SON DAKİKA

Vali Yazıcı ve eşi, Çocuk Evleri Sitesi'nde kalan çocuklarla iftar yaptı

Vali Ersin Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, Ramazan ayının 24’üncü gününde iftarını Çocuk Evleri Sitesi’nde devletin koruması altındaki kalan çocuklarla birlikte yaptı. Program boyunca çocuklarla yakından ilgilenen Vali Yazıcı; “Şunu sakın unutmayın ki, geleceğiniz için atacağınız her adımda sizlerin yanındayız. Çünkü sizler, bizlere ve bu ülkeye umutsunuz.” diye konuştu.

Ramazan ayı boyunca halkın farklı kesimleriyle bir araya gelmeye çalışan Vali Yazıcı, Ramazan ayının 24’üncü gününde iftarını devletin koruması altındaki Çocuk Evleri Sitesinde kalan çocuklarla birlikte yaptı. İftar programına Vali Yazıcı, eşi Hanife Yazıcı ile birlikte katıldı.

Program kapsamında Çocuk Evleri Sitesine gelen Vali Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, devletin koruması altındaki çocuklarla yakından ilgilendi. Çocuklarla bir süre sohbet eden Yazıcı çifti, çocuklara hedefleri, hayalleri, ilgi alanları ve kitap okuma üzerine sorular sordu.

Büyük Ve Güçlü Bir Devletimiz Var

Devletin koruması altındaki çocuklarla aynı sofrayı paylaştığı için son derece mutlu olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Vali Yazıcı; Birlik, beraberlik, sevgi ve kardeşlik duygularının yoğun olarak yaşandığı; başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan On Bir Ayın Sultanı Ramazan ayını idrak ediyoruz. Ramazan ayı boyunca her akşam farklı mekânlarda toplumun farklı kesimleriyle bir araya gelmeye çalıştım. Ramazanda sizlerle birlikte bu sofrada olmaktan son derece mutluyum. Büyük ve güçlü bir devletimiz var. Devlet olarak tüm imkânlarımızla sizlerin yanındayız. Şunu sakın unutmayın ki, geleceğiniz için atacağınız her adımda sizlerin yanındayız. Çünkü sizler, bizlere ve bu ülkeye umutsunuz.” dedi.

Akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. Yenilen iftar yemeği ve edilen duaların ardından Vali Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, çocuklar ile sohbet edip başarılar diledi. Evde kalan çocuklar saksafon ve gitar eşliğinde Yazıcı çiftine mini bir konser verdi.

 


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 14:26:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Mark Dickey: "Keşfi tamamlamak istiyorum"

Mersin’in Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’nda mide kanaması geçirerek mahsur kalan ve doktorların onay vermesiyle 9 gün sonra tahliye edilen ABD’li bilim adamı Mark Dickey’in tedavisi Mersin Şehir Hastanesi’nde devam ediyor. Dickey, başarılı bir şekilde mağaradan kurtarıldığını vurgulayarak, "Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadım. Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum" dedi.
3 Eylül tarihinde Anamur ilçesindeki Morca Mağarası’na inen ve yaklaşık bin 276 metre derinlikte mide kanaması geçirdikten sonra yapılan tedaviyle doktorların kararı üzerine 12 Eylül’de tahliye edilen Mark Dickey’in tedavisi, helikopterle getirildiği Mersin Şehir Hastanesi’nde sürüyor. Dickey, tedavi gördüğü hastanede doktorların gözetiminde yaşadığı süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.
Mersin Şehir Hastanesi Başhekimi Bahar Aydınlı, Türkiye’de değişik bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "Hem kurtarılma operasyonu hem de sağlıkla yanımızda oturan Mark Dickey nedeniyle farklı bir olay yaşıyoruz. 12 Eylül sabaha karşı Mersin’in Anamur ilçesinde yer alan Morca Mağarası’ndan zorlukla yapılan bir kurtarma operasyonu sonucu helikopterle hastanemize getirilen Mark Dickey, acil serviste yapılan ilk kontrollerinin ardından yoğun bakıma yatışı yapıldı. Tetkik ve tedavileri tamamlandıktan 2 gün sonra da servise alındı. Tedavisi devam ediyor. Çok şükür sağlıklı, yanımızda oturuyor. Biz Mersin Şehir Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı olarak sağlık tedavisini sonuna kadar yaptıktan sonra taburcu olmasını sağlayacağız. O zamana kadar kendisi bizim misafirimiz. Çünkü seyahat edeceği mesafenin uzun olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlığının tam iyi olduğundan emin olduktan sonra taburcu olmasına izin vereceğiz" diye konuştu.

"Hayatta olduğum için şükran duyuyorum"
Konuşmasına Türkçe olarak "Merhaba Türkiye" diye başlayan ABD’li dağcı Mark Dickey ise Morca Mağarası’ndan başarılı bir şekilde kurtarıldığını vurgulayarak, "Hemen Mersin Şehir Hastanesi’ne getirildim. Düne kadar yoğun bakımda tedavi alıyordum. Bugün hayatta olduğum için büyük bir şükran duyuyorum. 11 gün boyunca yer altında sıkışıp kalmışken bir milletin beni izlediğini, ümit ettiğini ve dualarla desteklediğini öğrendim Türkiye. Aslında insanlar beni takip etmeye başlamadan çok önce Türk hükümetinin desteği başlamıştı. İlk günden itibaren hayatımı kurtaran, gerekli tıbbi malzemeyi bana ulaştırarak zorlu bir bin metrelik yolculuğu geri yapmak zorunda kalan, hızlı ve kararlı adımları için Türk hükümetine teşekkür etmek istiyorum. Bu hayatımın ilk kurtuluşu değildi, üç kurtulmadan biriydi. Sadece Türkiye değil, tüm dünya da beni takip ediyordu. Uluslararası mağara kurtarma ekipleri, birçok Türk hükümeti destekleriyle gerçekleştirilen operasyon son kurtuluşum oldu. Son kurtuluşumda Türk hükümeti ve yetkililerine dünyadan bütün kurtarma ekiplerinin gelmesine izin verdikleri için ayrıca teşekkür ediyorum. Kendilerini riske atan kurtarıcılar ve sağlık ekiplerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Ben uluslararası mağaracılar kurtarma ekibinin bir parçasıyım. Bu sadece benim için değil, tüm dünyaya da bir örnek. Yani dünya olarak bir araya geldiğimiz zaman neler yapabileceğimizin bir örneği. Mersin Şehir Hastanesi’nde doktorların, çalışanların inanılmaz bir bakımı altında iyileşmeye devam edeceğim. Hem mesleki uzmanlıkları hem de kişisel ilgileri için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Sadece benim için değil, buraya gelen her hastayla aynı şekilde ilgileniyorlar. Burası inanılmaz bir hastane" şeklinde konuştu.

"Oraya girmemizin en önemli sebebi bilim"
Mağaraya girme sebepleriyle ilgili soru üzerine Dickey, "Türkiye mağaracılar organizasyonu tarafından yürütülen bir keşif aslında. Bu mağara keşfinin yapılmasının en önemli sebebi bilim. Çünkü mağaralar insanların girmediği, insanların ulaşmadığı yerlerdir. Dolayısıyla oradan alınan örnekler, orada yaşayan canlılar bilim için çok önemli bir keşif oluyor. Aldığımız örneklerin bilime faydası oluyor" ifadelerini kullandı.

"Morca Mağarası’na yeniden girmeyi çok isterim"
Mağarada hiç ümitsizliğe kapılmadığının altını çizen Dickey, "Bulunduğun durumun gerçek anlamda farkına vardığın zaman ’Büyük ihtimalle öleceğim’ diyebiliyorsunuz ama yine de ümitsizliğe kapılmadım. Mağara keşiflerine de bundan sonra devam edeceğim. Çünkü aslında bu başına gelen tıbbi durum çok olan bir şey değil. Bu bir şanssızlık. İnsanların başına hayatın her alanında bir şey gelebilir. Baktığınız zaman mağaracılık birçok spor içinde daha güvenli diyebiliriz. Dolayısıyla devam edeceğim. Morca Mağarası’na da yeniden girmeyi çok isterim. Amacım oraya geri girip yarıda bıraktığım keşfi tamamlamak istiyorum. Mağaranın en alt tarafında bir gölet var. Orayı geçmek istiyorum. Geçen sene 100 metre tırmandım. Amacım o gölün karşısına geçmek" dedi.
Dickey, konuşmasını yine Türkçe olarak "Teşekkürler Türkiye" sözleriyle tamamladı.
Nişanlısı Jessica Van Ord ise Mark’ın hastalığında yanında olduğunu dile getirerek, "Hemen dışarı tırmandım. Beni ne bekleyeceğini bilmiyordum. Gerçekten Türk hükümetinin yardımı karşısında çok etkilendim. Onlar hemen bana yardım etti, ki ben de hemen inip Mark’a yardım ettim. İlk aşamada ben ona yaşayabilmesi için gerekil sıvıları verdim. Operasyon başladığında da herkese güveniyordum ve çok rahattım. Çünkü herkes inanılmaz eğitimliydi ve işini çok iyi yapıyordu. Birçok ülkeden mağara kurtarıcılarını buraya getiren Türk hükümetine de ayrıca teşekkür ediyorum. Burada hastanede de bize çok iyi bakıyorlar. Bu konuda da kendimizi çok şanslı hissediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.14 17:56:30
Son Düzenlenme Tarihi :





15 Temmuz Şehitleri Mezarları Başında Anıldı

Vali Ersin Yazıcı, eşi Hanife Yazıcı ile birlikte 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında düzenlenen programlara katıldı.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 5inci yıl dönümü de Antalyada çeşitli etkinliklerle anıldı. Etkinlikler kapsamında ilk olarak 81 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen şehitlik ziyareti gerçekleştirildi. 15 Temmuz darbe girişiminde Ankara'da şehit olan polis memuru Muhammet Oğuz Kılınç'ın Antalya Uncalı Mezarlığı'ndaki mezarı, Vali Ersin Yazıcı, eşi Hanife Yazıcı ve protokol üyeleri tarafından ziyaret edildi. Törene Vali Yazıcı’nın yanı sıra 15 Temmuz şehidi polis memuru Kılınç'ın annesi Meltem Kılınç, babası Zeki Kılınç, Tugay Komutanı Piyade Albay Erdal Köse, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan ve çok sayıda emniyet, jandarma ve askeri personelle vatandaşlar katıldı. Kuran-ı Kerim ve duaların okunduğu törende Vali Ersin Yazıcı ve törene katılanlar, Muhammet Oğuz Kılınç ve diğer şehit polis ve askerlerin mezarlarına karanfil bıraktı.

Mezar başında şehidin annesi Meltem Kılınç, şunları söyledi: Sayın valim, Muhammet Oğuz Kılınç inanın bana o kadar temiz pırıl pırıl bir evlattı ki Rabbim ona böyle güzel bir makam verdi. Şehitlik makamı hiç kimseye nasip olmuyor, ama böyle temiz bir çocuğa Rabbim mükafat olarak verdi.”

Şehit ailesine sabırlar dileyen Vali Yazıcı, Allah sizi cennetinde kavuştursun, gani gani rahmet eylesin. Allah bir daha 15 Temmuzlar göstermesin inşallah" diye konuştu. Şehitlik ziyaretinin ardından Vali Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı 15 Temmuz Şehidi Muhammet Oğuz Kılınç'ın ailesini ikametlerinde ziyaret ederek taziye dileklerini yineledi.

15 Temmuz Şehidi Yasin Naci Ağaroğlu Korkutelindeki Kabrinde Anıldı

15 Temmuz Şehidi Muhammet Oğuz Kılınç'ın ailesini ziyaretin ardından Vali Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, hain darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığı önünde hainlerin açtığı ateşle şehit düşen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Yasin Naci Ağaroğlu'nun Korkutelinde bulunan kabrini ziyaret etti.

 

Esaret Altında Yaşamaktansa Şereflice Ölmeyi Tercih Eden Bir Milletiz

Ziyarette konuşan 15 Temmuz Şehidi Yasin Naci Ağaroğlu'nun babası Osman Ağaroğlu şehitliğin makamların en yücesi olduğunu söyleyerek; Şehitler; Peygamber Efendimizin Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz.hadisi şerifinin canlı şahitleridir. Bizler esaret altında yaşamaktansa hür yaşamak için şereflice ölmeye tercih eden bir milletiz. Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz: Gelmişiz dünyâya milliyet nedir öğretmişiz.dediği gibi şairin mektebinde şehadet olan bir milletin kaderin de esaret yoktur düsturuyla hareket ediyoruz. Her gecenin bir sabahı her karanlığın kavuşacağı bir seher vardır. Allah şehitlerimizin bereketiyle aydınlanan sabahlarımızı bereketli eylesin. O şehitler ki; iki güzelden birini tercih etmişlerdir. Ya şehit olmak yada gazi olmak. Şehit olmak şahit olmak demektir. Dünyayı ahirete şahit kılmaktır. Cenneti dünyaya tercih etmektir. Şehitlik Rabbimizin bir mükafatıdır. Şehitler diyor ki; görünüşe kanmayın, tabutlara bakıpta biri öldü sanmayın. Biz ölümü öldüren bir iman taşıyoruz. Kurana and olsun ki; dipdiri yaşıyoruz. Yeniden darbe özlemcilerine cevabımız bu millet 15 Temmuzda ellerinde bayraklarıyla masumane olarak yollara çıkmıştı. Ancak onlar kalleşçe ellerinde silah olmayan masum vatandaşları şehit ettiler. Lanet olsun darbelere, darbecilere ve darbecilerden medet umanlara.” dedi.

 

Bu Ülkede Hainlere Yer Yok

15 Temmuz Şehidi Yasin Naci Ağaroğlu'nun kabrini ziyarette açıklamalarda bulunan Vali Yazıcı şunları kaydetti; Şehit kardeşimizi anmak için burada toplandık. Hepinizden Allah razı olsun. 15 Temmuz Türk demokrasi tarihinde kara bir gün. Türk tarihine kara bir gün olarak yerleşti. Bu milli birlik ve demokrasi gününde eskisinden daha güçlüyüz. Bizi parçalayamayacak ve bölemeyeceksiniz. Gönül arzu ederdiki 251 şehidimizin hiç biri olmasaydı, keşke böyle haince ve kalleşçe bir kalkışma olmasaydı ve daha öğrenci olan Yasinlerimizi toprağa vermeseydik. Şunu çok iyi biliyor ve inanıyoruz ki; bu ülke için bu ülkenin demokrasisi için bekası için gözünü kırpmadan canını verecek nice Yasinler var. Buradan tüm terör örgütleri şunu iyi bilsin ki; bu ülkede Yasinler bitmez. Bu ülkenin Yasin Nacinin babası gibi babalarıda bitmez. Dolayısıyla hainlere şunu söylemek isterim. Bu ülkede hepimize yer var. Ancak hainlik eden demokrasimize, cumhuriyetimize, devletimize hainlik edenlere asla göz açtırmayız. Bir çakıl taşımızı dahi hiç kimseye vermeyiz. FETÖ, PKK ve diğer terör örgütleri bunu böyle bilsin. Allah bizlere bir daha 15 Temmuzlar yaşatmasın. Yasin kardeşimizin mezarındaki güzel sözle bitirmek istiyorum; Vatan için ölmekse kaderim, böyle kaderin ellerinden öperim.’”

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Resim Sergisi Açılışı

Şehitlik ziyaretlerinin ardından Vali Yazıcı ve eşi Hanife Yazıcı, Kepez Dokuma Parkta bulunan 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Resim Sergisi” açılışını gerçekleştirdi. Vali Yazıcı’nın gerçekleştirdiği açılışa Kepez Kaymakamı Nusret Şahin, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mustafa Başoğlu, İl Emniyet Müdürü Mehmet Murat Ulucan, Sahil Güvenlik Komutanı Albay Sezai Özkurt, Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Ak Parti İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, Adlıhan Dere ve protokol üyeleri katıldı.

Kepez Belediyesince 15 Temmuz'a özel düzenlenen sergiye,DokumaPark'ta bulunan Antalya Şehitler Müzesi ev sahipliği yapıyor. Sergide geçmiş yıllarda Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kepez Belediyesi, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve Türkiye Gençlik Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen "15 Temmuz Ruhu Resim ve Heykel Yarışması"nda ödüle layık görülen eserler sergilenecek.

Dimdik Ayaktayız

Projenin hain darbe girişiminin anlatılması noktasında çok önemli olduğunu dile getiren Vali Yazıcı; Bu anlamlı projeyi düşünüp hayata geçiren Kepez Belediyesi Başkanı Hakan Tütüncü ve ekibini tebrik ederek sözlerime başlamak istiyorum. 5 yıl önce ülkemiz haketmediği bir saldırıya, bir darbeteşebbüsüne muhattap oldu. Bu Türk tarihinde kara bir leke olarak tarihte yerini aldı. İnşallah bir daha Allah bizlere böyle kötü günleri yaşatmasın. Ama büyük Türk Milleti, büyük Türk Devleti böyle birkaç tane kendini bir dolara satan hainler grubunun yaptıklarıyla yolundan alıkonulamaz. Bu büyük millet şanlı yürüyüşünü binlerce yıldır devam ettiriyor. Bu kutlu yürüyüşe baktığımızda zaman içimizdeki hainlerin bu ülkeyi karıştırmak için kutlu yürüyüşümüzü kesmek için neler yaptıklarını gördük. Bunlardan  bir taneside 15 Temmuz gecesi yaşandı. Ama şükürler olsun safralarımızı attık. Türk ordusu yine dünyanın en güçlü ordusu. Tüm güvenlik birimlerimizle safralarımızdan kurtulup yolumuza devam ediyoruz. Dimdik ayaktayız. İçimizde hala bu tür darbe heveslisi hainler varsa şunu iyi bilsinler ki; bu yüce millet demokrasisine, cumhuriyetine, devletine ve milletine asla toz kondurmaz. İnşallah bu tür olayları bir daha yaşamayacağımıza inanıyorum. Ama birde böylesine olayları gençlerimize, çocuklarımıza anlatmamız gerektiğini düşünüyorum. İhaneti unutursak, eğer 15 Temmuz gecesi yaşananları, kanıyla-canıyla fedakârlık yaparak şehitlik mertebesine ulaşan şehitlerimizi unutursak, gazilerimizin fedakârlığını unutursak, emin olun ihanet tekrar eder. Bu ihaneti asla unutmayacağız. Gençlerimize o karanlık geceyi şehitlerimizin nasıl aydınlattığını hep birlikte anlatacağız.” dedi.Açılışın ardından Vali Yazıcı ve protokol üyeleri Antalya Şehitler Müzesini ziyaret etti.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.07.16 07:52:29
Son Düzenlenme Tarihi :