SON DAKİKA
header-ad

Esen depremzedelerle iftarda buluştu

Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, Aynur-İrfan Kamil Bileydi Yaşlı Kreşinde kurdukları iftar sofrasında depremzede vatandaşlar ile buluştu.
Konyaaltı Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla iftar sofraları kurmaya devam ediyor. Antalya’ya gelen depremzede aileler için belediye bünyesinde bulunan Aynur-İrfan Kamil Bileydi Yaşlı Kreşinde iftar sofrası kuruldu. İftarda depremzedeler ile bir araya gelen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, yurtlarda ve Antalya’nın çeşitli yerlerinde kalan ailelerin ihtiyaçlarını dinledi. İftarda kısa bir konuşma yapan Başkan Esen, deprem bölgesinde yaptıkları çalışmaları paylaştı. Şimdiye kadar bölgeye yaklaşık 80 yardım tırı gönderdiklerini kaydeden Esen, “Deprem bölgesinde koordinasyon merkezi kurduk. Göksun-Elbistan arasındaki eski yol üzerinde. Bizim oraya gönderdiğimiz araçlar, ihtiyaç duyulan gıda maddesi temizlik vb. malzeme kolilerini köyleri dolaşarak dağıtıyorlar. Maraş bölgesinin koordinasyonunu Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Mansur Yavaş yapıyor. Görev dağılımında bize de o bölgenin köylerini verdiler. O bölgedeki köylerin gıda ve temel ihtiyaçlarını biz elimizden geldiğince karşılıyoruz. Oradaki görevimiz devam ediyor” şeklinde konuştu.
konteyner ve çadır desteği
Deprem bölgesinden gelen taleplere göre yardım tırları göndermeye devam ettiklerini söyleyen Esen, son olarak iki tır su gönderdiklerini, Salı günü ise 2 tır daha yardım kolisi göndereceklerini belirtti. Bölgedeki koordinasyon merkezinde her hafta sonu cumartesi günü Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başkanlığında toplandıklarını ifade eden Esen, sözlerine şöyle devam etti, “Bölgeye 100’ün üzerinde konteyner gönderdik. Çünkü kırsalda kurulan konteyner kentler, köylünün işini görmez. Bunu çok iyi biliyoruz. Kimisinin hayvanı var, bahçesi var. Kimisinin de yaşlısı, hastası var, evinde uzağa gidemiyor. Ayrıca haftada hemen hemen 50 çadır gönderiyoruz. Soğuk iklimlere dayanıklı çadırlar. Bize ulaşan tüm taleplere elimizden geldiğince karşılık veriyoruz.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.01 14:42:31
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






81’ilden talep görüyor: Yayladağı lokumu 60 yıldır üretiliyor

Hatay’ın Yayladığı ilçesinde yaklaşık 60 yıldır üretimi yapılan lokum, Türkiye’nin 81 iline gönderiliyor. Yayladağı lokumunun en çarpıcı özelliği ise pişirim şekli, dişlere ve damağa yapışmaması sebebiyle tercih ediliyor.
Kahramanmaraş depremlerinin en çok etkilediği yerlerin başına gelen Hatay’da toparlanma süreci devam ediyor. Bölge esnafı hız kesmeden üretimini sürdürüyor. Yayladağı ilçesi ise meşhur olan lokumuyla ülkenin dört bir yanında biliniyor. Diğer lokumlardan kendini ayıran ürünü meşhur kılan özelliği, katkı maddesi kullanılmaması, yerken ağızda erimesi, dişe yapışmaması olarak biliniyor. Bundan dolayı da tatlı severler tarafından çokça tercih edildiği belirtildi.

“4 kuşaktır üretim yapıyoruz”
4 kuşaktır üretim yaptıklarını dile getiren Hüseyin Okay,” Aile içerisinde kuşaktan kuşağa geçen firma. Üretim içerisinde sadece aile fertleri bulunmakta yaklaşık 55-60 yılı bulan üretim serüvenimiz var. Şu anda kardeşim Furkan Okay ile birlikte üretimde biz bulunuyoruz” dedi.
Okay, ”Yayladağı lokumu ilk üretildiği andan itibaren üretim formülü olsun, üretim şekli olsun sadece aile fertleri biliyor. Sadece aile fertlerinin ürettiği bir ürün. Yayladağı lokumu dediğimiz zaman insanların aklına ilk gelen sade lokum. Bu zamanla insanların ihtiyaçlarına piyasa şartlarına göre de değişerek yaklaşık 35 çeşit ürünle hizmet veriyoruz” diye konuştu.

“Özelliği pişirim şekli ve dişlere, boğaza yapışmaması”
Lokumun özelliğe değinen Okay,” Yayladağı lokumunu diğer lokumlardan ayıran özelliği pişirim şekli, ustalık. Birçok usta şeker nişasta kullanarak üretiyor. Herkesin bir el kıvamı, el lezzeti ve ustalığı var. Bizi buradan diğer lokumlardan ayıran, insanlar lokumu tüketirken dişlerine, damaklarına yapışmadan boğazlarını yakmadan yeniyor olması, bunları da bize müşterilerimiz söylüyor. Biz ürünlerimizi 55-60 yıldır aynı formülde üretiyoruz, hiçbir şekilde formül değiştirmeden aynı şekilde üretime devam ediyoruz” dedi.

“Türkiye’nin 81 ile Yayladağı lokumu gidiyor”
Yurt dışından da talep olduğunu vurgulayan Okay, ”Ama biz işimize artık ticari olarak değil de sanat olarak bakıyoruz. O yüzden dört kuşaktır üretimimiz devam ediyor. Yurt dışına ihracat yapacak olsak ürünün özelliğini değiştirmemiz gerekiyor. Biz bundan yana değiliz. Ama yurt içinde çok güzel bir talep var. Yayladağı bilmeyen insanlar, bugün 81 ilden Yayladağı lokumu diye bilirler. Türkiye’de 81 ile kargo vasıtasıyla gönderim yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.01 10:14:10
Son Düzenlenme Tarihi :





Aşı karşıtlığı kızamık vakalarını artırdı

En önemli çocukluk çağı hastalıklarından biri olan kızamık, aşı ile önlenebilen çok ciddi bir sağlık sorunudur. Son dönemde giderek yaygınlaşan aşı karşıtlığı nedeniyle kızamık vakalarında önemli bir artış olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Bir tür RNA virüsü olan kızamık virüsü son derece bulaşıcı bir virüstür. Salgınlar, düşük aşılama oranı olan topluluklarda devam ediyor. Bu hastalıktan korunmak için çocuklara kızamık aşısını mutlaka yaptırmak gerekiyor” açıklamasında bulundu.

 

Kızamık virüsünün giriş kapısının solunum sistemi veya virüs taşıyan damlacıkların temasını takiben konjonktiva yani göz olduğunu vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Hastalar döküntülerin çıkmasından 3 gün öncesi ve 4-6 gün arası sonrası arasında bulaşıcıdırlar. Virüse maruz kalmış duyarlı bireylerin yaklaşık yüzde 90’ı kızamık geçirir. Yüz yüze temas gerekli değildir çünkü canlı bir virüstür ve kaynak olgu odadan ayrıldıktan sonra bir saat kadar uzun bir süre boyunca havada asılı kalabilir” dedi.

 

Ateş, öksürük ve döküntü önemli belirtilerden

Kızamığın belirtilerinin ateş, ağız içinde spesifik döküntü, öksürük, burun akıntısı, konjonktivit ve belirgin cilt döküntüsü olduğunu paylaşan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Bu belirtilerin yanı sıra ishal ve kusma da görülebilir. 8-12 gün süren kuluçka döneminden sonra hastalık; prodromal dönem hafif ateş ile birlikte fotofobinin eşlik ettiği konjonktivit, burun akıntısı, belirgin öksürük ve ateş yüksekliği ile başlar” diye konuştu.

Ağız içindeki premoların dişler hizasında çıkan ‘Koplik lekeleri’ kızamık için tipik olduğunu söyleyen Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Döküntünün başlamasından 1-4 gün önce ortaya çıkar. Bunlar ilk önce premolar dişler hizasında, yanağın iç tarafındaki merkezde, mavimsi beyaz noktacıklar ile birlikte kırmızı lezyonlar olarak ortaya çıkar. Dudaklar, sert damak ve diş etlerine yayılabilir. Ayrıca konjonktival katlantı ve vajinal mukozada da bulunabilir. Koplik lekeleri kızamık vakalarının yüzde 50-70’inde bildirilmiş olsa da muhtemelen bundan daha büyük bir çoğunlukta bulunuyor” açıklamasında bulundu. 

 

Hastalık, virüse maruz kalındıktan döküntülerin belirmesine kadar bulaşıcı

Hastaların kızamık virüsüne maruz kaldıkları ilk 7 günden, döküntünün belirmesinden sonraki 4-6 güne kadar yaydıklarını vurgulayan Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Duyarlı kişilerin kızamıklı hastalarla teması bu dönemde engellenmeli” tavsiyesinde bulundu. Döküntünü başlamasıyla birlikte belirtilerin yatıştığını paylaşan Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Döküntüler ortaya çıkış sırasıyla aynı şekilde, yaklaşık 7 gün içinde solar. Kızamığın başlıca belirtilerinden en uzun süren, öksürüktür ve genellikle 10 güne kadar iyileşir. Daha ciddi olgularda özellikle boyun ve arkada ensenin kafatasına yakın yerindeki lenf nodlarının belirgin olduğu, genel bir lenf bezleri şişmesi durumu görülebilir” açıklamasında bulundu. Kızamık tanısının klinik bulgulara ve temas durumuna göre konduğunu paylaşan Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Kan sayımında kızamığa spesifik olmamakla birlikte viral enfeksiyonla uyumlu bulgular görülebilir” dedi.

 

Kızamık zatürre, krup ve soluk borusu enfeksiyonuna sebep olabilir

Kızamığa bağlı ölümcül sonuçların 5 yaş altı çocuk-bebeklerde ve 20 yaş üstü kişilerde daha fazla olduğunu söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yeşim Eker Neftçi, “Kızamıkta en sık ölüm nedeni zatürredir. En sık görülen komplikasyon orta kulak enfeksiyonudur. Diğer komplikasyonlar ise krup, trakeit yani soluk borusu enfeksiyonu ve bronşiyolittir. Bu son saydığımız üç komplikasyon seyrinde çoğunlukla enfeksiyon geçene kadar solunum desteği gerekir. Sinüzit ve ensefalit de görülebilir. İmmün sistemi normal kişilerde olabilecek ensefalit yani beyin iltihabı direkt virüsün etkisine bağlı değildir, immünolojik bir süreçtir. Kızamığın nadiren görülen ciddi formu, ‘hemorajik kızamık’ veya ‘kara kızamık’tır. Kanamalı cilt lezyonlarıyla ortaya çıkar ve sıklıkla ölümcüldür. SSPE (subakut sklerozan panensefalit) kızamığın geç başlangıçlı bir komplikasyonudur ve neredeyse her zaman ölümcüldür” dedi. -HBR.MRK.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.20 15:40:29
Son Düzenlenme Tarihi :