SON DAKİKA

Bu şehre bu forma satışı yakıştı mı?

Futbol kulüpleri için en önemli sabit gelir kaynaklarının başında forma satışları geliyor. Özellikle yayın gelirlerinin düşmesiyle birlikte en büyük gelir kaynağında kayıp yaşayan futbol kulüpleri, store mağazalardan yaptıkları forma satışlarıyla bir nebze nefes alma imkanı buluyor.

Ancak bu durum Antalyaspor ve Antalya için geçerli değil. 2,5 milyonu aşan yerli nüfusu ve 2022 yılında 13,5 milyon turisti ağırlayan Antalya’da, şehrin Süper Lig’deki en önemli temsilcisi Antalyaspor’un yaptığı forma satışları hayal kırıklığı yarattı.

Kırmızı beyazlıların, geçtiğimiz sezon satışa çıkarılan formalardan yalnızca 4500 adet satabildiği öğrenilirken, bu sayının Süper Lig’de dahi yer almayan Samsunspor, Eskişehirspor, Bursaspor gibi takımların dörtte biri kadar olması, Antalyaspor’u en önemli gelir kaynaklarından olan forma satışı gelirinden mahrum bıraktı.

Forma satışlarının bu denli düşük seyretmesinde, ülke ekonomisindeki kötü gidişatın yanı sıra formaların üretici firmalarının belirlediği yüksek fiyat politikasının yanında özensiz ve kalıplaşmış tasarımlar da etkili oluyor.

Her yıl 13 milyonu aşkın turistin ağırlandığı Antalya’da, turistlerin en çok konumlandığı ve geziye çıktıkları lokasyonlarda Antalyaspor Store mağazalarının olmaması da, forma satışlarında turistlere ulaşılması önündeki en büyük engellerden biri. Serik, Belek, Manavgat, Lara gibi özellikle turist popülasyonun yoğun olduğu ve çeşitli tema parkların yer aldığı bölgeler ile Antalyaspor’un da isim sporluğunu yapan Fraport TAV Havalimanı’nda herhangi bir store mağaza olmaması, kırmızı beyazlı takımın ürünlerini ve formasını hatıra olarak almak isteyen turistlerin alışveriş yapma imkanını zorlaştırıyor.

Antalya’daki başta AVM’ler olmak üzere çok sayıda yerde İstanbul takımlarının store mağazaları yer alırken, bu mağazaların yer almadığı lokasyonlarda formaların üretici firmaların kendi mağazalarında İstanbul takımlarının forma satışı yapılıyor.

Haber:Salih Özgünsür


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.04.02 10:00:17
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sahiplenmeye akvaryumu turu hediye

Konyaaltı Belediyesi, bünyesinde bulunan Sokak Hayvanları Sağlık ve Rehabilitasyon merkezinden kedi veya köpek sahiplenen vatandaşların, Antalya Aquarium’u ücretsiz ziyaret etme fırsatı sunuyor.

Konyaaltı Belediyesi ve Antalya Aquarium’un yaptığı iş birliği ile rehabilitasyon merkezinden hayvan sahiplenen vatandaşlar, akvaryumu ücretsiz gezebilecek. 1 Mart-30 Nisan tarihleri arasında Konyaaltı Belediyesi Sokak Hayvanları Sağlık ve Rehabilitasyon Merkezinden hayvan sahiplenen vatandaşlar, ‘barınak kayıt belgesi’ veya ‘hayvan pasaportu’’nu Antalya Aquarium’a beyan ederek akvaryumu gezmek için iki kişilik davetiye alabilecek. Geriye dönük hayvan sahiplenen vatandaşların da yararlanması için başlangıç tarihinin 1 Mart olarak belirlendiği bildirildi. Öte yandan Konyaaltı Belediyesi, uzun zamandır hayvan sahiplenmenin önemine dikkat çekmek için sık sık ‘Satın alma, sahiplen’ sloganlarıyla duyurular yapmayı sürdürüyor. Antalya Aquarium ile yapılan iş birliğinin hem özendirici hem de ödüllendirme niteliği taşıdığına değinen Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, “Hayvan sahiplenen yurttaşlarımız zaten bunu gönüllü olarak yapıyor. Biz de onlara küçük bir hediye olması açısından böyle bir iş birliği yaptık” şeklinde konuştu. 

-HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.12 10:21:53
Son Düzenlenme Tarihi :





ÖLÜMLERİN 3’TE 1’İNİN SEBEBİ KALP-DAMAR HASTALIKLARI

Dünya ve ülkemizde en önemli ölüm sebeplerden biri olan kalp ve damar hastalıklarının, ölümlerin 3’te 1’ine sebep olduğunu söyleyen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Okutan, 3’te 1’inin de 70 yaş altındaki kişilerde görüldüğüne vurgu yaptı. 

Her yıl nisan ayının ikinci haftasında kalp ve damar hastalıklarına dikkati çekmek için düzenlenen “Kalp Sağlığı Haftası” nedeniyle açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hüseyin Okutan, kalp-damar hastalıklarının sebepleri hakkında açıklamalarda bulunarak, “İlk risk faktörü genetik nedenlerdir. Ailede kalp-damar hastalığı varsa, bu hastalığa yakalanma riski artmaktadır. İkinci faktör cinsiyet. Erkeklerde daha çok görülmekte ancak menopoza kadar şanslı olan kadın cinsiyeti menopozdan sonra kalp-damar hastalığı görülme oranları artmaktadır. Değiştirilemeyen üçüncü risk faktörü ise; yaşın ilerlemesidir. Yaş arttıkça kalp-damar hastalıkları görülme oranları da artmaktadır” dedi.

“YÜKSEK TANSİYON VE ŞEKER GÖRÜLME SIKLIĞINI ARTTIRIYOR”

Kalp-damar hastaları için değiştirilebilir risk faktörlerinin de var olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hüseyin Okutan, “Değiştirilebilir risk faktörlerinin başında sigara ve her türlü tütün kullanımı gelmektedir. Yine kan kolesterol düzeylerinin yüksekliği, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, şişmanlık, hareketsiz yaşam tarzı, stres ve kişilik özellikleri de kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını arttırmaktadır. Bu hastalıkların tanı ve tedavisi önemli bir ekonomik yük oluşturmaktadır. Ülkemizde de en önemli ölüm nedeni olan kalp-damar hastalıklarıyla ilgili kamuoyunun bilgilendirilmesi için her yıl Nisan ayının ikinci haftası, Kalp Sağlığı Haftası’dır” ifadelerini kullandı. 

“TETKİKLERİN YAPILMASI MEVCUT HASTALIĞI, YIKICI BİR HASAR VERMEDEN TANINMASINA SEBEP OLABİLİR”
Kalp Sağlığı Haftası’nın kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacını içerdiğini belirten Prof. Dr. Okutan, “Bu öldürücü hastalık konusunda bilgilendirmek ve risk faktörlerinin bilinmesini sağlamak önemli bir nokta. Bireysel olarak riskli grupta yer alan insanların, hastalık başlamadan bu konuyla ilgili tanı ve tedavilere ulaşmasını ve bu konuda bir toplumsal bilinç oluşmasını sağlamalıyız. Kişisel olarak;  “Ben de kalp-damar hastalığı olabilir mi?” sorusunu sormak ve risk faktörlerden ne kadar çoğunu taşıyorsak bunla ilgili doktora başvurmak önemlidir. Tetkiklerin yapılması, mevcut hastalığı yıkıcı bir hasar vermeden tanınmasına sebep olabilir” dedi. 
KALP SAĞLIĞI İÇİN AKDENİZ TİPİ BESLENME
Kalp hastalıklarının görülme sıklığını düşürmek için sigara kullanımının bırakılmasını ve ideal kiloda olunmasını öneren Prof. Dr. Okutan, “Özellikle orta yaş ve üstündeki kişilere Akdeniz tipi beslenme önerilmektedir. Kırmızı etin haftada bir defa, balığın da menüde mutlaka bulunduğu bir diyet seçilmelidir. Kalp dostu beslenme de temel yağ, zeytinyağıdır. Yağ tüketiminin en az %80’i zeytinyağı olmalıdır. Kalan %20 tereyağı olarak kullanılabilir. Tam tahıl ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak, kalp dostu beslenme de önemlidir. Baklagiller menüde mutlaka bulunmalıdır. Mevsiminde sebze ve pozisyonuna dikkat ederek meyve, Akdeniz tipi beslenmeyi oluşturur” ifadelerini kullandı. 

“KİŞİSEL SPOR, KİŞİSEL GİYSİ GİBİDİR”
Kalp sağlığını korumak için spor önerilerinde de bulunan Prof. Dr. Hüseyin Okutan şöyle devam etti: “Kişisel spor, kişisel giysi gibidir. Nasıl herkesin giysisi birbirine uymuyorsa, sporu da kendine özel olmalıdır. Spordan önce mutlaka kalp-damar muayenesi ve kan tetkikleri yapılmalı, bir kalp-damar hastalığı olup olmadığı anlaşılmalıdır. Hasta, yaşına ve klinik durumuna göre bir spor seçmelidir. Orta yaş üzerinde yarışmalı sporlar yerine, düzenli yürüyüş, yüzme, bisiklete binme ve kondisyonu arttırıcı sporlar seçilmelidir. Kalp hastalıkları faktörleriyle ilgili risk faktörlerinin gözden geçirilmesi ve beslenme spor yaşam tarzıyla ilgili değişikliklerin yapılması; kalp-damar hastalıklarının görülme sıklığını azaltacaktır.” -HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.15 14:48:14
Son Düzenlenme Tarihi :