SON DAKİKA

logo

Avrupalılar en çok Antalya’da tatili tercih ediyor

Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte birçok Avrupa ülkesi uçaklarında Türkiye'ye koltuk sayısını artırdı. 
Avrupa’dan Türkiye’ye tüm tatil rezervasyonlarında 2022 yılına göre yüzde 15’in üzerinde bir artış yaşandığı ve Avrupalıların en çok Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarını tercih ettiği belirtildi. 
Tatilcilerin en fazla Antalya bölgesini tercih ettiği belirtilen açıklamada, Türkiye’nin tercih edilmesine başlıca neden olarak güneş, uzun kumsallar, temiz hava, hijyenik önlemler ve Avrupa destinasyonlarına yakın olması gösterildi. 250 kilometre uzunluğundaki Türkiye kıyılarının, Nisan ve Mayıs aylarındaki 21-26 derece ortalama sıcaklığı, 20 derece deniz suyu sıcaklığı ve günde yaklaşık 11 saatlik güneş ışınları ile tatilcilerin büyük ekserisi için optimum tatil ortamı sunduğu vurgulandı. Ayrıca 3 bin metreye varan yüksekliği ile arka plandaki Toros Dağları’nın Avrupalı tatilciler için oldukça cazip geldiği belirtildi. 

-İHA

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.26 10:14:46
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Enkaz kentte içleri ferahlatan salgın açıklaması

Depremin vurduğu Hatay’da herhangi bir salgının söz konusu olmadığına dikkat çeken İl Sağlık Müdürü Tunga Barçın, Defne Devlet Hastanesi’nde tedavi edilen hasta sayısının günlük 2 bine ulaştığını söyledi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde en büyük yıkım Hatay’da meydana geldi. Depremin ardından kentte sağlık alanında önemli yatırımlar yapılarak insanların sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için çalışmalar başlamıştı. Kısa sürede inşa edilen ve 29 farklı branşta hizmet veren Defne Devlet Hastanesi’nde günlük tedavi edilen hasta sayısı 2 bini buldu. Hatay İl Sağlık Müdürü Uzman Doktor Tunga Barçın, kentte yürütülen sağlık çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Defne Devlet Hastanesi’nde 29 poliklinikte 2 bin hastaya hizmet ettiklerini belirten İl Müdürü Tunga Barçın, “Defne 300 yataklı Devlet Hastanesi günlük ortalama yaklaşık 2 bin hastaya hizmet etmekte. Hem acil servisiyle hem poliklinikleriyle hem de yatan hasta servisleriyle sağlık hizmet sunumuna uzun süre önce başladık zaten. Bunun dışında 29 poliklinikle sağlık hizmetine devam etmekteyiz. Ana branşlarda kadın doğum, çocuk, dahiliye, ortopedi, genel cerrahi, beyin cerrahisi ve diğer branşlarda sağlık hizmeti sunumumuza devam ediyoruz” dedi.

“2023 yılında 7 sıtma vakamız var takip ettiğimiz, onların da hepsi importe”
Hatay’da takip edilen sıtma vakası sayısının 7 olduğunu ve bu vakaların il dışından geldiğine dikkat çeken Barçın, “Şimdi Hatay’da öncelikle bizim gördüğümüz, bize ulaşan herhangi bir salgın hastalık yaşamadık. Sıtma vakası, ilimizde 2023 yılında 7 sıtma vakamız var takip ettiğimiz. Onların da hepsi importe. İmporte ne demek, yani Hatay’da almamış başka bir yerde sıtma olmuş, bizde tedavisi devam eden hasta grubu demek. Şu anda biz sıtma salgını görmedik. Bunun dışında özellikle yemeklerden bulaşan ya da suyla bulaşan herhangi bir şekilde bir hastalığa da rastlamadık. Bununla ilgili ne tür çalışmalar yaptık. Özellikle Sağlık İl Müdürlüğü bünyesindeki Halk Sağlığı Bulaşıcı Hastalıklar birimi konteyner kentlerde ve çadır kentlerde bu konularda ciddi anlamda eğitimler vermekte. Sahada yoğun bir ilaçlama faaliyetlerimiz de devam etmekte. Buna bağlı olarak da herhangi bir salgın hastalığa rastlamadık” diye konuştu.

“Herhangi bir şekilde sağlık personeli yetersizliğine rastlamıyoruz”
Deprem öncesine oranla sağlık çalışanı sayısında artış olduğuna dikkat çeken Barçın, “Depremden önce Hatay ilimizde 17 bin 350 sağlık çalışanı vardı. Depremden sonra sağlık personeli sayılarımız 18 binin üzerine çıktı. Yaklaşık bin kişi artış oldu sağlık personeli sayısında. Aynı zamanda depremden sonra 4 bin 950’ye yakın yeni sağlık personeli atandı. Şu anda sadece kadrosu Hatay’da olan personelimizle ilimizi idare ediyoruz. Herhangi bir şekilde sağlık personeli yetersizliğine rastlamıyoruz. Herhangi bir şekilde tıbbi sunumunda da bir yetersizliğimiz söz konusu değil. Personelimiz yeterli” ifadelerini kullandı.

Hatay’da Temmuz ayında 950 bin hastaya sağlık hizmeti verildi
Temmuz ayı içerisinde 950 bin hastaya sağlık hizmeti verildiğine dikkat çeken Barçın, “Şimdi Hatay’da toplam 15 ilçemiz var. Tüm ilçelerimizde, tüm hastanelerimiz tam kapasiteyle aktif sağlık sunumuna başladı. Öncelikle bunu söyleyebiliriz. Burada küçük bir veri vermek gerekirse, Hatay’da acil servislerde, sadece Temmuz ayı içerisinde baktığımız hasta sayısı 293 bin. Toplam polikliniklerde baktığımız hasta sayısı 645 bin. Yani 950 bin hastaya sadece Temmuz içerisinde hem poliklinik hem de acil servis hizmetlerini verdik. Bunun dışında 6 bin 500 toplam ameliyat yaptık, sadece Temmuz ayı içerisinde 6 bin 500 ameliyat yaptık. Bin 27 tane doğumumuz oldu. Bu bin 27 doğumdan da sadece bizim primer sezeryan dediğimiz yani ilk sezeryan oranımız 83 hastamız. Yani yüzde 10’un da altında. Bu da bizim için güzel bir gelişme. Normal doğumu da aynı şekilde bu sürece teşvik ediyoruz. Toplam Temmuz ayı içerisinde, bin 40 kişiye anjiyo yaptık. Şimdi bizim toplam sevk sayımız 20 bandında il dışına. Hatta hafta sonu 18 bantlarını da görüyoruz. 20 hasta sevk sayısına kadar düştük. Bu da bizim ilimizin artık sağlığının kapasitesinin ilin ihtiyacını karşılayabileceği düzeye geldiğini gösteriyor. Bu toplam muayene sayıları için de muayene sayıları için de özeller hariç ve aynı zamanda birinci basamak dediğimiz aile sağlığı merkezleri de hariç” şeklinde konuştu.
Hastaneye gelen ve hizmetten dolayı memnun olduğunu dile getiren vatandaşlardan Muhammet Ali Cingöz, “Devlet Hastanesine geldim. İyi çok şükür, bir sıkıntı yok. Herkes iyi davranıyor. Hizmeti iyi, herhangi bir sıkıntı yok çok şükür, devletimiz kısa sürede bitirdi, tedavimi oluyorum” ifadelerine yer verdi.
Kızını tedavi için Defne Devlet Hastanesi’ne getirdiğini belirten Müfide Balıkçı da, “Ben ilk defa geliyorum. Her şey güzel. Tedavi için geldik, kızım rahatsız. Onun için geldim. Yani güzel gördüm her şeyi. Allah şifa versin herkese” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.10 16:35:23
Son Düzenlenme Tarihi :





SANAYİCİNİN ELEKTRİK SORUNUNA GES ÇÖZÜMÜ

Antalya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu, plastik sektöründe üretim yapan sanayiciler ile ikinci kez bir araya geldi. Sanayicilerin ortak sorunu olan enerji maliyetlerinin düşürülmesi için, Bölge Müdürlüğü öncülüğünde kurulacak bir şirket ile Bölgedeki tüm fabrikaların çatı kullanım haklarının alınıp bu alanlarla güneş enerji santrali (GES) kurulması, söz konusu santralin üretici-banka-Antalya OSB üçgeninde imzalanacak bir protokolle, sanayicilerin total kredibilitesini kullanmadan yapılmasının yolları tartışıldı.

Antalya OSB Başkanı Ali Bahar ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya Avrupa’nın en büyük güneş enerji paneli üreticisi CW Enerji Müh. Tic. ve San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı T. Tarık Sarvan, Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdür Volkan Yılmaz da katılarak GES’lerin sanayi sektörüne sağlayacağı fayda hakkında bilgi verdi. Toplantı sonunda Adopen Plastik ve İnş. San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sak Bölge sanayicileri ile deneyim paylaşımında bulundu.

ÇATILARIN TAMAMI GES İLE KAPLANACAK

Antalya Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü öncülüğünde firmaların enerji maliyetlerini büyük oranda düşürecek bir GES işletmesi projesini hayata geçirmek istediklerini belirten Antalya OSB Başkanı Ali Bahar, “Bölge yönetimi olarak bizler, üretici-banka-Antalya OSB üçgeninde bir protokol yapıp, sanayicilerimizin total kredibilitesini kullanmasına gerek kalmadan, hem sanayicilerimizin hem de ülkemizin hayrına olacak bir projeyi hayata geçirmenin yollarını aramaktayız. Ancak yürürlükteki yasa ve yönetmelikler şu an için OSB’lerin böyle bir uygulamada bulunmasına müsaade etmemektedir. Ancak söz konusu GES’ler ile sanayicimizin enerji maliyetlerini, dolayısıyla da girdi maliyetlerini düşürmek mümkün olabilir. Tüm dünyada enerji dar boğazının yaşandığı bir dönemde yenilebilir kaynakları kullanarak elektrik üretip ülke ekonomimize katkıda bulunmak, sektörün enerji maliyetlerini düşürmek gibi ulvi bir hedefimiz var. Böylesi bir projenin hayata geçmesi halinde sektörün rekabet gücü artabilir, enerjide dışa bağımlılığımızı azalabilir, çevreci bir teknoloji olmasıyla da geleneksel enerji kaynaklarının kullanımını büyük oranda düşürbiliriz” dedi.

ÇATILARA ÖZGÜRLÜK

Bu minvalde yapılacak bir yönetmelik değişikliği ile çatıların özgürleşebileceğini belirten Başkan Bahar, “Böylesi bir oluşumu hayata geçirebilirsek birçok alanda yaşanacak iyileşme ile bir katma değer silsilesi oluşturabiliriz. Son Kaynak Tedarik Tarifesi nedeniyle enerji maliyetlerinin öngörülemediği karanlık bir ortamdan, çevreci ve dışa bağımlılığımızı azaltacak önü aydınlık bu projenin hayata geçirilmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız. Her defasında belirttiğimiz ‘Devletin güçlü elini omuzlarımızda hissetmek istiyoruz’ talebi ile doğrudan bağlantılı, kamuya ek bir yük getirmeyecek tam aksine kamunun üzerindeki yükleri hafifletecek bir talebimiz var. Antalya OSB sanayicileri el birliği ile bu katma değeri ülkemize kazandırabilir. Yeter ki Devletimiz, güçlü elini sanayicisinin omzundan eksik etmesin” şeklinde konuştu.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2019.07.26 14:33:15
Son Düzenlenme Tarihi :