SON DAKİKA

Yangında ölen kadının kimliği 25 gün sonra belirlendi

Antalya’da çıkan yangında cesedi tanınmaz halde bulunan 2 çocuk annesi 41 yaşındaki kadının kimliği, yakınlarının alınan DNA örneğiyle tespit edildi. Kadının cenazesi toprağa verilmek üzere yakınları tarafından morgtan alındı.
Yangın, geçtiğimiz 19 Mart tarihinde gece yarısı Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Yener Ulusoy Bulvarı üzerindeki bir apartmanın bodrum katında meydana geldi. Eşinden ayrı yaşayan 2 çocuk annesi 41 yaşındaki Meltem Bereket, evinde çıkan yangında feci şekilde hayatını kaybetti. İtfaiye ekiplerinin çalışmasına rağmen ev kullanılamaz hale geldi. Tanınmaz hale gelen ceset, olay yeri ve savcılık incelemesinin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Polis kadının kimliğini belirlemek için çalışma başlattı. Bölgede yapılan çalışmanın ardından polis, kadının Finike’de yaşayan yakınlarına ulaştı. Alınan DNA örneğinin ardından cesedin 25 gün önce ölen Meltem Bereket’e ait olduğu belirlendi. Ağabeyi ve yakınları tarafından morgtan alınan kadının cenazesi Finike Turunçova Mahallesi’nde toprağa verildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 13:34:14
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Erken teşhis ameliyattan kurtarıyor

Omurganın farklı nedenlere bağlı olarak sağa ya da sola doğru eğrilmesi ve kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan skolyoz, ergenlik çağına giren her yüz çocuktan 3’ünde görülüyor.  Eğriliğin 10-20 derece arasında olduğu dönemde kız ve erkeklerde eşik oranlarda tespit edilen skolyoz, 30 derece ve üzeri eğriliğe ulaştığında ise kızlarda büyüme hızına bağlı olarak 7 kat daha fazla gelişiyor. Küçük yaşlarda başlayan skolyoz tedavi edilmezse kalp ve akciğerlerde ciddi sorunlara yol açabiliyor. Bu nedenle ilerleyen skolyozun erken dönemde mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor! Acıbadem  Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, erken tanı sayesinde skolyoz ve ona bağlı ek sorunlar ortaya çıkmadan tedavi şansının yakalanabildiğine işaret ederek, “Skolyozun erken tanısı için ebeveynlerin çocuklarını 9 yaşından 16 yaşına kadar, her altı ayda bir düzenli olarak kontrol etmeleri büyük önem taşıyor. Zira eğrilik derecesi ilerlemeden uygulanan egzersiz ve korse yöntemleri sayesinde skolyozun tedavisi ameliyat gerekmeden mümkün olabiliyor” diyor. 

 

Egzersiz ve korse ameliyatı önleyebiliyor

Skolyozun tedavi planında ‘Cobb açısı’ denilen eğriliğin derecesi büyük önem taşıyor. Omurga eğrilikleri değerlendirmesinde röntgen grafileri ya da daha düşük radyasyon oranına sahip EOS (3D İskelet Sistemi Görüntüleme) yöntemi kullanılıyor. Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, günümüzde skolyozların çoğunun egzersiz ve korse uygulamalarıyla tedavi edilebildiğini belirterek, şöyle devam ediyor: “Skolyozda 0-20 derece eğriliklerde egzersiz tedavisi ile gözlem yeterli geliyor. Eğrilik 20-40 derece arasında ise egzersizin yanı sıra korse uygulaması da gerekirken, 40-45 dereceye ulaştığında cerrahi yönteme başvuruluyor. Skolyozu olan çocukların yaklaşık yüzde 0,1-0,3’ü gibi çok az bir kısmında deformitenin cerrahi olarak düzeltilmesine ihtiyaç duyuluyor.” 

 

Üç tip skolyoz var

Genellikle çocukluk çağında görülse de yaşamın her döneminde ortaya çıkabilen skolyoz, 3 gruba ayrılıyor. En sık görülen skolyoz türünün ‘idiopatik’ diye ifade edilen, ‘sebebi bilinmeyen’ skolyoz tipi olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, “İkinci sıklıkta kas veya sinir hastalıklarına bağlı gelişebilen nöromusküler skolyoz görülüyor. Diğer sık görülen tip ise anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında omurga anomalilerine bağlı olarak gelişen “doğumsal skolyozdur” diyor. 

 

Özellikle üç belirtisi çok önemli!

Skolyoz 0-20 derece arasında olduğunda dışarıdan dikkat çekmezken, 20-40 dereceye ulaştığında, çıplak vücuda bakıldığı zaman fark edilebiliyor. Skolyozun pek çok belirtisi olsa da özellikle üç belirtiye çok dikkat etmek gerekiyor. Dr. Öğretim Üyesi Gökhan Özkoçak, ebeveynlerin asla gözden kaçırmamaları gereken sinyalleri şöyle sıralıyor: 

  • Bir omzun diğerinden daha yüksek olması
  • Belin bir tarafının içeriye doğru oyuk iken diğer tarafının dışarı doğru çıkması veya daha dolgun görünmesi
  • Arkadan bakıldığında ve çocuk omurgasını yere paralel hale gelene kadar öne eğildiğinde; sırtın bir tarafının diğerine göre daha yüksek görünmesi. Buna “hörgüç” görüntüsü deniyor. 

Diğer belirtileri

  • Yana doğru eğrilik, anormal kamburluk ya da içe doğru anormal eğrilik
  • Anormal uzun kollar veya bacaklar
  • Birbirine eşit olmayan omuzlar, bel ya da kalçalar
  • Bacaklara göre gövdenin orantısız kısa olması
  • Sırtta cilt anormallikleri: Tüylenme artışı, gamzeler, renk değişiklikleri

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.29 14:07:22
Son Düzenlenme Tarihi :





Esen: Ülke karanlıkta ilerliyor

Her konuda öngörülebilirliğin önemli olduğunu söyleyen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Bir ülkede insanlar yarın başına ne geleceğini bilmeden ve hiçbir şeyi öngörmeden yaşıyorsa, o ülke karanlıkta ilerliyor demektir. Bu da yönetimin suçudur” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Meslek Odaları Komitesi’nin düzenlediği toplantıyakatılan Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Türkiye’nin her an herkesin başına bir şey gelecek karanlık bir yola itildiğini belirtti. Hukukta, eğitimde, sanatta, sporda ve akla gelebilecek her alanda öngörülebilirliğin ortadan kalktığını ifade eden Başkan Esen, bunun sebebinin insanların her an herhangi bir terör örgütü mensubu olduğu iddiasıyla tutuklanma ihtimalinin olmasından kaynaklandığını belirtti. Hiçbir terör örgütü veya yapısıyla uzaktan yakından alakası olmayan insanların bile bu korku ile yaşadığını kaydeden Esen, bu korku ve öngörüsüz ortamın beraberinde güvensizliği de getirdiğini dile getirdi.

GÜVEN ORTAMI YOK OLDU

Belirsiz bir ortamda ticaret yapan insanların kendini güvensiz hissetmesi, sürdürülebilir ekonomiyi ortadan kaldırdığına dikkat çeken Başkan Esen, ülkenin bu şekilde daha fazla yönetilemeyeceğini dile getirdi. Bir an önce güven ortamının yeniden kurulması gerektiğini ifade eden Esen, “Bir ülkede hukuki öngörülebilirlik çok önemli. Yani insanlar, bir gün FETÖ’cü, PKK’lı veya ismini bilmediğimiz başka bir terör örgütünün mensubu olduğu iddiasıyla tüm mal varlığına el koyulup koyulmayacağına dair bir güvenlik, bir öngörülebilirlik istiyor.Bugün adını bilme bilmediğimiz herhangi bir terör örgütünün mensubu olduğunuz iddiasıyla sabah dörtte evleriniz basılabilir mi, basılabilir. O yüzden bunun adına öngörülmezlik deniliyor. Böyle bir tehdit ve risk altında ticaret de yapılmaz, sanat da yapılmaz, siyaset yapılsa da ancak bu kadar olur” şeklinde konuştu.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ŞART

Üretimin durduğu bir ülkede sürdürülebilirlikten bahsetmenin olanaksız olduğunu söyleyen Esen, dışarıdan satın almak yerine imal etme yoluna gidilmesi gerektiğinin altını çizdi. Her sektörün kendi ihtiyacı olan ürünleri üretebilme hayali kurması gerektiğini dile getiren Başkan Esen, sözlerini şöyle sürdürdü, “Bir yapı marketin normalde bir fırça veya boya imal etmeyi hayal etmesi lazım. Sürdürülebilirlik budur. Bir mobilyacının, beyaz eşyacının, bir diş hekiminin veya bir hırdavatçının kendi mesleği ile hayaller kurup, o konuda ilerleyip ülke ekonomisine katkı koyması gerekiyor. Kendi parasını da oradan kazanması lazım. Bizler, bu vahşi ortam içerisinde idmanlı, hazırlıklı, kuralları az çok kendimizce çözmüş ve mücadele etme yeteneğine sahibiz. Ama bizim 3 yaşındaki 9 yaşındaki kızlarımız ve oğullarımız bunu yapamayacak. Bir deyim vardır, hazıra dağ dayanmaz. Sizlerden ricam, ‘ben size kural, güvenlik, çocuklarınıza gelecek vaat ediyorum, diyenlerin yanında durun.”

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.06 18:50:26
Son Düzenlenme Tarihi :