SON DAKİKA

logo

Kuzdere’de çalışmalar hızla devam ediyor

Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Emin Gül ve Baki Yalın, Kuzdere Mahallesi’nde yapımı devam eden park ve yol yapım çalışmalarını yerinde inceledi.

Kuzdere Mahallesi 278 ve 282 ada yanında yapımı devam eden toplam 4 bin 69 metrekarelik alanda çalışmaları yerinde inceleyen Kemer Belediye Başkan Yardımcısı Emin Gül yapılan çalışmalarla birlikte Kuzdere’nin 2 adet çocuk oyun grubu, spor aletleri, basketbol sahası, 3 adet kameriye, oturma alanları ve yürüme alanlarına kavuşacağını söyledi.
 
Kuzdere’nin hak ettiği hizmeti almaya devam ettiğini aktaran Başkan yardımcısı Gül, alanda çalışan personelle sohbet edip kolaylıklar diledi.

-HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.03 18:05:55
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Sahur yapmadan oruç tutmak sağlıklı değil

Sahur yapmadan oruç tutmanın birçok sağlık sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, "Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir, sindirim problemleri oluşturabilir" dedi.
On bir ayın sultanı Ramazan’a sayılı günler kaldığını belirten Medical Park Antalya Hastane Kompleksinden Uzman Diyetisyen Nafikar Başkan, tutulan oruçlarla birlikte beslenme düzeninin değiştiği bu ayda vücudun düzeninin bozulmaması için beslenme tavsiyelerinde bulundu. Uzm. Diyetisyen Nafikar Başkan, sahur yapmanın önemine dikkat çekti.

"Sahura kalkmamak kan şekeri dengesizliğine yol açabilir"
Yeterli ve dengeli beslenme ile Ramazan ayını vücuda faydalı hale getirmenin mümkün olduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Başkan, "Ramazan ayında, günlük yenilen öğün sayısı azalır. Metabolizma yavaşlar. Yeterli ve dengeli beslenme ile bu süreci vücudumuz için faydalı hale getirebiliriz. Sahur yapmadan oruç tutmak birçok sağlık problemini de beraberinde getirebilir. Gün içerisinde kan şekerinde dengesizlikler olabilir. Sindirim problemleri oluşturabilir. Uzun süren açlık ve susuzlukla birlikte vücutta su ve mineral kayıpları olabilir" diye konuştu.

"Sahurda tatlı tüketmeyin"
Sahurda tatlı tüketilmemesi gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurda karbonhidrat içeren besinlerin tüketimini sınırlandırılmalı, basit şeker içeriği yüksek olan besinler tüketilmemelidir. Sağlıklı besinler uygun porsiyon ölçüleriyle tüketilmelidir. Sahur öğününde tatlı tüketimi olmamalıdır. Sahurda tahıllı ekmek, yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, ayran, süt, yoğurt, ceviz, fındık, badem gibi lif, protein ve sağlıklı yağ içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Bu besinler tokluk süresini uzatır" şeklinde konuştu.

"Ramazan pidesi yerine tam buğdaylı ekmek yenebilir"
Ramazan pidesinin yerine yenilebilecek ekmeklerden bahseden Uzm. Dyt. Başkan, "Hamur işlerinden uzak durulmalıdır. Beyaz undan yapılmış besinler tokluk süresini kısaltır. Bunlar yerine lifli besinler tercih edilmelidir. Sahurda Ramazan pidesi yerine tam buğday, çavdar ve kepekli ekmek tercih edilmelidir. İftarda Ramazan pidesi bir avuç içini geçmeyecek şekilde porsiyon kontrolü dâhilinde tüketilmelidir. Sahurla iftar arasında kilogram başına 30-35 mililitre su tüketilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İftara su ile başlayın"
İftara su ile başlamanın önemine değinen Uzm. Dyt. Başkan, "Vücudumuza alınan yeterli sıvı toksinleri atarak, uzun süren açlıkta dehidratasyonu önler ve böbrek sağlığı için önem taşımaktadır. İftara önce vücudun en çok ihtiyaç duyduğu su ile başlanmalıdır. Sonrasında magnezyum, potasyum ve liften zengin hurma ile devam edilebilir. Onun ardından çorba içilebilir. Çorba sonrası mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Beyne tokluk sinyali yaklaşık 20 dakikada iletildiği için eğer çorba sonrası ara vermezsek, sofradaki her şeyi yemek isteyebiliriz. İftarda et, tavuk, balık, bulgur, kepekli pirinç, kuru baklagiller, sebze ve meyve gibi kan şekerini yavaş yükselten ve posa içeriği zengin olan besinler tercih edilmelidir. İftarda yemekler küçük porsiyonlar halinde ve yavaş yavaş tüketilmelidir" ifadelerine yer verdi.

"Sahurdan sonra ıhlamur, iftardan sonra rezene çayı içilebilir"
Sahur ve iftardan sonra bitki çayları içilebileceğini dile getiren Uzm. Dyt. Başkan, "Sahurdan sonra melisa, papatya, ıhlamur gibi uykuya geçişi kolaylaştıracak bitki çayları, iftardan sonra ise hazmı kolaylaştıracak rezene, anason gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak için fiziksel aktivite artırılmalıdır. İftardan 1-2 saat sonra hafif yürüyüşler yapılabilir. Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyveli tatlılar tercih edilebilir. Oruç tutan sağlıklı insanların metabolizmaları için bu süreç arınma dönemi gibi olup vücuda fayda bile sağlar. Fakat diyabet, karaciğer, böbrek hastalıklarda, emziren veya gebe kadınlarda sağlık sorunlarının oluşabileceği de bilinmelidir. Kronik bir hastalığa sahip bireylerin oruç tutmadan önce hekimine danışması tavsiye edilmektedir" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.22 11:20:17
Son Düzenlenme Tarihi :





Uzmanlardan mevsimsel alerjilere karşı Anadolu propolisi önerisi

Mevsim değişikliklerinin özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi geçiş aylarında, birçok insanın mevsimsel alerjileriyle başa çıkmasını zorlaştırdığını belirten uzman isimler, mevsimsel alerjilere karşı Anadolu propolisini önerisinde bulundu.
Mevsimsel alerjiler, polenler gibi belirli alerjenlerin..

Mevsim değişikliklerinin özellikle ilkbahar ve sonbahar gibi geçiş aylarında, birçok insanın mevsimsel alerjileriyle başa çıkmasını zorlaştırdığını belirten uzman isimler, mevsimsel alerjilere karşı Anadolu propolisini önerisinde bulundu.
Mevsimsel alerjiler, polenler gibi belirli alerjenlerin neden olduğu semptomlar nisan-eylül ayları arasında görülür ve burun akıntısı ve kaşıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, göğüste sıkışıklık hissi gibi yaygın alerjik semptomların görüldüğü bir tablo ile karakterizedir. Antihistaminik özellik taşıyan bazı biyoaktif bileşenler, alerjen ile karşılaşılan durumlarda açığa çıkan histamini baskılamaya yardımcı olur. Histaminin baskılanması, alerji kaynaklı oluşan iltihap, kaşıntı, ödem, hapşırık, burun akıntısı, nefes darlığı ve deri döküntülerinin daha hızlı bir şekilde giderilmesine destek olur. Yapılan pek çok bilimsel araştırmada, propolisin içeriğinde bulunan değerli fenolik ve flavonoidlerden özellikle kuersetinin ise doğal antihistaminik etkiye sahip olduğunu ifade edildi.

“Propolis, mevsimsel alerji semptomlarını iyileştirmeye yardımcı oluyor”
2017 yılında yapılan bilimsel bir çalışmada propolis desteğinin akut rinit ve soğuk algınlığına olan etkisi incelendiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Pınar Çakır, “Çalışmaya 2-12 yaşlarında akut rinit ve soğuk algınlığı bulunan 40 çocuk hasta katılmıştır. Propolisli burun spreyi ile 7 gün boyunca günde 3 kez uygulanmış, başlangıç 1. gün ve son 7. gün arasında iyileşme ve yaşam kalitesindeki değişim karşılaştırılmıştır. Uygulanan propolis desteğinin 4. gün itibariyle semptomlarda düzelme sağladığı görülmüştür. Ayrıca 7 gün sonra, akut rinitte görülen burun akıntısı ve tıkanıklığı, hapşırma, öksürük krizleri, boğazda kaşıntı gibi semptomlarda da azalma tespit edilmiştir. Araştırmacılara göre, çocuklarda akut rinit ve soğuk algınlığı semptomlarının iyileşmesine propolisli burun spreyinin yardımcı olabileceği ve bu hastalığın mevcut tedavisine de destek olarak eklenebileceği bildirilmiştir” dedi.

“Mevsimsel geçiş dönemlerinde sık görülen enfeksiyonlara karşı doğal olarak etkili”
Arı Ürünleri Uzmanı Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise “Mevsim geçişlerinde sık görülen hafif üst solunum yolu enfeksiyonlarının (ÜSYE) semptomların rahatlatmaya yönelik olarak propolis takviyesinin etkinliği bilimsel araştırmalara da konu olmuştur. 2021 yılında İtalya’da yapılan ve 8 hafta süren randomize, çift kör, plasebo kontrollü bir klinik çalışmada, propolis ekstraktının hafif üst solunum yolu enfeksiyonu algılayan 122 sağlıklı yetişkin üzerindeki etkinliği araştırılmıştır. Katılımcılar 2 gruba ayrılmıştır. Deney grubunda yer alan 58 kişiye toplam polifenol içeriği 15 mg/ml olan propolisli sprey, beş gün boyunca günde üç kez 2-4 puff olmak üzere ağız içine uygulanmıştır. Kontrol grubunda yer alan 64 kişi ise hiç propolis takviyesi almamıştır. 3. günde, deney grubundaki propolis alan katılımcıların yüzde 83’ünde semptomlarda gerileme görülürken, kontrol grubundaki hiç propolis almayan katılımcıların yüzde 72’sinde en az bir semptom kalmıştır. Sonuç olarak; hem bakteriyel hem de viral kaynaklı hafif üst solunum yolu enfeksiyonlarında semptomları azaltmak amacıyla, medikal tedaviye ek olarak propolis takviyesi kullanılabilir” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.27 15:28:18
Son Düzenlenme Tarihi :