Uzmanı uyardı: "Çocukları 11.00 ile 14.00 arasında dışarı çıkarmayın"
Sıcak havanın etkisini sürdürdüğünü belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Doğan Öncü, "Çocukların saat 11.00 ile 14.00 arasında dışarı çıkmamalarını öneriyorum. Özellikle 6 ve 12 aylık çocukların bu saatlerde güneşe maruz kalmalarını istemiyoruz" dedi.
Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Hal böyle olunca da vatandaşlar çocuklarıyla birlikte denize ve havuza giderek serinliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Doğan Öncü, sıcak havanın etkisini arttırdığı şu günlerde önemli uyarılarda bulundu.
“30 faktörlü güneş kremi sürmeli”
Sıcak havalarda sıvı alımına özen göstermek gerektiğinin altını çizen Dr. Öncü, “Bunun yanı sıra çocukların saat 11.00 ile 14.00 arasında dışarı çıkmamalarını öneriyorum. Özellikle 6 ve 12 aylık çocukların bu saatlerde güneşe maruz kalmalarını istemiyoruz. Bu saatlerde güneşe çıkacaklar ise ebeveynlerinin 30 faktörlü güneş kremi sürmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Ne kadar bol su tüketirlerse çocuğa da o kadar bol su geçecek”
Bol bol sıvı tüketmek gerektiğine dikkat çeken Dr. Öncü, bebeği 6 aydan küçük olan annelere yönelik de, “Annelerin de çocukları 6 aylık olana kadar bol bol sıvı tüketmeleri gerekiyor. 6 aya kadar bebeklere su vermediğimiz için bütün su ihtiyacını anne sütünden alacaktır. Çünkü anne sütünün yüzde 80’i sudur. Anneler ne kadar bol su tüketirlerse çocuğa da o kadar bol su geçecektir” diye konuştu.
“Klima çocuklara doğrudan üflememeli”
Sıcak havalarda çocuklara kalın giysiler giydirilmemesi gerektiğini anlatan Dr. Öncü, “Klima veya esen rüzgarda çocuklarıyla birlikte aileler otururken çocuklara kalın giysiler giydirilmemeli. İnce kıyafetler tercih edilmeli ve çocuklara doğrudan klima havası vurmaması gerekiyor. Direkt klimalı odada çocuğun kalmasını istemeyiz” şeklinde konuştu.
"Temiz olduğuna inandığınız havuza girin"
Açıklamalarını sürdüren Dr. Öncü, “Havuza ve denize girerken en az 30 faktörlü güneş kremi sürülmeli. Ayrıca 6 aydan küçük çocukların havuz ve denize girmesini önermiyoruz. Hem çocuğun aşı takvimi ilerlemediği hem de bebeğin vücudu o mikroplara daha hazır olmadığı için doğru bulmuyoruz. 6 aydan daha büyük çocuklarda kısa süreli deniz ve havuz olabilir ancak mutlaka temiz olduğuna inandığımız ve güvendiğimiz yerlere girmek gerekiyor” dedi.
Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da hava sıcaklığı mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Hal böyle olunca da vatandaşlar çocuklarıyla birlikte denize ve havuza giderek serinliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Doğan Öncü, sıcak havanın etkisini arttırdığı şu günlerde önemli uyarılarda bulundu.
“30 faktörlü güneş kremi sürmeli”
Sıcak havalarda sıvı alımına özen göstermek gerektiğinin altını çizen Dr. Öncü, “Bunun yanı sıra çocukların saat 11.00 ile 14.00 arasında dışarı çıkmamalarını öneriyorum. Özellikle 6 ve 12 aylık çocukların bu saatlerde güneşe maruz kalmalarını istemiyoruz. Bu saatlerde güneşe çıkacaklar ise ebeveynlerinin 30 faktörlü güneş kremi sürmeleri gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Ne kadar bol su tüketirlerse çocuğa da o kadar bol su geçecek”
Bol bol sıvı tüketmek gerektiğine dikkat çeken Dr. Öncü, bebeği 6 aydan küçük olan annelere yönelik de, “Annelerin de çocukları 6 aylık olana kadar bol bol sıvı tüketmeleri gerekiyor. 6 aya kadar bebeklere su vermediğimiz için bütün su ihtiyacını anne sütünden alacaktır. Çünkü anne sütünün yüzde 80’i sudur. Anneler ne kadar bol su tüketirlerse çocuğa da o kadar bol su geçecektir” diye konuştu.
“Klima çocuklara doğrudan üflememeli”
Sıcak havalarda çocuklara kalın giysiler giydirilmemesi gerektiğini anlatan Dr. Öncü, “Klima veya esen rüzgarda çocuklarıyla birlikte aileler otururken çocuklara kalın giysiler giydirilmemeli. İnce kıyafetler tercih edilmeli ve çocuklara doğrudan klima havası vurmaması gerekiyor. Direkt klimalı odada çocuğun kalmasını istemeyiz” şeklinde konuştu.
"Temiz olduğuna inandığınız havuza girin"
Açıklamalarını sürdüren Dr. Öncü, “Havuza ve denize girerken en az 30 faktörlü güneş kremi sürülmeli. Ayrıca 6 aydan küçük çocukların havuz ve denize girmesini önermiyoruz. Hem çocuğun aşı takvimi ilerlemediği hem de bebeğin vücudu o mikroplara daha hazır olmadığı için doğru bulmuyoruz. 6 aydan daha büyük çocuklarda kısa süreli deniz ve havuz olabilir ancak mutlaka temiz olduğuna inandığımız ve güvendiğimiz yerlere girmek gerekiyor” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.27 22:42:43
Son Düzenlenme Tarihi :
Başkan Tütüncü : Türkiye’de ilkleri yapan belediyeyiz
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Türkiye’de ilkleri yapan belediye olduklarını, bir çok ilk kararının ardından devletin ve belediyelerinde aynı yönde kararlar aldıklarını ifade etti. Kepez Belediyesi’nin bütçesi 2 milyar 750 milyon lira olarak mecliste oylanarak kabul edildi.
Başkan Tütüncü, mecliste yaptığı konuşmada şunları söyledi : “Banka promosyonlarını ödememişseniz, maaşları 3'e 4'e bölerek ödüyorsanız, ben bu ay maaş ödeyemeyeceğim, önümüzdeki ayda ödeyemeyeceğim, sonraki ay ödeyem deyipte 3 ay geriden geliyorsanız, bayramlara giderken herkes parasını alıyor da, sizin çalışanınız parasını alamadan gidiyorsa bayrama, çocuğunun karşısına bayram sabahı mahzun ve boynunu bükerek çıkıyorsa siz çalışanınız, orada 5 kişilik işi 25 kişi yapsanız da bundan insanlar zevk almaz.
Ben her zaman söylüyorum. Ben belediyeye geldiğimde ilk önce bu psikolojik tatminleri sağlayalım istedim. 2009 yılını hatırlayalım. Herkes birinin adamıydı, çalışanlarımız, bürokrat arkadaşlarımız hatırlasın, birisi birisine selam vermeye çekinirdi. Her gün sabah buraya gelirken acaba başıma ne iş gelecek derdi. Orada mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamı tesis edilebilirmiydi ?
Ben her dönem sonunda emekliliği gelen arkadaşlarımızın şu cümlelerine çok muhatap kaldım. Başkanım biz belediyelerde çok çektik aday olmayacaksanız bize haber verin de biz emekli olalım dediler.
Bizim dönemimiz her açıdan güllük gülistanlık bir zaman oldu. Biz personelimize maddi ve manevi tatmin sağladığımız için onlarda seve seve işi üstlendiler.
İlk dönemimizde promosyonlar personelimize verilmezdi. Belediye başkanlarına makam arabaları alınırdı. Göreve geldikten sonra arkadaşlarımı çağırdım, promosyon konusunda yarıştırın, yarıştırarak pazarlık yapacaksınız dedim. Eskiden aldım verdim, X bankasına verdim denirdi. Kimse de belediye başkanına bir şey sormazdı yasal olarak tanımlanmamıştı. Bu neyin parası diye sordum. Bu personelin bankaya yatan ve bankada beklediği için verilen para dedi. Bu çalışanımızın maaşına karşılık verilen bir para. Ben işçi ve memur ayrımı yapmaksızın bir kuruşuna da dokunmadan , gelen parayı eşit pay yapacaksınız, kuruşuna da dokunmadan hesaplarına yatıracağız dedim.
Türkiye’de bu işi yapan ilk belediyeyiz biz. Daha sonra devlet bir genelge yayınladı, %70'i bu amaçla kullanılmalı bu paraların dedi. Daha sonra %100'e çıktı.
Bir başka örnek vereyim. Adem bey denetim komisyonunda idi. O zaman ittifakta yoktu. Adem beyler denetim komisyonuna bir rapor yazdılar. Personelimiz özel şirketler üzerinden çalışıyor, belediye şirketi kuralım, şirketin bunlar kadrolu personeli olsa, özlük hakları konusunda daha güvende olurlar dediler. Baktım parlak bir fikir ve hemen mali hizmetlere talimatı verdim. Belediyenin anoni şirketi dediğimiz şirket kuruldu ve biz hizmet alımımızı kendi şirketimiz üzerinden yapmaya başladık.
Aradan 1-2 yıl geçti. devlet dedi ki doğrusu Kepez Belediyesi’nin yaptığı doğru dedi ve tüm belediyelerde geçerli olmak üzere yasal bir düzenleme yapıldı.
Doğru gördüğümüz her öneriyi değerlendirdik.
Bunları yaptıkta ne oldu ? Mimar Sinan Kongre Merkezimiz, Bilim merkezimiz, Dokuma’ya kurduğumuz müzeler var, Antalya’ya kurduğumuz kütüphaneler var. Biz klasik belediyeciliğin ötesinde atalarımızın yıllardan beri yaptığı o yoldan giderek atalarımızın yaptığının aynısını yapmaya çalışıyoruz.
Eğer bugün Mimar Sinan Kongre Merkezi’ni yapmaya kalksaydık en az 1 milyar lira harcamamız gerekirdi. Biz onları o zaman yaptık. Kaseti geriye saralım, Mimar Sinan yapılmamış olsaydı, Bilim merkezi yapılmamış, kütüphanelerimiz yapılmamış olsaydı kimse bize niye yapmadınız demezdi.
Kimse kursaydın yılda 500 bin çocuğa bilim merkezinde eğitim verirdin, bilim yarışmalarına gider, Türkiye’yi temsil ederdi demezdi kimse. Biz buralar için harcanan paraları tasarrufla sağladık. Bunları yapmasaydık, bir miktar para ayırır sonra da kalan parayı harcardık. Bu paralar başka yerlerde kullanılmış olacaktı. Belki 300-500 daha istihdam açılır düşüncesi ile daha fazla personel çalıştıracaktık.
O zaman Kepez’in kütüphaneleri olmayacaktı, kütüphanelerde 365 gün çocuklar, öğrenciler gelemeyecekti. Bize daha fazla kütüphane açmamız için talepler geliyor. Bilim merkezinde 3 tane elektrikli otomobil yapıldı. 2'si üniversite, birisi lise öğrencileri tarafından. Bizim çocuklarımız yarışıp dereceler aldı.
Biz personelimizin maaşını bir gün önce öderiz. Kepez belediyesi personeli banka promosyonları konusunda inanılmaz mutlu. “ dedi.
* FERUDUN ÖZGÜNSÜR

