SON DAKİKA
header-ad

Alanya’da kardeş şehir çocuklarına tropikal meyveler tanıtıldı

Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel’in çocuklara hediyesi olan Alanya Uluslararası Çocuk Festivali’nin 5’incisi büyük bir coşkuyla gerçekleşirken,çocuklar tropikal meyve bahçelerini de inceledi.
Başkan Yücel’in konuğu olan Alanya’nın kardeş şehirlerinden gelen çocuklar, unutulmaz anlar yaşadıkları Alanya Uluslararası Çocuk Festivali’nin ardından Alanya Belediyesi tarafından organize edilen programda Dimçayı’nda muz serasını gezerek Alanya’da yetişen 20 tropikal meyve çeşidi hakkında bilgi aldı. Festivale sadece Türk çocuklar değil, Alanya’da yerleşik yaşayan ve yurtdışından 80’in üzerinde ülkeden çocuklar da katıldı.
Alanya Ziraat Odası ekiplerin de katıldığı gezi programında Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, Litvanya - Trakai, Litvanya - Silute, Polonya - Wodzislaw Slaski şehirlerinden gelen konuklara Alanya’nın tropikal meyve çeşitleri hakkında bilgiler verdi. Alanya’da 20 çeşit tropikal meyve yetiştiğini belirten Göktepe, Alanya’da yetişen ürünlerin iç pazara yettiğini söyledi. Birbirinden lezzetli tropikal meyveleri tatma imkanı bulan çocuklar, muz serasını gezerek muzun yetişmesi ve hasadı hakkında da bilgi aldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.24 15:39:16
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Nesli tükendiği düşünülen Anadolu Parsı 18 ilde aranacak

Türkiye’de nesli tükenmek üzere olan Anadolu Parsı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak 18 ilde fotokapanlarla aranacak. Özellikle dişi ve yavrular üzerine yoğunlaştırılacak çalışmayla yarış haritaları tespit edilecek olan Anadolu parsının öldürülmesinin cezaı 1 milyon TL.
Felidae ailesinin dünyadaki 36 adet kedi türü içerisinde en geniş yayılışa sahip olan kedi türü olan Pars türünün alt türlerine ilişkin çalışmalar devam ediyor. Nesli tükendiği düşünülen Anadolu Parsı , Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü’nün ilk kez 25 Ağustos 2019’da fotokapanla görüntülendi. İç Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgelerindeki ormanlarda 1975 yılına kadar dağılım gösterdiği bilinen, canlı kaydı alınmamış olan Anadolu parsına ait ilk resmi kayıt niteliğindeki görüntü ve fotoğraflar, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) iş birliğindeki proje çerçevesinde, Batı Akdeniz’de 25 Ağustos 2019’da elde edildi.
Proje yürütücüsü Dr. Öğretim Üyesi Yasin Ünal Anadolu Parsının tarih, kültür ve biyo çeşitlilik açısından değerli bir yaban hayvanı olduğunu belirterek “1965 yıllardan sonra ülkemizde yok olduğu biliniyordu fakat 2019 yılında koruma amaçlı yapılan Tarım Orman Bakanlığı tarafından kurulan fotokapanlara takıldı ve ardından bu çalışmaya biz doğal DKMP 6. Bölge Müdürlüğü ve ISUBU iş birliğinde başlandı ve o günden itibaren geçen yaklaşık 4 yıl süre içerisinde bu tür ülkemizde şu anda takip ediliyor, araştırılıyor bununla alakalı fotokapan yöntemi kullanılıyor ve türün yarışı hakkında sürekli veri sağlanıyor. Bu veriler de yine var Tarım Orman Bakanlığı DKMK 6. Bölge Müdürlüğünde ve üniversitemizde şu anda saklı halde bulunuyor” dedi.

18 ilde Anadolu Parsı aranacak
Osmaniye, Adana, Mersin, Antalya, Burdur, Isparta, Denizli, Muğla, İzmir ve Manisa gibi birçok illerde Anadolu parsının fotokapanlarla aranacağını açıklayan Ünal “Özellikle daha çok dişi birey, yavru birey aileleri araştıracağız ve bulduğunuz bireyleri inşallah yarış haritalarını tespit edeceğiz bunu haritalar işleyeceğiz ve yaptığımız bu çalışmada bu türün ülkemizde korunması, geliştirilmesi için elimizden geldiğince bütün çalışmaları yapıp elde edilen bütün veriler Tarım Orman Bakanlığı ve TÜBİTAK’la paylaşacağız, aynı zamanda da elde ettiğimiz veriler tür eylem planı için çok önemli veriler olacak ham veriler olarak olacak ve sonra bunlar tabi genel olarak işlenecek” şeklinde konuştu. Projenin 36 ay süreceğini belirten Ünal “TÜBİTAK tarafından nakdi destek alıyoruz yine Tarım Orman Bakanlığıyla işbirliği içerisinde yürütülen bir proje. Bursa Teknik Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Düzce Üniversitesi ve yurtiçi kuruluş olan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi desteğiyle ve Türkiye’nin bu konuda çalışan uzman hocalarımızla birlikte araştırmalar yürüteceğiz”dedi.

“1 milyon TL bir ceza büyük bir cezaları var”
Anadolu Parsının avlanmasının yasak olduğunu belirten Ünal, “Şu anda Türkiye’de sayısının işte 10’dan fazla olmadığını bile düşünebiliriz böylesi nadir bir türün avlanması insanlar tarafından vurulması tabi büyük bir problem olur büyük bir sorun olur. Tarım Orman Bakanlığı tarafından verilen 1 milyon TL gibi büyük bir cezası var. Bu yüzden ülkemizin tarihi, kültürel bir türünü avlamak yerine millet olarak, ülke olarak korumamız lazım. Bize ait bir türümüz Anadolu parsı adı üstünde Anadolu’muzun çok değerli bir türü koruyalım, geliştirelim gören olursa lütfen bizlere bildirsin. Tarım Orman Bakanlığına bildirsin ve bizi bilgi sahibi yapsın bizler de bu türü korunması için elimizden geleni yapıyoruz” açıklamalarında bulundu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.19 12:16:50
Son Düzenlenme Tarihi :





EMO ANTALYA’DAN UYARI! “Ortak Planlama Şart!”

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Antalya Şubesi, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi öncesinde yaptığı basın açıklamasıyla, kentin elektrik altyapısına ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Açıklamada, elektrik altyapısının artık yalnızca teknik bir konu değil; yaşam kalitesi, ekonomik sürdürülebilirlik ve kent güvenliği açısından kritik bir unsur haline geldiği vurgulandı.


EMO Antalya Şube Başkanı Şaban Tat imzasıyla yayımlanan açıklamada, artan sıcaklıklar, yaygın klima kullanımı, elektrikli ısınma eğilimi ve turizm kaynaklı nüfus hareketliliğinin Antalya’daki elektrik talebini her geçen yıl artırdığına dikkat çekildi. Bu artışın mevcut sistemle yönetilemeyeceği, uzun vadeli ve öngörüye dayalı planlamanın zorunlu olduğu ifade edildi.


Açıklamada, elektrik altyapısının üretimden iletime ve dağıtımdan son kullanıcıya kadar bütüncül bir sistem olarak ele alınması gerektiği belirtilirken; TEİAŞ, TEDAŞ, AEDAŞ, belediyeler ve ilgili tüm paydaşların koordinasyon içinde hareket etmesinin önemine işaret edildi. Bu sürecin tek bir kurumun sorumluluğunda olmadığı, planlama ve yatırım süreçlerinin ortak akılla yürütülmesi gerektiği kaydedildi.


EMO’nun açıklamasında öne çıkan en kritik başlıklardan biri ise enerji planlaması ile kent planlaması arasındaki kopukluk oldu. Nüfus artış projeksiyonları, yeni yerleşim alanları ve yapı yoğunluğu belirlenirken, bu kararların elektrik altyapısına etkisinin çoğu zaman eş zamanlı değerlendirilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Bir şehirde yapılan her imar kararı aynı zamanda bir enerji kararıdır” denilerek, planlama süreçlerinin birlikte ele alınması gerektiği vurgulandı.


Bu kapsamda; nüfus artışı ile elektrik talep projeksiyonlarının birlikte değerlendirilmesi, imar planları hazırlanırken enerji altyapısının eş zamanlı projelendirilmesi ve yeni yerleşim alanlarında trafo ile hat kapasitesinin baştan planlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca yerel yönetimler ile enerji kurumları arasında zorunlu teknik koordinasyon mekanizmalarının kurulmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.


Açıklamada iklim kriziyle mücadelede elektrik mühendisliğinin rolüne de dikkat çekilerek, yalnızca mevcut sistemin korunmasının yeterli olmayacağı, aynı zamanda dönüşümün de yönetilmesi gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede dağıtık üretim modellerinin yaygınlaştırılması, enerji depolama sistemlerinin entegrasyonu, elektrikli araç şarj altyapısının planlı şekilde geliştirilmesi ve akıllı şebeke uygulamalarının artırılması gerektiği kaydedildi.


EMO Antalya Şubesi, tüm bu süreçlerin sağlıklı ilerleyebilmesi için öngörülebilir ve mühendislik temelli bir planlama anlayışının şart olduğunu belirtti. COP31 gibi küresel bir organizasyona ev sahipliği yapacak Antalya’nın enerji altyapısını yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaç ve risklerine göre tasarlaması gerektiği ifade edildi.


Açıklamanın sonunda ise yetkililere çağrıda bulunularak, enerji altyapısı ile kent planlamasının aynı çatı altında ele alınması, kurumlar arası güçlü ve sürekli koordinasyonun sağlanması ve Antalya’nın büyümesinin mühendislik bilimi doğrultusunda yönetilmesi istendi. Aksi halde bugün öngörülen risklerin, gelecekte günlük yaşamın olağan sorunlarına dönüşeceği uyarısı yapıldı.



Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2026.04.22 10:34:44
Son Düzenlenme Tarihi :