SON DAKİKA
header-ad

Hızırcan Çakıroğlu: “Otele vereceğiniz parayla mavi tura çıkabilirsiniz”

Deniz tutkusunu kurucusu olduğu yat kiralama şirketi Sparkles Yatçılık ile işe dönüştüren Hızırcan Çakıroğlu’ndan tatil planı yapanlara çağrıda bulunarak, “Tatil planınızda mavi tura şans verin. Otele vereceğiniz para ile mavi tura çıkabilirsiniz. Üstelik hiçbir otel tatili mavi turun tadını veremez” dedi.
Tatil denince genel olarak akla beş yıldızlı oteller geliyor. Çoğu kişi tatilini her şey dahil sistem bir otelde geçirmenin en iyi seçenek olduğunu düşünüyor. Ancak otel tatillerinde size tahsis edilen alanın dışına çıkamıyorsunuz. Oysa keşfedilecek yüzlerce farklı koy, mavi ile yeşilin iç içe geçtiği birçok doğal güzellik var. Yat kiralama şirketi Sparkles Yatçılık’ın kurucusu Hızırcan Çakıroğlu, otel tatili ile mavi tur seçeneği arasında kalanlar için değerlendirmelerde bulundu.

“Tekne tatili pahalı algısı yanlış”
Günümüzde beş yıldızlı tatil seçeneklerinin tekne tatili ile kıyaslandığında hemen hemen yakın fiyatlarda olduğuna dikkat çeken Hızırcan Çakıroğlu, “İnsanlar mavi tura çoğunlukla ekonomik olarak mesafeli yaklaşıyor ama durum hiç de öyle değil. Otel tatili ile tekne tatili arasında neredeyse fark yok diyebiliriz. Üstelik mavi turun sunduklarını da hesaba katarsak fiyat olarak makul kaldığı bile söylenebilir. Doğru zamanda rezervasyon yapılarak keyifli ve ekonomik tatil mümkün” şeklinde konuştu.

“Mavi tur sizi özgür kılar”
Çakıroğlu, mavi tur ve tekne kiralamanın otel tatiline göre fiyat dışındaki avantajlarını ise şöyle sıraladı: “Mavi tur tatilleri sizi özgür kılar. İstediğiniz lokasyona gidip yeni koyları keşfedebilirsiniz. Yüzme, diving, doğa yürüyüşleri, balık tutma ve antik şehirleri gezme gibi birçok etkinlik arasından dilediğinizi yapabilirsiniz. Tüm bunların yanında yıldızların altında uyumanın keyfini de çıkarabilirsiniz ki bunun paha biçilemez bir deneyim olduğunu düşünüyorum.”

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.05 10:43:30
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






TGK’nın, BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay’ı ziyareti üzerine !

Genel Başkan Nuri Kolaylı’nın başkanlığındaki Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’ndan bir heyet Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne atanan Abdülkadir Çay’a ‘hayırlı’ olsun ziyaretinde bulundular.

Bu ziyaretin sadece ‘hayırlı olsun’ dan ibaret olmadığını Genel Müdürü Çay’a sunulan ‘Basının Sorunları ve Çözüm Önerileri’ Raporundan anlarken, heyette Marmara Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı BİK Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ergün, Karadeniz Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Erdoğan Erişen ile Burdur Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve BİK Genel Kurul Üyesi Kürşat Tuncel’in de bulunması, yine Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Müftüoğlu da görüş ve önerileriyle katkı sunması bana göre son derece verimli bir  ziyaret olmuştur, diye düşünüyorum.

Kasım ayının son haftasında toplanacak ve mevzuat değişikliklerini masaya yatıracak genel kurul öncesinde TGK’nın bu ziyaretinin gerçekleşmesi daha da önemli hale gelirken, sayın genel müdüre ‘Basının Sorunları ve Çözüm Önerileri Raporu’ da sunuldu.

Sözkonusu raporun içeriğinde her ne kadar neler olduğunu bilmeme rağmen, Bolu’da yapılan başkanlar kurulu ile ilgili federasyonun resmi sitesinden yapılan açıklamadan üç aşağı- beş yukarı neler olduğunu tahmin ediyorum.

Mesela; yerel gazetelere yönelik ‘güç birliği’ çağrılarının yerel gazeteler ve çalışanlar üzerindeki olumsuz sonuçlarının sayın genel müdüre aktarıldığını düşünüyorum.

******

Bu ‘güç birliği’nin sonucunda (aslında Antalya’da gazeteler güç birliği içine girmedi. 5 gazete, resmi ilan yayınlayan diğer 6 gazete tarafından para ödenerek ilandan düşürüldü) sadece en az 30 gazeteci işinden olmakla kalmamış, Antalya’da yayınlanan gazetelerin tamamına yakınını basan ve yine en az 30 kişinin çalıştığı matbaa da kapatılmak zorunda kalınmış, böylece toplamda sadece Antalya’da en az 60 kişi işsiz kalmıştır.

Matbaa kapanınca gazetelerin sadece baskı masrafları durduk yerden 3-5 bin lira arasında artarken,  umarım ilerleyen süreçte birde ‘tekelleşme’ süreci de yaşanmaz.

Basit bir hesapla devletin sadece Antalya’dan SGK kaybı en az  500 bin lira olduğunu da ayrıca not düşüyorum.

Bu durum Türkiye genelinde bir değerlendirme yapılarak ve istatistiki rakam verilerek sayın genel müdüre sunulan raporda yer almış olmalı.

*****

Basın İlan Kurumu’nun o dönemdeki genel müdürü sayın Cavit Erkılıç  ‘güç birliği’nin nihai hedeflerini, ‘bu yayınlarımızın artık yapması gereken kazandıkları ekonomik güçle insan kaynağına yatırım yapmalarıdır. Çalışan sayısını asgarinin üzerine çıkarmaları; kıdemli ve usta diyebileceğimiz gazeteci sayısını artırmaları gerekmektedir. Diğer taraftan teknoloji başta olmak üzere tüm alt yapı ihtiyaçlarını vakitlice karşılamalarıdır. Tüm bunların bir sonucu olarak baskı kalitesi ve sayfa sayısı yüksek, içeriği zengin, gündem belirleyen, nitelikli ve okunabilir gazetelere kavuşmaktır” diye açıklarken, bu hedeflerin bırakın tamamını 1’i bile yerine getirmemiştir.

Gazeteler  ‘aynı tas, aynı hamam’ mantığıyla yayınlarını devam ettiriyorlar.

Yani iyi niyetli amaçlanan nitelikli ve güçlü gazete  düşüncesi doğmadan ölmüştür.

******

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Başkanlar Kurulu’nun sonuç bildirgesinde her ne kadar internet haber siteleri başlığı altında ‘Yerel çeşitliliği koruyacak düzenlemeler yapılmalı, ilan dağıtımında çok sesliliği gözeten dengeleyici hükümler gözetilmeli” dense de...

Yazılı basında da yerel çeşitliliği koruyacak ve etkinliğini arttıracak düzenlemelere de acil ihtiyaç var.

Herşeyden önce daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi;

Basın İlan Kurumu’nun, Kasım ayında gerçekleştireceği ve mevzuatın yeniden şekillendirileceği genel kurulda resmi ilan dağıtımı kontenjanında yapılacak bir düzenlemeyle, merkez ve ilçelerin tamamına ulaşabilen, nitelikli ve etki gücü yüksek gazetelerin yayınlanabilmesi için teşvik edici, özendirici  kararlar mutlaka alınmalı.

Böyle bir kararın alınması halinde;

2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu  gereği ihalenin yapılacağı yerde çıkan gazetede yayınlanan ama işin ya da kiralamanın yapılacağı ilçeye ulaşmayan gazetede yayınlanan ihale ilanından o ilçedeki vatandaşların da haberi olur.

Bazı ilçelerde, resmi ilan yayınlama hakkına sahip gazete bulunmuyor. Bu ilanlar, o ilçeye ulaşmayan merkezdeki bir gazetede yayınlanıyor. Her ilçeye ulaşan gazetelerle artık o ilçede yaşayan vatandaşta, yapılacak ihaleden bilgi sahibi olur.

Bazı kurumlar tarafından birden fazla ilçeyi ilgilendiren ihaleler tek bir ilanda toplanıyor ve bu ilanlar genelde ilçelere ulaşmayan merkezde yayınlanan gazetede yayınlanıyor. Bazen bir ilçe gazetesinde de aynı anda 3-5 ilçeyi ilgilendiren ihale ilanları yayınlanabiliyor.

Sonuçta yine her ilçeye ulaşan gazeteler sayesinde o ihale ilanından da o ilçelerdeki vatandaşlarda haberdar olur.

Nitelikli ve etki gücü yüksek gazete ya da gazeteler yayınlanınca resmi kurumların bugün gazeteler için dillendirdikleri yarın ise internet haber siteleri için dile getirecekleri “ilanlar karşılığını bulmuyor, niye ilan veriyorum’ yönündeki söylemlerde sona ermiş olacak.

*****

İl ve ilçelerde yayınlanan gazeteler  tirajı 50 bin altı gazeteler kategorisine girerken,  ulusal diye bildiğimiz birçok gazetenin de bu kategoride yer aldığını, artık bir çok mahkemenin ilan tercihinde bu ULUSAL gazeteleri tercih ettiğini ve yerel gazetelerin bu konuda da ciddi bir maddi kayıp yaşadıklarını görüyorum ve bu konuda da bir girişime gerekli olduğunu düşünüyorum.

******
Sonuç olarak;

Genel Başkan Nuri Kolaylı’nın başkanlığındaki Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’ndan bir heyet Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne atanan Abdülkadir Çay’a ‘hayırlı’ olsun ziyaretinde bulunmasını ve sorunları içeren bir dosya sunmalarını önemsiyorum.

Keşke sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a  direk ulaşılabilinse. 

Elbette TGK tarafından her gazete sahibinin içeriğine katkı sunduğu ve detaylardan da bilgi sahibi olduğu dört dörtlük bir rapor hazırlandıktan sonra. *  Erkin ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2025.11.12 09:23:30
Son Düzenlenme Tarihi : 2025.11.12 09:45:53





Kepez’den engelsiz kaldırım

Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, Çankaya Mahallesi Cem Karaca Caddesindeki kaldırım taşlarını yeniliyor. Kaldırım yenileme çalışmalarında engelli bireylerin yaya güvenliği içinde takip parke taşları döşeniyor.

İlçeyi daha güzel ve modern bir görünüme kavuşturmak için çalışan Kepez Belediyesi, cadde ile sokaklardaki yol ve kaldırım çalışmalarını da hummalı bir şekilde sürdürüyor. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, eskimiş olan kaldırım taşlarını da yenileyerek cadde ve sokakları göz kamaştıran görüntülere kavuşturuyor. Çankaya Mahallesi Cem Karaca caddesinde gerçekleştirilen kaldırım çalışmalarında da sona yaklaşıldı. İlk olarak Cem Karaca Caddesi’nde uzunluğu 1800 metre, eni 16 metre olmak üzere 28 bin 800 metre kare alanda sıcak asfalt çalışması yapıldı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, asfalt çalışmalarının ardından hız kesmeden kaldırım taşlarını yenilemek için kolları sıvadı.

Yayalara konforlu ve güvenli kaldırım

Kepez Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, 1800 metre uzunluğundaki yolun her iki tarafına yaya güvenliği için 2,5 metre genişliğinde kaldırım kazandırdı. Daha önce bir tarafı yapılan yolun şimdi diğer tarafına kaldırım taşı döşendi, eskimiş kaldırım taşları da yenilendi.  Caddeye 3 bin 800 metre bordür ve 4 bin 850 metre kare parke döşendi. Kaldırım taşı yenileme çalışmalarında engelli bireylerde unutulmadı.  Engelli bireylerin yaya güvenliği içinde takip parke taşları döşenerek, engelsiz kaldırımlar oluşturuldu. Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Çankaya Mahallesinin kaldırımları hem güzelleşiyor, hem de yayalar için daha güvenli hale getiriliyor. Kepez Belediyesi, ilçenin 68 mahallesinde yayaları güvenli ve konforlu kaldırımlarla buluşturmaya devam edecek.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.11.08 07:17:42
Son Düzenlenme Tarihi :