SON DAKİKA

logo

Üçağız Kavşağına renkli kurakçıl peyzaj uygulaması

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Demre-Kaş sınırı Üçağız Kekova Kavşağına kurakçıl peyzaj düzenlemesi yaptı.
Büyükşehir belediyesi, iklim değişikliğinin oluşturabileceği kuraklık tehlikesine karşı kurakçıl peyzaj projesi çalışmalarına devam ediyor. Su ve enerjiden tasarruf için kent merkezindeki kavşak ve refüj düzenlemelerinde çim yerine ağaç kabuğu uygulamasını yapan büyükşehir belediyesi ekipleri bu çalışmalarını ilçelerde de sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’na bağlı ekipler son olarak Demre ile Kaş ilçe sınırında yer alan ünlü Üçağız Kekova girişi kavşağında kurakçıl peyzaj çalışması yaptı. 1000 metrekarelik alanda kuraklığa dayanıklı bitkiler kullanıldı. Mavi, turuncu ve kahverengi ağaç kabuklarının kullanıldığı peyzaj çalışması ile rengarenk görünen kavşak görsel bir şölen oluşturdu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.04.28 12:16:57
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Akademisyenlere patent uyarısı: “Tezlerinizi mutlaka korumaya alın”

"Patent" ve "faydalı model" konusunda başarılı çalışmalarıyla bilinen Girişimci ve Ticarileştirme Uzmanı Kübra Gökduman, Alanya Üniversitesi Teknoloji Transferi Ofisinin (Alanya TTO) düzenlediği çevrim içi seminerde; patent, faydalı model ve tasarım modelleri başvuruları hakkında bilgiler aktardı. Akademisyenlerin yoğun ilgi gösterdiği çevrim içi seminerde, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu anlatıldı. Akademisyenlere telif, marka, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret ve patent ve başvurularının nasıl yapılması gerektiğini anlatan Kübra Gökduman, başvuru sırasında sık yapılan hatalara da değindi.

Patentin önemi
Akademisyenlere telif ve patent konusunda farkındalık kazandıran Girişimci Kübra Gökduman; akademisyenlerin yazdığı tezlerin fikri mülkiyet ortamında takip edildiğini söyledi. Akademisyenlerin yazdığı tezlerin mutlaka koruma altına alınması gerektiğine vurgu yapan Gökduman, patentle korunamayan ve buluş niteliğinde sayılan unsurların ne olduğu konusunda detaylı bilgiler aktardı. Akademisyen, personel ve rektörlük arasındaki buluş bildirim sürecine değinen Gökduman, “Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, keşifler, bilimsel teoriler, matematiksel yöntemler bilginin sunumu, bilgisayar programları, zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler buluş niteliğinde sayılmaz. Bu yöntemler patentle değil, telif hakkı ile korumaya alınır. Bitki çeşitleri ve hayvan türlerine ilişkin biyolojik işlemler, insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri, cerrahi işlemler, insan bedeninin öğelerden birinin keşfi, insan veya hayvan klonlama ve genetik kimlik değiştirme patentle korunamaz. Neden paten almalısınız? Çünkü patent ile bilgi hırsızlığının, kopyalanmanın önüne geçilir. Rakiplerinize karşı sizi güçlü yapar. Patent aldığınızda, buluşun başkası tarafından üretilmesi ve satılmasının önüne geçilir. Teknolojik lisanslama ve birçok fırsatlardan faydalanırsınız. Özellikle akademisyenler için patent başvuruları çok önemli. Çünkü, patent başvurusunda bulunan akademisyenlerin doçentlik başvurularının hızlı sonuç almasına ve puanlarının artmasına yardımcı olur” ifadelerini kullandı.

Akademisyenlere patent uyarısı
Patent başvurularında sürecin; patent başvuru, şekli inceleme, inceleme raporu, yayın ve tescil şeklinde ilerlediğini söyleyen Kübra Gökduman, şu ifadelerle bilgilendirmeye devam etti:
“Akademisyenlere önemli ricamız, bir yayın yapmadan önce ilgili yayın birimine mutlaka patent bildirimini yapmanız gerekiyor. Kaleme alınan yayının patente konu olup olmayacağının mutlaka uzman bir kişiye sorularak öğrenilmesi gerekiyor. Çalışan Buluşları Kanunu’na göre; akademisyen, personel ve öğrenci fark etmeksizin öğrencilerin de ortada bir buluş varsa, tezleri dahi olsa bunu bildirmeleri gerekiyor. Tez ve çalışmalar ilerlerken, akabinde patent çalışmaları arka planda devam edebilir. Patent alınan yapılan çalışmalarda hocaların ve öğrencilerin tezlerinin telife konup olup olmadığı çevrim içi ortamlarda takip edilmektedir. Dolayısıyla bir mağduriyet yaşamamanız için akademisyenlere ait tezlerin mutlaka koruma altına alınması şart. Diyelim ki siz bir yayın yaptınız ve bunun patent başvurusunu yapmayı unuttunuz. Böyle bir durumda rüçhan süresi dediğimiz bir hak var. Bir yıl içerisinde bu yayının patent başvurusunu yapabilirsiniz. Yayın, tez fark etmeksizin çalışmaların ilgili patent ofislerine bildirilmesi gerekiyor."

"Patent akademik kariyeri geliştirmek için önemli"
Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Güner, akademisyenlerde patent farkındalığının artırılmasına önem verdiklerini söyledi. Akademisyenlerin buluş değeri ve kariyeri için patent farkındalığının kritik önem taşıdığını söyleyen Güner, "Akademisyenler, yaptıkları buluşları patentle koruma altına alarak bilgi hırsızlığı ve kopyalamaya karşı korunabilirler. Patent aldıklarında, buluşlarının başkası tarafından üretilmesi ve satılması önlenir ve rakiplerine karşı daha güçlü bir konuma sahip olurlar. Ayrıca, lisanslama ve devir fırsatları ortaya çıkar. Özellikle patent başvurusu yaparak buluşlarını koruma altına alan akademisyenler akademik yükseltilme kriterlerinde avantaj sağlayabilirler. Sonuç olarak, patent almak akademisyenlerin yaptıkları araştırmaların ve buluşların değerini korumak ve kariyerlerini geliştirmek için önemlidir. Bu nedenle Alanya Üniversitesi olarak, Teknoloji Transfer Ofisimizde patent, faydalı model farkındalığın oluşması için eğitimlerimize devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.03.23 14:17:09
Son Düzenlenme Tarihi :





DEHŞETİ BÖYLE ANLATTI!

Antalya’da boşanma aşamasındaki eşi tarafından elektriği kesilip evden çıkması sağlanan ve 24 yerinden bıçaklanarak ölümden dönen kadın, yaşadığı dehşet dakikalarını gözyaşları içerisinde anlattı. “Vücudumda dikiş olmayan yer yok” diyen acılı kadın, “Belki 20-25 dakika beni bıçaklamakla uğraştı. B..

Antalya’da boşanma aşamasındaki eşi tarafından elektriği kesilip evden çıkması sağlanan ve 24 yerinden bıçaklanarak ölümden dönen kadın, yaşadığı dehşet dakikalarını gözyaşları içerisinde anlattı. “Vücudumda dikiş olmayan yer yok” diyen acılı kadın, “Belki 20-25 dakika beni bıçaklamakla uğraştı. Ben balkona kaçtığımda yere yığılmıştım. Beni öldü diye bıraktı. Biz kadınlar ölmek ya da yaralanmaktan yorulduk artık” diyerek gözyaşı döktü.
Olay, Serik ilçesine bağlı Kökez Mahallesi’nde 25 Haziran Pazar günü öğle saatlerinde yaşandı. İddiaya göre, Muammer Özen, olay günü, eşi ile yaşadığı huzursuzluk nedeniyle uzaklaştırma cezası aldığı eve geldi. Binada eşinin oturduğu daireye ait elektrik ve suyu kestiği ileri sürülen Özen, ardından beklemeye başladı. Su ve elektriğin kesildiğini fark eden Serpil Özen, oğluyla birlikte aşağıya inerek vanayı ve şalteri kontrol etti. Açtıktan sonra oğlunu aşağıda bırakarak kontrol için tekrar evine çıktı. Bu esnada kapıda bekleyen eşi Muammer Özen tarafından zorla içeriye kapatıldı. Annesini telefon ile arayan oğlu ise cevap alamayınca eve çıktı. İçeriden gelen sesleri duyunca komşularında bulunan yedek anahtarla kapıyı açarak eve girdi. Annesinin babası tarafından bıçaklandığını görünce korkup dayısından yardım istedi. Bu sırada Muammer Özen, olay yerinden ayrılıp kendi evine gitti. Dayı Sinan Akman ise eve geldiğinde ablasını kanlar içinde gördü ve 112 Sağlık ve polis ekiplerine haber verdi. 2 çocuk annesi Serpil Özen, yapılan ilk müdahalenin ardından önce özel bir hastaneye, ardından iç kanaması geçirdiği için Antalya Eğitim Araştırma Hastanesine sevk edildi. 24 yerinden aldığı bıçak darbesi nedeniyle ağır yaralanan Özen, yoğun bakıma alındı.
Polis tarafından aynı gün evinde yakalanan Muammer Özen ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan Muammer Özen’in daha önce farklı tarihlerde apartman çatısı ve araç üst geçidine çıkarak intihar teşebbüsünde bulunduğu öğrenildi.

“Hiç konuşmadan direkt saldırdı”
Yoğun bakımdan servise alınan Serpil Özen, yaşadığı dehşet anlarını gözyaşları içerisinde anlattı. Özen, “Büyük oğlumla evde oturuyorduk. Elektrik ve suyun olmadığını fark ettik. Elektriği açmak için oğlumla aşağıya indik. Ona nereden açılacağını gösterip tekrar yukarı çıktım. Oğlum gelecek diye kapıyı açık bıraktım. Banyoya abdest almaya geçtim, mutfağa döndüğümde bıçakla saldırdı. Hiç konuşmadı, direkt saldırdı” dedi.

“Vücudumun dikiş atılmayan bir parça yeri kalmadı”
Eşinin boşanmak istemediği için böyle bir saldırı yaptığını ileri süren Özen, “23 yerimde bıçak darbesi var. Karın boşluklarımda çok var. Midem, akciğerim ve dalağımda hasar olduğunu biliyorum. Vücudumun dikiş atılmayan bir parça yeri kalmadı. Düne kadar yoğun bakımdaydım” diye konuştu.

“Beni öldü diye bıraktı”
Son olarak bıçaklandığında öleceğini düşündüğünü de sözlerine ekleyen Özen, şunları söyledi:
“Anlatılacak bir şey değil bu. Belki 20-25 dakika beni bıçaklamakla uğraştı. Ben balkona kaçtığımda yere yığılmıştım. Beni öldü diye bıraktı. Ona çocuklar görüyor diye çok yalvardım ama hiç dinlemedi beni. Benim gibi başka kadınlar bunu yaşamasın. Artık yeter. Biz kadınlar ölmek ya da yaralanmaktan yorulduk artık. Cezasını en ağır şekilde almasını istiyorum.”
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.07.04 12:14:42
Son Düzenlenme Tarihi :