SON DAKİKA

Antalya Elmalı'da kargir ahır ve arsa vasıflı taşınmaz icradan satılıktır

ELMALI İCRA DAİRESİ

Bir borçtan dolayı aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup mahcuzun ayrıntılı görsellerine, artırmaya ilişkin şartlara ve ayrıntılı açıklamalara esatis.uyap.gov.tr adresi üzerinden 2019/77 TLMT. sayılı dosya numarası ile erişim sağlanabilir.
Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, mahiyeti, bulunduğu yer, muhammen kıymeti ve önemli vasıfları: Antalya İl, Elmalı İlçe, MACUN Mahalle/Köy, KÖY İÇİ Mevkii, 168 Ada, 12 Parsel sayılı taşınmaz tapu kaydı itibariyle ''Bir Adet Yarı Yığma Kargir Ahır ve Arsa'' vasfında ve 1.473,52 m2 yüzölçümündedir. Kıymeti : 484.512,00 TL

ilan.gov.tr’de yer alan duyuruya göre Artırma Bilgileri
1.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 08/05/2023 - 13:51 - Bitiş Tarih ve Saati : 15/05/2023 - 13:51
2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 05/06/2023 - 13:51 - Bitiş Tarih ve Saati : 12/06/2023 - 13:51



Kaynak : BİK.GOV.TR
Ekleme Tarihi : 2023.04.03 13:30:21
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Başkan Seçer, Elif Bade’ye umut oldu

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘Ona bir umut ıSMArla’ sloganıyla organize edilen ve SMA Tip 1 hastası Elif Bade Zilan bebeğin tedavi olabilmesi için gerçekleştirilen sosyal medya canlı yayınına katıldı. Elif Bade için önümüzdeki günlerde gerçekleştirilerek olan Gökhan Tepe konserine Mersinlilerin bilet almasını ve Elif Bade’ye destek olmasını isteyen Seçer, kendisi de bilet satın alarak destekte bulundu.
SMA hastası Elif Bade Zilan bebeğin tedavi masraflarının karşılanması için gerçekleştirilen sosyal medya canlı yayınına Başkan Seçer de katılarak destek oldu. Yayına katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (MSK) Başkanı Berkay Üstündağ da takım adına 10 bin TL’lik konser bileti desteğinde bulundu. Yayında konuşan Başkan Seçer, Elif Bade’nin tedavi masraflarının bir an önce karşılanması ve sağlığına kavuşmasını dileyerek, "Önümüzdeki günlerde Elif Bade için bir konser düzenleniyor. Oraya da yurttaşlarımızın desteğini istiyoruz. Bilet alsınlar, katkı sunsunlar, Elif Bade’nin sağlığına kavuşmasına onların da katkısı olmasını arzu ediyoruz” dedi.
Mersin’de Elif Bade ile beraber şu anda 5 çocuğun daha SMA ile savaştığını belirten Seçer, “Umut ediyorum, Elif Bade de onlar da en kısa sürede tedavi masraflarını tamamlarlar ve tedavileri de bir an önce gerçekleşir” diye konuştu.
Mersinlilere ve yayını Mersin dışından izleyen tüm vatandaşlara çağrı yapan Seçer, “Herkesin imkanları ölçüsünde katkı yapması çok önemli. Bu iş gönül işi, bir sevgi işi, yardımlaşma anlayışı. İnsanlar çevresiyle var olur. Hepimiz düştüğümüz bir zorluk anında çevremizden, eşimizden, dostumuzdan, bizi tanıyanlardan bir yardım bekleriz” ifadelerini kullandı.
Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyacı olan her insanın yanında olmaya çalıştıklarını aktaran Seçer, “Biz elimizden geleni yapacağız. İnsanlara katkı sunacağız. Bir tarafta idari görevimizi bir tarafta da insani görevimizi yapmamız lazım. Her şey belli bir resmiyetle görev yapmak değil. Her şey makam, mevki, şöhret ya da maddiyat değil. İnsan gönül insanı olmalı. Yaptığımız işleri tabi ki idari görev olarak kabul ediyoruz ama bazı işler var ki onun çok ötesinde bir durum. İnsani duyguyla bunu yapmak gerekiyor” diye konuştu.
Elif Bade’ye de idari bir kurumdan ziyade insani duygularla yaklaştıklarının altını çizen Seçer, “Doğal olarak da böyle durumlarda kayıtsız kalamayız. Gerçekten insanlık tanımına uyan ve imkanı olan herkes bu gibi durumlara kayıtsız kalamaz. Benim de yaptığım aslında bundan farklı bir şey değil. Çok büyütülecek bir şey değil benim açımdan, farklı katkılara da her zaman açığız. Bu konuyu takip eden beraber çalıştığımız arkadaşlarımız var. Elif Bade ve diğer çocuklarımızın aileleriyle temas halindeler. Her zaman, her şekilde, her koşulda onları yalnız bırakmak istemiyoruz” dedi.
Elif Bade’nin mücadelesinde her zaman yanında olacaklarını söyleyen Seçer, “Naçizane destek olduysak, bundan sonra da olabilirsek bizim için büyük bir mutluluk olacak. Tabi mücadele sonuçlanmadı devam edecek. İstikrarlı olmak lazım. Biz buradayız, her zaman bir telefon kadar yakınız. Umut ediyorum kısa sürede tedavi masraflarını tamamlayacağız. Kızımız bir an önce tedaviye başlayacak, bizi mutlu edecek. Şimdi sırada Kumsal bebek var. Bütün çocuklarımıza acil şifalar diliyorum. Bütün dualarımız çocuklarımız için" şeklinde konuştu.
Anne Safiye Zilan ise “Lütfen evladımızdan desteklerinizi esirgemeyin. 1-5-10 demeden yapacağınız bağışlar Elif Bade’nin sesi, nefesi olacak. Kızımızı iyileştirebilmek için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Vahap Başkanımızın bizim için yeri çok ayrı. Hem Elif Bade’ye destek oluyor hem Mersin için yaptığı çalışmaları göz önünde. Başkanım evladımıza destek olduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Yayınımıza gelip Elif Bade’nin sesini duyurmaya çalışmanız benim için çok kıymetli” diye konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.29 10:45:11
Son Düzenlenme Tarihi :





Göçerlerin doğal buzdolapları, 40 metrelik kar obrukları

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı 1920 metre rakımlı 80 haneli Çimi Yaylasında bölge sakinleri buzdolabı yerine kar obruklarını kullanıyor. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obruklarda muhafaza ediyor, ihtiyacı olduğu zaman 40 metrelik obruğa girip içi kar dolu obrukta..

Antalya’nın Akseki ilçesine bağlı 1920 metre rakımlı 80 haneli Çimi Yaylasında bölge sakinleri buzdolabı yerine kar obruklarını kullanıyor. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obruklarda muhafaza ediyor, ihtiyacı olduğu zaman 40 metrelik obruğa girip içi kar dolu obruktan malzemesini alıyor.

Soğuk hava deposu
İlçeye bağlı Çimi yaylasında vatandaşlar karla dolu obrukları buzdolabı yerine kullanıyor. Denizden bin 900 metre yüksekliğindeki Çimi yaylasındaki kuyu mevkisindeki obrukta kış boyunca biriken kar, yaz aylarında da erimiyor. Yazın yaylaya çıkanlar yiyeceklerini buzdolabı yerine derin obruklarda tutuyor.
Manavgat İlçesinden yaz ayında Çimi yaylasına çıkan Ramazan Arıcı, yaylaya çıkan vatandaşların obruğu yaz aylarında soğuk hava deposu olarak kullandığını anlattı. Obruğun derinliğinin yaklaşık 40 metre olduğunu belirten Arıcı, "Derin kar obruklarında sıcaklık sıfırın altındadır. Bölge sakinleri, peynir, yağ, yoğurt, çökelek, hatta etlerini obrukta saklar. Burada peynir çok kaliteli olur. Yoğurt yağ gibi olur, Yağlar taş gibi olur. Yani soğuk hava deposu gibidir. 80 haneli yaylada herkes bu obrukları kullanır. Buradaki göçerler keçilerden elde ettikleri ürünleri kar obruğuna getirerek 2 ay kadar burada saklarlar. Burası doğal bir buzdolabı. Buzdolabımız olmadığı için peynir, yoğurt, yağ gibi ürünlerimizi buraya getiriyoruz. Tulumlara ve bidonlara basılan yağ ve peynirleri burada bir iki ay bekletiyoruz. Burada ayrı bir lezzet oluyor" dedi.
Akseki ilçesi Çimi Yaylası’na çıkan Yörüklerden Bilal Arıcı, atalarından kalan geleneği sürdürerek ürettikleri peynirleri yaz aylarında sıcaklığı eksi 5-10 derece olan kar obruğunda sakladıklarını, mağarada saklanan peynirlerin daha lezzetli olduğunu ve bozulmadığını söyledi.
Obruğun organik soğuk hava deposu olduğunu anlatan Arıcı “Bu kar obruğu kış ayında yağan karlar ile dolar. Yaz ayında yaylaya çıktığımızda yaylada elektrik olmadığı için bozulacak tüm gıdalarımızı burada saklarız. Bu deliklerin içerisinde bol miktarda peynir, yağ ve yoğurt saklanmaktadır. Sahibi ihtiyacı olunca buradan çıkarıp evine götürür” dedi.
Arıcı, "Buradaki kar obruğu çok soğuk ve serindir. Buradaki peynir, yoğurtlarımızı ve buna benzer gıdalarımızı saklama deposu olarak kullanmaktayız. Yaz ayında Antalya’da hava sıcaklığı 35- 40 derece iken burası bizim bulunduğumuz yerde sıfırın altına kadar inmektedir. Bu soğuklukta doğal peynir, yoğurt ve yağlarımızı saklamaktayız. Buzdolabı gibi kullanmaktayız" şeklinde konuştu.
En iyi peynirin tuluma basılan peynir olduğunu dikkat çeken Arıcı, “Tulum peyniri deriye basılır. Yaklaşık 3 ay kar obruğunda bekletilir. Daha sonra pazarlara götürerek pazarlarız. Eskiden atalarımız peynirleri bu şekilde deri tulumlara basarlardı. Yeni nesil derilere basılan peynirin lezzetini bilmezler. Tulum peynirini tercih etmeyenler için bidonlara da basıyoruz. Aslında tulum peynirinin lezzeti ve kalitesi çok daha farklıdır" diye konuştu.
Manavgat ilçesinden nisan mayıs aylarında hava şartlarına göre yaylaya çıktıklarını anlatan Arıcı, “Yaylada keçilerimiz, koyunlarımız doğal ortamda beslenmektedirler. Keçilerden elde ettiğimiz sütten yayıklarda yağ çıkartırız. Ayrıca yine elde ettiğimiz sütten yaptığımız peynirleri ve yağları sıfırın altında 10-15 derece olan ve derinliği 35-40 metreyi bulan kar obruğuna getiriyoruz. Burada üç dört ay gibi bir süre durduktan sonra yayla göçüne doğru peynirleri çıkararak pazara götürüyoruz" dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.20 12:43:25
Son Düzenlenme Tarihi :