SON DAKİKA

logo

Ali Bıdı gençlere mentorluk yaptı

ANTALYA Fuarcılık İşletme ve Yatırım A.Ş. (ANFAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 15-24 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlediği Genç Girişimciler Fikir Maratonu’nda gençlerle buluştu. Bıdı, proje üreten gençlere tecrübelerini paylaşırken, önemli tavsiyelerde de bulundu.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen; Habitat Derneği ve UNICEF ortaklığında yürütülen Antalya Genç Girişimciler Fikir Maratonu, Büyükşehir Belediyesi Gençlik Kampı ve Eğitim Merkezi’nde bugün sona eriyor. 15-24 yaş arasındaki gençlere yönelik 24-26 Nisan 2023 tarihleri arasında düzenlenen etkinliğin ikinci gününde, Antalya Sanayici ve İş İnsanları Derneği’ni (ANSİAD) temsilen ANFAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bıdı, gençlere mentorluk (daha deneyimli veya daha bilgili bir kişinin daha az deneyimli veya daha az bilgili bir kişiye rehberlik ettiği bir ilişkidir) yaptı. 
Onlarca gençle gruplar halinde buluşan iş insanı Ali Bıdı, gençlerle bir arada olmaktan mutlu olduğunu, onlara tecrübelerini aktarmaktan ve onların görüş ve düşüncelerini almaktan büyük keyif aldığını söyledi. Gençlere özellikle hayata geçirmeyi düşündükleri projeleri her fırsatta yüksek sesle dile getirmeleri gerektiğinin altını çizen Ali Bıdı, “Herkes uyurken siz uyanık olacaksınız. Kimsenin düşünmediğini düşünüp, hep ilkleri başarmalısınız. İnandığımız işi yaparken de asla pes etmeyin” dedi.
Gençlerin projelerinden etkilendiğini ve heyecanlandığını söyleyen Ali Bıdı, iş ve spor yaşamında onlara her zaman rehber olabileceğinin de altını çizdi. 
Foto: Gençlere mentorluk yaparken çekilen fotoğraflar var. 


-ANFAŞ BSN.


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.04.26 13:01:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi, Elmalı’da besi çiftliği sahibi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür: Siz sütü pa­ha­lı iç­ti­ği­niz­den şi­ka­yet­çi­si­niz, bizde sütü ka­li­te­li fi­ya­ta sa­ta­ma­dı­ğı­mız­dan

ATB Basın Da­nış­ma­nı Va­hi­de Yanık’ın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü yap­tı­ğı Sütün ana tema ol­du­ğu pa­nel­de süt üre­ti­mi­nin ana kay­na­ğı olan hay­van­cı­lık­ta ma­sa­ya ya­tı­rıl­dı ve her ikisi de de­ğer­len­di­rildi. Pa­ne­lin ko­nuş­ma­cı­la­rı arasında yer alan An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi, Elmalı’da besi çiftliği sahibi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, konuşmasıyla süt üretiminden, süt fiyatlarına, et fiyatlarından hayvancılık konusuna kadar birçok konuya ışık tuttu.

    “Dünya Süt Günü”nde Sür­dü­rü­le­bi­lir Süt Üre­ti­mi Pa­ne­li An­tal­ya Ti­ca­ret Bor­sa­sı’nda ya­pıl­dı. Sütün ana tema ol­du­ğu pa­nel­de süt üre­ti­mi­nin ana kay­na­ğı olan hay­van­cı­lık­ta ma­sa­ya ya­tı­rıl­dı ve her ikisi de de­ğer­len­di­ril­di.
    ATB Basın Da­nış­ma­nı Va­hi­de Yanık’ın mo­de­ra­tör­lü­ğü­nü yap­tı­ğı pa­ne­lin ko­nuş­ma­cı­la­rı An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, El­ma­lı Süt Üre­ti­ci­le­ri Bir­li­ği Baş­ka­nı Vet. Hekim. Ali Gü­müş­lü, An­tal­ya Da­mız­lık Koyun Keçi Ye­tiş­ti­ri­ci­le­ri Bir­li­ği Baş­ka­nı Ze­li­ha Öz­türk, S.S. Yazır Köyü Ta­rım­sal Kal­kın­ma Ko­ope­ra­ti­fi Baş­ka­nı ve ATB 4. Mes­lek Ko­mi­te­si Baş­ka­nı Yaşar Ko­ca­oğ­lu ka­tıl­dı.
    Ka­tı­lım­cı­lar süt üre­ti­mi, sütün ka­li­te­si ve sütün de­ğe­ri­nin al­tın­da sa­tıl­ma­sı­nı ma­sa­ya ya­tı­rır­ken, hay­van­cı­lık ve hay­van­cı­lı­ğı olum­suz et­ki­le­yen fak­tör­ler­de ay­rın­tı­lı ko­nu­şul­du.
    An­tal­ya Ve­te­ri­ner He­kim­ler Odası yö­ne­tim ku­ru­lu üyesi Ve­te­ri­ner Hekim Fatih Özgür, hay­van­cı­lık ko­nu­sun­da­ki ek­sik­le­ri de­tay­lı an­la­tır­ken şun­la­rı söy­le­di :
    “Dev­le­tin Fak Fuk Fonu var­dır ya biz onun ta ken­di­si­yiz. Hay­van­cı­lık yapan kesim onun bir nu­ma­ra­la­rı en­teg­ras­yo­nu­dur. Suçlu ilan edi­len ke­sim­dir.
    Siz sütü pa­ha­lı iç­ti­ği­niz­den şi­ka­yet­çi­si­niz, bizde sütü ka­li­te­li fi­ya­ta sa­ta­ma­dı­ğı­mız­dan şi­ka­yet­çi­yiz. Peki bunun se­be­bi ne ?
KU­LA­ĞI­MA FI­SIL­DA­DI­LAR
    Ben sa­bah­le­yin bu ko­nuş­ma­yı ya­pa­ca­ğım diye yap­ma­dan önce iş­let­me­ye uğ­ra­dım. Bizim sı­ğır­lar yem yi­yor­du. On­lar­la bir ko­nuş­ma yap­tım. Saat 2'de bir ko­nuş­ma ya­pa­ca­ğım, bana söy­le­mek is­te­di­ği­niz bir şey var mı dedim. On­lar­da ku­la­ğı­ma bir şey fı­sıl­da­dı­lar.
    Biz hay­va­nın sa­ğı­mı­nı ya­par­ken hep şu ko­nu­şu­lu­yor, süt kaç para ! Biz 1 litre sütü ne ka­da­ra mal edi­yo­ruz. Önem­li olan bizim bir hay­van­dan kaç litre süt al­dı­ğı­mız ol­ma­ma­lı as­lın­da. Bizim ana te­ma­mız 1 litre sütü kaç li­ra­ya mal et­ti­ği­miz ol­ma­lı . Peki ne oldu, biz 1 litre sütü neden daha pa­ha­lı­ya iç­me­ye baş­la­dık !
ME­RA­LA­RI YOK ETTİK
    Hay­van­lar do­ğa­la­rın­da me­ra­da ot­lu­yor­lar­dı nap­tık mera ara­zi­le­ri­ni yok ettik, tarım ara­zi­le­ri­ni vas­fın­dan çı­kar­dık ne yap­tık büyük in­şa­at­lar hol­ding­ler dik­tik. Ke­çi­miz ko­yu­nu­muz dağda ot­lu­yor­du dedik ya or­ma­na zarar ve­ri­yor, koyun ke­çi­yi dağ­dan çı­kar­ta­lım dedik ne yap­tık et fi­yat­la­rı­nı yük­selt­tik.
    Peki biz bu so­ru­nu nasıl aşa­ca­ğız! Biz üre­ti­mi nasıl des­tek­le­ye­ce­ğiz. Tür­ki­ye’de ko­ope­ra­tif ya­pı­sı tam sis­te­mi­ne otur­muş bir yapı değil. Aile iş­let­me­ci­li­ği di­yo­ruz, man­dı­ra­cı­lar diyor ki aile iş­let­me­le­ri­nin ver­di­ği süt ka­li­te­siz. Biz bunu nasıl ka­li­te­li ya­pa­bi­li­riz.
BÜYÜK İŞLET­ME­LER 9 YIL SÜT ALA­CAK­LA­RI HAY­VA­NI 2 YILDA PERTE ÇI­KAR­TI­YOR­LAR
    Evet büyük iş­let­me­ler­de kar­lı­lı­lık ar­tı­yor, ben o kısma da ka­tıl­mı­yo­rum. Büyük iş­let­me­ler­de kar­lı­lı­ğı art­tır­ma­nız için 1 litre sütü kaça mal et­ti­ği­niz­den zi­ya­de bir hay­van­dan 40-50 litre süt al­ma­nız ge­rek­mek­te. Çünkü ne kadar fazla süt alır­sa­nız iş­let­me­nin ça­lı­şan sa­yı­sı aynı kal­dı­ğı için ma­li­yet­ler­de aynı nok­ta­da ka­lı­yor. Vahşi ka­pi­tal sis­tem­de hay­van­dan daha fazla süt alıp 9 sene ba­ka­ca­ğı­nız hay­va­nı 2 sene de perte çı­kar­tıp hay­van çöp­lü­ğü ha­li­ne ge­ti­rir­si­niz ki, şu anda Tür­ki­ye’deki iş­let­me­le­rin ana man­tı­ğı bu.
    Peki işin için­den nasıl çı­kı­yor­lar. Tarım si­gor­ta­la­rı sa­ye­sin­de çı­kı­yor­lar. Si­gor­ta­lat­tı­rı­yor­lar, nasıl olsa benim hay­va­nım si­gor­ta­lı deyip, buna da İsrail - Ame­ri­kan sis­te­mi di­yor­lar.
SÜTÜN KALİTESİ İÇİN TOPLU SAĞIM MER­KEZ­LERİ ÇÖZÜM OLABİLİR
    Madem aile iş­let­me­le­rin­den ka­li­te­li süt almak is­ti­yor­su­nuz, o zaman ko­ope­ra­tif­le­ri­mi­ze ne ya­pa­ca­ğız, 10'lu-20'li aile iş­let­me­le­ri ku­ra­bi­li­riz ama mer­ke­zi bir sağım sis­te­mi ya­pa­rız. Ör­ne­ğin Yazır Kö­yü­nüm gö­be­ği­ne. deriz ki ye­tiş­ti­ri­ci­ye kar­de­şim köyde bir sa­ğım­cı­mız var köyde, pro­fes­yo­nel ye­tiş­tir­dik, hay­van­la­rı­nı­zı ge­ti­rin, böyle iş­let­me­ler var, böyle mo­del­ler var. Ge­ti­ri­riz orada her ahır­da 100-200 litre hay­va­nın sü­tü­nü sa­ğa­ca­ğı­mı­za bir sağım mer­ke­zin­de bir nok­ta­da 5 ton süt sa­ğa­rız. Ne olur ! 50 tane aile iş­let­me­si­ni bir sağım mer­ke­zin­den yö­net­miş olu­ruz. Hem ka­li­te­li süt elde etmiş olu­ruz, hem de aile iş­let­me­le­ri­nin göç­le­ri­nin önüne ge­çe­riz.
ÇO­BAN­LA­RIN SO­RUN­LA­RI ÇÖ­ZÜL­MELİ
    Bunu ço­ğal­ta­bi­li­riz. Ne ya­pa­b­ili­riz? Et açı­ğı­nı ka­pat­mak için dağ­da­ki mera alan­la­rı­nı tarım vas­fın­dan çı­kart­ma­yız, sür­dü­re­bi­lir­li­ği­ni art­tı­rı­rız, ço­ban­la­rı­mı­zın evlilik so­run­la­rı var. Kimse ço­ba­na kız ver­mek is­te­mi­yor. Bu şe­kil­de ço­ban­lı­ğı bı­ra­kan ev­lat­la­rı­mı­zın yaşam ko­şul­la­rı­nı art­tı­ra­bi­li­riz, or­ta­da ço­ban­lı­ğa devam et­me­le­ri­ni sağ­la­ya­bi­li­riz.
    Bun­lar ya­pı­la­bi­lir. Sa­de­ce gönül ver­mek, akıl ver­mek ge­re­ki­yor.
    En­düst­ri­yel hay­van­cı­lı­ğın bize gö­tü­rü­sü ne ola­cak ! Bugün açığı en­düst­ri­yel hay­van­cı­lık­la ka­pa­ta­bi­lir­si­niz.
AİLE HAY­VAN­CI­LI­ĞI BI­RAK­TI­ĞIN­DA BİLGELİKTE KAY­BO­LU­YOR
    Aile ne ya­pı­yor 100 yıl­lık ço­ban­lık ge­le­ne­ği­ni bı­ra­kıp gi­di­yor. Orada sa­de­ce ça­rı­ğı­nı çı­ka­rıp git­mi­yor. Bil­ge­li­ği­ni de bı­ra­kıp gi­di­yor. Çok büyük bir kayıp.
    Aile iş­let­me­le­rin­den bah­se­di­yo­ruz. Yedi ceddi hay­van­cı­lık yapan bir adam aile iş­let­me­ci­li­ği­ni bı­ra­kı­yor. Çok büyük bir kayıp. İnşaat sek­tö­rün­den bir ada­mın hay­van­cı­lı­ğa gir­me­si gibi kolay an­la­tı­la­cak bir durum. İnşaat sek­tö­rün­den bir adam mil­yon­la­rı­nı hay­van­cı­lı­ğa ya­tı­rır, biz bunun ör­nek­le­ri­ni gör­dük, bir sürü firma ismi de ve­re­bi­li­rim. Hay­van­cı­lı­ğa girdi 5 yıl sonra ka­pı­sı­na kilit vurdu gitti. Ama aile iş­let­me­le­ri öyle değil ki, aile iş­let­me­si zarar etse bir tane sı­ğı­rı­nı sa­tı­yor, ama üre­ti­me devam edi­yor.
AİLE İŞLET­MECİ HAY­VAN­CI­LIK­TAN 30-40 YILDA ÇIKAR
    Aile iş­let­me­si 3-5 yılda hay­van­cı­lık­tan çık­maz. Belki 30-40 yılda bı­ra­kır. Bizim için çok büyük kayıp olan şey de bu zaten. Bu bil­ge­lik, bu aşk, bu sevda. Bunun önüne ge­çe­mez­sek, açığı nasıl ka­pa­ta­ca­ğız, süt açı­ğı­mız var, sütü ka­li­te­siz üre­ti­yo­ruz di­yo­ruz hep aile iş­let­me­le­rin­de. Bu­za­ğı­la­rı­mız ölü­yor. Neden bu­za­ğı­la­rı­mız ölü­yor. Hay­van­la­rı­mı­zı daha fazla vahşi şe­kil­de süt elde etmek için fab­ri­kas­yon yem­ler­le ma­li­yet­le­ri­miz ar­tı­yor.
BU­ZA­ĞI KAYBI ÇOK YÜK­SEK
    Bu­za­ğı kay­bı­nın %30'ları geç­ti­ği du­rum­lar oldu. Büyük iş­let­me­ler­de bile dünya kadar bu­za­ğı kay­bet­tik. Bu ra­kam­la­rı bul­muş­tur. Belki şuan ko­nu­şu­lan rakam %10'dur.
    Bu­za­ğı ölüm­le­ri şuan için it­ha­la­tın önün­de­ki en­gel­ler­den bi­ri­si. Bu­za­ğı neden ölü­yor ko­ru­yu­cu he­kim­lik ya­pıl­mı­yor, hay­van sa­hip­le­ri bu ko­nu­da bi­linç­li de­ğil­ler, iş­let­me sa­hip­le­ri aşı­la­ma için ma­li­yet he­sa­bı ya­pı­yor­lar, ko­ru­yu­cu he­kim­li­ği ön p­la­na al­mı­yor­lar, ma­li­yet he­sa­bı ya­pı­yor­lar. 
    Büyük iş­let­me­ler­de de bu so­run­lar var. Ma­li­yet he­sa­bı çı­kar­tı­yor, benim hay­va­nım si­gor­ta­lı, nasıl olsa alı­rım pa­ra­sı­nı diyor.
    Bugün bir aile iş­let­me­sin­de­ki bu­za­ğı öl­dü­ğü zaman o evden ce­na­ze çık­mış­tır. Otu­rur ağ­lar­lar. Ama bir iş­let­me­de bu­za­ğı öl­dü­ğün­de nasıl olsa si­gor­ta­dan pa­ra­mı alı­rım diyor. Duy­gu­sal bak­maz. Aile iş­let­me­le­ri duy­gu­sal­dır. En­düst­ri­yel hay­van­cı­lık duy­gu­sal de­ğil­dir, ka­pi­tal fel­se­fe ile bakar.
BU­ZA­ĞI ÖLÜM­LERİNİN ÖNÜNE NASIL GEÇEBİLİRİZ
    Peki bu­za­ğı ölüm­le­ri­nin nasıl önüne ge­çe­ce­ğiz ! Dev­let ola­rak aşı­la­ma proğ­ram­la­rı­nın uy­gu­lan­ma­sı­nı, hij­yen kont­rol­le­ri­nin ya­pıl­ma­sı lazım. İtha­la­tın önünü aça­rak yurt dı­şın­da olan Tür­ki­ye’de ol­ma­yan bir sürü has­ta­lı­ğı da ge­tir­dik biz. Bun­lar­da bu­za­ğı ölüm­le­ri­nin ne­den­le­ri ara­sın­da. Tür­ki­ye’de gö­rül­me­yen bir sürü has­ta­lık şuan it­ha­lat­la geldi.
    Niye it­ha­lat ya­pı­yor­su­nuz di­yo­ruz, düve fi­yat­la­rı çok ar­tı­yor­muş. 5-6 aylık bir dü­ve­nin ma­li­ye­ti 150 bin lira. İthal edi­yor­su­nuz 90-100 li­ra­ya. Ge­ti­ri­yor­su­nuz ara­cı­lar para ka­za­nı­yor. İşlet­me­le­re ba­kı­yor­su­nuz kendi dü­ve­le­ri­ni satıp ithal dü­ve­le­ri iş­let­me­le­re ka­tı­yor­lar. Çünkü, en­düst­ri hay­van­cı­lı­ğın­da duy­gu­sal diye bir şey yok­tur. Onlar hep para odak­lı­dır. Daha fazla pa­ra­yı nasıl ka­za­na­bi­li­ri­zi dü­şü­nür­ler.
ET FİYAT­LA­RI YÜK­SELDİKÇE DA­MIZ­LIK KESİMLERİ BAŞ­LI­YOR
    Et fi­yat­la­rı art­tık­ça hay­van­cı­lar çok se­vi­ni­yor. Ben se­vin­mi­yo­rum. Neden. Et fi­yat­la­rı art­tı­ğı zaman da­mız­lık hay­van ke­si­li­yor. Tür­ki­ye’de et açı­ğı­nı ka­pa­ta­bil­me­niz için, evet sütün para et­me­si lazım. Bunu bir ke­na­ra ko­yu­yo­ruz. Biz hep Av­ru­pa ile ken­di­mi­zi kı­yas­lı­yo­ruz.
Av­ru­pa’da domuz denen bir hay­van var ve pazar payı %30. Bizim ül­ke­miz­de domuz eti yen­me­di­ği için biz hay­van sa­yı­sı­nı %30 düşük alı­yo­ruz.
KOYUN VE KEÇİCİLİK ET AÇI­ĞI­NI KA­PA­TIR
    Peki biz hay­van ve et açı­ğı­nı nasıl ka­pa­ta­bi­li­riz ? Et açı­ğı­nı ka­pa­ta­cak ye­ga­ne unsur ko­yun­cu­luk ve ke­çi­ci­lik­tir. 2024 yı­lı­na ge­lin­di­ğin­de en fazla aza­lan sek­tör koyun ve ke­çi­çi­lik­tir. Bu şe­kil­de gi­der­sek 350-400 li­ra­yı gören et fi­yat­la­rı­nı 1000'li ra­kam­lar­da gö­re­bi­li­riz.
    Sütte ka­li­te­li süt üret­me­miz, ko­ope­ra­tif­leş­me­yi daha iyi hale ge­tir­me­miz ge­re­ki­yor. Dev­let eliy­le ör­güt­len­me­yi daha sis­tem­li hale ge­tir­me­li­yiz. 
    Me­ra­la­rı tek­rar daha aktif hale ge­tir­me­miz, ıslah et­me­miz ge­re­ki­yor. Tü­ke­te­rek bü­yü­mek­ten çok üre­te­rek bü­yü­me­ye geç­me­miz ge­re­ki­yor.” dedi.
HAY­VAN SÜT DI­ŞIN­DA AL­TER­NATİF OLMAZ
    Hay­van­sal süt dı­şın­da al­ter­na­tif süt­le­re bakış açı­sın so­ru­nu ya­nıt­la­ya­n Öz­gür, “Ben bir ve­te­ri­ner he­ki­mim. Bir hay­van süt ve­ri­yor. Otu ve­ri­yor­su­nuz, yemi kesip ve­ri­yor­su­nuz, bam­baş­ka şey­ler ve­ri­yor­su­nuz, bem­be­yaz bir şey ve­ri­yor size. Bir sığır hasta ol­du­ğu zaman ilk ne olur bi­li­yor ­mu­su­nuz! Sütü ke­si­lir. 1 gram süt ver­mez. Ve o hay­van o ze­hir­li sütü ver­me­den ölür. Sağ­lık ve hij­yen ko­nu­sun­da hiç bir süt in­sa­nı öl­dür­mez. Ben kim­ya­sal yol­lar­la elde edi­len her şeye kar­şı­yım. Al­ter­na­tif süt id­di­ala­rı­nı hiç şe­kil­de hay­va­nın ver­di­ği sütle kı­yas­la­ya­maz­sı­nız.
MİNİK AMERİKA MODELİ YA­RAT­MA­YA ÇA­LIŞ­TIK, ÇÖZÜM BÖL­GE­SEL PRO­JE­LER
    Bizim milli tarım po­li­ti­ka­sı uy­gu­la­ma­mız ge­re­ki­yor. Biz minik Ame­ri­ka ya­rat­ma­ya ça­lış­tık iş­let­me­le­ri ka­pa­ta­rak. Çok büyük iş­let­me­ler ya­rat­tık.
    Biz yağış alan bir bölge de­ği­liz ki. Ku­rak­lık so­ru­nu ile bo­ğu­şu­yo­ruz. Bizim Ame­ri­ka­'da­ki gibi uçsuz bu­cak­sız ara­zi­le­ri­miz yok. Hiç su­la­ma­dan biç­ti­ği­miz mı­sı­rı­mız yok. Biz su­la­mak zo­run­da­yız. Ora­da­ki sis­te­mi bu­ra­da uy­gu­la­ya­ma­yız. Çünkü biz kaba yem fa­ki­ri bir ül­ke­yiz. Kaba yemi su­la­ma­dan elde eden bir ülke de­ği­liz. Belki Ka­ra­de­niz ve Kars böl­ge­si için bunu ko­nu­şa­bi­li­riz. Ama Ak­de­niz ve İç Ana­do­lu için bunu ko­nu­şa­ma­yız.
    Onun için di­yo­rum mera hay­van­cı­lı­ğı, ette koyun keçi açı­ğı­mı­zı ka­pa­ta­bi­li­riz.
    Ora­lar gibi aynı ko­şul­la­rı ya­şa­mı­yo­ruz, aynı ik­lim­ler­de ya­şa­mı­yo­ruz, yağış alan bir bölge de­ği­liz. Onun için biz Milli Tarım Po­li­ti­ka­sı, Türk mo­de­li ya­rat­mak zo­run­da­yız. Kendi tip hay­van­la­rı­mı­zı bulup o mo­del­de iler­le­ye­ce­ğiz.
    Biz yon­ca­yı su­la­ya­rak elde edi­yo­ruz. Ener­ji­de dışa ba­ğım­lı bir ül­ke­yiz. Adam­lar 50 ku­ru­şa mal edi­yor­sa biz 5 li­ra­ya mal edi­yo­ruz. Bizim kaba ye­mi­miz pa­ha­lı, onun bizim girdi ma­li­yet­le­ri yük­sek. Ener­ji­de dışa ba­ğım­lı bir ül­ke­yiz. Ma­zo­tu­muz pa­ha­lı, su­yu­muz pa­ha­lı, elekt­ri­ği­miz pa­ha­lı.
    Biz ger­çek­çi olup ger­çek tarım po­li­tika­la­rı uy­gu­la­ya­ca­ğız. Had­di­mi­zi bi­le­ce­ğiz, minik Ame­ri­ka ol­ma­ya­ca­ğız, 
    Al­man­ya ol­ma­ya­ca­ğız, biz Türk mo­de­li­ni uy­gu­la­ya­ca­ğız. Biz böl­ge­sel üre­tim mo­del­le­ri­ne ge­çe­ce­ğiz. Her şeyi her yerde ye­tiş­tir­me­ye­ce­ğiz. An­tal­ya böl­ge­si, Ma­nav­gat böl­ge­si ke­çi­ci­lik uy­gun­sa on­la­ra ekst­ra böl­ge­sel des­tek­ler ve­re­ce­ğiz, el­ma­cı­lık için uygun yer­le­re elma des­te­ği ve­re­ce­ğiz, kuru tarım ya­pı­la­cak yer­le­re de kuru tarım des­te­ği ve­re­ce­ğiz.” dedi. * FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.06.03 07:45:46
Son Düzenlenme Tarihi :





Atölyeler, kafeler, inşaatlar, plajlar ve tesisler ÜRETEN BELEDİYE MURATPAŞA

Muratpaşa Belediyesi, kurduğu atölyeler, bitki üretim tesisleri, asfalt plenti, aşevi gibi üretime yönelik çalışmalarıyla bugün ilçe sakinlerine sunduğu hizmetlerin yüzde 80’ini özkaynaklarıyla üreten bir noktaya geldi. Belediye Başkanı Ümit Uysal, “Üretmeye hazır olmanın pandemi döneminde kıymetini daha iyi anlıyoruz” dedi.

    Antalya’da Muratpaşa Belediyesi, Başkan Ümit Uysal’ın “Üreten Belediye” hedefiyle büyük bir dönüşüm yaşadı.

    Park ve Bahçeler, Temizlik İşleri ve Fen İşleri müdürlükleri bünyesinde kurulan atölyelerde kent mobilyalarından yeraltı çöp konteynerlerine üretimi kendi bünyesinde gerçekleştiren Muratpaşa Belediyesi, 35 dönüm alana yayılan bitki üretim tesisinde parklarında kullandığı her türlü çiçeğin üretimini de gerçekleştiriyor.Belediyenin iş makineleri başta olmak üzere sahip olduğu tüm taşıtların bakım ve onarımı da belediye bünyesinde gerçekleştirilirken, mahalle mahalle devam eden cadde ve sokak yenileme çalışmalarında kullandığı asfaltı da yine kendisi üretiyor. 

    Ziya Gökalp ve Erdal İnönü kent parkları içinde bulunan kafeleri, yaz aylarının vazgeçilmezi falez plajlarını bir belediye işletmesi olarak Antalyalılarla buluşturan Muratpaşa Belediyesi, bugün ilçe sakinlerine sunduğu hizmetlerin yüzde 80’ini özkaynaklarıyla üreten bir noktaya geldi.

    Başkan Uysal, pandemi döneminde siperlikli yüz maskesi üretimi ve devamında mısır, devamında buğday üretimiyle bu sürecin devam ettiğini söyledi. Muratpaşa’nın “Üretim” mesajının Türkiye’ye yayıldığını dile getiren Başkan Uysal, şöyle konuştu:

    “Şu anda buğdaylarımız yeşerdi.Önemli olan üretim fikrini ayakta tutmak. Bütün makine parkımızı kendimiz tamir ediyoruz. Dal atıklarından gübre yapıyoruz, yer altı konteynerlerimizi, asfaltımızı, park mobilya ve bitkilerimizi kendimiz üretiyoruz. Boş bıraksak,işgallere uğrayacak kafelerimizi kendimiz işletiyoruz. Üretmeye hazır olmanın pandemi döneminde kıymetini daha iyi anlıyoruz. Bank üreteceğiz, hemen sosyal mesafeli bankları üretiyoruz. Aşevimiz, günlük 5 bin kişiye yemek çıkaracak bir kapasiteye ulaştı.”

    Başkan Uysal, bununla birlikte Metin-Nuran Çakallıklı Anadolu Lisesi spor salonu ve Şirinyalı Mahallesi’nde temeli atılan belediyenin yeni kreş inşaatının da yine belediyenin öz kaynak düzeni içinde gerçekleştirildiğini söyledi.  


Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.01.05 06:51:28
Son Düzenlenme Tarihi :