dünyanın farklı coğrafyalarında çeşitli afetler meydana geliyor. Bunların sonucunda can ve mal kayıpları meydana geliyor. Ülkemizde de Kahramanmaraş merkezli depremlerde afetlerden etkilenen bireylerin sayısı oldukça fazla oldu. Kayıplarımız unutulamayacak kadar büyük. Uluslararası araştırmalarda doğal afetler sürecinde toplumun farklı kesimlerindeki kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler ve yaşlıların etkilenme düzeyleri farklı olarak ortaya çıkıyor. Afetten etkilenen bireylerin afet süreci ve afet sonrasında yaşama uyun süreçleri ve bu sürecin güçlendirilmesi oldukça önemli bulunuyor. BM öncülüğünde yürütülen afetlere dirençli toplum oluşturulmasını hedefleyen çalışmaların tamamlayıcı unsuru toplumsal cinsiyet perspektifi olarak bakılıyor. Afet yönetiminde güçlü aktörler olarak kabul edilen kadınlar, sahip olduğu becerileri ve farkındalıklarıyla bu sürece büyük katkı sağlayacak roller üstlenmekte. Bunun yanında kadınlar afetlerde dezavantajlı durumlarla da karşı karşıya kalabilmekte. Bu nedenle deneyimlerden ders çıkarabilmek, afet yönetiminde büyük başarı sağlayacaktır. Bu konularda bizleri bilgilendirecek Afetlerde Kadın Olmak isimli seminere katılmaktan mutluluk duyuyorum. Seminere katkı sunun hocalarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tatar’ın ardından Afet Bilinci ve Yönetimi konulu sunum yapan ALKÜ Sağlık Hizmetleri MYO Öğr. Gör. Zehra Aslan, afetlerin birbirinden ayrılması ve kategorilendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Sorular üzerinden nelerin afet olduğunu anlatan Aslan, “Doğa olaylarının yanında insan kaynaklı olaylar da afet oluyor. Göç konusu da bir afet olarak tanımlanıyor. Bunun yanında hastalık ve salgınlar da afet olarak tanımlanabilir mi soruları gündeme geliyor. Afet yönetimi kanununda bu konu “Toplumun tamamını veya belli kesimleri için, fiziksel ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların tamamı” afet olarak tanımlanmıştır. Afet bilinci ülkemiz için çok önem arz ediyor. Afet bilinci olduğunda can ve mal kayıpları en aza indiriliyor. Afet değil bilgisizlik, tedbirsizlik, savunmasızlık, ihmal öldürüyor” dedi.

"Türkiye’de afet yönetimi çok önemli"
Dokuz Eylül Üniversitesi İİBF Kamu Yönetim Bölümü Prof. Dr. Zerrin Toprak Karaman, Afetlerde Yöneticinin Sorumlulukları ve İkna Kapasitesi başlıklı sunumunu anlattı. Prof. Dr. Toprak, afetlerde kadınlarla ilgili yapılan çalışmaların birçoğunun dezavantajlar konusu olduğu hakkında bilgi verdi. Afetlerde kadın yöneticilerin de az olduğunu söyleyen Toprak, “Yöneticilikte artık nasıl etkin olabilirim düşüncesi ağırlıklı olmaya başladı. Bunun için yöneticilerde kadın ya da erkek olmanın yanında yöneticiliğin etkinliği konuşuluyor. Afet yönetimi doğrudan güvenlik ile ilgili güçlü bir karakter taşımakta. Aynı zamanda yöntemsel olarak, yöneticinin taşıdığı siyasi idari sorumluluk gereği, bürokratik, hiyerarşi ve kurullar bütünü, yetenek ve kapasiteye dayanan profesyonellik gibi kısmın modern hatta geleneksel katı yönetim unsurlarını birlikte öne çıkarmaktır. Ancak bu yapısallıkta iş birliği, karşılıklı bağımlılıklar müzakereci demokratik yapılanmalar ihmal edilmemelidir. Sürekli afetle karşılaştığımız için afet yönetimi çok önem arz ediyor. Yöneticinin başarıyı da başarısızlığı da kabul etmesi gerekiyor. Türkiye’de afetleri önlem için Türkiye Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Bunun yanında afet yönetim süreçleri ile ilgili çalışmalar da bellidir. Bu çaptaki afetlerde öncelik sırasına göre hızlıca hareket etmek ve gönüllüleri doğru yönlendirmek hayati önem taşıyor” şeklinde konuştu.

"Bazı sebepler kadınları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebiliyor"
Doğa veya insan kaynaklı afetler toplumu oluşturan bireyleri farklı şekilde etkilediğini söyleyen Sinop Üniversitesi Boyabat MYO Afet Yönetimi Öğr. Gör. Fatma Gündüz, buna karşılık her bireyin afetler karşısında verdiği yanıtın farlı olduğuna dikkat çekti. Afetlerin etkileri, kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve engelliler üzerinde yıkıcı olabildiğini hatırlatan Gündüz, “Tehlike tiplerine, kimlerin maruz kaldığına, hazırlıklı olmaya, bireysel ve toplumsal kapasiteye bağlı olarak afetin etkileri değişiklik göstermektedir. Afet ve cinsiyet alanında yapılan bilimsel araştırmalar, kadının ve erkeğin afetlerden farklı şekillerde etkilendiğini ve ’başa çıkma kapasitelerindeki farklılıkları ile bunlara etki eden değişkenleri ortaya koymaktadır. Afetlerde kadın ve erkeklerin etkilenme şekilleri ve kırılganlık düzeyleri de farklılaşmaktadır. Kadınları afetler karşısında kırılgan/savunmasız hale getiren etkenler sosyokültürel gerçeklerle ilişkili olabilmektedir. Normal şartlarda eğitime ve kaynaklara erişim güçlükleri, kısıtlı hareketlilik, kamusal alanda görünür olmama, fırsat eşitsizlikleri gibi sebepler onları afetler karşısında daha kırılgan hale getirebilmektedir. Aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin unsurlar sebebiyle kırılganlık düzeyleri değişkenlik gösterebilmektedir. Afetler sırasında kadınların "bakıcı ve koruyucu rolleri" kişisel başa çıkma kapasitelerine ek bir yük getirebilmektedir. Yaşlı ve engelli bireylerin bakımının yanı sıra tahliye sırasında, çocuklar ve hayvanların taşınması kadınların sorumluluğunda görülmektedir. Ayrıca şiddet, cinsel saldırı, insan ticareti ve istismar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Kadınların büyük çoğunluğunun tırmanma ve yüzme pratiğinin olmaması afetlerde özellikle; sel, heyelan ve tsunami nedeniyle can kayıpları ile sonuçlanmıştır” dedi.
Afet Sürecinde Kadın Olmak isimli video konferansa yoğun katılım olurken, Moderatör Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy, katılımcılara ALKÜ adına teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Video konferansın ardından ALKÜKAM tarafından konuşmacılar adına TEMA Sivas Uzunbağ Hatıra Ormanına fidan bağışı yapıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 13:39:07
Son Düzenlenme Tarihi :