Altınbeşik Mağarası son yılların en yüksek rekorunu yakaladı
Antalya’nın İbradı ilçesindeki dünyaca ünlü Altınbeşik Mağarası’nı 8 ay içinde 100 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Geçtiğimiz yıl yılın ilk 8 ayında 80 bin ziyaretçi ağırlayan Altınbeşik, bu yıl ise yılın ilk 8 ayında ziyaretçi sayısı 100 bini aşarak bugüne kadar son yılların en yüksek z..
Antalya’nın İbradı ilçesindeki dünyaca ünlü Altınbeşik Mağarası’nı 8 ay içinde 100 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Geçtiğimiz yıl yılın ilk 8 ayında 80 bin ziyaretçi ağırlayan Altınbeşik, bu yıl ise yılın ilk 8 ayında ziyaretçi sayısı 100 bini aşarak bugüne kadar son yılların en yüksek ziyaretçi sayısına ulaştı.
İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesinde bulunan Altınbeşik Mağarası yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Mağarayı 8 ay içerisinde 100 bin kişiden fazla kişi ziyaret etti. Gezi botları ile mağaranın güzelliklerini keşfe çıkan günde ortalama 400 ila 500 yerli ve yabancı ziyaretçi, Antalya’nın bu cennet köşesine hayran kalıyor.
“Rekor ziyaretçi”
Mağaranın işletmesini yürüten İbradı Belediyesi personeli ve Altınbeşik Mağarası işletme sorumlusu Yılmaz Özdoğan, mağaranın Türkiye’nin dört bir yanından gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından her geçen gün daha da büyük ilgi gördüğüne dikkat çekti.
Geçen yıllara göre hem yerli, hem de yabancı ziyaretçilerin daha fazla ilgi gördüğünü ve geçtiğimiz yıllara göre rekor yakaladıklarını söyleyen Özdoğan, “Dünyanın dört bir köşesinden ziyaretçileri kabul ediyoruz. Yılın ilk 8 ayında 100 bin bandını açtık. Bu bizim için geçen yıllara göre çok daha iyi rakamlar. Özellikle yerli ziyaretçilerimizde de büyük artış görülmektedir. Avrupa pazarından ve Rus ülkelerinden verimli ziyaretçi akını var. Bilindiği gibi Altınbeşik Milli Parkı Türkiye’nin en büyük, Dünyanın ise 3. Büyük yeraltı gölü Mağarası. Muntazam turkuaz bir su ve bir birinden güzel traverten oluşumların ev sahipliği yaptığı bir yer. Bu sebeple gelen ziyaretçilerimiz son derece memnun kalıyorlar. Günlük ziyaretçi sayımızı 400-500 civarına kadar çıkardık. Özellikle iç piyasadan çok ciddi bir ziyaretçi sayımız var. Yine hafta sonları cumartesi pazar günlük 800-1000 arasında ziyaretçilerimiz geliyor. Bu sayı ise bizim için muhteşem bir tempo ve muazzam bir aksiyon” diye konuştu.
“Anlatılmaz, sadece yaşanır”
Mağarayı Antalya’dan ziyarete gelen Mücahit Özdemir, arkadaşları ile birlikte Altınbeşik mağarasını özellikle gezmeye geldiklerini söyleyerek, “Burası Dünyanın 3. Türkiye’nin en büyük yeraltı gölü mağarası olduğunu biliyordum. Sosyal medyada hep karşıma çıkıyordu. İçerisi muhteşem. İçeride Pamukkale’yi andıran travertenler var. Turkuaz rengi suyu ile harika bir yer. İçeride isminin aldığı beşik harika. Mağaranın ilginç olan bir özelliği ise içerisinin sıcaklığı 16-17 derece civarında. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer” şeklinde konuştu.
İbradı ilçesi Ürünlü Mahallesinde bulunan Altınbeşik Mağarası yerli ve yabancı ziyaretçilerin akınına uğruyor. Mağarayı 8 ay içerisinde 100 bin kişiden fazla kişi ziyaret etti. Gezi botları ile mağaranın güzelliklerini keşfe çıkan günde ortalama 400 ila 500 yerli ve yabancı ziyaretçi, Antalya’nın bu cennet köşesine hayran kalıyor.
“Rekor ziyaretçi”
Mağaranın işletmesini yürüten İbradı Belediyesi personeli ve Altınbeşik Mağarası işletme sorumlusu Yılmaz Özdoğan, mağaranın Türkiye’nin dört bir yanından gelen yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından her geçen gün daha da büyük ilgi gördüğüne dikkat çekti.
Geçen yıllara göre hem yerli, hem de yabancı ziyaretçilerin daha fazla ilgi gördüğünü ve geçtiğimiz yıllara göre rekor yakaladıklarını söyleyen Özdoğan, “Dünyanın dört bir köşesinden ziyaretçileri kabul ediyoruz. Yılın ilk 8 ayında 100 bin bandını açtık. Bu bizim için geçen yıllara göre çok daha iyi rakamlar. Özellikle yerli ziyaretçilerimizde de büyük artış görülmektedir. Avrupa pazarından ve Rus ülkelerinden verimli ziyaretçi akını var. Bilindiği gibi Altınbeşik Milli Parkı Türkiye’nin en büyük, Dünyanın ise 3. Büyük yeraltı gölü Mağarası. Muntazam turkuaz bir su ve bir birinden güzel traverten oluşumların ev sahipliği yaptığı bir yer. Bu sebeple gelen ziyaretçilerimiz son derece memnun kalıyorlar. Günlük ziyaretçi sayımızı 400-500 civarına kadar çıkardık. Özellikle iç piyasadan çok ciddi bir ziyaretçi sayımız var. Yine hafta sonları cumartesi pazar günlük 800-1000 arasında ziyaretçilerimiz geliyor. Bu sayı ise bizim için muhteşem bir tempo ve muazzam bir aksiyon” diye konuştu.
“Anlatılmaz, sadece yaşanır”
Mağarayı Antalya’dan ziyarete gelen Mücahit Özdemir, arkadaşları ile birlikte Altınbeşik mağarasını özellikle gezmeye geldiklerini söyleyerek, “Burası Dünyanın 3. Türkiye’nin en büyük yeraltı gölü mağarası olduğunu biliyordum. Sosyal medyada hep karşıma çıkıyordu. İçerisi muhteşem. İçeride Pamukkale’yi andıran travertenler var. Turkuaz rengi suyu ile harika bir yer. İçeride isminin aldığı beşik harika. Mağaranın ilginç olan bir özelliği ise içerisinin sıcaklığı 16-17 derece civarında. Herkesin gelip görmesi gereken bir yer” şeklinde konuştu.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.09.02 12:43:33
Son Düzenlenme Tarihi :
Şimşek: “İftar ve sahurdan sonra diş fırçalamak çok önemli”
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Dt. Sancar Şimşek, Ramazan ayı boyunca ağız ve diş sağlığının önemine değinerek, iftar ve sahurdan sonra dişlerin mutlaka fırçalanması, ağız kokusunu önlemek için de bol bol su tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Şimşek, Ramazan başlamadan birkaç hafta öncesinden ağız hijyenini sağlamak ve ağız kuruluğunu önleme açısından sigara, çay-kahve ve asitli içeceklerin kullanımını azaltmakta yarar olduğunu vurguladı.
İftardan ve sahurdan sonra dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini kaydeden Şimşek, “Sindirim sistemimizin başlangıcı olan ağzımız, tüm vücudumuza açılan bir kapıdır ve dış ortama açık olması, besinlerle teması sebebiyle de mikroorganizmaların çoğalabilmesi için oldukça uygun bir ortamı oluşturur. Orucun tutulduğu bu ay boyunca dişler, yeme alışkanlıkları değiştiğinden çürümeye çok meyillidir. Bu yüzden çürüklerin oluşmasını engellemek için sadece dişlerin değil, dilaltı ve diş eti, hatta yanakların iç kısımlarının da iyice temizlenmesi gerekir” dedi.
“Her sahur ve iftar sonrasında diş ve ağız bakımı tam yapılmalıdır”
Ramazan ayında ağız bakımının da saatler düzenlenerek yine benzer şekilde yapılması gerektiğini ifade eden Sancar, "İftar ve sahurdan sonra olmak üzere 2 kez mutlaka dişler fırçalanmalı ve sahur sonrası diş ipi, dil temizliği ve gargara da yapılarak hijyeni sağlanmış bir ağız florasıyla oruca başlamak, uzun süre açlık sebebiyle tükürük akışı azalmış ve bu sebeple asiditesi artmış ağız ortamınızı bakterilere karşı korumanızı sağlayacaktır. Yine uzun süreli açlığa bağlı ağız kokusu da bu ayda oruç tutan bireylerin yaşadığı bir problemdir. Ağız kokusuna sebep olabilecek ağız içi faktörler ve ağız dışı faktörler dışında tuttuğumuz bu fizyolojik ağız kokusu, uzun süre açlık sebebiyle mide ve ağız ortamının susuz kalması ve çok daha asidik bir yapıya geçmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır ve bazı önlemler alınarak azalabilmektedir” diye konuştu.
“Oruçluyken diş tedavisi, hekimin uygunluk vermesiyle mümkündür”
Oruçluyken diş çekimi ve tedavilerinin hekimin uygunluk vermesi ile mümkün olabileceğinin altını çizen Şimşek, şöyle devam etti; "Ramazanda diş tedavisi yapılmaktadır. Fakat genelde hastaların bu işlemleri iftardan sonraya bıraktığını görmekteyiz. Orucun bozulması için mideye bir sıvı gitmesi gerekir. Tedavi sırasında kullanılabilecek ilaçlar, sıvılar da orucun bozulmasına sebebiyet verebilir. Bunun için hekiminiz sizi bilgilendirecektir. Yaptıracağınız uygulama için su veya kan yutulmadığı sürece tedavinizi yaptırabilirsiniz.”
Ramazanda ağız ve diş sağlığı için beslenmeye özen gösterilmesi gerektiğine de dikkat çeken Dr. Dt. Şimşek, “Gün içinde aç kalındığı için sahurda sıvı yemekler tüketmeye özen gösterilmelidir. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye gayret gösterin. Çilek, süt ürünleri, yoğurt, peynir gibi gıdalar dişlerinize Ramazan ayında sağlık katacak besinler arasında yer almaktadır” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA
Ramazan ayında ağız ve diş sağlığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Şimşek, Ramazan başlamadan birkaç hafta öncesinden ağız hijyenini sağlamak ve ağız kuruluğunu önleme açısından sigara, çay-kahve ve asitli içeceklerin kullanımını azaltmakta yarar olduğunu vurguladı.
İftardan ve sahurdan sonra dişlerin mutlaka fırçalanması gerektiğini kaydeden Şimşek, “Sindirim sistemimizin başlangıcı olan ağzımız, tüm vücudumuza açılan bir kapıdır ve dış ortama açık olması, besinlerle teması sebebiyle de mikroorganizmaların çoğalabilmesi için oldukça uygun bir ortamı oluşturur. Orucun tutulduğu bu ay boyunca dişler, yeme alışkanlıkları değiştiğinden çürümeye çok meyillidir. Bu yüzden çürüklerin oluşmasını engellemek için sadece dişlerin değil, dilaltı ve diş eti, hatta yanakların iç kısımlarının da iyice temizlenmesi gerekir” dedi.
“Her sahur ve iftar sonrasında diş ve ağız bakımı tam yapılmalıdır”
Ramazan ayında ağız bakımının da saatler düzenlenerek yine benzer şekilde yapılması gerektiğini ifade eden Sancar, "İftar ve sahurdan sonra olmak üzere 2 kez mutlaka dişler fırçalanmalı ve sahur sonrası diş ipi, dil temizliği ve gargara da yapılarak hijyeni sağlanmış bir ağız florasıyla oruca başlamak, uzun süre açlık sebebiyle tükürük akışı azalmış ve bu sebeple asiditesi artmış ağız ortamınızı bakterilere karşı korumanızı sağlayacaktır. Yine uzun süreli açlığa bağlı ağız kokusu da bu ayda oruç tutan bireylerin yaşadığı bir problemdir. Ağız kokusuna sebep olabilecek ağız içi faktörler ve ağız dışı faktörler dışında tuttuğumuz bu fizyolojik ağız kokusu, uzun süre açlık sebebiyle mide ve ağız ortamının susuz kalması ve çok daha asidik bir yapıya geçmesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır ve bazı önlemler alınarak azalabilmektedir” diye konuştu.
“Oruçluyken diş tedavisi, hekimin uygunluk vermesiyle mümkündür”
Oruçluyken diş çekimi ve tedavilerinin hekimin uygunluk vermesi ile mümkün olabileceğinin altını çizen Şimşek, şöyle devam etti; "Ramazanda diş tedavisi yapılmaktadır. Fakat genelde hastaların bu işlemleri iftardan sonraya bıraktığını görmekteyiz. Orucun bozulması için mideye bir sıvı gitmesi gerekir. Tedavi sırasında kullanılabilecek ilaçlar, sıvılar da orucun bozulmasına sebebiyet verebilir. Bunun için hekiminiz sizi bilgilendirecektir. Yaptıracağınız uygulama için su veya kan yutulmadığı sürece tedavinizi yaptırabilirsiniz.”
Ramazanda ağız ve diş sağlığı için beslenmeye özen gösterilmesi gerektiğine de dikkat çeken Dr. Dt. Şimşek, “Gün içinde aç kalındığı için sahurda sıvı yemekler tüketmeye özen gösterilmelidir. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenmeye gayret gösterin. Çilek, süt ürünleri, yoğurt, peynir gibi gıdalar dişlerinize Ramazan ayında sağlık katacak besinler arasında yer almaktadır” ifadelerini kullandı.
Kaynak : İHA

