SON DAKİKA

logo

Antalya PTT Başmüdürlüğü 2 araç satıyor

Antalya PTT Başmüdürlüğü iki araç satacak.
PTT Başmüdürlüğü hizmetinde bulunan, ekonomik ömrünü doldurması nedeniyle tasfiye kararı alınan 2 araç pazarlık uslü satılacak.
SATILACAK ARAÇLAR:
2007 model Ford (Transit Connect 1.8 TDCİ)  sarı renkli, bakım gerektiren 07 VG 016 plakalı araç 48 bin 33 TL tahmini bedel üzerinden,
2008 model 07 BEU 92 plakalı Fiat Doblo 1,9 Cargomaxi kamyonet (kapalı kasa) araç 51 bin TL tahmini bedel üzerinden pazarlık uslü ile satılacak. Söz konusu araçta bakım gerektiriyor.
İhale 5 Mayıs 2023 tarihinde saat 14.00'de yapılacak. Teklifler Antalya PTT Başmüdürlüğü Satınalma Müdürlüğü’ne verilecek.
İhale şartnamesi 50 TL şartname bedlei yatırılmak suretiyle Satınalma Müdürlüğü’nden temin edilebilir.
Satılacak araçlar mesai saatleri içeriisnde park edildiği yer olan Antalya Posta / Kargo İşleme Müdürlüğü bahçesinde görülebilir. Alıcılar araçları çalıştıramayacak ve sürüş denemesi yapamayacak.
* ESİN KÜMBETLİOĞLU

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.24 12:51:56
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Darbenin ardından 43 yıldır acısı dinmedi, tek isteği soyadının geri verilmesi

12 Eylül 1980 darbesi sonrası idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına, kardeşinin ölümünün ardından soy isimlerinin değiştirildiğini ifade ederek, "Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye ..

12 Eylül 1980 darbesi sonrası idam edilen Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına, kardeşinin ölümünün ardından soy isimlerinin değiştirildiğini ifade ederek, "Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye yapıyorlar. Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi? Ben bu ızdırabı 43 yıldır yaşıyorum. Bu acıyı her sene çekiyorum. Hayatımız karardı, annem kardeşimin adını sayıklayarak öldü. Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz" dedi.
12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 43 sene geçti. Darbe sonrası cezaevlerinde 171’i işkence sonucu olmak üzere yaklaşık 300 kişi hayatını kaybetti, 50 kişi ise idam edildi. Mustafa Pehlivanoğlu da 7 Ekim 1980’de 22 yaşındayken Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi’nde asılarak idam edildi. Pehlivanoğlu’nun ağabeyi Oktay Fırtına o dönemi gözleri dolarak anlattı.

"Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi?"
Askeri ihtilalin sağ kesime yapıldığını belirten Fırtına, "Kardeşim o zaman cezaevinde bulunuyordu. Mahkemesi devam ediyordu. Kenan Evren soldan Necdet Adalı diye bir arkadaşı idam ediyor, sağdan da kardeşimi idam ediyorlar. Bunu da denge olsun diye yapıyorlar. Denge olsun diye genç bir fidan idam edilebilir mi? Askeri cuntanın ülkemizde yaptığı budur. Ben bu ızdırabı 43 yıldır yaşıyorum. Bu acıyı her sene çekiyorum. Hayatımız karardı, annem kardeşimin adını sayıklayarak öldü. Son sözü de Mustafa oldu. Bizi perişan ettiler, ailede bir ben bir de kız kardeşim kaldık. Ben gücüm yettiği kadar anılarını yaşatıyorum. Bu mektubunu 81 ile dağıttım" dedi.

"Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler"
Tek istediğinin soy isminin geri verilmesi olduğunu belirten Fırtına, "Geçen yıl eski İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu ile bir araya gelerek bu durumu görüştük. Her sene bu şekilde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın benimle bir kez görüşmesini istiyorum. Elimdeki tüm belgeleri teslim edeceğim. Kardeşim 3 parça halinde bize mektup yazarak, mektubunda suçsuz olduğunu belirtip, hakkımızı helal etmemizi istiyor. Bize idamını 2 gün sonra haber verdiler, annem ve babam görüşmek için gidiyorlar. Görüşemezsiniz diyorlar, savcılıkla görüşmek için gittiklerinde idam edildiğini söylüyorlar. Gazeteye bir bakıyorlar orada yazıyor. Cenazeyi kendileri defnediyorlar. 9 ay 10 gün sonra mahkeme kararıyla mezarını açtırdık, tespit yaptırdık" açıklamasına yer verdi.

"Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz"
Kenan Evren’in ülkeye yaptığı en büyük zararın ihtilal olduğunu belirten Fırtına, "1980 ihtilalinden sonra 15 Temmuz oldu. Onu da Kenan Evren’in harp okullarında yetiştirdiği öğrenciler Türkiye Cumhuriyetini yıkmak istediler. Allah’ın izniyle başaramadılar. Kenan Evren Paşa bizim soy ismimizin değiştirilmesini istiyor. Avukat neden diye sorduğunda da bizim zarar gördüğümüzü belirtiyor. Biz zaten zararı görmüşüz neden soy ismimizi değiştiriyorsunuz. Bizim bir müracaatımız olmadı, bize nüfus kağıtları kendisi geldi. Biz soy ismimizin geri verilmesini istiyoruz. Bunu yaparsa hükümetimiz yapar. Bizim gibi çok mağdur var. Acımız hiçbir şekilde dinmiyor, her yıl bu zamanlarda dünyamız kararıyor. Allah kardeşimizin mekanını cennet eylesin" ifadelerine yer verdi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.10 09:35:56
Son Düzenlenme Tarihi :





Enkaz kentte içleri ferahlatan salgın açıklaması

Depremin vurduğu Hatay’da herhangi bir salgının söz konusu olmadığına dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Tunga Barçın, Defne Devlet Hastanesi’nde tedavi edilen hasta sayısının günlük 2 bine ulaştığını söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da meydana geldi. Depremin ardından kentte sağlık alanında önemli yatırımlar yapılarak insanların sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için çalışmalar başlamıştı. Kısa sürede inşa edilen ve 29 farklı branşta hizmet veren Defne Devlet Hastanesi’nde günlük tedavi edilen hasta sayısı 2 bini buldu. Hatay İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Tunga Barçın, kentte yürütülen sağlık çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Defne Devlet Hastanesi’nde 29 poliklinikte 2 bin hastaya hizmet ettiklerini belirten İl Müdürü Tunga Barçın, “Defne 300 yataklı Devlet Hastanesi günlük ortalama yaklaşık 2 bin hastaya hizmet etmekte. Hem acil servisiyle hem poliklinikleriyle hem de yatan hasta servisleriyle sağlık hizmet sunumuna uzun süre önce başladık zaten. Bunun dışında 29 poliklinikle sağlık hizmetine devam etmekteyiz. Ana branşlarda kadın doğum, çocuk, dahiliye, ortopedi, genel cerrahi, beyin cerrahisi ve diğer branşlarda sağlık hizmeti sunumumuza devam ediyoruz” dedi.

“2023 yılında 7 sıtma vakamız var takip ettiğimiz, onların da hepsi importe”
Hatay’da takip edilen sıtma vakası sayısının 7 olduğunu ve bu vakaların il dışından geldiğine dikkat çeken Barçın, “Şimdi Hatay’da öncelikle bizim gördüğümüz, bize ulaşan herhangi bir salgın hastalık yaşamadık. Sıtma vakası, ilimizde 2023 yılında 7 sıtma vakamız var takip ettiğimiz. Onların da hepsi importe. İmporte ne demek, yani Hatay’da almamış başka bir yerde sıtma olmuş, bizde tedavisi devam eden hasta grubu demek. Şu anda biz sıtma salgını görmedik. Bunun dışında özellikle yemeklerden bulaşan ya da suyla bulaşan herhangi bir şekilde bir hastalığa da rastlamadık. Bununla ilgili ne tür çalışmalar yaptık. Özellikle Sağlık İl Müdürlüğü bünyesindeki Halk Sağlığı Bulaşıcı Hastalıklar birimi konteyner kentlerde ve çadır kentlerde bu konularda ciddi anlamda eğitimler vermekte. Sahada yoğun bir ilaçlama faaliyetlerimiz de devam etmekte. Buna bağlı olarak da herhangi bir salgın hastalığa rastlamadık” diye konuştu.

“Herhangi bir şekilde sağlık personeli yetersizliğine rastlamıyoruz”
Deprem öncesine oranla sağlık çalışanı sayısında artış olduğuna dikkat çeken Barçın, “Depremden önce Hatay ilimizde 17 bin 350 sağlık çalışanı vardı. Depremden sonra sağlık personeli sayılarımız 18 binin üzerine çıktı. Yaklaşık bin kişi artış oldu sağlık personeli sayısında. Aynı zamanda depremden sonra 4 bin 950’ye yakın yeni sağlık personeli atandı. Şu anda sadece kadrosu Hatay’da olan personelimizle ilimizi idare ediyoruz. Herhangi bir şekilde sağlık personeli yetersizliğine rastlamıyoruz. Herhangi bir şekilde tıbbi sunumunda da bir yetersizliğimiz söz konusu değil. Personelimiz yeterli” ifadelerini kullandı.

Hatay’da Temmuz ayında 950 bin hastaya sağlık hizmeti verildi
Temmuz ayı içerisinde 950 bin hastaya sağlık hizmeti verildiğine dikkat çeken Barçın, “Şimdi Hatay’da toplam 15 ilçemiz var. Tüm ilçelerimizde, tüm hastanelerimiz tam kapasiteyle aktif sağlık sunumuna başladı. Öncelikle bunu söyleyebiliriz. Burada küçük bir veri vermek gerekirse, Hatay’da acil servislerde, sadece Temmuz ayı içerisinde baktığımız hasta sayısı 293 bin. Toplam polikliniklerde baktığımız hasta sayısı 645 bin. Yani 950 bin hastaya sadece Temmuz içerisinde hem poliklinik hem de acil servis hizmetlerini verdik. Bunun dışında 6 bin 500 toplam ameliyat yaptık, sadece Temmuz ayı içerisinde 6 bin 500 ameliyat yaptık. Bin 27 tane doğumumuz oldu. Bu bin 27 doğumdan da sadece bizim primer sezeryan dediğimiz yani ilk sezeryan oranımız 83 hastamız. Yani yüzde 10’un da altında. Bu da bizim için güzel bir gelişme. Normal doğumu da aynı şekilde bu sürece teşvik ediyoruz. Toplam Temmuz ayı içerisinde, bin 40 kişiye anjiyo yaptık. Şimdi bizim toplam sevk sayımız 20 bandında il dışına. Hatta hafta sonu 18 bantlarını da görüyoruz. 20 hasta sevk sayısına kadar düştük. Bu da bizim ilimizin artık sağlığının kapasitesinin ilin ihtiyacını karşılayabileceği düzeye geldiğini gösteriyor. Bu toplam muayene sayıları için de muayene sayıları için de özeller hariç ve aynı zamanda birinci basamak dediğimiz aile sağlığı merkezleri de hariç” şeklinde konuştu.
Hastaneye gelen ve hizmetten dolayı memnun olduğunu dile getiren vatandaşlardan Muhammet Ali Cingöz, “Devlet Hastanesine geldim. İyi çok şükür, bir sıkıntı yok. Herkes iyi davranıyor. Hizmeti iyi, herhangi bir sıkıntı yok çok şükür, devletimiz kısa sürede bitirdi, tedavimi oluyorum” ifadelerine yer verdi.
Kızını tedavi için Defne Devlet Hastanesi’ne getirdiğini belirten Müfide Balıkçı da, “Ben ilk defa geliyorum. Her şey güzel. Tedavi için geldik, kızım rahatsız. Onun için geldim. Yani güzel gördüm her şeyi. Allah şifa versin herkese” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 16:35:23
Son Düzenlenme Tarihi :