SON DAKİKA

logo

Karavan almak isteyen depremzede öğretmen dolandırıldı

Kahramanmaraş’ta internetten karavan sipariş edip ödeme yapan depremzede öğretmen dolandırıldı.
Merkez Onikişubat ilçesi Akif İnan Mahallesi’nde ikamet eden öğretmen Aykut Turan Özdemir, Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler sonrası ailesiyle beraber kalabileceği bir karavan almak istedi. Sosyal medyadan gördüğü ilan sonrası satıcı ile iletişime geçen Özdemir, 85 bin lira ödeme yaptı ancak karavanı alamadı.
Mağdur olduğunu anlatan Aykut Turan Özdemir, “Deprem sonrası sıkıntılardan kurtulabilmek için barınma, yıkanma ve diğer ihtiyaçlardan kurtulmak adına karavan sipariş ettik ve dolandırıldık. Gerekli adli işlemleri başlatıp savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Şu ana kadar bir sonuç çıkmadı. 85 bin lira direkt para gönderdim ve karşımda şu anda bir muhatap göremiyorum. Önce sosyal medyada tanıştık ve siparişi verdik ’içindeki şunlar olacak ve şu tarihte teslim edilecek’ diye ama teslim edilmedi, vaat edilenler gerçekleşmedi” dedi.

Kaynak : İHA
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.05.02 18:09:58
Son Düzenlenme Tarihi :

Yorum Yap






Geleneksel Güreşler Federasyonu Elmalı'ya yaptırım mı uygulayacak?

İbrahim Türkiş’ten Elmalı Güreşlerine: “Hakkınızı Kaybedersiniz!”

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu başkanı İbrahim Türkiş, düzenlediği basın toplantısında Elmalı Belediyesi ve Kumluca Belediyesi’nin Güreşler Ligi’ne katılmamasını ve gerekçelerini açıkladı. Türkiş, Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk’e de yoğun sitemde bulunurken her iki güreşin de lige katılmamalarının etkisini ciddi bir şekilde hissedeceğini söyledi.

“Kurduğumuz Güreş Ligi'nde düşündük ki, Kırkpınar hedef olacak. En önemli güreşleri düşündüğümüzde, Kırkpınar'dan sonra birinci Elmalı. İkincisi Kurtdereli, üçüncüsü Kocaeli Sekapark, dördüncüsü Kumluca. Bu dördünü mutlaka alalım, diğer yapılardan da uygun olanları alalım. Yaklaşık 110 tane talep olunca, lige katılımı 8 ya da 9 takımla sınırlandırmak istedik. “ diyen İbrahim Türkiş, “Bu süreci yaşarken, bir takım beklemediğimiz engellerle karşılaştık. En büyük engelimiz de maalesef, doğup büyüdüğüm, oralı olduğum için iftihar ettiğim şehrim Elmalı'nın, lige girmeyle ilgili baştan bir maalesef bir rezisdans ortaya koyması. Hep ikna etmeyi umdum. Dedim ki, bakın biz artık yeni bir sisteme giriyoruz, bu sisteme girdikten sonra eski sistemi unutun. Bütün haklar bu ligin içinde kalacak. Ligin dışında kalırsanız haklarınızı kaybedersiniz. Sadece tarihi olmanızın verdiği, geçmişten olan değerin verdiği üç günlük güreş hakkını Elmalı için muhafaza ederiz tabii ki ama bunun dışındaki haklarınızı kaybedersiniz.” Diye konuştu.

“Ofisimde ağladım”

Kumluca Güreşleri ile başlatılacak ligin Elmalı Güreşleri ile final yapacağını, bunun yanı sıra Elmalı Güreşleri’nin bonus ve ödül puanı olarak en yüksek puanlara sahip olacağını ve Kırkpınar Güreşleri’nde güreşmeye hak kazanmaya çalışacak güreşçiler için kritik bir öneme sahip olacak şekilde ayarlandığını belirten Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, “Arkadaşlarımız (Halil Öztürk ve Hasan Aydın) buna sıcak bakmadıklarını ifade ettiler. Önce başka gerekçeler buldular, sonra başka gerekçeler buldular. Ama baştan itibaren tereddütte olduklarını hep ifade ettiler. Elmalı'nın olmasını o kadar önemsedik ki, lig takvimini açıklamak için 45 gün Elmalı'yı bekledik. Elmalı'nın son kararı kesinleştiğinde, üzüntümden ofiste oturup ağladım. Hayatımda doğduğum günden itibaren gördüğüm, üç yaşından itibaren izlediğim, gelecekte çok daha etkin ve güzel olmasını istediğim Elmalı Güreşleri'nin, kendim federasyon başkanı iken sunduğum imkan nasıl reddediliyor, düşünüp ağladım. Ama ikna edemedim. “ dedi.

Halil Öztürk’ün “Siyasi baskı yiyorum” İddiaları

“Elmalı Güreşleri için bize, Muammer Ak'ın sağda solda bir takım laflar söylediğini, güreşi artık federasyon olarak Elmalı Belediyesi'nin elinden alacağımızı, hiç bir şekilde belediyeye söz hakkı vermeyeceğimizi söylediğini ifade ettiler. Halil Öztürk bunu bana söyledi. Ona dedim ki, yıllarca siyaset yaptık, aynı çayın balığıyız. Muammer Ak'ın böyle bir şey söyleyeceğine ihtimal vermiyorum, asla da söylemez. Ona görüşlerini soruyoruz, bize fikirlerini söylüyor. Velev ki dedi, yetkisi olmayan birinin söylediği söze mi yoksa federasyon başkanının sözüne mi inanırsınız?” diye konuşan İbrahim Türkiş, Halil Öztürk’ün kendisine Güreşler Ligi’ne katılmaması yönünde İyi Parti ve CHP’den büyük bir siyasi baskı aldığını söylediğini iddia etti. Türkiş, “Ben de bunun üzerine hemen İyi Parti İlçe Başkanı'nı aradım. Siz Halil başkana engel mi oluyorsunuz, bu nasıl bir anlayış, güreş ve siyaseti neden iç içe sokuyorsunuz? dedim. "Başkanım yemin ediyorum haberim yok. Bilgim de yok. Kesinlikle ben ve partim bu işin içinde yokuz. Biz sana çok da büyük sevgi ve saygı duyarız" dedi.

Ardından CHP İlçe Başkanını aradım. Aynı konuşma onunla da geçti. Kesinlikle bilgisi olmadığını ve partisinin de buna müdahil olmadığını söyledi. Ben de kendisinden"Halil Öztürk grup toplantısında karar alacağını söyledi. Senden istirhamım, telefon ile beni Elmalı Belediyesi meclisine bağla." diye ricada bulundum. Arkadaşlarımızın ikisi de "tamam görüştüreceğiz" dediler ama o toplantıda konuşmuşlar, Halil Başkan kısa kesmiş ve görüşme yapılmasını istememiş. “ ifadelerini kullandı.

“Beni 1,5 ay oyaladılar”

Elmalı Belediye Başkanı Halil Öztürk ve Belediye Başkan yardımcısı Hasan Aydın’ın kendisini 1,5 boyunca farklı gerekçeler göstererek oyaladıklarını iddia eden İbrahim Türkiş, “Arkadaşlarımız (Halil Öztürk ve Hasan Aydın) 1,5 ay boyunca bana telefon görüşmelerimizde bu gerekçeyi (Elmalı Güreşleri'nin Kırkpınar'dan kategori olarak ayrılması) ortaya koymadılar. İki güreşin birbirinden kategori olarak ayrılmamasını ben yaptığımız çalıştayda teklif ettim. Elmalı güreşlerini de Kırkpınar gibi tam aynı statüye koyamasak bile Elmalıyı da benzer bir statüye sokabiliriz diye öneri getirdim. Ama maalesef çalıştayda kabul görmedi. Ben, bazılarının dediği gibi diktatör olsam, Elmalı'yı Kırkpınar ile aynı statüye koyardım ama gücüm yetmedi. %99'undan kabul görmedi. Hatta tepki gördük. Dedik ki Elmalı demek ki daha o noktada değil, pişmesi lazım. Ama gerçek gerekçeleri bu değil. Gerçek gerekçeleri, siyaseten girmelerin uygun olmadığı. “ dedi.

“Etkilerini hissedecekler”

Önümüzdeki sezon lige katılmak istemeleri halinde Kumluca ve Elmalı’nın yerlerinin hazır olduğunu kaydeden Geleneksel Güreşler Federasyonu Başkanı İbrahim Türkiş, "Olmamaları bu ligi ortadan kaldırmaz, önemini de ortadan kaldırmaz.Ne Elmalı ne de Kumluca güreşleri bir futbol takımıdır. Neticede bunlar birer organizasyon, içinde güreşen insanlar aynı. Elmalı Yağlı Güreşleri de Kumluca Yağlı Güreşleri bu lige katılmamalarının etkilerini çok ciddi bir şekilde hissedecektir.  Ama her iki güreş de bizim için çok önemli güreşlerdir. Gerek hakem tayini gerek görevli tayini gerekse diğer unsurlar, yapılması gereken her hizmeti vereceğiz” diye konuştu.

 

Haber – Fotoğraf: Salih Özgünsür 


Kaynak : Salih ÖZGÜNSÜR
Ekleme Tarihi : 2023.04.13 11:37:57
Son Düzenlenme Tarihi :





Define avcıları tarihi eser bulamayınca taklit eser üretiyorlar

Uluslararası Strateji Kalkındırma Araştırma Derneği (USKAD) Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, tarihi eser kaçakçılığını vatana büyük bir ihanet olarak değerlendirdiğini söyledi.
Türkiye ve komşu ülkelerde antik çağlar boyunca yaşamış medeniyetlerin bıraktığı kültürel mirasa ait eserlerden bazılarının özellikle Osmanlı Devleti’nin son döneminden itibaren değişik suç işleme teknikleri kullanılmak suretiyle çalınarak yurt dışına kaçırıldığını söyleyen USKAD Genel Başkanı ve Koruma ve Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram, “Ekonomik yönden ticari bir mal olarak kabul edilen kültür varlıkları; tarihi ve kültürel mekânlardan, sit alanlarından, ören yerlerinden, müzelerden, dinsel yapılardan, arkeolojik kazı alanlarından, koleksiyonculardan ve müzayede salonlarından çalınmış ve yurt dışına kaçırılmıştır” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığı vatana ihanettir
Eser kaçakçılığının vatana ihanet olduğuna dikkat çeken Karabayram, “Eserini satan vatanını satar” açıklamalarının bazı çevrelerce ağır ve abartılı olarak görülse de, bu ifadelerle anlatmak istediklerini ve kaçakçılık faaliyetlerinin nelere sebep olduğunu şu şekilde açıkladı:
“Tarihi eser kaçakçılığını iki sınıfa ayırarak değerlendirebiliriz. Bunlar, meraklı define avcıları ve bu faaliyetleri ticaret amaçlı yapan ve terör örgütleri ile bağlantılı gruplardır. Define meraklısı bilinçsiz grupların faaliyetleri sonucunda yıllardır birçok arkeolojik alan ve eser büyük tahribatlara uğratılmaktadır. Bunun yanı sıra özellikle bilinçli ticari faaliyet amacıyla yapılan tarihi eser kaçakçılığının ülkenin güvenliğine, birlik ve bütünlüğüne olumsuz anlamda tesir edebilecek birçok sonuçları ortaya çıkardığı görülmektedir. Yakın tarihlerdeki coğrafi komşularımızdan birisi olan ABD’nin operasyonunda Irak’ta İslami döneme ait eşsiz eserler ve müzeler tarumar edilip terör örgütleri tarafından yağmalanmıştır. Bu durum öyle bir boyuta ulaştı ki, özellikle terör örgütleri yağmaladıkları tarihi eserleri ticari bir hamle olarak kullandı ve elde edilen gelirler özellikle ülkemize karşı ekonomik ve silah gücü olarak kullanıldı. Şunu açıkça söyleyebiliriz ki terör örgütleri tarihi eser kaçakçılığından önemli ölçüde beslenmektedir. Yine son yıllarda Suriye’de yaşanan iç savaş/karışıklık neticesinde Suriye kültür varlıklarının birbirleri ile savaşan gruplar tarafından yağmalandığı, yaşanan siyasi otorite boşluğu, savaş ve kargaşa ortamının Suriye topraklarında kültür varlığı yağmasına yol açarak eserlerin birçoğunun tahribatı kalanların ise çalıntı ve ticari faaliyetler sonucu terör örgütlerine ekonomik katkı sağlamasına sebep olduğu görülmüştür.”

"Devletimiz mücadele ediyor"
Türkiye’de kaçakçılık faaliyetlerine bilinçli ya da bilinçsiz şekilde dahil olan herkesin bu yapılan definecilik ve yağmacılığın büyük felaketlere çanak tutmak olacağını bilmesi gerektiğine dikkat çeken Karabayram, "Ülkemizin bu konuda, 1973 yılında yürürlüğe giren 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu’ndan itibaren 1983 ve 2004’te kapsamı daha da geliştirilen ve değiştirilen 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu yürürlüğe konularak kültür varlıklarının korunması çalışmaları sürekli olarak devam etmiştir. Özellikle son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy, Kaçakçılıkla Mücadele Daire Başkanlığımız ve Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğümüzün özverili çalışmaları ve kaçırılan eserlerimizin ülkemize geri kazandırılmasında gösterilen çabalar takdire şayandır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın İç İşleri Bakanlığı ve bağlı polis/jandarma birimleri ile iş birliği içinde planladığı ve sürdürdüğü bu çalışmalar başarılı bir şekilde devam ettiği sürece, bu konuda atılan adımlara vatandaşların da bilinçlendirilmesi ve destek vermesi teşvik edilirse, ülkemizin kanayan yaralarından birisi olan kaçakçılık ve yağmacılık faaliyetlerinin son bulacağını umuyor ve gönülden inanıyorum” dedi.

"Gerçeğini bulamayınca taklidini üretiyorlar"
Definecilerin altın arama maceralarında boşluğa kürek sallayarak olmayacak hayaller peşinde birçok yapıyı tahrip ettiğini dile getiren Karabayram, define merakının kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Definecilerin altın bulma arzusunun, kumar oynayanların kazanma arzusuyla aynı olduğunu aktaran Karabayram, define avcılarının kazı başkanlarının düzenlediği panel ve sempozyumları kaçırmadıklarını söyledi. Bu kişilerin panellere katılma nedeninin bilimsel bilgi elde etmek olmadığını dile getiren Karabayram, katılış amaçlarının panelde verileri ve bölgeleri öğrenerek daha rahat kazı yapmak olduğunu kaydetti. Kaçakçıların dolandırıcılık yöntemi olarak gerçek eserleri yağmalama ve ticaretini yapma arzusunun yanında, taş üzerine belirli eskitme teknikleri ile orijinal eserlerin kopyalarını yaparak vatandaşları dolandırdıkları durumlarla da sıklıkla karşılaşıldığını söyleyerek, "Ayrıca, define avcıları define ve tarihi eser bulamadıkları durumlarda da taklit eser üretiyorlar. Bu da bir hastalık biçimidir” ifadelerine yer verdi.
Karabayram, son olarak internet sitelerinde definecilik faaliyetlerini özendiren ve teşvik eden paylaşım alanlarının kısıtlanmasının bu duruma çözüm olabilecek diğer bir husus olduğunu belirterek, internet sitelerinde yer alan detektör ve benzeri makine ve ekipmanların satışına kısıtlanma getirilerek gerekli önlemler alınması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak : İHA
Ekleme Tarihi : 2023.08.02 11:26:10
Son Düzenlenme Tarihi :