SON DAKİKA

logo

Motosikletteki kaskı başına takmadı, kazada ağır yaralandı

ANTALYA (İHA) – Antalya’da arkadaşının motosikletiyle kaza yapan 18 yaşındaki genç ağır yaralandı. Gencin motosiklette bulunan kaskı takmadığı ve kafasını beton zemine çarparak yaralandığı bildirilirken, 1 ay önce yine noktada motosikletle takla attığı ortaya çıktı. Motosiklet sahibi ise motosikletinin, ihtiyaç gidermek için durduğu sırada kendi haberi olmadan alındığını söyledi.
Kaza Herdford Caddesinde Eski Hisar Mahallesinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre 18 yaşındaki Süleyman Şengül’ün kullandığı 07 AIK 250 plakalı motosiklet kavşakta aşırı hız ve dikkatsizlik sonucu yoldan çıkarak refüjde bulunan trafik tabelası ve ağaca çarptı. Motosiklette kask bulunmasına rağmen kask takmadığı belirlenen 18 yaşındaki Süleyman Şengül, başını yaya geçidine çarparak ağır yaralandı. Süleyman Şengül, 112 sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunan Süleyman Şengül hemen ameliyata alındı.

“Haberim yokken binip gitmiş”
Motosiklet sahibi, kaza yapan Süleyman Şengül ile beraber motosikletle gittikleri sırada, ihtiyaç gidermek için durduğunu, bu sırada motosikletin kontağının ve kaskın motosikletin üzerine olduğunu, bir anda Süleyman Şengül’ün motosiklete binerek uzaklaştığını, kısa süre sonra da kaza yaptığını söyledi. Diğer taraftan Süleyman Şengül’ün motosiklet tutkunu olduğu, 1 ay önce yine aynı caddenin girişinde köprünün altında motosikletle takla attığı bildirildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.03 11:34:27
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Enkazdan mutfak kapısı sayesinde çıktılar

Antalya’dan 4 ay önce Hatay’a yerleşip depremde oturdukları apartman çöken aile, 3,5 yaşındaki kızlarıyla birlikte 8 saat boyunca kaldıkları enkazın altından mutfak kapısı sayesinde çıktı. Söktükleri kapıyı apartman boşluğundan diğer daireye köprü yapan aile, enkaz altından çıkmayı başardı. Yeni aldıkları ev, araba ve eşyaları yok olan aile, tekrar Antalya’ya dönüp sıfırdan bir hayat kurmaya çalışıyor.
Antalya’da yaşayan Pınar-Kenan Çivi çifti ve 3,5 yaşındaki kızları Aşk Alya, bundan 4 ay önce Hatay Samandağı ilçesine yerleşti. Türkiye’yi sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerde ise Çivi ailesinin bulunduğu 5 katlı apartmanın alttan 3 katı çöktü, üstte kalan 2 kat ise yan yattı. Depremde enkazın altında 8 saat kalan Çivi ailesi, bina boşluğuna mutfaktaki kapıyı söküp köprü vazifesi yaparak karşı daireye geçti, buradan da kendi imkanlarıyla dışarıya çıkmayı başardı. Yeni aldıkları ev, araba ve eşyaları yok olan Çivi ailesi, tekrar Antalya’ya dönüp sıfırdan bir hayata başladı.

"Mutfak kapısını söküp karşı dairenin yıkıntısına geçtik"
4 ay önce yeni bir hayat için Hatay’a yerleştiklerini ifade eden Pınar Çivi, deprem sonrası tüm hayallerinin yok olduğunu söyledi. Deprem anını anlatan Çivi, "Birden bizim ev yıkıldı. Sarsıntıya uyandık, yatak odasının duvarı çatlamıştı. Bizim binamız 5 katlıydı, 3 kat aşağıya çöktü ve bina yana çöktü. Yatak odası eğri kaldığı için biz kurtulabildik. Üst kattaki komşumuz mahsur kaldı, alt kattaki insanların can çekişme sesleriyle birlikteydik. Göz göze geldik, çocuğumuzu korkutmamak için hiç konuşmadık. Komşularımıza yardım etmeye çalıştık. Üst kattaki komşum bizi cesaretlendirdi. Mutfağın kapısını söküp uçuruma koyarak karşı dairenin yıkıntısına geçtik. Eşim orayı tekmeleyerek balkona ulaştık. 8 saat sonrası dışarı çıkmış olduk. Bizim apartmanda ölen komşularımız da oldu" dedi.

"Burada bizim için yeniden bir hayat başlıyor"
İkametlerini dahi Hatay’a götüremediklerini aktaran Çivi, "Onun büyük sıkıntısını yaşadık buraya gelince. Sağ olsun Muhtarımız Özlem Hanım yardımcı oldu. İlk günden bu yana bizim yanımızda. Kendi kardeşim gibi oldu, her gün birlikteyiz. Burada bizim için sıfırdan, yeniden bir hayat başlıyor" diye konuştu.
Depremin halen şokunda olduklarını belirten Kenan Çivi ise, "Binlerce kez şükürler olsun, üçümüz de sağ çıktık" ifadelerini kullandı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.20 14:24:32
Son Düzenlenme Tarihi :





Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen: “Nedeni bilinmeyen inmelerde “PFO” araştırılmalı”

Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Anne karnında iken bebeğin..

Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.
Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Selçuk Küçükseymen, Patent foramen ovale (PFO) ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Anne karnında iken bebeğin gelişimi sürecinde kalbin sağ ve sol kulakçıkları (atrium) arasında kapak benzeri bir yapı olan foramen ovale açıklığının olduğunu belirten Küçükseymen, “Süt çocukluğu döneminde bu kapak kendiliğinden kapanır, fakat kapanmaz ise patent foramen ovale (PFO) olarak adlandırılan durum ortaya çıkar. Sağlıklı yetişkin insanların yaklaşık yüzde 20’sinde PFO bulunur ve PFO’lu genç yetişkinlerde (60 yaş altı) inme riski PFO’su olmayanlara kıyasla yüzde 40-50 daha yüksektir. Ayrıca bu hastalarda PFO sıklığı sağlıklı bireylerden daha yüksek oranda bildirilmiştir” dedi.
60 yaş altında inmenin nedeni bulunamıyorsa (kriptojenik) PFO açısından ciddi araştırma yapılması gerektiğini vurgulayan Küçükseymen, “Ayrıca nedeni bilinmeyen inme geçiren hastalarda bacaklardaki damarlarda pıhtı oluşumu (derin ven trombozu-DVT) sıklığı da daha yüksektir. PFO ile nedeni bilinmeyen inme arasındaki ilişki genç yetişkinlerde, yaşlılara kıyasla daha barizdir. PFO’su olan ve bir kez nedeni bilinmeyen inme geçiren bir insanın gelecek her bir yıl için tekrar inme geçirme riski yüzde 2.5 oranında bildirilmiştir” ifadelerini kullandı.

“Auralı migren hastaları dikkat!”
Küçükseymen, PFO bulunan dalgıçlarda vurgun olma riski olmayanlara göre 5 kat fazla olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların dışında PFO’nun migren ile olan ilişkisi halen tam olarak çözülememesine rağmen aura ile seyreden migren vakalarda PFO’nun rolü olduğunu düşündüren veriler bulunmaktadır. Auralı migren olgularında da PFO sıklığının sağlıklı bireylere göre iki katına kadar arttığı, PFO kapatılmasının migrene bağlı baş ağrılarını azalttığı bilinmektedir. Çoğu insanda patent foramen ovale belirtileri görülmez. Nadiren de olsa PFO migren, ayağa kalkarken ve ayakta dururken nefes darlığı ortaya çıkabilir. PFO belirli felç türleri için daha yüksek risk olarak kendini gösterir.”

“Multidisipliner bir yaklaşımla tanı konuyor”
“İnme geçiren genç-yetişkin (60 yaş altı) hastalar nöroloji uzmanı tarafından inmenin nedenine yönelik yoğun bir araştırmaya tabi tutulur” diyen Küçükseymen, şunları söyledi: “Nedeni bulunamayan vakaları, nöroloji ve kardiyoloji uzmanı hekimler birlikte değerlendirir. Normal ekokardiyografik inceleme erişkin hastalarda çok net görüntüleme imkanı sağlamadığı için bu hastalarda yemek borusundan ekokardiyografik inceleme (transözefagal ekokardiyografi) yapılması gerekir. Bu işlem sırasında kol toplardamarlarından serum verilerek geçiş izlenebilir."

İnme geçirme riskini ortadan kaldırmak için PFO kapatma işlemi gerekli
Küçükseymen, nöroloji tarafından yapılan transkranial doppler tarama, PFO varlığını indirekt yolla gösteren bir yöntem olduğunu ve koldaki toplardamardan verilen serumun beyin atardamarında oluşturduğu ultrasonik sinyallerin ölçülmesi ile gerçekleştirildiğini bildirdi. Daha konforlu bir yöntem olmasına rağmen test pozitif olduğunda ekokardiyografi ile tanı kesinleştirmesi gerektiğini aktaran Küçükseymen, “Tüm bu testlerin pozitif ya da şüpheli olması durumunda, hastaların bacaklarında aktif ya da daha önceden pıhtılar (derin ven trombozu) oluştuğuna dair kanıtlar var ise, hastanın tekrar inme geçirme riski ve olabilecek işlemin öngörülebilir riskleri hasta ile paylaşıldıktan sonra PFO kapatma işlemine karar verilir” diye konuştu.

“PFO ameliyatsız kapatılabiliyor”
PFO’nun ameliyatsız kapatılabildiğini belirten Küçükseymen, “İşleminde kasık toplardamarından (femoral ven) iğne ile girilir ve buradan kalbe kadar uzanan ve PFO’dan geçen bir tel gönderilir. PFO’ya uygun büyüklükte seçilen kapama cihazı kasıktan ilerletilerek delikten geçirilir. Cihaz, deliği iki taraftan üzerine oturarak kapatır. Cihaz bırakılmadan önce PFO’nun uygun şekilde kapandığı ve takılan cihazın kalbin diğer bölümlerine zarar vermediği kontrol edilir ve işlem sonlandırılır. İşlem sonrası 3-6 ay içinde kalbin içini kaplayan hücre tabakası (endokardiyum) kapama cihazının üzerini kaplar ve cihaz artık vücudun bir parçası haline gelir” dedi.

İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler
Son olarak Kücükseymen, işlem sonrası yapılması gerekenleri, “PFO kapama işlemi ortalama 1 saat kadar sürer. Kullanılan cihazlara göre hasta işlem sırasında uyanık olabilir ya da hafif uyutulabilir. İşlem sonrası hasta en az 6 saat yatakta ve bir gece hastanede kalır ve sabahında taburcu edilir. Kapama cihazı üzerinde pıhtı oluşumunu önlemek için kısa süre kan sulandırıcı ilaç kullanılması önerilir. Birkaç gün evde istirahat sonrasında hasta günlük aktivitelerine dönebilir. 6 hafta süreyle darbe almalarına neden olan durumlardan ve temas sporlarından (karate, boks, güreş, halter gibi) kaçınılmalıdır” sözleriyle anlattı.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.23 15:22:09
Son Düzenlenme Tarihi :