Büyükşehir Belediyesi’nin Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gazetecilerle birlikte gezen ve ilgililerden bilgi alan Başkan Muhittin Böcek, “Buraya 98 milyon lira para harcadık ve can dostlarımıza yakışan alan oldu” dedi. Sık sık deprem bölgesine giden ve büyükşehirin çalışmalarını yerinde denetleyen, depremzedelerin talep ve isteklerini bizzat ağızlarından dinleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile ilgili gazetecilere bilgi verirken, “Oradaki depremzede hayvanlarımız da buraya geldi. Vatandaşlarımız da, Antalya halkı da, Türk halkı da birlik ve beraberliği yangında da gördük, her yerde gördük. Bazı bizi göremeyenler de oldu büyüklerimizden ama onlara da kırgınım” dedi ve sitemini iletti.
Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni gezdi. Daha sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Böcek, “ Bugün, sizlerle beraber, Antalya Büyükşehir Belediyemizin can dostlarımız için yapmış olduğu 84 dönüm arazi üzerindeki hayvanlarımız için, kedilerimiz ve köpeklerimiz için yapmış olduğumuz, ameliyathanesi de dahil olmak üzere tüm birimlerini birlikte gezdik. Tüm hayvanseverlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Buraya 98 milyon lira para harcadık ve can dostlarımıza yakışan alan oldu” dedi.
Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin seçim bildirgesinde olan bir proje olduğunu hatırlatan Başkan Muhittin Böcek, şöyle devam etti.
“ Burada, 24 veteriner arkadaşım, 12 tekniker arkadaşım, hayvan bakıcısı kardeşlerimle birlikte 81 personelimiz çalışmaktadır. Şuanda 121 engelli köpeğimiz, 66 engelli kedimiz, yasaklı olan 147 köpeğimiz vardır. Ayrıca, toplam şuanda 524 köpek, 214 kedimiz var. Günlük 60 civarında kedi ve köpeğimiz geliyor. Biz bunları yaparken, tüm kent adına, gelirken “planlı ve kurallı bir kent için geliyoruz” demiştik, o anlamda çalışıyoruz.”
KILIÇDAROĞLU’NDAN 13 NCÜ
CUMHURBAŞKANI
OLARAK BAHSETTİ
“Sırasıyla, vatandaşlarımıza 31 Mart seçimlerinde ne söylediysek onları da teker teker hayata geçirmeyi başardık” diyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Zaten 13.Cumhurbaşkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile 45 ayda 80 proje açılışımızı gerçekleştirmiştik. Bugün de burada 84 dönüm alan üzerindeki merkezimizde buluştuk” derken, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’ndan 13 ncü Cumhurbaşkanı olarak sözetmesi dikkatlerden kaçmadı.
HAFTA SONLARI VATANDAŞLARIMIZIN
ZİYARETİNE AÇIK
Başkan Böcek, Cumartesi ve Pazar günleri vatandaşların Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret edebilieceklerini kaydetti.
BİZİ GÖRMEYENLERE KIRGINIM
“Deprem bölgesinden Cengiz kardeşimiz 162 saat sonra kurtulmuştu. Antalya’mıza geldi, beni de ziyaret etti. Bizleri duygulandırdı, ağlattı. 14, 17 ve 18 yaşında 3 oğlu ile eşini kaybetti. Çok acılar çekildi” diyen Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “ Oradaki depremzede hayvanlarımız da buraya geldi. Vatandaşlarımız da, Antalya halkı da, Türk halkı da birlik ve beraberliği yangında da gördük, her yerde gördük. Bazı bizi göremeyenler de oldu, büyüklerimizden “ diyerek, onlara da kırgınlığına da özel vurgu yaptı. * Ersin ÖZENÇEL - Fotoğraf: M. Salih ÖZGÜNSÜR
Konyaaltı’nın tarihi Podcast’te
Dijitalleşme yolundaki çalışmalarıyla dikkat çeken Konyaaltı Belediyesi, popüler müzik dinleme programı Spotify’da şimdi de bölgenin tarihini anlatan ‘podcast’lere başladı.
Konyaaltı Belediyesi dijital dönüşüm adı altında başlattığı çalışmalara bir yenisini ekledi. Dünyaca ünlü popüler müzik dinleme programı olan Spotify’daki hesabıyla müzik tutkunlarını birbirinden farklı müziklerle buluşturan Konyaaltı Belediyesi, burada yapılan ‘podcast’ler ile de bölgenin tarihi, turistik ve doğal alanlarını dinleyicilerine tanıtıyor.
Uzmanların çalışmaları
Arkeologlardan, tarih bilimcilere ve yazarlara kadar konunun uzmanlarının yaptığı çalışmalarla tarihi, turistik ve doğal güzelliklerin anlatıldığı hesapta, “Konyaaltı İlçesinin Tarihçesi”, “Gürsu-Roma Hamamı”, “Konyaaltı Sahili Obalar”, “Sıçan Adası’nın Sırrı”, “Feslikan Yaylası ve Güreş Sporu’nun Kısa Tarihi” başlıklarında ‘podcast’ler yer alıyor.
Gürsu-Roma hamamı
“Konyaaltı İlçesinin Tarihçesi” ‘podcast’inde Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik’in hazırladığı Konyaaltı Tarihi adlı çalışması yer alırken, Gürsu-Roma Hamamı ‘podcast’inde ise Geç Roma Dönemi’nde bir hamam olarak inşa edilmiş ve zamanın şiddetli tahribine direnerek günümüze kısmen ulaşabilmiş olan hamamın kazı başkanlığını yürüten arkeolog Azize Yener tarafından hazırlanan çalışma, izleyicilere akıcı bir dille aktarılıyor.
Nerede o eski obalar
Bundan 20 yıl öncesine kadar Konyaaltı Sahili’nde yer alan Antalyalıların yaz aylarını geçirdikleri obaların bilinmeyen tarihi ise Konyaaltı Sahili Obalar ‘podcast’inde dinleyicilere aktarılıyor. İlk olarak 1956 yılında açılan obaların ilginç tarihi yazar ve rehber Hüseyin Çimrin’in kaleminden kayda geçiyor.
Sıçan Adası’nın sırrı
Tarihte çeşitli işlevler görmüş olduğu belirlenen Sıçan Adası’nın sırrı ise yine Konyaaltı Belediyesi’nin Spotify hesabındaki podcast ile dinleyicilerin beğenisine sunuluyor. Sıçan Adası’nın bilinmeyen yönleri Akdeniz Üniversitesi Yunan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak’ın çalışmalarıyla dinleyiciye aktarılıyor.
Feslikan ve güreşler
Ata sporu olan ve 25 yıldır Konyaaltı Belediyesi tarafından düzenlenen Feslikan Yağlı Güreşleri’nin ve Feslikan Yaylası’nın öyküsü de yine renkli ‘podcast’ler arasında yerini alıyor. Podcast’te tarihçesi, M.Ö. 3000-4000 yıllarına kadar uzanan güreş sporu ve Feslikan Yaylası’nın bilinmeyen yönleri ele alınıyor.
Konyaaltı Belediyesi dijital dönüşüm adı altında başlattığı çalışmalara bir yenisini ekledi. Dünyaca ünlü popüler müzik dinleme programı olan Spotify’daki hesabıyla müzik tutkunlarını birbirinden farklı müziklerle buluşturan Konyaaltı Belediyesi, burada yapılan ‘podcast’ler ile de bölgenin tarihi, turistik ve doğal alanlarını dinleyicilerine tanıtıyor.
Uzmanların çalışmaları
Arkeologlardan, tarih bilimcilere ve yazarlara kadar konunun uzmanlarının yaptığı çalışmalarla tarihi, turistik ve doğal güzelliklerin anlatıldığı hesapta, “Konyaaltı İlçesinin Tarihçesi”, “Gürsu-Roma Hamamı”, “Konyaaltı Sahili Obalar”, “Sıçan Adası’nın Sırrı”, “Feslikan Yaylası ve Güreş Sporu’nun Kısa Tarihi” başlıklarında ‘podcast’ler yer alıyor.
Gürsu-Roma hamamı
“Konyaaltı İlçesinin Tarihçesi” ‘podcast’inde Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik’in hazırladığı Konyaaltı Tarihi adlı çalışması yer alırken, Gürsu-Roma Hamamı ‘podcast’inde ise Geç Roma Dönemi’nde bir hamam olarak inşa edilmiş ve zamanın şiddetli tahribine direnerek günümüze kısmen ulaşabilmiş olan hamamın kazı başkanlığını yürüten arkeolog Azize Yener tarafından hazırlanan çalışma, izleyicilere akıcı bir dille aktarılıyor.
Nerede o eski obalar
Bundan 20 yıl öncesine kadar Konyaaltı Sahili’nde yer alan Antalyalıların yaz aylarını geçirdikleri obaların bilinmeyen tarihi ise Konyaaltı Sahili Obalar ‘podcast’inde dinleyicilere aktarılıyor. İlk olarak 1956 yılında açılan obaların ilginç tarihi yazar ve rehber Hüseyin Çimrin’in kaleminden kayda geçiyor.
Sıçan Adası’nın sırrı
Tarihte çeşitli işlevler görmüş olduğu belirlenen Sıçan Adası’nın sırrı ise yine Konyaaltı Belediyesi’nin Spotify hesabındaki podcast ile dinleyicilerin beğenisine sunuluyor. Sıçan Adası’nın bilinmeyen yönleri Akdeniz Üniversitesi Yunan Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak’ın çalışmalarıyla dinleyiciye aktarılıyor.
Feslikan ve güreşler
Ata sporu olan ve 25 yıldır Konyaaltı Belediyesi tarafından düzenlenen Feslikan Yağlı Güreşleri’nin ve Feslikan Yaylası’nın öyküsü de yine renkli ‘podcast’ler arasında yerini alıyor. Podcast’te tarihçesi, M.Ö. 3000-4000 yıllarına kadar uzanan güreş sporu ve Feslikan Yaylası’nın bilinmeyen yönleri ele alınıyor.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.04 17:31:21
Son Düzenlenme Tarihi :
Düzen: “Korkunun ecele faydası yok”
Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibinin tertiplediği kahvaltılı toplantısına katıldı. Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde” dedi.
Saadet Partisi Antalya İl Kadın Kolları Başkanlığınca teşkilat binasında tertiplenen kahvaltılı toplantıya katılan Saadet Partisi İl Başkanı Ramazan Düzen seçim gündemi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Bu toplantıyı tertipleyen İl Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler ve ekibine teşekkür ederek sözlerine başlayan İl Başkanı Ramazan Düzen, “Bizim derdimiz kavga etmek değil. İktidar yandaşları yeri geldiği zaman işi çığırından çıkarıp bir kavga ortamı oluşturmayı adeta zorluyorlar son zamanlarda. Ama inşallah korkunun ecele faydası yok’ diye bir tabir var bizde. Bu korku bu arkadaşların siyasetteki sonlarını getirecek. Aslında bir bakıma onlar da memnun olacaklar bunaldılar çünkü. Bu işi nasıl bırakacaklarını bilemiyorlar. Ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Hepimiz pazar günü inşallah kanaatlerimizi sandıkta ifade edeceğiz” dedi.
Biz seçimin huzur içinde, barış içinde geçmesini arzu ediyoruz diyen Düzen, Demokrasilerde seçim en önemli konudur. Seçimin mutlaka huzurlu bir ortamda yapılması icap eder. İnsanlar kendileri ve kendi ülkelerini geleceği için oy kullanırlar. Bundan kimsenin korkmaması icap eder diyerek; “Ancak seçimlerde bir başka husus daha var. Siyasi partilerin adayları, siyasi partilerin temsilcileri seçime giderken halkı yanıltmamalıdırlar. Yalandan, iftiradan ve hakaretten uzak durmaları icap eder. Bugün farklı kanaatlere sahip olabiliriz. Yarın iktidar değiştiğinde gerçekleri görür gerçekleri kabul etmek mecburiyetinde kalırız ama bundan dolayı birbirimizle kavga etmemizin ihtiyacı yok” diye konuştu.
Düzen, konuşmalarında şu ifadeleri kullandı:
“Bizim ilk hedefimiz neden bir araya geldik. Altı siyasi parti bugün değil bundan 5-6 sene önce de bir araya geldik. Temel sebep, bugünkü başkanlık sisteminden kurtulmak. Bugünkü haliyle başkanlık sistemi diktatörlüğe eviriliyor. Dediğim dedik. Kimsenin fikrine itibar etmem. Meclis mi? ‘Benim nazarımda hiçbir kıymeti yok’ noktasına geliyor. Bundan dolayı da biz başkanlık sistemini mutlaka değiştirip bir müzakere, istişare ortamının doğmasını sağlayacağız. İhtisas sahibi arkadaşlarımız, kardeşlerimiz farklı konularda fikirlerini tartışıyorlar. Projeler hazırlıyorlar ama geldiğimiz nokta şu oldu. Biz bu seçime gittiğimiz zaman bu seçimden sonra sistem değişene kadar altı partinin liderleriyle birlikte istişare ederek karar vereceğiz. Adımımız bu oldu, çok açık ve net. Cumhurbaşkanlığı yardımcısı konusu böylece gündeme geldi. İstişareye hazır olmayanlar istişare ne olur bilmeyenler altı kişi bir araya gelecek. İki tane belediye başkanlarımız da cumhurbaşkanlığı yardımcılığını üstlenecekler. Nasıl Türkiye’yi idare edecekler? Bırak sen altı kişiyi, 600 kişilik mecliste istişare etmek mecburiyetindesin. Bunu akıllarına bile getirmeyenler bir konuda altı kişinin, sekiz kişinin bir araya gelip meseleleri tartışmasını karar almanın önünde bir engel gibi görüyor. Bu arkadaşlar demokrasi nedir hala anlamamış, içselleştirememişler demokrasiyi. Bunu unutamayız. Biz birbirimizin düşmanı değiliz, savaşa gitmiyoruz. Birbirimizle taban tabana zıt fikirlerimiz olabilir ancak biz bu fikirlerimizi, düşüncelerimizi kavga etmek için değil birbirimize anlatmak ikna etmek için gündeme getiririz. Neticede bir karar veririz… Bu seçimlerde bir numaralı hedefimiz bugünkü başkanlık sistemini değiştirmektir.”
Avrupa’da herkes yoksulluk sınırının üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altına mahkum ediliyoruz diye konuşan Düzen. Sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ama şunu da biliyoruz. Meclis devreye girecek, Anayasa değiştirilecek. Bu bir süreç gerektiriyor. Mecliste 400 kişilik bir çoğunluğumuz olursa bu süreç kısalır. Burada Antalyalılara da büyük mesuliyet düşüyor. Seçime gittiğimiz zaman Antalya’da bir patlama yapmamız gerekiyor… Ele alacağımız konuların başında her zaman mağdur insanlarımız geliyor. Şimdi Kanun Hükmünde Kararname mağdurları olan kardeşlerimiz var. Kirasını ödeyemeyen, çalışan insanımız var. İşçimiz var. Emeklimiz memurumuz var. Borç almış, borcunu ödeyemeyen esnafımız var. Biz her mağdur kardeşimizin elinden tutmayı görev vaat ediyoruz. Şu bizdendi, şu bizden değildi diye bir ayrım yapmadan bu hizmetleri gerçekleştireceğiz. Onun için kim nerede olursa olsun mağdursa şu anda problemlerini çözemiyorsa bir pandemi dönemi yaşadık arkasından bir deprem hadisesi ile karşı karşıya geldik. İnsanlarımız perişan oldu. Elbette borcunu ödeyemeyen esnafın tepesine yumruk vuramayız. Memurumuz, çiftçimiz, işçimiz, esnafımız hepsi bizim kardeşlerimiz elbette biz onların derdiyle dertlenmeyi görev addediyoruz. Bu arkadaşlarımız belli konularda Sayın Cumhurbaşkanımızın ısrarla ‘Ben ekonomistim bana güvenin ekonomiyi bana bırakın, kısa zamanda nasıl düzelteceğim’ demişti. Biz bu sözü unutmuyoruz. Ama bir gerçeği gördük ki Sayın Cumhurbaşkanı ülkenin ekonomi problemlerini çözemedi. Çözmek bir taraf daha korkunç boyutlara çıktı. Çalışan insanlarımızdan büyük bir kesim asgari ücretin altında maaş alıyor. Açlık sınırının altında ücret alıyor biz buna rıza gösteremeyiz ki. Ne işveren ne devlet böyle bir anlayışta olamaz. Biz insanlarımız sadece karnının doymasını değil bütün ihtiyaçlarını karşılayacak bir ücreti almasını isteriz. Avrupa’da çalışan emekli olan memurluk yapan emekli herkes yoksulluk sınırın üzerinde ücret alırken biz neden açlık sınırın altında ücret almaya mahkum ediliyoruz.”
Düzen, Sadece ekonomi değil şu anda memleketimizde huzur içinde değil. Neden? Başına bir sıkıntı geldiğinde bir problemle karşı karşıya kaldığında adalete güvenemiyor ifade ederek; “Bir yerde adalet olmazsa o ülkede yaşanamaz zulüm var demektir. Bizim inancımızın temelinde de bu yatar. Müslümanlıktan bahsediyorlar. Peygamber efendimiz ne buyurmuş, ‘İslam güzel ahlaktır’ diyor. Güzel ahlakın başında da adalet gelir. Harama el uzatmamak gelir. Yolsuzluktan vazgeçmek, israfı terk etmek gelir. Siz bunların hepsini yapacaksınız ondan sonra da alnı secdeye gelenlerle şampanya patlatanlar arasında tercih yapıyormuşuz diye bir safsata ortaya atacaksınız. Yok arkadaş. Biz güzel ahlakın Müslüman’ın şiarı olduğuna inanıyoruz. Hem yolsuzluk yap hem de alnım secdeye de yahu. Cenabıhak’tan en büyük cezaya sen müstahak olursun. Bundan dolayıdır ki, gençler arasında İslam’a temayülde bir azalma görüldü. Neden? Bu laflarla İslam’ı tarif etmeye insanlar kalkarsa bir genç niye Müslümanlığa özensin? Özenmez. Biz bu anlayışı kökünden değiştireceğiz. Her ilimizde yatırımlar olacak. Adalet denilen mefhum bizim en başta taşıdığımız levha olacak. Biz şahsiyetli bir dış politika güdeceğiz. Çevremizde, her ülkeyle uyum içinde bir politika sürmeye kararlıyız. İki şey önemli bizim için. Birincisi; Türkiye Cumhuriyeti olarak sınırlarımızı korumakta kararlıyız. Hiçbir suretle bu sınırları değiştirecek bir politika içine girmeyiz. Buna rıza göstermeyiz. Başkalarının sınırlarına tecavüz etmeyi de istemeyiz. İkincisi de biz aile mefhumumuzu mutlaka koruyacağız. Aile toplumun temelidir. Aile ile mefhumu ortadan kalkarsa o ülkede huzur olmaz. El birliğiyle aile mefhumunu güçlendirmek için ellimizden her şeyi göstereceğiz. Pazar günü oyların sandıklara atıldığı gün olacak. Pazartesi günü de inşallah bayram günü olacak" diye sözlerini noktaladı. -BLD.BSN.

