SON DAKİKA

logo

FİLİZ Derneği’nden “Yaza Merhaba” Festivali

Bağımsız Devletler Topluluğu Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (FİLİZ), Kemer’de “yaza merhaba” festivali düzenledi.
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Kemer Belediyesi’nin destekleriyle Kemer Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen festivale, Kemer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mehmet Derya Baytekin, Nl Organizasyon Filiz Derneği Gürcistan Temsilcisi Nikoloz Lataria, Türkiye ve Gürcistan’dan yaklaşık 200 çocuk katıldı.
 
Çocukların dans gösterileri sunup şarkılar söylediği etkinlik izleyenler tarafından büyük ilgi gördü.
 
Türkiye ile Gürcistan arasındaki sosyal ve kültürel ilişkileri geliştirmek ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemine dikkat çekmek için yapılan festivalde renkli görüntüler ortaya çıktı.
 
Festivali izlemeye gelenler hem eğlendi hem de güzel vakit geçirdi. İlçede tatilini yapan turistler de yapılan gösterileri cep telefonlarıyla görüntüledi. -BLD.BSN.
 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.26 10:51:56
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






KİRA GERİYOR!

Karakollara Yansıyan Olaylar Şiddetin Boyutunu Gözler Önüne Seriyor

Ev kiralarının artmasıyla birlikte, ev sahipleri ve kiracılar arasında gerilim giderek artıyor ve maalesef bazı durumlarda şiddet olaylarına dönüşebiliyor. Son günlerde karakollara yansıyan olaylar, tarafların sürekli çatışmalar yaşadığı bir döneme işaret ediyor. Kiracılar ve ev sahipleri arasındaki bu çekişmeler nedeniyle her iki taraf da mağduriyet yaşıyor.

Son yıllarda ev kiralarının hızla yükselmesi, kiracılar için büyük bir mali yük oluştururken, ev sahipleri için de ekonomik fırsatlar sunuyor. Ancak, bu durumun yol açtığı gelir eşitsizliği ve talep arasındaki uçurum, taraflar arasında gerginliklere neden oluyor. Ev sahipleri, en yüksek fiyattan kiralama eğiliminde olurken, kiracılar ise uygun fiyatlı konut bulmakta zorlanıyor.

Bu gerilim, zaman zaman şiddet olaylarına dönüşebiliyor. Ev sahipleri ile kiracılar arasında çıkan atışmalar ve kavgalar, toplumun güvenliğini tehdit eden bir boyuta ulaşabiliyor. Karşılıklı suçlamalar ve tehditler, çoğu zaman tarafların karakollarda buluşmasına neden oluyor.

Mağdur olan her iki taraf da bu durumdan etkileniyor. Kiracılar, yüksek kira bedelleri ve uygun konut bulamama sorunu nedeniyle zor durumda kalırken, ev sahipleri de artan şiddet olaylarından dolayı endişe duyuyor. Her iki tarafın da haklarının korunması ve çözüm bulunması için adımlar atılması gerekiyor.

Ev kirası konusunda daha adil bir denge sağlanması, taraflar arasındaki gerilimi azaltabilir. Hükümet ve yerel yönetimler, kira düzenlemeleri ve sosyal konut politikaları gibi önlemler alarak, kiracıların daha uygun fiyatlı konutlara erişimini sağlamalıdır. Aynı zamanda, ev sahipleri de makul kira bedelleri belirleme konusunda daha duyarlı olmalı ve uzlaşmaya açık bir tutum sergilemelidir.

Sonuç olarak, ev kiralarının artmasıyla birlikte, ev sahipleri ve kiracılar arasında yaşanan gerilim toplumun güvenliğini tehdit eden bir duruma dönüşebiliyor. Her iki tarafın da haklarının korunması ve daha adil bir denge sağlanması için çözümler bulunmalıdır. Bu, hem kiracıların hem de ev sahiplerinin mağduriyetlerini önleyecek ve barışçıl bir ortamın yeniden oluşmasını sağlayacaktır.

- ABDÜLTALİP GÜNGÖR

Kaynak : Abdültalip GÜNGÖR
Ekleme Tarihi : 2023.07.12 13:51:42
Son Düzenlenme Tarihi :





Karavanı atölyeye dönüştürdüler, ürettikleri ürünleri satarak dünyayı geziyorlar

(İHA) - Antalya'da yaşayan Esra ve Ömer Aydoğan çiftinin 15 yıldır hayalini kurdukları dünya turu planı, atölyeye dönüştürdükleri karavanla gerçeğe dönüştü. Antalya'dan yola çıkan çift, karavanda ürettikleri deri ürünleri pazaryerlerinde satarak dünyayı gezecek ve Türk kültürünü tanıtacak. 
 
  Antalya’da yaşayan Esra ve Ömer Aydoğan çifti, 15 yıl önce dünyayı gezmek için hayal kurmaya başladı. Bunun için bir süre önce karavan satın alan Aydoğan çifti, satın aldıkları karavanı hem ev hem de atölye olarak kullanacak şekilde tasarladı. Dünyayı gezmek için 10 gün önce yola Antalya’dan yola çıkan çift, Ege Bölgesindeki illeri gezerek Kastamonu’ya ulaştı. Aydoğan çifti, atölyeye çevirdikleri karavanda deri, taş ve çelikten ürettikleri takı ürünlerini pazaryerlerinde açtıkları tezgahta satışa sunuyor. Satışını yaptıkları deri ve takı ürünlerinden elde ettikleri gelir ile Karadeniz Bölgesi'ndeki illeri gezecek olan çift, daha sonra Gürcistan’a gidecek. Gürcistan’da bir süre deri üzerine eğitim almayı planlayan çift, daha sonra dünyayı gezmek için kendilerine rota belirleyecek. Kastamonu’da birkaç gün konaklayan Aydoğan çifti, şehrin tarihi ve kültürel yerlerini gezerek şehirden ayrıldı.   
 
  “Deri sanatını geliştirerek el işçiliğiyle yaptığımız ürünlerle dünyayı gezmeyi planlıyoruz” 
  El işçiliğiyle yaptıkları ürünleri pazaryerlerinde satarak dünyayı gezmeyi ve planladıklarını söyleyen Ömer Aydoğan, “28 yıllık devlet memurluğu hayatını bitirerek emekliliğe ayrıldım. Yaklaşık 15 yıldır hayalimiz olan dünya turuna karavanla başlamış bulunmaktayız. Dünya hayalimiz sürekli vardı, dünyayı gezmek istiyorduk ama sadece gezmekle kalmasın istedik. Gezdiklerimizi ve gördüklerimizi kendimize saklamayalım, gezerken kendi kültürümüzü yansıtalım istedik. Gerekirse de halk ile iletişim içerisinde olup gittiğimiz toplumların kültürlerinden de yararlanalım istedik. Bununla ilgili ne yapabiliriz ve geziyi nasıl anlamlandırabiliriz diye değişik fikirler üzerinden çalışırken deri sanatıyla tanıştık. Deri sanatını geliştirerek yaptığımız ürünlerle dünyayı gezmeyi ve gezimizi de bu şekilde finanse etmeyi planladık. Tamamen kendi ürettiğimiz el işçiliği derilerle yerel halk ile iletişim içerisinde olup, satış ve hediyeleşme yaparak gerekli kültür aktarımını sağlamak düşüncesiyle Antalya’dan dünyayı geçmek üzere eşim ile birlikte yola çıktık. Ege sahillerinden bulunduğumuz Kastamonu’ya kadar geldik. Buradan da yine Karadeniz sahili üzerinden Samsun, Ordu, Trabzon, Rize, Artvin’den yurtdışına doğru devam etmeyi düşünüyoruz. İlk olarak Gürcistan’a gideceğiz. Ardından o zamanki duruma göre diğer ülkeleri değerlendireceğiz” dedi. 
 
  “Hem üretiyoruz hem yaşıyoruz hem geziyoruz” 
  Hem ürettiklerini hem de gezdiklerini ifade eden Ömer Aydoğan, “Biz, aşağı yukarı karavan hayatına geçeli 1 ay oldu. Antalya’dan da yola çıkalı 10 gün oldu. Bir ay süreyle karavanı deneyip test ettik. Testleri bitirdikten sonra 10 gündür de tam zamanlı olarak yollardayız. Hem üretiyoruz hem yaşıyoruz hem geziyoruz. Daha çok günlerimiz doğada geçiyor. Bugüne kadar yaşadığımız şehirden, şehirlerden kalmaktansa, bina ve yapılardan uzaklaşarak doğa ile bütünleşip bu şekilde yaşamayı tercih ettik” diye konuştu. 
 
  “Karavanı hem atölye hem karavan hem de yaşam alanı olarak planladık” 
  Karavanın birçok yerini kendilerinin yaptığını belirten Ömer Aydoğan, “Çünkü sadece karavan olarak değil, hem atölye hem karavan hem de yaşam alanı olarak planladık. Gezerek üretimde yapabileceğimiz şekilde hazırladık. Mutfak, yatak odası, banyoyu arka tarafa tasarladık. Ön tarafa da atölye, atölyenin tezgahı, derilerimiz ve onları koyabileceğimiz bölümler. Bu şekilde tasarladık. Burada yaptığımız ürünleri birebir gittiğimiz şehirlerde halk ile bütünleşerek satışını ya da hediyeleşmeyi yaparken aynı zamanda yerel yöneticilerle de görüşerek pazaryerlerinde tezgah açarak satış yapabilmeyi umuyoruz. Kastamonu’da pazaryerinde tezgahımızı açtık ve burada satışımızı yaptık” şeklinde konuştu. 
 
  “Karadeniz sahili boyunca gezerek Gürcistan’a kadar gideceğiz” 
  Karadeniz sahili boyunca gezerek Gürcistan’a kadar gideceklerini söyleyen Esra Aydoğan ise, “Kimya okudum, 10 yıl özel sektördü çalıştım. Daha sonra özel sektörde yapamayacağımı anlayınca kendime özgü bir şeyler aradım. Bende deri ile tanıştım. Deri işi yaparken Ömer ile tanışıp evlendim. Beraber deri işini yapmaya başladık. Pazarlarda tezgah açıp takı yaptım, doğal taş yaptım, taşlardan takılar yaptım, çantalar yaptım. Bu şekilde bir yerlere gelmeye çalıştık. En önemlisi karavanda eşinin destek olması, eşimin bazı şeyleri yapabilmesi bunlar karavanda yaşamak için çok önemli. En büyük desteğim eşim. Benim için burası ev konforundan daha rahat karavanda yaşamak. Çünkü burada hem çalışıyorum hem üretiyoruz hem satıyoruz hem geziyoruz her şey bizim elimizin altında. Dört duvar arasında değiliz. En güzeli bu. Sahil boyu Kastamonu’dan çıkıp Sinop, Samsun, Ordu, Rize, Trabzon, Artvin gibi illerin hepsini gezip son olarak Gürcistan’ın Batum şehrine gitmek istiyoruz. Şu anda Kastamonu’dan çıkamadık, birkaç günlük için geldik ama Kastamonu insanı, havası bizleri çok cezbetti. Ne zaman çıkarız bilemiyoruz ama yola çıktığımızda sevdiğimiz bir yer olursa Kastamonu gibi orada da birkaç gün geçiririz. Gürcistan’dan sonra yolumuz bizi nereye götürürse oraya gideceğiz. Nerede mutlu olursak, nereyi seversek, oralarda yaşamayı düşünüyoruz” ifadelerini kullandı. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.13 12:47:07
Son Düzenlenme Tarihi :