Kepez’de kanser farkındalığı için gökyüzüne pembe balon bırakıldı
Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’nde düzenlenen meme kanseri farkındalık ayı etkinliğinde pembe balonlar farkındalık için gökyüzüne bırakıldı.
Kepez Belediyesi Sağlık Merkezi’nde düzenlenen meme kanseri farkındalık ayı etkinliğinde pembe balonlar farkındalık için gökyüzüne bırakıldı.
’Kanserde erken tanı hayat kurtarır’ mottosuyla yola çıkan Kepez Belediyesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle önemli çalışmalara imza atıyor. Ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, kanserde erken tanı anlatıldı, pembe balonlar farkındalık için gökyüzüne bırakıldı. Etkinlikte konuşan Antalya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Oğuz Karahan, kanser ve onlokojik problemler tanı konulduğunda özellikle de geç tanı konulursa geri dönülmez, telafisi zor, maliyeti çok yüksek, kişiyi ve aileyi yıpratan bir süreç olduğuna dikkat çekti. Hastalıkların olmadan önlenebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Karahan, “Hastalığın önüne geçecek yöntemler sıklaşırsa hem tedavileri kolaylaşıyor, hem de aileleri bu sıkıntıdan korumuş oluyoruz. Meme kanseri, prostat kanseri gibi özellikle cinsiyet farkı gözeten kanserlerde bizim için çok değerli. Kanser zamanında anlaşılır belirli muayenelerle önüne geçilirse hiçbir sıkıntı olmadan, hatta tedavinin öncesinde alınan önlemlerle vücuda ciddi zararlar vermeden tedavi edilebilen unsurlardır. Kanserde farkındalık çok önemli. Bunun için Kepez Belediyesi ile işbirliğimiz ayrıca önem arz ediyor” dedi.
"Sağlıklı bir yaşam için çalışıyoruz"
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, belediyenin çatısı altında kamu sağlığına yönelik hizmet veren Belediye Sağlık Merkezi’ni işaret ederek, “Birbirinden değerli servisi bir araya toplamış olmaktan ve böyle bir binada da kurumsal bir yapıya kavuşturmuş olmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi.
Kepez Belediyesi’nin belediyecilik alanında sağlık hizmetlerinin nasıl yapılacağına ilişkin güzel bir pratiği ortaya çıkarmayı başarmış bir belediye olduğunu belirten Başkan Tütüncü, belediye çalışanlarına ve özelliklede sağlık merkezi çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Tütüncü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Belediye Sağlık Merkezi çatısı altındaki sağlık ekiplerinin bu şehrin insanlarına sağlıklı bir yaşam sunabilmek için çaba sarf ettiğini söyledi.
"Erken tanı için yollarda"
Kepez Belediyesi olarak kadın sağlığına yönelik birçok sözler verdiklerini bu sözlerden birinin de kanser taraması yapılan Mobil Sağlık Merkezi olduğunu hatırlatan Başkan Tütüncü, “Kanser Tarama Tırı, Türkiye’de bir eşi ve benzeri olmayan, hizmet verme kapasitesiyle de kendi sınırlarını aşan bir yapıya sahip. 2019 yılında bu tırı kadın sağlığı merkezine dönüştürdük. Erken tanı için bu tırımızı yollara çıkardık. Sağlık hizmetlerini mahalle mahalle hemşehrilerimizin ayağına götürdük. Erken tanı her şeyi değiştirir. Mobil Sağlık Merkezi, 2019 yılından itibaren 12 bin 500’ün üzerinde hanımefendiye kanser tarama hizmeti verdi. Bunlar bir belediye için önemli bir gelişmedir. İşte! Biz sınırsız bir belediye anlayışıyla hareket ediyoruz. Eğitimden sağlığa, kültür sanattan spora kadar hayatın bütün salanlarında biz sınırsız bir sorumluluk anlayışıyla kendine özgü bir belediye anlayışıyla farklı bir belediyecilik hizmeti yapıyoruz “dedi.
Tütüncü’nün , “Musmutlu günlerimiz, pespembe hayallerimiz olsun. Akdeniz’in mavisi kadar masmavi umutlarımız olsun. Pembe balonlar gökyüzüyle buluşsun” sözleriyle pembe balonlar gökyüzüne bırakıldı.
’Kanserde erken tanı hayat kurtarır’ mottosuyla yola çıkan Kepez Belediyesi, Antalya İl Sağlık Müdürlüğü işbirliğiyle önemli çalışmalara imza atıyor. Ekim ayının meme kanseri farkındalık ayı olması dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, kanserde erken tanı anlatıldı, pembe balonlar farkındalık için gökyüzüne bırakıldı. Etkinlikte konuşan Antalya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Oğuz Karahan, kanser ve onlokojik problemler tanı konulduğunda özellikle de geç tanı konulursa geri dönülmez, telafisi zor, maliyeti çok yüksek, kişiyi ve aileyi yıpratan bir süreç olduğuna dikkat çekti. Hastalıkların olmadan önlenebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Karahan, “Hastalığın önüne geçecek yöntemler sıklaşırsa hem tedavileri kolaylaşıyor, hem de aileleri bu sıkıntıdan korumuş oluyoruz. Meme kanseri, prostat kanseri gibi özellikle cinsiyet farkı gözeten kanserlerde bizim için çok değerli. Kanser zamanında anlaşılır belirli muayenelerle önüne geçilirse hiçbir sıkıntı olmadan, hatta tedavinin öncesinde alınan önlemlerle vücuda ciddi zararlar vermeden tedavi edilebilen unsurlardır. Kanserde farkındalık çok önemli. Bunun için Kepez Belediyesi ile işbirliğimiz ayrıca önem arz ediyor” dedi.
"Sağlıklı bir yaşam için çalışıyoruz"
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, belediyenin çatısı altında kamu sağlığına yönelik hizmet veren Belediye Sağlık Merkezi’ni işaret ederek, “Birbirinden değerli servisi bir araya toplamış olmaktan ve böyle bir binada da kurumsal bir yapıya kavuşturmuş olmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi.
Kepez Belediyesi’nin belediyecilik alanında sağlık hizmetlerinin nasıl yapılacağına ilişkin güzel bir pratiği ortaya çıkarmayı başarmış bir belediye olduğunu belirten Başkan Tütüncü, belediye çalışanlarına ve özelliklede sağlık merkezi çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Tütüncü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Belediye Sağlık Merkezi çatısı altındaki sağlık ekiplerinin bu şehrin insanlarına sağlıklı bir yaşam sunabilmek için çaba sarf ettiğini söyledi.
"Erken tanı için yollarda"
Kepez Belediyesi olarak kadın sağlığına yönelik birçok sözler verdiklerini bu sözlerden birinin de kanser taraması yapılan Mobil Sağlık Merkezi olduğunu hatırlatan Başkan Tütüncü, “Kanser Tarama Tırı, Türkiye’de bir eşi ve benzeri olmayan, hizmet verme kapasitesiyle de kendi sınırlarını aşan bir yapıya sahip. 2019 yılında bu tırı kadın sağlığı merkezine dönüştürdük. Erken tanı için bu tırımızı yollara çıkardık. Sağlık hizmetlerini mahalle mahalle hemşehrilerimizin ayağına götürdük. Erken tanı her şeyi değiştirir. Mobil Sağlık Merkezi, 2019 yılından itibaren 12 bin 500’ün üzerinde hanımefendiye kanser tarama hizmeti verdi. Bunlar bir belediye için önemli bir gelişmedir. İşte! Biz sınırsız bir belediye anlayışıyla hareket ediyoruz. Eğitimden sağlığa, kültür sanattan spora kadar hayatın bütün salanlarında biz sınırsız bir sorumluluk anlayışıyla kendine özgü bir belediye anlayışıyla farklı bir belediyecilik hizmeti yapıyoruz “dedi.
Tütüncü’nün , “Musmutlu günlerimiz, pespembe hayallerimiz olsun. Akdeniz’in mavisi kadar masmavi umutlarımız olsun. Pembe balonlar gökyüzüyle buluşsun” sözleriyle pembe balonlar gökyüzüne bırakıldı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.31 16:04:35
Son Düzenlenme Tarihi : 2023.10.31 16:05:55
Depremde enkazdan 4 gün sonra çıkarılan adam: "Enkaz altında hiç ümitsizlik yaşamadım"
Kahramanmaraş merkezli depreme İskenderun’da yakalanan ve 4 gün sonra enkaz altından çıkarılan Süleyman Samar, "Enkaz altında hiç ümitsizlik yaşamadım. 4. gün dışarıdan ‘sesimi duyan var mı’ diye bir ses işittim. Ben buradayım dedim. Üzerimde büyük bir beton bloğu vardı. Onu delip beni çıkardılar" sözleri ile yaşadıklarını anlattı.
19 yıldır Manavgat Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Mehmet Samar, aralarında annesi Hidayet Samar (86), ablası Belgin Gözgören (61) ve eniştesi Hüseyin Gözgören (64)’in yanı sıra 2 teyze kızı, 1 teyze oğlu ve 2 çocuğunu, 1 dayı kızı ve eşini İskenderun’da yaşanan depremde kaybetti.
4 gün sonra çıkarılan ağabeyiyle teselli buldu
Deprem haberini alır almaz İskenderun’a giden Mehmet Samar, depremin 4. gününde enkazdan yaralı olarak çıkarılan ağabeyi Süleyman Samar ile teselli buldu. Mehmet Samar, abisinin de iyileşip hastaneden çıkmasının ardından Milli Egemenlik Mahallesindeki evinin önünde depremde kaybettiği annesi ve diğer yakınları için mevlit okuttu. Mehmet Samar’ı Manavgat Emniyet Müdürü Ayhan Söğüt, Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Korkmaz ile çalışma arkadaşları yalnız bırakmadı.
Ümitsizliğe kapılmadım
Depreme İskenderun’da annesiyle birlikte yaşadığı evlerinde yakalandığını belirten Süleyman Samar “Gece geç saatlerde yerden bir gürültü geldi. Evi salladı. 1-2 derken 3. vuruşta her şey patladı ve aşağıya indi. Ondan sonra 4 gün boyunca göçükte kaldım. 4. gün sesimi duydular ve çıkartıldım. 1 hafta Adana, 1 hafta da Manavgat’ta hastanede kaldım. Annem, kız kardeşim, eniştem, 2 teyze kızım, 1 teyze oğlum ve 2 çocuğu, 1 dayı kızım ve eşini kaybettik. Şu an kendimizi toplamaya çalışıyoruz. Gidenlerin arkasından dua etmeye çalışıyoruz” dedi.
"Üzerimde büyük bir beton bloğu vardı"
4 gün boyunca enkaz altında hiç ümitsizliğe kapılmadığını belirten Süleyman Samar “4. gün dışarıdan ‘sesimi duyan var mı’ diye bir ses işittim. Ben buradayım, ben buradayım dedim. Kardeşim Mehmet gelmişti. AFAD’ı çağırdılar. Alttan çıkaramadılar. Üzerimde büyük bir beton bloğu vardı. Onu delip beni çıkardılar. Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın kimseye” diye konuştu.
Polis Memuru Mehmet Samar ise, depremde annesiyle birlikte 10 yakınını kaybettiğini belirterek “Zor bir dönemdi. İskenderun’a vardığım zaman abim enkaz altındaydı. Çok şükür çıkardık. Şu an sağlık durumu iyi ve Manavgat’ta yanımızda. Bugün mevlit okuttuk. Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın” açıklamasına yer verdi.
Kaynak : İHA
19 yıldır Manavgat Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Mehmet Samar, aralarında annesi Hidayet Samar (86), ablası Belgin Gözgören (61) ve eniştesi Hüseyin Gözgören (64)’in yanı sıra 2 teyze kızı, 1 teyze oğlu ve 2 çocuğunu, 1 dayı kızı ve eşini İskenderun’da yaşanan depremde kaybetti.
4 gün sonra çıkarılan ağabeyiyle teselli buldu
Deprem haberini alır almaz İskenderun’a giden Mehmet Samar, depremin 4. gününde enkazdan yaralı olarak çıkarılan ağabeyi Süleyman Samar ile teselli buldu. Mehmet Samar, abisinin de iyileşip hastaneden çıkmasının ardından Milli Egemenlik Mahallesindeki evinin önünde depremde kaybettiği annesi ve diğer yakınları için mevlit okuttu. Mehmet Samar’ı Manavgat Emniyet Müdürü Ayhan Söğüt, Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Korkmaz ile çalışma arkadaşları yalnız bırakmadı.
Ümitsizliğe kapılmadım
Depreme İskenderun’da annesiyle birlikte yaşadığı evlerinde yakalandığını belirten Süleyman Samar “Gece geç saatlerde yerden bir gürültü geldi. Evi salladı. 1-2 derken 3. vuruşta her şey patladı ve aşağıya indi. Ondan sonra 4 gün boyunca göçükte kaldım. 4. gün sesimi duydular ve çıkartıldım. 1 hafta Adana, 1 hafta da Manavgat’ta hastanede kaldım. Annem, kız kardeşim, eniştem, 2 teyze kızım, 1 teyze oğlum ve 2 çocuğu, 1 dayı kızım ve eşini kaybettik. Şu an kendimizi toplamaya çalışıyoruz. Gidenlerin arkasından dua etmeye çalışıyoruz” dedi.
"Üzerimde büyük bir beton bloğu vardı"
4 gün boyunca enkaz altında hiç ümitsizliğe kapılmadığını belirten Süleyman Samar “4. gün dışarıdan ‘sesimi duyan var mı’ diye bir ses işittim. Ben buradayım, ben buradayım dedim. Kardeşim Mehmet gelmişti. AFAD’ı çağırdılar. Alttan çıkaramadılar. Üzerimde büyük bir beton bloğu vardı. Onu delip beni çıkardılar. Allah bir daha böyle bir afet yaşatmasın kimseye” diye konuştu.
Polis Memuru Mehmet Samar ise, depremde annesiyle birlikte 10 yakınını kaybettiğini belirterek “Zor bir dönemdi. İskenderun’a vardığım zaman abim enkaz altındaydı. Çok şükür çıkardık. Şu an sağlık durumu iyi ve Manavgat’ta yanımızda. Bugün mevlit okuttuk. Allah kimseye böyle bir şey yaşatmasın” açıklamasına yer verdi.
Kaynak : İHA

