SON DAKİKA

Başkan Böcek: “Antalya’mız, tarımda üretim kapasitesiyle 1’inci sırada”

Türkiye’nin ilk tarım fuarı olma özelliğini taşıyan Hasyurt Tarım Fuarı’nın tanıtım toplantısında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Fuarımızda ziyaretçiler; yeni hizmet ve ürünleri tanıyacak, yapacakları görüşmelerle çalışmalarına katkı sağlayacaklardır. Ayrıca yeni iş ve ticari birliktelikler kurarak ürün ve üretimlerini daha değerli hale getirme fırsatlarını bulacaklardır. Ülkemizin örtü altı tarımının yüzde 50’sini gerçekleştiren Antalya’mız, üretim kapasitesiyle 1’inci sırada yer almaktadır” sözlerine yer verdi.
Türkiye’nin ilk tarım fuarı olma özelliğini taşıyan Hasyurt Tarım Fuarı, 26-29 Nisan 2023 tarihleri arasında 26’ncı kez tarım sektörünü bir araya getirecek. Fuarın tanıtım toplantısı Antalya Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda Antalya’nın turizmin olduğu gibi tartımında başkenti olduğunu belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Son olarak 2014 yılında 24’üncüsü düzenlenen, 7 yıldır yapılmayan Hasyurt Tarım Fuarını bildiğiniz gibi geçen yıl uzun bir aradan sonra 25’incisini “Eski Yerinde, Yeni Yüzüyle” mottosuyla gerçekleştirmiştik. Bu yıl da 26’ncısını 26-29 Nisan 2023 tarihleri arasında tarımın verimli toprakları Finike’mizde gerçekleştireceğiz. Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak göreve geldiğimiz günden bu yana, Antalya için tarımın en önemli sektörlerden biri olduğu bilinciyle Yerelden Kalkınma Projelerimiz ile çiftçimizi, üreticimizi her daim destekliyoruz” dedi.

“Ülkemizin örtü altı tarımının yüzde 50’sini gerçekleştiren Antalya”
Planlı ve sürdürülebilir bir tarım için Antalya’nın 19 ilçesinde üreticilerle ve çiftçiyle işbirliği içerisinde çalışmaya devam ettiklerini belirten Başkan Böcek, “Bundan hareketle; tarım sektöründeki paydaşların biraraya geldiği, tarımın kalkınmasına ivme kazandıran fuarlarımızdan biri olan Türkiye’nin ilk tarım fuarı Hasyurt Tarım Fuarına da önem veriyoruz. Gerçekleştirilecek fuarımızda ziyaretçiler; yeni hizmet ve ürünleri tanıyacak, yapacakları görüşmelerle çalışmalarına katkı sağlayacaklardır. Ayrıca yeni iş ve ticari birliktelikler kurarak ürün ve üretimlerini daha değerli hale getirme fırsatlarını bulacaklardır. Ülkemizin örtü altı tarımının yüzde 50’sini gerçekleştiren Antalya’mız, üretim kapasitesiyle 1’inci sırada yer almaktadır. Türkiye’nin sebze ihtiyacının yüzde 40’ı, yaklaşık 30 bin kayıtlı çiftçimizin yer aldığı Kumluca, Finike, Demre ve Kaş ilçelerimizden yani Batı Akdeniz kuşağından karşılanmaktadır” sözlerine yer verdi.

“Biliyoruz ki “Üreten ülke güçlü ülkedir”
Başkan Böcek konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Batı Akdeniz tarım bölgemizin sahip olduğu üretim kapasitesi ve potansiyeliyle, Hasyurt Tarım Fuarının geçmişten gelen tecrübesiyle önümüzdeki yıllarda fuarın uluslararası boyuta taşınmasını ve marka değerini pekiştirmesini hedefliyoruz. Organize edeceğimiz bu büyük tarım buluşmasında sektörün tüm paydaşlarının yerlerini almalarını bekliyor, tüm üreticilerimizi fuarımıza davet ediyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli tarımdır” sözünden hareketle tarıma yönelik desteklerimiz artarak devam edecektir. Biliyoruz ki “Üreten ülke güçlü ülkedir.”

“Bu yıl ziyaretçi hedefimiz 25 olarak belirledik”
ATB Başkanı Ali Çandır ise, “Birlikte hareket ederek bu yolculuğa çıktık. Fuarımızın bu yıl 26’ıncısını gerçekleştireceğiz. Geçen yıl başarılı bir fuar gerçekleştirdik. Antalya’yı tanımlarken öncelikli olarak tarımın başkenti dememiz gerekir. Tarım turizmden önce gelir. Tarımın başkenti Antalya turizmin de başkenti diyebiliriz. Fuarımızda önemli programlarımız olacak. Bir de çekiliş bölümü oluşturduk, 7 çiftçimize fide, 20 çiftçimize gübre vereceğiz, 16 çiftçimize naylon desteği, 4 çiftçimize de aileleri ile birlikte tatil hediye edeceğiz. Fuarın alanını bu yıl 8 bin 500 metrekareye çıkardık. 95 katılımcı firmamız var. Bu yıl ziyaretçi hedefimiz 25 olarak belirledik” dedi.
Toplantıda Finike Belediye Başkanı Mustafa Geyikçi, Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Fahri Özen, Kumluca Ticaret Borsası Başkanı Fatih Durdaş, Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu ve Tarım İl Müdürü Gökhan Karaca da hazır bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.24 13:58:43
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






RT Antalya Radyosu'ndan Yıl Sonu Konseri

 

TRT Antalya Radyosu tarafından oluşturulan, bir yıl boyunca alanlarında uzman öğreticilerden eğitim alan Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Çocuk ve Gençlik Koroları, ünlü TRT sanatçıları Yaprak Sayar ile Ali Çakar’ın da eşlik edeceği, iki gün sürecek konserler serisinde Antalyalı sanatseverlerle buluşacak.

Geçtiğimiz yıl TRT Antalya Radyosu Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği Çocuk ve Gençlik Koroları’na girmeye hak kazanan 72 kursiyer, bir yıllık eğitim süreçlerinin ardından özel bir repertuvar ile öğrendiklerini Antalyalı dinleyiciler karşısında sergilemeye hazırlanıyor.

Doç. Dr. Sevilay Gök, Öğretim Görevlisi Deniz Dincel, Nilgün Karaduman ve Sonay Yener’in şefliğinde düzenlenecek konserler, Akdeniz Üniversitesi yerleşkesindeki Atatürk Konferans Salonu’nda 22 Mayıs Pazartesi ve 23 Mayıs Salı akşamları saat 19.00’da ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

TRT SANATÇILARI DA OLACAK

İlk konser, 22 Mayıs Pazartesi günü TRT Antalya Radyosu Türk Sanat Müziği Çocuk ve Gençlik Koroları tarafından kalabalık bir saz heyeti eşliğinde gerçekleştirilecek. TRT Sanatçısı Yaprak Sayar, seslendireceği şarkılarla geceye renk katarak çocuk ve gençlerin heyecanına ortak olacak.

23 Mayıs Salı günü ise TRT Antalya Radyosu Türk Halk Müziği Çocuk ve Gençlik Koroları Antalyalılar ile buluşacak. Dinleyicilerin, birbirinden güzel Türküler eşliğinde küçük bir Anadolu turuna çıkacakları bu konserde, çocuk ve gençlerin heyecanına ortak olacak ünlü isim TRT Sanatçısı Ali Çakar olacak.

EVLATLARIMIZI YALNIZ BIRAKMAYALIM

TRT Antalya Müdürü Hikmet Kocaman, “TRT kamu yayıncılığının yanı sıra, nesiller arasındaki kültür aktarıcılığı ile bir okul olma geleneğini sürdürüyor. Bu kapsamda, Türk müziğine hevesli çocuk ve gençleri, her yıl özel yetenek sınavları ile tespit edip onlara destek oluyoruz. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı takip eden haftada Antalyalıları da yarınlarımızın teminatı olan yetenekli evlatlarımızı alkışlamaya davet ediyorum. Değerli koro şeflerimizin ve TRT sanatçılarımızın eşlik edecekleri konserlerimiz ücretsizdir. Onları büyük emek vererek hazırlandıkları etkinliğimizde yalnız bırakmayalım” dedi. -TRT.BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.18 17:06:15
Son Düzenlenme Tarihi :





Kaptanoğlu : “Antalya deprem bölgesi değildir söyleminden vazgeçmeliyiz”

Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi 17 Ağustos depreminin 24. yılında, deprem konusunda halen önemli eksiklerin olduğunu vurguladı.
Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Erman Kaptanoğlu, açıklamasında şunları söyledi : “17 Ağustos 1999 günü, Marmara Bölgesi özelinde tüm Türkiye, geçtiğimiz yüzyılın en büyük felaketlerinden birisini yaşadı. Yerel saatle 03:02’de Kocaeli/Gölcük merkezli büyüklüğü 7,6 Mw olan ve 45 saniye süren deprem sonucunda büyük bir yıkım ortaya çıktı. Resmi bilgilere göre 18.373 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı, 505 kişi sakat kaldı, 285.211 ev, 42.902 işyeri hasar gördü. 
Bu deprem üzerinden tam 24 yıl geçti. Bu depremi milat kabul eden Türkiye, deprem koordinasyonu konusunda önemli yol kat etmesine rağmen halen büyük eksiklikleri gözlemliyoruz. AFAD koordinesinde risk yönetimi kurularak, kurumlarımızın ve vatandaşlarımızın bütünleşik afet yönetim sistemi ile organize olması ve müdahale ve risk azaltma alt sistemlerini oluşturması gibi organizasyonlar faydalı birer örnektir. 
Özellikle Kahramanmaraş ve çevresindeki tarihsel depremlere bakıldığında deprem tekrarlama periyotlarının dolduğu ve bölgede artık büyük bir deprem üretme potansiyelinin mevcudiyeti yerbilimciler tarafından yetkililere depremden çok önce aktarılmıştı. 
2020 yılında AFAD Başkanlığı bu sebeple İl Risk Azaltma Planlarında, Kahramanmaraş İli’ni pilot il seçmiş ve birçok kurumu bu planlara dahil etmiş ve sorumlu kılmıştır. Fakat bu organizasyonların sahada maalesef verimli olamadığı 6 Şubat 2023 Gaziantep-Kahramanmaraş depremlerinde meydana çıkmıştır. 2020 yılından depremin olduğu güne kadar bölgedeki sorumlu kurumların yeteri kadar hazırlık yapmadığı deprem sonrasındaki kaos ortamından anlaşılmıştır. 
Böylesine büyük depremler, binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık mal kaybına ve ülkemizde yaşayan uzak veya yakın herkes üzerinde travmatik etkiler bırakmaktadır. Gelişen teknoloji, elde edilen bilimsel verilerin çokluğu göz önüne alındığında artık büyük depremlerin afetlere dönüşmesi kabul edilemezdir, edilmemelidir!
İmar Affı ile yapıların denetimini vatandaşa bırakan uygulama ile mühendislik hizmeti almamış, kaçak, iskansız, deprem anında ölüm saçacak yapılar kat mülkiyeti koruması altına alınmıştır. Bu ve bunun gibi uygulamalardan bir an önce vazgeçilmelidir. Ayrıca artık göstermelik Deprem Tatbikatlarının bırakılması ve kamuda denetimi sağlayacak istihdamın sağlanması gerekmektedir. Karayolları Genel Müdürlüğü gibi önemli bir kurumda bile Jeofizik Mühendisi istihdamı yoktur. Çöken-göçen yolların neden bu hale geldiği Jeofizik Mühendisi istihdam etmeme liyakatsizliğinin bir sonucudur. 
Antalya Merkez Belediyeleri içerisinde, “Zemin ve Temel Etüt Çalışması” kontrolünü yapan sadece 1 adet Jeofizik Mühendisi vardır. Bu çok acıklı bir durumdur. Her defasında liyakatten bahseden siyasiler bu acı tabloların sorumlusudur! Antalya, deprem riski bakımından Akdeniz’de yer alan faylarla bağlantılı olarak risk altındadır. 
Bu yüzden dolayı ivedi bir şekilde Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya iline bağlı diğer ilçeler Jeofizik Mühendisi istihdamı etmek zorundadır. Bu bir ihtiyaç veya lüks değil, zorunluluktur! Sizler aracılığıyla değerli başkanlarımıza seslenmek de bizim sorumluluğumuzdur. Yoksa yer biliminin önemsenmediği her yerde Afetler bir Felakete dönüşecektir. 
Geçmişe göre iyileştirilmesine rağmen, kamusal bir anlayışla yürütülmesi gereken yapı denetim sistemi halen ticari bir anlayışla yönetiliyor. Yer mühendislik çalışmalarının denetimi ise halen yeterli düzeyde yapılamamaktadır. Eskiden mesleki odalarında olan denetim ve yeterlilik gibi süreçler kaldırıldı. Artık meslek odalarında konusunda uzman mühendis ve mimarlar, özel firmaların yaptığı saha ve ofis çalışmalarını denetleyememekte olup, bu süreç bizlerde büyük bir endişeye sebep olmaktadır. Odalar, kamu yararına çalışan meslek örgütleridir. Siyasi sebepler ile odaların elinden yetkilerinin alınması başlı başına bir afettir.  
Deprem sonrasındaki yaraları en aza indirmek için, TMMOB’a bağlı meslek odaları, doktorlar, öğretmenler, GSM operatörleri gibi özel kuruluşlara büyük yük düşmektedir. Bu gibi kuruluşlar özel eğitimden geçirilmelidir. Konusunda uzman olmayan kişilerin yaptığı açıklamalar halkta korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu yüzden dolayı her bölgede mutlaka “Deprem Bilim Kurulları“ kurulmalı ve gerekli açıklamaların ve bilgilendirmelerin sadece bu bölgedeki kurul üyeleri tarafından yapılması sağlanmalıdır. Gelişmiş ülkelerde her önüne gelenin deprem ile ilgili ilgili bilgilendirme ve açıklama yapması gerekli yasalar ile yasaklanmıştır. Bu konu çok önemlidir. 
Kentsel dönüşüme, Kötü zemin ve Kötü Yapı gibi öncelikli kriterlerden başlamak gerekirken maalesef rantın yüksek olduğu bölgeler tercih edildi ve halen edilmektedir. 
MTA’nın diri fay haritası karada yer alan fayları göstermekle birlikte, henüz Akdeniz’de özellikle Antalya Körfezinde tam manasıyla bir fay araştırması MTA tarafından yapılmamıştır. İvedilikle böyle bir çalışmanın yapılması, körfezde yer alan diri fayların tespit edilmesi ve diri fay haritalarına işlenmesi gerekmektedir. 
Böylelikle Deprem Risk Analizleri yapan biz Jeofizik Mühendisleri daha doğru sonuçlara ulaşmış oluruz. Biz Jeofizik mühendisleri olarak yapılaşmanın her aşamasında katkı koyabilecek modern yöntemlere sahibiz. 
Bize göre; Kentlerin yerleşeceği uygun alanların belirlenmesi için deprem etkilerini en aza indirmek amacı ile birinci aşamada derin yeraltı yapısal durumun jeofizik yöntemler ile belirlenmesi gereklidir. Biz buna makro-bölgeleme diyoruz. Birinci aşamaya göre uygun yerleşim alanlarında mikro-bölgeleme çalışmaları yapılarak özel durumlar hariç 30m derinliğe kadar yerin fiziksel özellikleri jeofizik yöntemler ile belirlenir. Daha sonraki aşamada ise parsel bazında yerin fiziksel özellikleri detaylı ortaya konur. Sonuç olarak biz Jeofizik Mühendisleri olarak Deprem Master planında yerleşim yeri seçiminin her aşamasında olmalıyız ayrıca mevcut yapılar içerisindeki çürük yapıları hızlı bir biçimde ayırt edebilecek yöntemlere ve bilgiye sahibiz.  
“ANTALYA BİR DEPREM BÖLGESİ DEĞİLDİR” söyleminden vazgeçip, “DEPREM HAYATIMIZIN BİR PARÇASIDIR” anlayışına geçmemiz gerektiği aşikardır. Çevremizdeki fay sistemlerinin durumu, son dönemlerde sık sık yaşadığımız depremler, bizdeki bu deprem bilincini arttırmalıdır. Sonuç olarak ATATÜRK gibi düşünmeli, yönetmeli ve yönetilmeliyiz. “
* Jeofizik Mühendisleri Odası

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.08.17 11:42:06
Son Düzenlenme Tarihi :