SON DAKİKA

logo

50 günlük yaşam savaşını kaybetti

Gazipaşa’da meydana gelen kazada kardeşi Tevfik Oğuz’u kaybeden ve aynı kazada ağır yaralanan Fahri Oğuz, tedavi gördüğü hastanede 50 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.
Kaza, 7 Mart Salı akşamı saat 19.30 sıralarında Zeytinada Mahallesi Sazak mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Anamur’dan Gazipaşa istikametine seyir halinde olan N.O.’nun üzerine kayıtlı Ö.B. idaresindeki 07 HHV 59 plakalı otomobil, Gazipaşa istikametinden Anamur istikametine seyir halinde olan Fahri Oğuz (39) idaresindeki 07 E 0172 plakalı motosikletle kafa kafaya çarpıştı. Meydana gelen feci kazada, motosiklette yolcu olarak bulunan Tevfik Oğuz (38) olay yerinde hayatını kaybederken, motosiklet sürücüsü Fahri Oğuz ise ağır yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, Tevfik Oğuz’un hayatını kaybettiğini belirledi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Fahri Oğuz ise, sağlık ekipleri tarafından Gazipaşa Devlet Hastanesine kaldırıldı. Burada kontrolden geçirilen yaralı, ileri tetkik ve tedavisi için Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Hastanede 50 günlük yaşam mücadelesi veren Fahri Oğuz hayatını kaybetti. Oğuz, bugün Yakacık Mahallesi’nde sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.27 16:40:56
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Kum zambağı koparmanın cezası 244 bin 315 TL

Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya sahillerinde yetişen ve endemik bitki olan kum zambaklarını koparmanın 244 bin 315 TL cezası olduğu bildirildi.
Gazipaşa’nın Koru, Kahyalar ve Selinus sahillerinde bulunan, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bitkiler arasında yer alan ‘kum zambakları’..

Antalya’nın Gazipaşa ve Alanya sahillerinde yetişen ve endemik bitki olan kum zambaklarını koparmanın 244 bin 315 TL cezası olduğu bildirildi.
Gazipaşa’nın Koru, Kahyalar ve Selinus sahillerinde bulunan, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bitkiler arasında yer alan ‘kum zambakları’, çiçek açmaya başladı. Dünya Doğayı Koruma Birliği’nce koruma altına alınan kum zambakları görenleri kendine hayran bırakıyor. ‘Çevre Koruma Kanunu’ dahilinde korunan kum zambağı çiçeğini koparmanın 244 bin 315 TL cezası var.

“Bu güzelliklere kıymayalım”
Gazipaşa Hepimizin Platformu Sözcüsü Güldane Şahin ve kum zambaklarını koruyan gönüllüler, nesli tükenmekte olan kum zambaklarını koruma çağrısında bulundu. Çiçekleri koparanları ciddi para cezalarının beklediğini söyleyen Şahin, “Gazipaşa’nın Koru, Selinus ve Kahyalar sahillerinde açan kum zambaklarımız, nergisgillerdendir. Kökü soğanlıdır. Genellikle temmuz, ağustos, eylül aylarında çiçek açarlar. Bu aylarda genellikle yaprakları kurudur, kızgın kumların içinden beyaz çiçeklerini açması hayret vericidir. Çiçeklerini koklayan birisinin ömrü boyunca o kokuyu unutması mümkün değildir. Kardelenlerimiz nasıl ki karların içinden çıkarak çiçeklerini açıyorsa, kum zambaklarımız da öyle, onun için halk dilinde kumdelen de derler. Kum zambakları nesli tehlike altında, tükenmekte olan bitkilerdir. Dünya Doğa Koruma Kurulu tarafından 2016 yılında koruma altına alınmıştır. Kum zambaklarını koparmanın ise ağır para cezası bulunmaktadır. Kum zambağı kopardığı tespit edilen kişilere 244 bin 315 TL cezai işlem uygulanıyor. Kum zambaklarımızı koruyalım, lütfen bu güzelliklere kıymayalım. Biz doğa gönüllüleri, doğamız için elimizden geldiğince mücadele ediyoruz, mücadelemize katkı sağlayınız” dedi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.25 14:47:26
Son Düzenlenme Tarihi :





El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han'dan basın açıklaması

El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han, İstan­bul’da bir okul mü­dü­rü­nün öğ­ren­ci ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­me­si­nin ar­dın­dan Milli Eği­tim İlçe Mü­dür­lü­ğü önün­de bir basın açık­la­ma­sı yaptı.

De­mir­han, okul­lar­da yö­ne­ti­ci ve öğ­ret­men­le­re yö­ne­lik şid­det olay­la­rı­nın yıl­lar­dır ka­na­yan yara ol­du­ğu­na bir kez daha dik­kat çe­ker­ken, yıl­lar­dır önlem alın­ma­sı için geç ka­lın­dı­ğı­nı vur­gu­la­dı.

El­ma­lı Eği­tim Bir Sen Baş­ka­nı Eyüp De­mir­han, açık­la­ma­sın­da şun­la­rı söy­le­di: “Eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na yö­ne­lik gi­de­rek artan şid­det olay­la­rı­nı pro­tes­to etmek amacı ve şid­de­ti ön­le­yecek, fa­il­le­ri ce­za­lan­dı­ra­cak, mağ­dur­la­ra hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak bir yasal dü­zen­le­me­nin ya­pıl­ma­sı ta­le­biy­le bir araya gel­miş bu­lun­mak­ta­yız.

Son ola­rak İstan­bul/Eyüp­sul­tan'da eski bir öğ­ren­ci okul mü­dü­rü İbra­him Ok­tu­gan'a si­lah­la sal­dı­rı­da bu­lun­muş, ağır ya­ra­lı ola­rak has­ta­ne­ye kal­dı­rı­lan okul mü­dü­rü­müz ma­ale­sef kur­ta­rı­la­ma­ya­rak vefat et­miş­tir. Mes­lek­ta­şı­mı­za Allah'tan rah­met, aile­si­ne ve bütün eği­tim ca­mi­ası­na baş­sağ­lı­ğı di­li­yo­ruz.

Ka­na­yan bir yara hâ­li­ne gelen şid­det olay­la­rı­na dik­kat çe­ki­yor, ted­bir alın­ma­sı için yet­ki­li­le­re çağ­rı­da bu­lu­nu­yo­ruz. Bu çağ­rı­mı­zı yıl­lar­dır ya­pı­yo­ruz. Se­si­mi­ze kulak ve­ril­sey­di, ge­re­ken ön­lem­ler za­ma­nın­da alın­mış ol­say­dı belki de bugün başka şey­ler ko­nu­şur­duk. Ancak ne yazık ki bir­çok ko­nu­da ol­du­ğu gibi bu ko­nu­da da geç ka­lın­mış­tır.

Genel Baş­ka­nı­mız Ali Yal­çın, Millî Eği­tim Ba­ka­nı Sayın Yusuf Tekin'in da­ve­ti üze­ri­ne ba­kan­lık­ta bir gö­rüş­me ger­çek­leş­tir­miş, gö­rüş­me­nin ar­dın­dan ortak basın açık­la­ma­sı ya­pıl­mış­tır. Sayın ba­ka­nın da­ve­ti­ni ve eği­tim­ci­le­re şid­de­ti ön­le­mek üzere ya­pı­la­ca­ğı ifade edi­len ça­lış­ma­la­rı önem­li ve kıy­met­li bu­lu­yo­ruz.

Ba­kan­lık­ta ya­pı­lan ortak basın açık­la­ma­sı­nın ar­dın­dan, genel baş­ka­nı­mı­zın ka­tı­lı­mıy­la TBMM önün­de ger­çek­leş­tir­di­ği­miz geniş ka­tı­lım­lı eylem, eği­tim­ci­le­re şid­de­ti ön­le­me­ye dönük ka­rar­lı­lı­ğı­mı­zın ve şid­det olay­la­rı­nın oluş­tur­du­ğu büyük üzün­tü­nün bir te­za­hü­rü­dür.

An­ka­ra'da TBMM önün­de yap­tı­ğı­mız çağ­rı­yı bu­ra­da biz­ler de ya­pı­yo­ruz: Ölüm­le so­nuç­lan­ma­ya baş­la­yan sal­dı­rı­la­rın son bul­ma­sı için ge­re­ken adım­lar ive­di­lik­le atıl­ma­lı; eği­tim­ci­le­re yö­ne­lik şid­de­ti ön­le­me ya­sa­sı artık çı­ka­rıl­ma­lı­dır.

Öğ­ret­men, memur, hiz­met­li, şef, şube mü­dü­rü de­me­den tüm eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na, kamu gö­rev­li­le­ri­ne yö­ne­len şid­de­ti bir defa daha la­net­li­yo­ruz.

Bu­gü­ne kadar kamu gö­rev­li­le­ri­ne yö­ne­lik ger­çek­leş­ti­ri­len tüm şid­det olay­la­rın­da tep­ki­mi­zi en sert şe­kil­de or­ta­ya koy­duk. Sen­di­ka ola­rak, geçen yıl ha­ya­ta ge­çi­ri­len Öğ­ret­men­lik Mes­lek Ka­nu­nu tar­tış­ma­la­rın­da şid­de­te yö­ne­lik dü­zen­le­me­yi talep edip son ana kadar ser­gi­le­di­ği­miz ıs­ra­rın ge­re­ği ya­pıl­ma­dı. O gün ge­re­ği ya­pıl­say­dı belki bugün daha fark­lı ko­nuş­mak müm­kün ola­cak­tı.

Genel Baş­ka­nı­mız Ali Yal­çın ile gö­rüş­me­sin­de Sayın Ba­ka­nın mes­lek ka­nu­nu­na iliş­kin yeni dü­zen­le­me ko­nu­sun­da kul­lan­dı­ğı 'şid­de­te karşı yasal dü­zen­le­me' ifa­de­le­ri­ni son de­re­ce kıy­met­li bu­lu­yo­ruz. Bunun bir an evvel ha­ya­ta geç­me­si­nin ta­kip­çi­si ola­ca­ğız.

Eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na yö­ne­lik artan şid­det olay­la­rı­nı ön­le­yecek, cay­dı­rı­cı ola­cak, fa­il­le­ri ce­za­lan­dı­ra­cak ve mağ­dur eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak bir yasal dü­zen­le­me­nin ya­pıl­ma­sı­nın sağ­lan­ma­sı için bugün (10 Mayıs) iş bı­rak­ma ey­le­mi ger­çek­leş­ti­ri­yor, ülke ge­ne­lin­de basın açık­la­ma­la­rı ya­pı­yo­ruz. İş bı­rak­ma ey­le­miy­le eş za­man­lı ola­rak, 1 hafta sü­recek (10-17 Mayıs ta­rih­le­ri ara­sın­da) di­lek­çe kam­pan­ya­mı­zı da baş­lat­mış bu­lu­nu­yo­ruz.

Son bir­kaç yılda ya­şa­nan ha­di­se­le­re ba­kıl­dı­ğın­da gö­rü­le­cek­tir ki, şid­det olay­la­rı mün­fe­rit ey­lem­ler ol­mak­tan çık­mış, ne yazık ki yay­gın bir top­lum­sal sorun hâ­li­ne gel­miş; eği­tim ve öğ­re­tim hiz­met­le­ri­nin yü­rü­tül­me­si­ni sek­te­ye uğ­ra­ta­cak bo­yu­ta ulaş­mış­tır. Bugün ya­şa­dı­ğı­mız acı­lar, dünün ihmal ve umur­sa­maz­lı­ğı­nın ne­ti­ce­si­dir. Yarın ya­şan­ma­sı­nı is­te­me­di­ği­miz acı­lar da bu­gün­kü il­gi­siz­li­ğin so­nu­cu ol­ma­ma­lı­dır.

Şid­de­tin, eği­ti­mi teh­dit eder bo­yu­ta ulaş­ma­sı, ge­le­ce­ği­mi­zi teh­li­ke­ye so­ka­cak bo­yu­ta var­ma­sı, acil ve köklü çözüm bul­ma­yı za­ru­ri hâle ge­tir­mek­te­dir.
Dev­let, ka­sıt­lı şe­kil­de ölüme, ya­ra­lan­ma­ya ve za­ra­ra se­be­bi­yet ve­ril­me­si­ni ön­le­mek­le mü­kel­lef­tir. Dev­le­tin bu yü­küm­lü­lük çer­çe­ve­sin­de, suç iş­le­mek­ten cay­dı­rı­cı yasal ze­mi­ni ve idari şart­la­rı tesis ede­rek yaşam hak­kı­nı ko­ru­ma ve ay­rı­ca buna iliş­kin ih­lal­le­ri ön­le­yi­ci, bas­tı­rı­cı ve ce­za­lan­dı­rı­cı bir infaz me­ka­niz­ma­sı ge­liş­tir­me öde­vi­nin hukuk dev­le­ti ol­ma­nın ge­re­ği ol­du­ğu­nu bugün bu­ra­da bir kere daha ha­tır­lat­mak is­ti­yo­ruz.

Bu doğ­rul­tu­da, eği­tim ça­lı­şan­la­rı­na karşı eği­tim ve öğ­re­tim hiz­me­ti­nin su­nu­mun­dan kay­nak­lı şid­det ey­lem­le­ri­ne yö­ne­lik cezai ve hu­ku­ki ted­bir­le­rin alın­ma­sı el­zem­dir.

Eği­tim ça­lı­şan­la­rı ola­rak, şid­de­te karşı cay­dı­rı­cı ni­te­lik­te mün­ha­sı­ran bir cezai mü­ey­yi­de ge­ti­ril­me­si­ni, şid­de­te uğ­ra­ya­na, ça­lı­şa­na da hu­ku­ki ko­ru­ma sağ­la­ya­cak tür­den yasal dü­zen­le­me­le­rin aci­len ya­pıl­ma­sı­nı is­ti­yor ve bek­li­yo­ruz.”* FERUDUN ÖZGÜNSÜR

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2024.05.13 09:37:39
Son Düzenlenme Tarihi :