SON DAKİKA
header-ad

Enkazdan 76 gün sonra ’Ecevit’i canlı olarak buldular

Hatay’da yaşanan deprem sonrasında ağır hasar alan binalarda evcil hayvanları arayan ekip, 76 gün sonra ‘Ecevit’ isimli kediyi canlı olarak buldu. Canlarını hiçe sayarak, binalara giren ve enkazlar arasındaki hayvanları besleyen hayvanseverlerin tek isteği ise mama desteği.
Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremler sonrasında büyük yıkımın yaşandığı Hatay’da ağır hasarlı binalarda evcil hayvanları arayan hayvanseverler, canlarını hiçe sayarak girdikleri binalarda ve enkazlar arasındaki hayvanları besliyor. Depremin ardından ekibin aradığı evcil hayvanlar arasından bulunan ‘Ecevit’ isimli Van kedisi de 76 gün sonra canlı olarak bulundu. Kedinin bulunma anında hayvanseverlerin sevinme anları ise cep telefonlarıyla çektikleri videoya yansıdı. Öte yandan, ekibin ağır hasarlı binalara girdikleri görüntüler ise izleyenlerin yüreğini ağzına getirdi. Her gün beslemeye çıkan hayvanseverlerin tek isteği ise mama desteği.

“Hayvanınız var ise onu bulmaktan vazgeçmeyin”
Depremin ardından 76 gündür aradıkları ‘Ecevit’ isimli kediyi bulmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden hayvansever Anıl Bilmez, duygularını şöyle getirdi:
“Onu burada bulduk. 76 gün boyunca gerçekten aradık. Sahada bulunan ekipler aradık. Enkaz halindeki binayı aradık. 76 gün sonra tam burada buldum. Tarif edilmez bir duygu. Öldüğünü düşünmeye başlamıştım. Sahibi ile konuştuğumda onu pozitif tutmaya çalışıyorum. Bulduğumuz Ecevit dezavantajlı bir kedi. Epilepsi nöbetleri geçiren bir kedi. Buna rağmen 76 gün boyunca dayanmış. O yüzden arkadaşlar burada hayvanınız varsa vazgeçmeyin. Biz Ecevit’i bile bulduk.”

“Sokak hayvanlarını beslemeye çalışıyoruz”
Hatay bölgesine mama desteğinin önemli olduğunu dile getiren Bilmez, “Eğer bize destek olursanız, biz sizin hayvanlarınız için buradayız. Onları besliyoruz. Beklediğimiz destek maddi değil. İlk günden bu yana sokak hayvanlarını beslemeye çalışıyoruz. Yaralı ve yardıma muhtaç hayvanları sokaktan almaya çalışıyoruz. Benim buraya getirdiğim bir paket mamayla kaç hayvan besleyebilirim ki. Her gün enkazlara giriyoruz. Tehlikeli ama onların da olması tehlikeli. Bunu yaparken düşünmüyorum” diye konuştu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.25 15:01:51
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akdeniz Üniversitesi genetik alanında da öncü merkez olacak

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yenilenen haliyle hizmet vermeye başlayan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezinde Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Rektör Özkan, bu hizmet sayesinde genetik altyapısı olduğu bilinen birçok hastalığın teşhisinde büyük kolaylık sağlanırken kanser tedavi başarısında da önemli bir artış olacağını söyledi.

Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezine kurulan genetik analiz cihazı ile genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılması sağlanıyor. Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçlarının bir arada çıkmasını sağlayan Merkez SMA başta olmak üzere genetik temelli hastalıklar ile kanser, kardiyoloji ve organ nakli alanlarında hastalık teşhis ve tedavi süreçlerinde önemli bir rol oynayacak. Merkez ayrıca giriş işlemlerinden son ana kadar evrak kullanmayarak çevreci bir misyon da üstlenecek.
ANTALYA İÇİN BÜYÜK KAZANIM
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Türkiye’de ilk kez kullanıma başlayan genetik analiz cihazları ile yenilenen Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezini ziyaret etti. Rektör Özkan’a, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Başhekim Yardımcıları Prof. Dr. Özge Turhan, Prof. Dr. Aslı Bostancı Toptaş, Doç. Dr. Veli Vural, Dr. Öğr. Üyesi Ali Ünal, Merkez Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, Merkezde görevli öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Aslı Toylu ve Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Gökhan Ertosun eşlik etti. Türkiye’de ilk defa bir tanı merkezine bu denli büyük bir genetik analiz cihazını kurdurabilmenin haklı gururunu yaşadıklarını vurgulayan Rektör Özkan, “Merkezde Türkiye’de ilk kez genetik ve patoloji sonuçları bir arada çıkıyor. Ayrıca Türkiye’nin en büyük genetik analiz kataloğuna da sahibiz. Bu da genetik temelli hastalıkların tanısının konulması, doğru tedavinin belirlenmesi için gerekli olan genetik araştırmaların ve analizlerin yapılmasını sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
TÜM BÖLGEYE HİZMET VERECEK
Merkezin tüm bölgeye hizmet vereceğini açıklayan Prof. Dr. Özkan, “Bu tahliller sadece İstanbul’da yapılırken artık Anadolu’da Akdeniz Üniversitesinde yapılıyor olması buranın bir merkez olması tecrübeyi ilerletmek anlamında, araştırmayı geliştirmek anlamında çok kıymetli. Biz burada hem tanı koyacağız, hem tedavi yapacağız hem de yeni gelişmelere rehberlik yapacağız. Araştırma çalışmalarına ciddi katkısı olacak. Çünkü biz aynı zamanda Avrupa’nın en büyük organ nakli merkeziyiz. Bunun da artık araştırma çalışmalarına yansıması gerekiyor. Sadece klinikte kalmaması gerekiyor. Buradaki en önemli adım da laboratuvar kısmı.  Çok güzel bir laboratuvarımız var artık. Bu hafta firmalarla görüştük hakikaten çok güzel işler yapıyor Akdeniz Üniversitesi. Daha da güzel işler yapıp marka haline geleceğiz bu konuda da inşallah.” ifadelerini kullandı. 
KANSERLE MÜCADELEDE ÇOK ÖNEMLİ
Genetik Merkezinde sunulan imkanların pek çok alana katkı sağlayacağını belirten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, bunlardan bir tanesinin de kanser olduğunu söyleyerek kanser haftasına dikkat çekti. Özellikle kanser hastaları için halk arasında akıllı ilaç olarak bilinen tedavi yönteminin doğru uygulanması için yapılan testlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Rektör Özkan, “Onkolojinin alt tiplerinin belirlenmesi ve de tedavi planlanması için oluşturulan algoritma kılavuzlarının günümüzde daha çok genetik temelli olduğunu görüyoruz. Bu da tedaviye yansıyor. Ayrıca ailesinden kanser geçmişi olanlar Tıbbi Genetik Polikliniğine gelerek hekimlerin uygun görmesi durumunda, ailesel bir kanser geçişliliği olup olmadığını merkezimizde öğrenebilir. Böyle bir durumda Tıbbi Genetik hekimi tarafından verilecek genetik danışma doğrultusunda, kontrollerin sıklaştırılması ve de erken tanının şansını arttırılmasına neden olabilmektedir. Ayrıca kişi koruyucu uygulamalara da yönelebiliyor.”şeklinde konuştu. 
SMA RİSKİ ANALİZ EDİLİYOR
Yine son dönemin önemli bir gündem maddesi olan SMA ile mücadele konusunda da merkezin önemli bir rolü olacağını ifade eden Rektör Özkan, Merkezde yapılacak testler sayesinde ailelerin bebek sahibi olmadan SMA taşıyıcısı olup olmadığının belirlenebildiğini belirtti. Başka merkezlerde şüpheli çıkan durumlarda, ileri genetik analizler yapılarak SMA hastalığına neden olan genetik değişimler hakkında net sonuçları da verebildiklerini söyleyen Rektör Özkan, böyle bir durumda tıbbi genetik uzmanlarıyla doğru bir planlama yapılarak sağlıklı çocuk sahibi olmalarına imkân tanındığını kaydetti. 
ORGAN NAKLİNDE DE KULLANILIYOR
Merkezde nefrolojik ve immünoljik alanlarında da hastalığın temelini oluşturan genetik mutasyonların araştırılabilir hale geldiğini belirten Rektör Özkan “Böylelikle organ nakli konusunda dünyada bir marka olan üniversitemizi bir basamak daha ileriye taşımıştır. Merkezimizde yapılan genetik testler doğrultusunda organ nakli bekleyen hastaların hastalık teşhisi daha kesin ve doğru bir yöntem ile konulabilinir duruma geldi. İlaçların genel olarak hastalara uygun olup olmadığı organ naklinin kimden alınması daha uygun, rejeksiyon dediğimiz reddedilmesi kimde daha az, bu açıdan da daha kaliteli hale getirecek yaptığımız ameliyatları. Bu da organ nakilleri prosedürü konusunda çizeceğimiz yol haritasını belirlemede merkezimize oldukça önemli bir avantaj sağlamaktadır.” dedi. 
OLASI RİSKLERİN ÖNÜNE GEÇİLDİ
Bir hasta ile yaşadıkları olaydan bir örnek veren Rektör Özkan, “Genetik temelli olabileceği düşünülen ve de böbrek nakline ihtiyaç duyan bir çocuk hastamızın Genetik Değerlendirme Merkezimizde yaptığımız testler sonrasında kesin teşhisini koyabildik. Böbrek nakli hazırlığı aşamasında hangi ebeveynin verici olacağı araştırılırken çocuğun hastalığının genetik temelli olduğunu unutmamamız gerekiyordu. Hastalık genetik temelli olduğu için, çocuğu bu gen anne ya da babadan geçmiş olmalıydı. Bu nedenle anne ve babaya test yapıldı. Sağlıklı genleri taşıyan ebeveynden böbrek alınarak nakil gerçekleşti. Böylece evladımızda ileri süreçte tekrar bir sorun yaşanmasının önüne geçildi. Genetik hastalığa yatkın olan ebeveyn de verici olarak ekstra riske girmemiş oldu.” dedi. Rektör Özkan çocuk nefrolojisi ve organ nakli biriminde genetik temelli hastalıklar için bu uygulamayı rutine bağlamaya başladıklarını da sözlerine ekledi. 
SMA KONUSUNDA ÖNCÜ LABORATUVAR 
Çalışmalarla ilgili bilgi veren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Özden Altıok Clark, “Yeni nesil dizilim bütün dünyada çok rağbet gören ve uygulanan bir yöntem. Biz de artık bunu uygulamaya başladık nadir hastalıkların tanısını koymak için. Pek çok yeni testle hizmet vermeye başladık. Bunların için de tabi kanser var. Kanser hastalarına da yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gerçekten Rektör hocamızın desteği ile çok sofistike bir laboratuvar haline geldik, deneyimli hocalarımız, teknik ekibimizle. Ayrıca SMA ile ilgili de burası öncü laboratuvarlarından biridir. Biliyorsunuz devlet yeni bir düzenleme yaptı aile hekimliklerinde SMA taraması yapılıyor ama SMA’nın doğrulanması ya da taşıyıcı bireylere yardım etme kısmında hem genetik danışma hem de testin doğrulanması aşamasında biz son durağız.”  dedi.  -HABER MERKEZİ


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.07 12:36:58
Son Düzenlenme Tarihi :





Müren balığının yem için balon balıklarına saldırdığı anlar kameralara yansıdı

Antalya’da su altı dalışları ve çektiği görüntülerle bilinen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, sadece geceleri avlanmaya çıkan saldırganlığı ve keskin dişleriyle bilinen müren balığını verdiği yemle görüntüledi. Yuvasından çıkan Müren balığının diğe..

Antalya’da su altı dalışları ve çektiği görüntülerle bilinen Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, sadece geceleri avlanmaya çıkan saldırganlığı ve keskin dişleriyle bilinen müren balığını verdiği yemle görüntüledi. Yuvasından çıkan Müren balığının diğer canlılara saldırganlığı kameraya yansıdı.
Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ve öğrencileri geçtiğimiz günlerde Konyaaltı Sahili açıklarında akvaryumun deniz dibinden geçen borusunun çevresine dalış gerçekleştirdi. Boruyu sabitlemek için koyulan beton blokun altında müren balığıyla karşılaşan Gökoğlu, yanında getirdiği işgalci midyeleri kırıp zemine bıraktı. Saldırganlığı ve keskin dişleriyle bilinen müren balığı, kendisine sunulan ziyafeti geri çevirmeyerek yuvasından çıktı. Ürkek tavırlarla gelen müren balığı özellikle balon balığına saldırdığı ve yemi yediği anlar su altı kamerasıyla görüntülendi.

"Balon balıklarına saldırdı"
Yaklaşık 22 metreye dalış gerçekleştirdiklerini dile getiren Gökoğlu, “Bu boru deniz içinde yapay bir resif oluşturuyor. Her dalışımızda yoğun bir biyolojik çeşitlilik oluyor. Boruların sabit durması için ağırlık olarak konulan beton parçasının etrafında her türlü balık çeşidini bulabiliyoruz. Bizimle hareket eden balıklar var. Bizi görünce koşarak gelen çocuklar gibiler. Bu balıklarla birlikte bir de müren balığı gördük. Müren balığı gündüz değil genelde geçe çıkar. Gündüz mağara, taş ve boru içlerinde saklanırlar. İşgalci bir midyeyi kırıp yakınına koyduğumuz zaman müren balığı mağarasından çıktı. Orada da bir yem paylaşımı var. Orfoz yavrusuna müren balığı dokunmuyor, balon balıklarına saldırıyor ve yemi alıyor saklandığı yere giriyor” dedi.

"Kolay kolay dışarı çıkmazlar"
Müren balığının yılana benzediğini ve genelde karanlık taş kovuğu kaya altlarında yırtıcı bir canlı olduğunu aktaran Gökoğlu, “Ürkütücü bir görüntüsü var. Gece hareketlidirler, gündüz kolay kolay bulundukları karanlık yerden çıkmazlar. Gece avlanmaya çıkarlar. Sabittir, Müren devamlı aynı yerde olur."
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.10.06 21:49:56
Son Düzenlenme Tarihi :