SON DAKİKA

logo

Geleceğin denizcileri ödüllerini aldı

Kemer Belediyesi Yat Yelken Spor Kulübü, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Optimist Ilca Yarışları düzenledi. Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, yarışlar sonrası düzenlenen ödül töreninde dereceye giren sporculara ödüllerini verdi.
Antalya Yelken İl Temsilciliği’nin 2023 yılı faaliyet programında yer alan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Optimist Ilca Yarışları’na 8-15 yaş arası 42 sporcu katıldı. Kemer Belediyesi Yat Yelken Spor Kulübü ev sahipliğinde Kemer Belediyesi’nin destekleriyle yapılan yarışlar sonrasında Kemer Mustafa Ertuğrul Aker Parkı’nda ödül töreni düzenlendi. Ödül törenine, Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu’nun yanı sıra Kemer Belediyesi Yat Yelken Spor Kulübü Başkanı Orhan Yeşilli ile yönetim kurulu üyeleri, hakemler ve sporcular katıldı.
Oldukça çekişmeli mücadelelere sahne olan yarışlar sonrasında dereceye giren sporculara ödülleri verildi. Başkan Topaloğlu, ödül töreninde yaptığı konuşmasında, “Geleceğin denizcilerinin yetişmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Kemer Belediyesi olarak biz de bu çocuklarımıza elimizden gelen tüm desteği verdik ve vermeye devam ediyoruz. “Ağaç yaş iken eğilir” atasözünün güzel bir örneğini yaşıyoruz. Dereceye giren tüm sporcularımızı tebrik ediyorum” dedi.
Kulüp Başkan Yardımcısı Fırat Yılmaz ise daha önce bölgede yelken hakemi olmadığına işaret ederek, “Kemer Belediyesi Yat Yelken Spor Kulübü’nün girişimleri ile bölgemizde aktif olarak hakemlik görevini yerine getiren dört hakemimiz olmasını sağladık. Hakemlerimizden biri ise bölgenin ilk kadın hakemi Sayın Fatma Yılmaz Taze oldu” ifadelerini kullandı.
Yarışlarda dereceye girenler ise şöyle açıklandı: “Optimist Genel; 1. Kıvanç Işık, 2. Toprak Alaz Çelim, 3. Sural Sur, 4. Araz Seren, 5. Bora Kale. Optimist Junior; 1. Toprak Araz Çelim, 2. Mehmet Gökmen Hergül, 3. İpek Demir, 4. Beliz Abak, 5. Alya Çelik. Optimist Kızlar Junior;1. İpek Demir, 2. Beliz Abak, 3. Alya Çelik. Optimist Genel Kızlar; 1. Eylül Erdem, 2. İpek Demir, 3. Beliz Abak. Ilca 4; 1. Ege Samancıoğlu, 2. Eren Akal, 3. Ali Kemal Şen. Ilca 5; 1. Ünal Aykın, 2. İsmail Serttaş”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.16 18:29:01
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kepez’de tek eksik !

Kepez’in ilk belediye başkanı İsa Akdemir, makama gelip koltuğuna oturduğu o ilk gününde de oradaydım, 1999 seçimlerinde Mehmet Atay’a koltuğunu devrettiği günde. Daha sonra Erdal Öner’li günler başladı Kepez’de. Ramazanın bir gecesi Laura Alışveriş Merkezi’nin karşısındaki bir tatlıcıda Belediye Başkanı Erdal Öner’le buluşurken, aramızdaki yanlış anlaşılmaları ortadan kaldıracak konuşmalara şahit olan bir kişi daha vardı masada, bugün AESOB Başkanı olan o dönemde Kepez Meclis Üyesi Adlıhan Dere.

    Yani Erdal Öner döneminde de Kepez yakın takibimdeydi. 
    Bildiğiniz gibi 2009 yılında Kepez’de Hakan Tütüncü dönemi başlarken, gecekondu denince akla gelen  yer olan Kepez’de dört belediye başkanı dönemindeki değişikliği de yakından izleme ve yaşama imkanı da buldum.
    Kepez’in makus talihi İsa Akdemir’le değişmeye başlamış, Mehmet Atay ve  Erdal Öner döneminde de değişim tüm hızıyla sürmüştür. Üç dönemdir Kepez’de Hakan Tütüncü’nün hizmet rüzgarı esiyor ve bir zamanlar Antalya’nın arka bahçesi olan Kepez bugün artık şehrin vitrini olarak gösteriliyor.
    Bir zamanların gecekondu bölgesi Kepez bugün onlarca temalı park, onlarca kütüphane, kültür, sanat ve kongre merkezleri, çok amaçlı semt evleri, hastanesi, kreşleri ile Türkiye’nin en fazla yatırım ve hizmet yapılan ilçelerinden olmuştur.
    Kepez; özellikle DokumaPark ile sadece Kepez’in değil Antalya’nın akciğerlerinden biri olmuştur.. Beton yığınlarının arasında yeşil alan olmakla kalmayan DokumaPark, aynı zamanda müzeleri barındıran bir kompleks, bir sanat galerisi, kütüphane, similasyon merkezi, botanik park, bilim merkezi ile şehrin  önemli bir çekim merkezi de olmuştur.
    Peki bunca yatırım ve hizmete rağmen Kepez’in hiç mi eksiği yoktu ?
    Olmaz  mı ? Bir eksiklik vardı, hem de  oldukça önemli bir eksiklik. 
    Antalya turizm merkezi. Yerli ve yabancı turistler yılın 12 ayı ilimize geliyor, tatil yapıyor. Türkiye geneline baktığımız zaman turizmdeki en büyük pasta dilimi Antalya’ya ait.   
    İşte Kepez’in en büyük eksiliği turizm pastasından hak ettiği payı almaması. Bir başka ifade ile Kepez’in 3 T’den sadece ikisine, tarım ve ticarete sahip olması.
    Dün çok önemli bir proje için BAKA adına Antalya Valisi Ersin Yazıcı ile Kepez Belediyesi adına Başkan Hakan Tütüncü tarafından  bir protokol imzalandı. Sözkonusu protokolla, Kepez sınırları içinde 2 bin 200 yıllık bir geçmişe sahip bulunan Lyrboton Kome antik şehrine BAKA’dan sağlanacak destekle alternatif bir turizm destinasyonu için çalışma yapılacak.
    Şimdi diyeceksiniz, deniz, güneş sahilde güneşlenmek varken, Aspendos, Perge gibi dünya tarafından tanınan antik kentler dururken, çarşı içine turisti getiremezken yerli ya da yabancı turist Kepez’in Varsak Mahallesi’nde bulunan bu antik şehre gelir mi ?
    Kaç yıl oldu hatırlamıyorum ama Hakan Tütüncü, birara hizmetlerini tanıtmak için geziler düzenliyordu. Bu gezilerden biri gazeteciler için yapıldı ve ben o gün Lyrboton Antik kenti’nden haberdar oldum, bu tarihi yerin özelliğini o gün belediye başkanının ağzından öğrendim ve bugün gelinen noktada  da Tütüncü’nün o gün düşündüklerini bugün hayata geçirilmesi için çok büyük bir adımı attığını anladım.
    Lyrboton Kome; Roma döneminde Perge Antik kentinin  zeytinyağı üretim merkezi. BAKA’nın maddi desteğiyle Tütüncü burayı  500-600 zeytin ağacıyla birlikte bir arkeopark haline getirmeyi hedefliyor.
    Yerli ve yabancı konukların Lyrboton Kome’ye gelmesi için elbette geçerli bir neden olmalı. Bu antik şehir yerli ve turist için cazip hale getirilmeli.
    Peki bu nasıl sağlanacak ?
    Proje ile o dönemdeki zeytinyağı  işleme prosesleri ziyaretçilere sunulacak. Zeytin  bahçesi haline getirilecek antik kentte gelen yerli ve yabancı konuklar hasat zamanında kendi zeytinlerini kendileri toplayacaklar.  Kendi elleriyle işleyecekler ve zeytin taş baskı soğuk  sıkım atölyesinde sıktırarak doğal ve organik zeytinyağını alıp ülkelerine gidecekler.
    Ayrıca bölge çiftçinin ürettiği  zeytinyağı Lyrboton Kome markası adı altında değerlendirilecek, satışa sunulacak.
    Sonuç olarak bu proje Hakan Tütüncü’yle hayata geçer. Bu proje düşünülenlerin yapılması halinde tutar. Bu proje, kepez’in turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlar.

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.20 15:54:47
Son Düzenlenme Tarihi :





Antalya'daki Çarpık Yapılaşma

Antalya, Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde yer alan güzel bir şehirdir. Doğal güzellikleri, antik kalıntıları ve güzel plajları ile tanınır. Ne yazık ki, son yıllarda şehir plansız yapılaşma sorunuyla boğuşuyor. Bu yazımızda Antalya'daki plansız yapılaşma konusunu ve bunun şehrin geleceğine etkisini ele alacağız.

Plansız inşaat, uygun planlama, tasarım veya izinler olmadan yeni binaların veya yapıların geliştirilmesi olarak tanımlanır. Bu tür inşaatlar genellikle gelişme için imar edilmemiş alanlarda meydana gelir ve çevresel bozulma, altyapının zorlanması ve artan trafik sıkışıklığı gibi bir dizi soruna yol açabilir.

Antalya'da plansız inşaat sorunu özellikle şiddetlidir. Şehir, son birkaç on yılda nüfusta önemli bir artış yaşadı ve bunun sonucunda konut talebi hızla arttı. Geliştiriciler, uygun izinler veya gözetim olmadan yeni yapılar inşa ederek bu talepten yararlandı.

Antalya'da plansız yapılaşmanın etkisi çeşitli şekillerde görülebilir. İlk olarak, şehrin doğal çevresi önemli ölçüde bozulmuştur. Geliştiriciler, yeni binalara yer açmak için geniş orman alanlarını temizledi, bu da toprak erozyonuna, biyolojik çeşitliliğin kaybına ve artan hava kirliliğine yol açtı.

İkincisi, şehrin altyapısı üzerindeki baskı ezici bir hal aldı. Antalya'da yollar mevcut trafik seviyesini karşılayacak şekilde tasarlanmamıştır ve bunun sonucunda trafik sıkışıklığı önemli bir sorun haline gelmiştir. Ayrıca, şehrin su ve kanalizasyon sistemlerinin artan talebi karşılayacak donanıma sahip olmaması su kıtlığına ve kirlenmeye yol açıyor.

Son olarak, plansız yapılaşma kentin kültürel mirası üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır. Antalya birçok antik kalıntıya ve tarihi alana ev sahipliği yapmaktadır, ancak kontrolsüz yapılaşma bu alanları ele geçirmiş, zarar vermiş veya tamamen yok etmiştir.

Türkiye hükümeti, Antalya'daki plansız inşaat sorununu çözmek için adımlar attı. 2018 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı şehir için yeni bir imar planını hayata geçirdi. Bu plan, Antalya'daki gelişmeyi düzenlemeyi ve çevreye ve altyapıya daha fazla zarar gelmesini önlemeyi amaçlamaktadır.

Yeni imar planında ayrıca belirli alanlar tarihi bölge olarak belirlenerek kentin kültürel mirasının korunması amaçlanıyor. Bu bölgeler katı düzenlemelere tabidir ve içlerindeki herhangi bir gelişme özel bir komite tarafından onaylanmalıdır.

Yeni imar planı doğru yönde atılmış bir adım olsa da uygulanması zor olabilir. Pek çok geliştirici zaten uygun izinler olmadan yapılar inşa etti ve bunları kaldırmak zor olacak. Ayrıca, Antalya'da inşaat sektöründe önemli miktarda yolsuzluk vardır ve bu da mevzuata uyulmasını zorlaştırabilir.

Sonuç olarak, Antalya'daki plansız yapılaşma sorunu, üstesinden gelinmesi ciddi çaba gerektirecek önemli bir sorundur. Şehrin doğal çevresi, altyapısı ve kültürel mirası risk altındadır ve bu sorunu çözmek için harekete geçilmelidir. Yeni imar planı olumlu bir adım ama Antalya'nın geleceğinin sürdürülebilir ve parlak olması için daha yapılacak çok iş var.

Kaynak : Haber Merkezi

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.22 18:00:00
Son Düzenlenme Tarihi :