SON DAKİKA
header-ad

Bu görüntü Zeytinpark’a yakışıyor mu ?

Zeytinpark denince akla;

25 bin ağaca ev sahipliği yapan 2 milyon 630 bin m2 den oluşan, sahip olduğu ağaç yapısı ile  Antalya Kent Merkezinde, her yıl havadaki 2 bin 600 ton tozu, 610 milyon m3 karbondioksiti emerek temizleyen şehrin göbeğindeki betonlaşmadan korunmuş ender alanlardan biri geliyor.
6 bin metre uzunluğunda bir duvarla çevrili olan Zeytinpark’a ne yazık ki bir görüntü hiçte yakışmıyor. Bu görüntü, Zeytinpark’ın duvarlarının üstünde bulunan kimi zaman reklam amaçlı kullanılan panolar. Kimisi bazı bölümleri kırılmış, hava şartlarından dolayı sararmış panoların bu haliyle Zeytinpark’ın güzelliğine gölge düşürdüğünü kaydeden bazı vatandaşlar, “Bu panolar bir şirkete kiralanmışsa, şirket gerekli bakımını yapmalı ve görsel açıdan daha güzel hale getirmeli. Yok, bir şirkete kiralanmamışsa, o zaman Zeytinpark yönetimi, bu panolara Zeytinpark’la ilgili bilgi ve görselleri paylaşarak hem daha güzel bir görüntü sağlamalı, hem de görenlerin daha fazla bilgi sahibi olmasını sağlamalı” dediler. * Esin KÜMBETLİOĞLU

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.05.01 15:36:33
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Milletvekili Kılıç’tan Bakan Işıkhan’a “Kamu Çağrı Merkezlerinde taşeron personel niye kadroya alınmıyor?”

Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, kamu çağrı merkezlerinde çalışan personelin neden şimdiye kadar kadroya alınmadığını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’a sordu.
Kılıç’ın, Bakan Işıkhan tarafından yanıtlanmasını istediği soru önergesi şöyle : 
“Kamu Çağrı Merkezleri; vatandaşlarımızın bakanlıklarda ve devlet kurumlarındaki iş ve işlemleri, yaşadıkları problemlerin çözümü için tüm mevzuatı, işleyiş sürecini bilerek, vatandaşlara bilgi vermek, hızlı çözümler üretebilmek, zaman ve mekân gözetmeksizin her an vatandaşlarımızın devlet ile irtibatını sağlayan uzman kadrolardan oluşan birimlerdir. 
Firma Personeli olarak anılan, bakanlıkların resmi iletişim merkezlerinde 7 gün 24 saat görev yapan çalışanlar, işten çıkarılma kaygısıyla yaşantısına devam etmektedir. Taşeron işçilere kadro çalışmasında kapsam dışı bırakılan Kamu Çağrı Merkezi Çalışanları yeni dönemde kadro bekliyor.
Bu bağlamda;
Türkiye genelinde resmî kurumlarımızda görev yapan Kamu Çağrı Merkezi Çalışanı sayısı toplamda kaçtır?
Taşeron çalışanların kadroya alınmasına ilişkin yapılan çalışmalarda Kamu Çağrı Merkezi Çalışanları bugüne kadar neden kapsama alınmamıştır?
Bu dönemde taşeron çalışanların kadro kapsamına alınmasına ilişkin yeni bir çalışmanız olacak mıdır? Bu doğrultuda bir planlamanız varsa yapılacak düzenleme Kamu Çağrı Merkezi Çalışanlarını kapsayacak mıdır?
Kamu Çağrı Merkezi Çalışanları ile kurumlarımız arasında aracı pozisyonunda bulunan taşeron firmaların kurumlarımıza ek maliyet yükü yıllık ne kardır? Bu yükün kaldırılması veya azaltılmasına yönelik çalışmalarınız nelerdir?”
* HABER MERKEZİ

Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2023.06.16 10:11:44
Son Düzenlenme Tarihi :





Ak Parti İl Başkanı Taş : Kişiler değişse de asırlardır süregelen oyunların farkındayız

Ak Parti İl Başikanı Ethem Taş, yaptığı yazılı açıklamada, "17 Eylül karanlık gecesinin 60’ıncı yılında, surda bir gedik açarak nesillere yol veren, daha demokratik ve özgür bir ülkede yaşayabilmemiz için canlarını feda eden Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan başta olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz" dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde toplumsal ve siyasi unsurlarıyla birlikte ilk darbe 27 Mayıs 1960 yılında gerçekleştirilmiştir. Bu dönem, Türkiye’de darbelerin başlangıcı olarak tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır. 27 Mayıs Askeri Darbesi ile birlikte Anadolu’nun yetiştirdiği çok sayıda vatan evladı yine vatanı için bedel ödemek durumunda bırakılmıştır. 

Her bir vatandaşımızın gönlünde yer edinen, hamuru vatan sevgisi ile yoğrulmuş milletin evlatları hukukun vesayet altına alındığı dönemlerde işkenceler görmüş, idam sehpalarında şehit edilmiştir. Darbelerle birlikte meydana gelen vesayet hegemonyası hem bu ülkenin geleceğini hem de milletimizin demokrasi, ekonomi, moral ve motivasyonunu öğütmüştür

1950 yılında iktidara gelen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, milletimizin milli ve manevi değerlerini Anadolu coğrafyasından silmeye çalışan CHP iktidarının antidemokratik uygulamalarını rafa kaldırmış, Türkiye’ye çağ atlatmış, milletin milli, manevi değerlerini iadei itibar etmişlerdir. Tek parti rejiminin ülkemize yaşattığı en büyük zulüm olan Türkçe Ezanı özüne döndürerek, Anadolu’nun Ezan-ı Muhammedi’ye olan özlemini gidermişlerdir.

Takvimler 27 Mayıs 1960’ı gösterdiğinde, milli iradenin yüksek teveccühü ile dönemin tek parti zihniyetini geride bırakarak iktidara gelen Demokrat Parti, darbeci, vesayetçi zihniyet tarafından “alaşağı edilmiştir”.

1961 Eylül’ünde ise Adnan Menderes ve arkadaşları Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile Maliye Bakanı Hasan Polatkan mizansen yargılamalar sonucu idam sehpasına çıkarılmış, aileleriyle helalleşmelerine dahi izin verilmeyen milletin evlatları, idam sehpasında bile Milletimizin saadetini düşünerek hayata veda etmişlerdir.

 27 Mayıs’ta başlayan darbeler 12 Eylül, 12 Mart, 28 Şubat ile devam etmiş ve milletimize büyük zararlar vermiştir. Yalnızca milletin evlatları değil bilakis demokrasi ve milli iradeye olan inançlarıyla Türk Milleti karanlığa gömülmek istenmiştir. 27 Mayıs E-Muhtırası, 15 Temmuz Darbe Girişimi ile uyandırılmaya çalışılan bu karanlık odaklar, Aziz Milletimizin 15 Temmuz Gecesi gösterdiği kararlılık ile sekteye uğratılmış ve ilelebet engellenmiştir. Türkiye’de darbeler tarihi bir daha açılmamak üzere 16 Temmuz sabahı itibariyle kapanmıştır. Sahneye koyulmak istenilen oyunlara, Türkiye’ye diz çöktürmek istenen her eyleme karşı milletine ve hizmete sevdalı kadrolar ile Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, demokrasi düşmanlarına en büyük dersi vermiştir.

Kişiler değişse de asırlardır süregelen oyunların farkında olan bizler halkımız ile birlikte Hak mücadelemizi sürdürmeye, ülkemizi her çeşit saldırıya karşı müdafaa etmeye devam edeceğiz.

 17 Eylül karanlık gecesinin 60’ıncı yılında, surda bir gedik açarak nesillere yol veren, daha demokratik ve özgür bir ülkede yaşayabilmemiz için canlarını feda eden Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan başta olmak üzere tüm demokrasi şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.

Demokrasimize ve irademize düşman olan şer odaklarını hiçbir zaman unutmayacağız.




Kaynak : Haber Merkezi
Ekleme Tarihi : 2021.09.17 10:49:24
Son Düzenlenme Tarihi :