SON DAKİKA

Kaş’ta “2. Tarım, Seracılık, Gıda ve Tarım Makineleri İhtisas Fuarı” açıldı

Antalya’nın Kaş ilçesinde bu yıl 25-27 Nisan’da ikincisi düzenlenen “Tarım, Seracılık, Gıda ve Tarım Makineleri İhtisas Fuarı” törenle açıldı.
Kınık Mahallesi’nde Kaş Belediyesinin ev sahipliğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) denetiminde düzenlenen fuara, Kaş Kaymakamlığı ve Kaş Ziraat Odası destek veriyor. Marmaris Fuarcılık Organizasyon Halkla İlişkiler Limited Şirketi (MARFO Fuarcılık) tarafından gerçekleştirilen fuarda, yüzlerce farklı marka tarımsal ürün ve tarımda kullanılan ekipmanlar yer alıyor. Kınık Kapalı Pazar Yeri’nde 55 katılımcı firmanın hazır bulunduğu fuar, üç gün boyunca 10.00-19.00 saatleri arasında gezilebilecek.

“Fuara katılım iki katına çıktı”
Fuarın açılışında konuşan Kaş Belediye Başkanı Mutlu Ulutaş, ülkede ve dünyada turizmle tanınan Kaş’ta tarım gerçeğinin olduğunu dile getirerek, bir farkındalık olması maksadıyla çiftçiler, üreticiler ve ihracatçılarla tedarikçileri buluşturmak istediklerini belirtti. Fuara katılımın geçen yıla göre artarak, iki katına çıktığına işaret eden Başkan Ulutaş, Kaş’taki çiftçilerin, vatandaşların fuara ciddi bir teveccühü olduğunu, bölgeyi tercih eden katılımcılara teşekkür ettiğini kaydetti. Kaş’ın yayla bölgesinde meyveciliğe, Kınık, Ova, Yeşilköy, Çavdır, Çayköy, Palamut ile Uğrar, Kasaba, Karadağ, Dirgenler bölgesinde domates, kapya ve sivri biber başta olmak üzere tarımsal üretimin varlığına dikkati çeken Başkan Ulutaş, bu ürünlerin iyi fiyata, değerinde satılmasının önemini vurguladı.
“Organize Gıda Sanayi çalışması da sürüyor”
Başkan Ulutaş, 2018 yılında Kınık’ta başlatılan Büyük Hal projesinin devam ettiğini hatırlatarak, “İller Bankası buna kredi desteği sağlıyor, Büyükşehir de sürdürüyor. Burada üretilen ürünlerin, belki yaş sebze meyve olarak satılamaması durumunda türev ürünlere dönüştürülerek, daha iyi rakamlara pazarlanmasıyla ilgili çalışmamız vardı, Organize Gıda Sanayi çalışması. Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı, Kumluca Ticaret Odası (KUTSO), Büyükşehir, İlçe Belediyesi, Valilik nezdinde bu çalışma da sürüyor. Sayın vekilimiz Atay Uslu ve diğer vekillerimiz, Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu bu konuda destek veriyor” dedi.
Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapılarak, stantlar gezildi. Fuarın açılışına, Antalya Milletvekili Atay Uslu, Mustafa Köse, Hasan Subaşı, AK Parti İl Başkanı Ali Çetin, Kaş Kaymakamı Murat Öztürk, KUTSO Meclis Başkanı Fahri Özen ve belediye meclis üyeleri de katıldı.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.26 12:56:18
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






VALİ ERSİN YAZICI : YOĞUN BAKIMDA VE ENTÜBE HASTA SAYISINDA 20’Yİ GÖRMEDİK

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, şu anda 9 tane yoğun bakımda, 5 tane de entübe toplam 14 hastanın olduğunu, uzun süredir bu rakamların 1 eksilip, 2 fazlalaştığına da dikkat çekerek, Antalya Valisi olarak göreve başladığından bu yana yoğun bakım da yatan ve entübe olan hasta sayısında 20’yi görmediklerini söyledi.

    Gazete, dergi ve internet haber sitesi sahipleri ile biraraya gelen Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Antalya’da uzun süre görev yapmayı, ayrılırkende arkasından güzel şeyler söylenmesini arzuladığını kaydetti.
    “Vali Yazıcı şunları yaptı,dürüst, düzgün bir valiydi gibi ifadelerle  Antalya’dan ayrılmak isterim” diyen  ve bunun böyle olması içinde neler yapması gerektiğini bildiğini kaydeden Vali Ersin Yazıcı, “Tüm samimiyetimle, tüm heyecanımla  ve gayret ederek buradan ayrılırken arkamdan güzel şeyler söylenmesine çalışacağım. Bunu sağlayacağıma  inanıyorum, bu konuda kendime güveniyorum. Tabii ki hemen ayrılmakta istemiyorum. Umarım uzun süre kalırım” dedi.
ANTALYA ESNAFI
BİLİNÇLİ
    Kaleiçi’nde yoğun denetimlerin gerçekleştirildiğini kaydeden Vali Ersin Yazıcı,  bayram öncesinde ve sonrasında ses ve diğer konularda Kaleiçi’nde yoğun bir şekilde denetimlerin yapıldığını belirtti.  Düzenli olarak tüm işyerlerinin denetlendiğini ve öncelikle pandemi kurallarına uyup-uymama yönünde işyerlerinin denetlendiğini kaydeden vali Ersin Yazıcı, “Ceza noktasında şunu ifade edeyim. Denetim sayısına göre ceza kestiğimiz işletme sayısı gerçekten az. Bundan mutluyum. Neredeyse dokunmadığımız işyeri kalmadı. Özellikle bayramdan sonra başlayan  ve benimde katıldığım denetlemelerde gördüm ki, Antalya’da genel olarak bilinçli bir esnaf kitlesi var. Kendi gözlerimle bir kısmını gördüm. Buradan bir kez daha dünyaya sesleniyorum. Antalya’ya güvenip gelebilirsiniz. Genel olarak restaurantlarımız, cafelerimiz, diğer işletmelerimizin pandemi kurallarına riayet ettiklerini kendi gözlerimle de gördüm.” dedi.
YOĞUN BAKIMDA VE ENTÜBE
HASTA SAYISINDA 20’Yİ GÖRMEDİK
    “Covid’le ilgili sadece şunu söyleyeceğim. 9 tane yoğun bakımda, 5 tane de entübe hastamız  var” diye mevcut bilgiyi gazeteciler aracılığıyla kamuoyuyla paylaşan Vali Yazıcı,  uzun süredir bu rakamların 1 eksilip, 2 fazlalaştığına da dikkat çekerek, Antalya Valisi olarak göreve başladığından bu yana  yoğun bakım da yatan ve entübe olan hasta sayısında 20’yi görmediklerini söyledi.   Yoğun bakımdaki hasta sayısının kendisi için bir kriter olduğunu da sözlerine ekleyen Vali Yazıcı, vefat sayısında  da bir artış olmadığını,  20 civarlarında bir kaybın olduğunu kaydetti. 
    Diğer illerde olduğu gibi ilimizde de vaka sayısında son 15- 20 gündür bir artış gözlendiğini ve şu anda 100 civarındaki hastanın servislerde tedavi gördüğünü kaydeden Vali Ersin Yazıcı, “Fakat şehri tehdit edecek birşey sözkonusu değil.  Nüfusa orantıladığımız zaman Antalya en iyi illerden başında geliyor” diyerek Antalyalıları rahatlattı.
OKULLAR TEK TEK
GÖZDEN GEÇİRİLİYOR
    Vali Yazıcı 2020-2021 eğitim ve öğretim yılı için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uzunca bir listenin gönderildiğini, bu listeye göre Antalya ve ilçelerindeki okulların tek tek tarandığını belirterek, “Şu anda arkadaşlarımız onları çalışıyor. Bu şartları tutturamadığımız okullarda gerekirse ikili eğitim, gerekirse Bakanlığımızdan izin alarak başla seçenekler uygulanabilir. Tüm okullar için tek tek çalışılıyor. 70 civarında madde var, fiziki koşulardan diğer konulara değin.  O standartlara ulaşamayan okullarla ilgili başka çözümler üretilecek” dedi.
DÜĞÜN VE DİĞER
TÖRENLERDE POLİS YA DA
JANDARMA BULUNUYOR
    “Antalya’da da düğün ve diğer törenlerle ilgili saat sınırlaması yaptık” diyen Vali Yazıcı, bu törenlerde sorumluluk alanına göre 1 polis ya da jandarmanın  düğün süresince orada olduğunu belirterek, polis ve jandarma orada iken düğün ya da tören sahipleri ile davetlilerin biraz daha dikkatli olduklarını ve kurallara uyduklarını söyledi.
ARABA GİDİYORSA,
OKULLARI TATİL ETMEM
    “Okulların tatil edilmesi konusunda zor karar veriyorum” diyen Vali Ersin Yazıcı , “Antalya’da yaşanan sel ve benzeri doğal afetler bölgesel ve  kısmi. Bütün ilçeyi ya da ili kapsar vaziyette olmuyor.  Yağmurdan dolayı sokakta araba gittiği sürece okulları açık tutarım” dedi.
TURİZMDE SÜREÇ
OLUMLUYA DÖNMEYE BAŞLADI
    Antalya Valisi Ersin Yazıcı, turizmde sürecin olumluya doğru dönmeye başladığını gelen turist sayısındaki rakamlarla vurgularken, bu yıl ilk defa bir günde 34 bin 996 sayısına ulaşıldığını, yabancı misafirlerin geldiğini, gelmeye başladı belirterek, turizm sektöründeki bu hareketliliğin her sektörü şu ya da bu oranda harekete geçireceğini sözlerine ekledi. 

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2020.08.13 08:22:18
Son Düzenlenme Tarihi :





Çocuklarda Uyumsuzluk ve Davranış Problemlerine Dikkat!

Parmak emme, tırnak yeme, altına kaçırma, yalan söyleme, inatçılık, saldırganlık, kekemelik gibi davranış ve uyum bozuklukları çocuklarda sıklıkla görülüyor. Psikolog Ebru Özer Özkul, yanlış ebeveyn tutumları ve evlerdeki huzursuz ortamların bu tür sorunlara neden olabildiğini söyledi. Özkul ailelere önerilerde bulundu.
Çocuğumuzda uyum problemleri veya davranış bozukluğu varsa ne yapmalıyız? Ona karşı nasıl davranmalıyız? Psikolog Ebru Özer Özkul, çocuklarda görülen davranış ve uyum bozuklukları  ve bunların nedenleri konusunda önemli bilgiler verdi,
Çocukların bazı becerileri büyüme sürecinde yavaş yavaş kazandıklarını hatırlatan Ebru Özer Özkul, çocukta bir problem fark edildiğinde öncelikle bunun o gelişim dönemine uygun bir davranış mı, yoksa fizyolojik ya da psikolojik bir sorun mu olduğunun doğru tespit edilmesi gerektiğini söyledi. Davranışın sürekliliği ve yoğunluğunun davranış bozukluğu konusunda önemli bir gösterge olduğunu kaydeden Özkul; “çocuklarımız geniş ailemizin benzersiz mozaikleridir. 4 yaşındaki bir çocuk olmamış şeyleri olmuş gibi anlatabilir bu normaldir. Ama ilkokul çağına gelmiş bir çocuk bu davranışı gösterdiğinde uyum bozukluğundan söz edebiliriz.  Ya da çalma davranışından örnek verecek olursak; okul öncesi yaşlarda çocuklarda mülkiyet kavramı gelişmemiştir. Çocuk bir başkasına ait bir şeyi izinsiz alabilir, bu normaldir. Ama 12 yaşındaki bir çocuğun çalma davranışını bilmesini bekleriz” diye konuştu.
Tırnak yeme, altını ıslatma, kekemelik, gibi sorunların daha çok huzursuz ev ortamında ve baskıcı ailelerde büyüyen çocuklarda görüldüğünü kaydeden Psikolog Ebru Özer Özkul, çocuklarda görülen davranış ve uyum bozuklukları ile bunların çözümü konusunda şunları söyledi:
Parmak Emme
Çocuklarda en çok karşılaşılan davranış bozukluğudur. Çocuk ilk birkaç yıl parmağını emiyorsa bu normal. Fakat 7 yaşına gelmiş başparmağını deforme etmesine rağmen hala emiyorsa bu uyum bozukluğudur. Emme refleksi doğuştan karşılanması gereken bir refleks. Emme refleksinin giderilememesi buna sebep olabilir.  İki yaşına kadar emzik, biberon kullanmasına izin vermek gerekiyor. Eğer izin vermezsek ileriki yaşlarda da devam edebilir.
Ev ortamında yaşanan gerginlikler, yeni bir kardeşin doğması, okuldaki başarısızlık, terk etmeler, ayrılmalar, ölüm, travmalar, yer değiştirmeler, anneden ayrılma gibi durumlar çocuğun bu davranışına sebep olabilir.
Tırnak Yeme
3-4 yaşından sonra çocukların yüzde 33'ünde, erken ergenlik çağı çocuklarının yüzde 40-45'inde görülüyor. Ailede aşırı baskı, otoriter bir tutum, anne babanın geçimsizliği, evdeki sıkıntılı ve gergin ortam, çocuğun sürekli eleştirilmesi, azarlanması, kıskançlık gibi nedenlerden kaynaklanabilir. Aşırı ilgili koruyucu ailelerin çocuklarında da görülebiliyor. Öğrenilmiş bir davranış olarak da ortaya çıkabiliyor. Çocuk çevresinde ağabey, abla ya da aile büyüklerinden birinin tırnaklarını kemirdiğini görüyorsa bu davranışı örnek alabiliyor.
Alt ıslatma & Kaka Kaçırma
Tuvalet eğitimi almış çocuğun altını ıslatması da bir problemdir. Sebebi fiziksel ya da duygusal olabilir. Genetik faktör önemlidir. Eğer ebeveynlerden biri geçmişte altını ıslatma sorunu yaşamışsa çocukta görülme oranı yüzde 25, eğer her iki ebeveynin geçmişinde de böyle bir sorun varsa çocukta görülme olasılığı yüzde 65'tir. Altını ıslatan çocuğu öncelikle fiziksel bir problem olup olmadığının belirlenmesi için doktora götürmek gerekir. 
Bazen çocuğun uykusu ağır olduğu için de altını ıslatabilir. Gece uyanamaz. Bu durumda onu uykuya dalmadan tuvalete götürmek ve gece uyandırmak gerekir.
Diğer yandan genetik geçiş, ağır uyku durumu  veya fiziksel bir sorun yoksa, 4 yaşını geçirmiş çocukların haftada 3-4 kez altını ıslatmasının psikolojik sebepleri olabilir. Bu durumda uzman yardımı alınmalıdır. Çocuğun ciddi duygusal sorunları var ama bunun altında yatan sebepler görülmezse tedavisi daha zor olur.
4 yaşını geçirmiş çocuklarda kaka kaçırma daha büyük bir sorundur. Anneye çok bağlı, daha inatçı, daha ketum çocuklarda görülür. Çocuk yetersiz eğitim nedeniyle bu alışkanlığı kazanamamış da olabilir. Eğer psikolojik nedenlerden kaynaklanıyorsa bu saldırgan bir tutumdur. Çocuk çok titiz bir anneyi cezalandırıyor, anneyle inatlaşmaya girmiş olabilir.
Yalan Söyleme
6 yaşına kadar çocuğun söylediği hayal ürünü şeyleri kabul etmemiz gerekir. Sonraki yaşlar bu bir davranış problemi olarak kabul edilir. Sebeplerine bakacak olursak; bazen bu öğrenilmiş bir davranış olarak ortaya çıkmaktadır. Anne baba yalan söylediği için, bazen kendi yalanlarına çocukları ortak ettikleri için çocukların da yalan söylediklerini görebiliyoruz. Çocuğa susması için ödül vaat etmek de onu yalana sürükler. Çocuk yalan söyleyerek kendine bir kazanç sağlamaya çalışır. Ceza korkusu varsa da çocuk yalan söyler. Çocuğun söylediği yalanı yargılamak yerine ona doğru davranışı kazandırmaya çalışmak gerekir.
Çalma Davranışı
Okul öncesi çocuklarda mülkiyet duygusu çok gelişmediği için başkasına ait bir şeyi alabilir. Bunu çalma olarak nitelendirmemek gerekir. Çocuğa başkasının bir şeyini almanın doğru bir davranış olmadığını açıklamak gerekir. Anne babanın paraya aşırı düşkün olması, cimri olması, ya da çocuğu parayla cezalandırma durumunda çocuklarda çalma davranışı gelişebilir. Bazen kıskançlıktan, rekabetten veya kendini daha değerli hissetmek için de bunu yapabilirler. Kardeşinin bir şeyini almak gibi.  Anne babaların aşırı disiplinli, katı, kıyaslayıcı olmaması gerekir.
İnatlaşma
Çocuğun inatçı olmasının sebebi annesiyle olan gergin ilişki dinamiği göze çarpan ilk bulgudur. Anne bir şeyleri dayatıyor, onunla inatlaşıyor olabilir Bazı çocukları disipline etmek zorlayıcı olabilir. Annenin ısrarcılığı çocuğu pasif bir direnmeye iter. Çok söylenen, çok ayrıntı veren, bir şeyin çok üzerinde duran, sürekli söyleyen, sürekli uyaran, sürekli kıyas halinde olan anne çocuk ilişkisi varsa inatçılık pasif agresif şekilde devam eder. 2-3 yaşlarında gelişimsel olarak inatlaşmayı normal kabul ederiz. İlerleyen yaşlarda sürerse davranış bozukluğu olduğu düşünülebilir.
Kekemelik
Çocuk küçük yaşlarda bazı kelimeleri telaffuz etmekte zorlanabilir. Genetik bir durum olan dil bağı ile doğan çocuğun cerrahi müdahale ile bu sorunu ortadan kalkabilir. Gelişim sürecinde mesela 4-5 yaşında bazen konuşma bozuklukları ve kekeleme durumuyla karşılaşabiliriz. Ama 12 yaşındaki çocuğun kekeme davranışı daha yerleşiktir. Öncelikle fizyolojik bir sorun olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu tür bir sorun varsa konuşma terapileri ile sorun giderilebilir.
Psikolojik kökenli kekemelikler ise çoğunlukla geçicidir. Çocuğun içsel dünyasının izlenmesi anlaşılmaya çalışılması önemlidir, Ergenlikte azalmaya başlar 20'li yaşlardan sonra geçer. Ama kişi korktuğu, strese girdiği, çaresiz kaldığı, baş edemediği durumlarda yetişkinken yeniden ortaya çıkabilir.
Çocukta kekeleme göründüğünde onu küçümsemek, eleştirmek yanlış olur. Görmezden gelmek de doğru değildir. Kendiliğinden geçmesi beklenmemeli, kekemeliğin sebebine göre uzman yardımı alması sağlanmalıdır.
Saç Koparma
Daha çok kız çocuklarında saç koparma, kaş koparma, deri yolma gibi durumlarla karşılaşılabilir. Genellikle stresi yenmek, kendilerini sakinleştirmek için yaptıkları bir davranıştır. Anneyle çocuk arasında bağın sağlıklı kurulamamasından kaynaklı olabilir.
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.07.10 13:31:32
Son Düzenlenme Tarihi :